bugün
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı9
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- bir insanda en sevilen özellik5
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- ufo2
- allah'ın bütün gün insanları izlemesi2
- türklerin ileri olduğu konular21
- meryem can2
- atatrue2
- en gey özelliğiniz10
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- dinsize inanır mısın17
- saraca finch house3
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- true nickli yazar11
- çırçıplak yatmak9
- norm ender3
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- erkek adam2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- bir kadının en güzel bölgesi8
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- vantilatörü kendine çevirmek6
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- özlenen hissiyatlar6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- salak yazarlar7
- ruh hastası olan yazarlar6
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- bir gün öleceğini unutmak10
- kuran da neden namaz yok8
- seninle şurada olabilirdik5
- arkadaşlar bakar mısınız11
- gocu31
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- pandela6
birazdan okuyacağınız titanic hakkındaki yanıtsız kalan sorular focus dergisinin 1998 yılındaki sayısından alıntıdır.
aslında batan bir başka gemi miydi?
gemi yolculukları konusunda uzman ingiliz robin gardiner de şu teoriyi ortaya atıyor: buzdağına çarpan titanic değil, kardeş gemi "olympic"ti... gerekçeyse, sigortalı olmayan olympic, gerçekten de 1911 yılında iki ciddi kaza atlatarak tersaneye geri gönderildiğinde, titanic de aynı tersanede henüz yapım aşamasındaydı. nerdeyse birbirinin ikizi kadar birbirine benzeyen bu iki geminin adlarının yazılı olduğu levhalar bu sırada karışmış olabilirdi. böylece, buzdağına çarpan gemi olympic, sigorta paralarını alan ise titanic'in şirketi oluyordu.. bu şüpheci yaklaşım bir süre sonra çürütüldü.. 1987'den bu yana batıktan çıkarılan gemi parçalarında 401 numarasının kazınmış olduğu görüldü. 401, titanic'in yapım numarasıydı. olympc'in yapım numarası ise 400'dü.
dürbünler olsaydı, kaza önlenebilir miydi??
kazayı araştıran uzmanlardan frederick fleet, mürettebata dürbün verilmediğini konusunda şikayette bulunmuştu. aslında titanic'de gözcüler için dürbünler vardı, ancak ikinci kaptan hiçbir mazeret göstermeden onları ortadan kaldırmıştı.
öte yandan bir gözcünün, ufku çıplak gözle gözlemesi ve ancak dikkat çekici bir şey gördüğünde dürbüne gereksinim duyması da alışılmamış bir şey değildi. ayrıca, dürbünlü bir gözcünün, aysız bir gecede, sözü edilen mesafeden buzdağını tüm olanları değiştirecek kadar erken fark edebileceğini şu ana dek kanıtlanamadı.
titanic'den niçin yanlış koordinat verileri geldi??
dördüncü kaptan joseph g. boxhall, kazadan sonra, titanic'in tam olarak yerini belirlemekle görevlendirildi. geminin en son saat 19.30'daki yeri kesin olarak biliniyordu. boxhall, gemi hızını 22 knot olarak kabul ederek, "41 derece 46 dakika kuzey, 50 derece 14 dakika batı" koordinatlarına ulaştı. boxhall'in yanılgısı şunlardan kaynaklanıyor olabilir:
1. "titanic'in hızı 21,5 knot, yani onun varsaydığından daha yavaştı.
2. 20.00 ile 24.00 saatleri arasındaki nöbet sırasında, zaman farkını ortadan kaldırmak amacıyla, geminin saatleri 23 dakika geri alınmıştı. boxhall bu zaman farkını göz önüne aldı mı?
bu gibi hatalar yüzünden titanic'in sulara, buzdağının doğusu yerine batısında gömüldüğüne ilişkin hatalı bilgiye ulaşıldı.
kaza yerinde bir hayalet gemi var mıydı??
californian gemisi yolcuları ile kurtulmayı başaran titanic yolcuları, iki gemi arasında, kaza yerinden yaklaşık 10 km. uzaklıkta, bir üçüncü geminin ışıklarını gördüklerini ifade ettiler. elbette tanıklar yalnızca birbirlerinin ışığını görmüş de olabilirler; ancak o zaman californian gemisinin titanic'in 35 km. kuzeyinde olduğu şeklinde verilen koordinatlarda bir yanlışlık var demektir.
norveçli kaptan hendrik naess, aynı saatlerde titanic'in ışıklarını ve sinyallerini görebileceği bir yerde, okyanusa fok avlamak için açılmış büyül yelkenli gemi "samson"daydı. yasadışı şekilde fokların peşine düşmüş olan samson, kaza sırasında ışıklarını söndürerek gizlice oradan uzaklaştı. bu, ve titanic yakınlarında başka gemilerin de bulunup bulunmadığına ilişkin sorular, bugüne dek karanlıkta kalmayı sürdürdü.
aslında batan bir başka gemi miydi?
gemi yolculukları konusunda uzman ingiliz robin gardiner de şu teoriyi ortaya atıyor: buzdağına çarpan titanic değil, kardeş gemi "olympic"ti... gerekçeyse, sigortalı olmayan olympic, gerçekten de 1911 yılında iki ciddi kaza atlatarak tersaneye geri gönderildiğinde, titanic de aynı tersanede henüz yapım aşamasındaydı. nerdeyse birbirinin ikizi kadar birbirine benzeyen bu iki geminin adlarının yazılı olduğu levhalar bu sırada karışmış olabilirdi. böylece, buzdağına çarpan gemi olympic, sigorta paralarını alan ise titanic'in şirketi oluyordu.. bu şüpheci yaklaşım bir süre sonra çürütüldü.. 1987'den bu yana batıktan çıkarılan gemi parçalarında 401 numarasının kazınmış olduğu görüldü. 401, titanic'in yapım numarasıydı. olympc'in yapım numarası ise 400'dü.
dürbünler olsaydı, kaza önlenebilir miydi??
kazayı araştıran uzmanlardan frederick fleet, mürettebata dürbün verilmediğini konusunda şikayette bulunmuştu. aslında titanic'de gözcüler için dürbünler vardı, ancak ikinci kaptan hiçbir mazeret göstermeden onları ortadan kaldırmıştı.
öte yandan bir gözcünün, ufku çıplak gözle gözlemesi ve ancak dikkat çekici bir şey gördüğünde dürbüne gereksinim duyması da alışılmamış bir şey değildi. ayrıca, dürbünlü bir gözcünün, aysız bir gecede, sözü edilen mesafeden buzdağını tüm olanları değiştirecek kadar erken fark edebileceğini şu ana dek kanıtlanamadı.
titanic'den niçin yanlış koordinat verileri geldi??
dördüncü kaptan joseph g. boxhall, kazadan sonra, titanic'in tam olarak yerini belirlemekle görevlendirildi. geminin en son saat 19.30'daki yeri kesin olarak biliniyordu. boxhall, gemi hızını 22 knot olarak kabul ederek, "41 derece 46 dakika kuzey, 50 derece 14 dakika batı" koordinatlarına ulaştı. boxhall'in yanılgısı şunlardan kaynaklanıyor olabilir:
1. "titanic'in hızı 21,5 knot, yani onun varsaydığından daha yavaştı.
2. 20.00 ile 24.00 saatleri arasındaki nöbet sırasında, zaman farkını ortadan kaldırmak amacıyla, geminin saatleri 23 dakika geri alınmıştı. boxhall bu zaman farkını göz önüne aldı mı?
bu gibi hatalar yüzünden titanic'in sulara, buzdağının doğusu yerine batısında gömüldüğüne ilişkin hatalı bilgiye ulaşıldı.
kaza yerinde bir hayalet gemi var mıydı??
californian gemisi yolcuları ile kurtulmayı başaran titanic yolcuları, iki gemi arasında, kaza yerinden yaklaşık 10 km. uzaklıkta, bir üçüncü geminin ışıklarını gördüklerini ifade ettiler. elbette tanıklar yalnızca birbirlerinin ışığını görmüş de olabilirler; ancak o zaman californian gemisinin titanic'in 35 km. kuzeyinde olduğu şeklinde verilen koordinatlarda bir yanlışlık var demektir.
norveçli kaptan hendrik naess, aynı saatlerde titanic'in ışıklarını ve sinyallerini görebileceği bir yerde, okyanusa fok avlamak için açılmış büyül yelkenli gemi "samson"daydı. yasadışı şekilde fokların peşine düşmüş olan samson, kaza sırasında ışıklarını söndürerek gizlice oradan uzaklaştı. bu, ve titanic yakınlarında başka gemilerin de bulunup bulunmadığına ilişkin sorular, bugüne dek karanlıkta kalmayı sürdürdü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar