bugün
- bik bik'in hacker'a yemek yapması16
- kolye142
- ıpkis'in bir işe yaramaması5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi16
- istersem sozlugu hacklerim5
- esaretin bedeli4
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- konya denilince akla gelenler7
- uludağ sözlüğün hacklenmesi skandalı3
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- karpuzcu liboş pandanın gerçek kimliği3
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız4
- hakta birlik partisi2
- samsunspor2
- ismet gurbuz'ün tırnakları2
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi4
- ismailağa işletti akp korudu mahmut öldü3
- cep telefonu17
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- nokia16
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- pizza bira ikilisi6
- uludağ sözlük yönetim politikası3
- mahmut ışıldak2
- rüzgar12
- ismailağa cemaati2
- manita yapınca sözlüğü bırakan yazar3
- asla evlenilmeyecek kızlar3
- anın görüntüsü21
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- hindistan da kamyonun kalabalığa dalması2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- lale14
- erlik5
- bal10
- chatgpt'nin sorunu ne3
- var olmak için ne yaptınız13
- günün sözü6
- yapay zeka teksaslı bir cin kavmidir4
- sözlük elden gidiyor3
- uraz kaygılaroğlu'nun 18 yıllık değişimi2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- ruhi çenet'in uygur türkleri için yaptığı video2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
birazdan okuyacağınız titanic hakkındaki yanıtsız kalan sorular focus dergisinin 1998 yılındaki sayısından alıntıdır.
aslında batan bir başka gemi miydi?
gemi yolculukları konusunda uzman ingiliz robin gardiner de şu teoriyi ortaya atıyor: buzdağına çarpan titanic değil, kardeş gemi "olympic"ti... gerekçeyse, sigortalı olmayan olympic, gerçekten de 1911 yılında iki ciddi kaza atlatarak tersaneye geri gönderildiğinde, titanic de aynı tersanede henüz yapım aşamasındaydı. nerdeyse birbirinin ikizi kadar birbirine benzeyen bu iki geminin adlarının yazılı olduğu levhalar bu sırada karışmış olabilirdi. böylece, buzdağına çarpan gemi olympic, sigorta paralarını alan ise titanic'in şirketi oluyordu.. bu şüpheci yaklaşım bir süre sonra çürütüldü.. 1987'den bu yana batıktan çıkarılan gemi parçalarında 401 numarasının kazınmış olduğu görüldü. 401, titanic'in yapım numarasıydı. olympc'in yapım numarası ise 400'dü.
dürbünler olsaydı, kaza önlenebilir miydi??
kazayı araştıran uzmanlardan frederick fleet, mürettebata dürbün verilmediğini konusunda şikayette bulunmuştu. aslında titanic'de gözcüler için dürbünler vardı, ancak ikinci kaptan hiçbir mazeret göstermeden onları ortadan kaldırmıştı.
öte yandan bir gözcünün, ufku çıplak gözle gözlemesi ve ancak dikkat çekici bir şey gördüğünde dürbüne gereksinim duyması da alışılmamış bir şey değildi. ayrıca, dürbünlü bir gözcünün, aysız bir gecede, sözü edilen mesafeden buzdağını tüm olanları değiştirecek kadar erken fark edebileceğini şu ana dek kanıtlanamadı.
titanic'den niçin yanlış koordinat verileri geldi??
dördüncü kaptan joseph g. boxhall, kazadan sonra, titanic'in tam olarak yerini belirlemekle görevlendirildi. geminin en son saat 19.30'daki yeri kesin olarak biliniyordu. boxhall, gemi hızını 22 knot olarak kabul ederek, "41 derece 46 dakika kuzey, 50 derece 14 dakika batı" koordinatlarına ulaştı. boxhall'in yanılgısı şunlardan kaynaklanıyor olabilir:
1. "titanic'in hızı 21,5 knot, yani onun varsaydığından daha yavaştı.
2. 20.00 ile 24.00 saatleri arasındaki nöbet sırasında, zaman farkını ortadan kaldırmak amacıyla, geminin saatleri 23 dakika geri alınmıştı. boxhall bu zaman farkını göz önüne aldı mı?
bu gibi hatalar yüzünden titanic'in sulara, buzdağının doğusu yerine batısında gömüldüğüne ilişkin hatalı bilgiye ulaşıldı.
kaza yerinde bir hayalet gemi var mıydı??
californian gemisi yolcuları ile kurtulmayı başaran titanic yolcuları, iki gemi arasında, kaza yerinden yaklaşık 10 km. uzaklıkta, bir üçüncü geminin ışıklarını gördüklerini ifade ettiler. elbette tanıklar yalnızca birbirlerinin ışığını görmüş de olabilirler; ancak o zaman californian gemisinin titanic'in 35 km. kuzeyinde olduğu şeklinde verilen koordinatlarda bir yanlışlık var demektir.
norveçli kaptan hendrik naess, aynı saatlerde titanic'in ışıklarını ve sinyallerini görebileceği bir yerde, okyanusa fok avlamak için açılmış büyül yelkenli gemi "samson"daydı. yasadışı şekilde fokların peşine düşmüş olan samson, kaza sırasında ışıklarını söndürerek gizlice oradan uzaklaştı. bu, ve titanic yakınlarında başka gemilerin de bulunup bulunmadığına ilişkin sorular, bugüne dek karanlıkta kalmayı sürdürdü.
aslında batan bir başka gemi miydi?
gemi yolculukları konusunda uzman ingiliz robin gardiner de şu teoriyi ortaya atıyor: buzdağına çarpan titanic değil, kardeş gemi "olympic"ti... gerekçeyse, sigortalı olmayan olympic, gerçekten de 1911 yılında iki ciddi kaza atlatarak tersaneye geri gönderildiğinde, titanic de aynı tersanede henüz yapım aşamasındaydı. nerdeyse birbirinin ikizi kadar birbirine benzeyen bu iki geminin adlarının yazılı olduğu levhalar bu sırada karışmış olabilirdi. böylece, buzdağına çarpan gemi olympic, sigorta paralarını alan ise titanic'in şirketi oluyordu.. bu şüpheci yaklaşım bir süre sonra çürütüldü.. 1987'den bu yana batıktan çıkarılan gemi parçalarında 401 numarasının kazınmış olduğu görüldü. 401, titanic'in yapım numarasıydı. olympc'in yapım numarası ise 400'dü.
dürbünler olsaydı, kaza önlenebilir miydi??
kazayı araştıran uzmanlardan frederick fleet, mürettebata dürbün verilmediğini konusunda şikayette bulunmuştu. aslında titanic'de gözcüler için dürbünler vardı, ancak ikinci kaptan hiçbir mazeret göstermeden onları ortadan kaldırmıştı.
öte yandan bir gözcünün, ufku çıplak gözle gözlemesi ve ancak dikkat çekici bir şey gördüğünde dürbüne gereksinim duyması da alışılmamış bir şey değildi. ayrıca, dürbünlü bir gözcünün, aysız bir gecede, sözü edilen mesafeden buzdağını tüm olanları değiştirecek kadar erken fark edebileceğini şu ana dek kanıtlanamadı.
titanic'den niçin yanlış koordinat verileri geldi??
dördüncü kaptan joseph g. boxhall, kazadan sonra, titanic'in tam olarak yerini belirlemekle görevlendirildi. geminin en son saat 19.30'daki yeri kesin olarak biliniyordu. boxhall, gemi hızını 22 knot olarak kabul ederek, "41 derece 46 dakika kuzey, 50 derece 14 dakika batı" koordinatlarına ulaştı. boxhall'in yanılgısı şunlardan kaynaklanıyor olabilir:
1. "titanic'in hızı 21,5 knot, yani onun varsaydığından daha yavaştı.
2. 20.00 ile 24.00 saatleri arasındaki nöbet sırasında, zaman farkını ortadan kaldırmak amacıyla, geminin saatleri 23 dakika geri alınmıştı. boxhall bu zaman farkını göz önüne aldı mı?
bu gibi hatalar yüzünden titanic'in sulara, buzdağının doğusu yerine batısında gömüldüğüne ilişkin hatalı bilgiye ulaşıldı.
kaza yerinde bir hayalet gemi var mıydı??
californian gemisi yolcuları ile kurtulmayı başaran titanic yolcuları, iki gemi arasında, kaza yerinden yaklaşık 10 km. uzaklıkta, bir üçüncü geminin ışıklarını gördüklerini ifade ettiler. elbette tanıklar yalnızca birbirlerinin ışığını görmüş de olabilirler; ancak o zaman californian gemisinin titanic'in 35 km. kuzeyinde olduğu şeklinde verilen koordinatlarda bir yanlışlık var demektir.
norveçli kaptan hendrik naess, aynı saatlerde titanic'in ışıklarını ve sinyallerini görebileceği bir yerde, okyanusa fok avlamak için açılmış büyül yelkenli gemi "samson"daydı. yasadışı şekilde fokların peşine düşmüş olan samson, kaza sırasında ışıklarını söndürerek gizlice oradan uzaklaştı. bu, ve titanic yakınlarında başka gemilerin de bulunup bulunmadığına ilişkin sorular, bugüne dek karanlıkta kalmayı sürdürdü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar