bugün
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi18
- damarsız tüysüz manisa yaprağı6
- sırrı süreyya önder28
- abdullah öcalan orospu çocuğudur17
- göğüs kıllarım çıkmıyor15
- az veren candan cok veren maldan5
- sözlükteki linç tayfa6
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- sözlükteki linç kültürü12
- herkesin kendini zeki sanması4
- arap eli öpmek dudak karartmaz3
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları4
- silver ile evlenecek erkek53
- komşunu kendin gibi sev düşmanını da5
- dün gece ne oldu12
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- askerlik anıları2
- sedef hastalığı4
- alman turistlere turist rehberliği4
- deccaliyet çağı5
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- yeni bir bilgi paylaşamamak3
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz8
- sözlüğün kendini tekrar etmeye başlaması4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- bizim uygulamamız bu şekilde2
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- güne bir şarkı bırak3
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak12
- supernatural3
- sarapci koala59
- bazı şarkıları dinlemekten korkmak2
- stt geçmiş kremle intihar etmek4
- insan olmaya çeyrek kala8
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması8
- stt geçmiş kondom kullanmak3
- insan olmaya ceyrek kala4
- sözlük yazarlarının yuvaları3
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- gocu35
- arif kocabıyık9
- popeyes6
- araba sileceği5
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- iki tas çorba5
- ellerim bos gonlum hos28
- true'nun çaylak olması4
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- sözlükteki bayan azlığı6
birazdan okuyacağınız titanic hakkındaki yanıtsız kalan sorular focus dergisinin 1998 yılındaki sayısından alıntıdır.
aslında batan bir başka gemi miydi?
gemi yolculukları konusunda uzman ingiliz robin gardiner de şu teoriyi ortaya atıyor: buzdağına çarpan titanic değil, kardeş gemi "olympic"ti... gerekçeyse, sigortalı olmayan olympic, gerçekten de 1911 yılında iki ciddi kaza atlatarak tersaneye geri gönderildiğinde, titanic de aynı tersanede henüz yapım aşamasındaydı. nerdeyse birbirinin ikizi kadar birbirine benzeyen bu iki geminin adlarının yazılı olduğu levhalar bu sırada karışmış olabilirdi. böylece, buzdağına çarpan gemi olympic, sigorta paralarını alan ise titanic'in şirketi oluyordu.. bu şüpheci yaklaşım bir süre sonra çürütüldü.. 1987'den bu yana batıktan çıkarılan gemi parçalarında 401 numarasının kazınmış olduğu görüldü. 401, titanic'in yapım numarasıydı. olympc'in yapım numarası ise 400'dü.
dürbünler olsaydı, kaza önlenebilir miydi??
kazayı araştıran uzmanlardan frederick fleet, mürettebata dürbün verilmediğini konusunda şikayette bulunmuştu. aslında titanic'de gözcüler için dürbünler vardı, ancak ikinci kaptan hiçbir mazeret göstermeden onları ortadan kaldırmıştı.
öte yandan bir gözcünün, ufku çıplak gözle gözlemesi ve ancak dikkat çekici bir şey gördüğünde dürbüne gereksinim duyması da alışılmamış bir şey değildi. ayrıca, dürbünlü bir gözcünün, aysız bir gecede, sözü edilen mesafeden buzdağını tüm olanları değiştirecek kadar erken fark edebileceğini şu ana dek kanıtlanamadı.
titanic'den niçin yanlış koordinat verileri geldi??
dördüncü kaptan joseph g. boxhall, kazadan sonra, titanic'in tam olarak yerini belirlemekle görevlendirildi. geminin en son saat 19.30'daki yeri kesin olarak biliniyordu. boxhall, gemi hızını 22 knot olarak kabul ederek, "41 derece 46 dakika kuzey, 50 derece 14 dakika batı" koordinatlarına ulaştı. boxhall'in yanılgısı şunlardan kaynaklanıyor olabilir:
1. "titanic'in hızı 21,5 knot, yani onun varsaydığından daha yavaştı.
2. 20.00 ile 24.00 saatleri arasındaki nöbet sırasında, zaman farkını ortadan kaldırmak amacıyla, geminin saatleri 23 dakika geri alınmıştı. boxhall bu zaman farkını göz önüne aldı mı?
bu gibi hatalar yüzünden titanic'in sulara, buzdağının doğusu yerine batısında gömüldüğüne ilişkin hatalı bilgiye ulaşıldı.
kaza yerinde bir hayalet gemi var mıydı??
californian gemisi yolcuları ile kurtulmayı başaran titanic yolcuları, iki gemi arasında, kaza yerinden yaklaşık 10 km. uzaklıkta, bir üçüncü geminin ışıklarını gördüklerini ifade ettiler. elbette tanıklar yalnızca birbirlerinin ışığını görmüş de olabilirler; ancak o zaman californian gemisinin titanic'in 35 km. kuzeyinde olduğu şeklinde verilen koordinatlarda bir yanlışlık var demektir.
norveçli kaptan hendrik naess, aynı saatlerde titanic'in ışıklarını ve sinyallerini görebileceği bir yerde, okyanusa fok avlamak için açılmış büyül yelkenli gemi "samson"daydı. yasadışı şekilde fokların peşine düşmüş olan samson, kaza sırasında ışıklarını söndürerek gizlice oradan uzaklaştı. bu, ve titanic yakınlarında başka gemilerin de bulunup bulunmadığına ilişkin sorular, bugüne dek karanlıkta kalmayı sürdürdü.
aslında batan bir başka gemi miydi?
gemi yolculukları konusunda uzman ingiliz robin gardiner de şu teoriyi ortaya atıyor: buzdağına çarpan titanic değil, kardeş gemi "olympic"ti... gerekçeyse, sigortalı olmayan olympic, gerçekten de 1911 yılında iki ciddi kaza atlatarak tersaneye geri gönderildiğinde, titanic de aynı tersanede henüz yapım aşamasındaydı. nerdeyse birbirinin ikizi kadar birbirine benzeyen bu iki geminin adlarının yazılı olduğu levhalar bu sırada karışmış olabilirdi. böylece, buzdağına çarpan gemi olympic, sigorta paralarını alan ise titanic'in şirketi oluyordu.. bu şüpheci yaklaşım bir süre sonra çürütüldü.. 1987'den bu yana batıktan çıkarılan gemi parçalarında 401 numarasının kazınmış olduğu görüldü. 401, titanic'in yapım numarasıydı. olympc'in yapım numarası ise 400'dü.
dürbünler olsaydı, kaza önlenebilir miydi??
kazayı araştıran uzmanlardan frederick fleet, mürettebata dürbün verilmediğini konusunda şikayette bulunmuştu. aslında titanic'de gözcüler için dürbünler vardı, ancak ikinci kaptan hiçbir mazeret göstermeden onları ortadan kaldırmıştı.
öte yandan bir gözcünün, ufku çıplak gözle gözlemesi ve ancak dikkat çekici bir şey gördüğünde dürbüne gereksinim duyması da alışılmamış bir şey değildi. ayrıca, dürbünlü bir gözcünün, aysız bir gecede, sözü edilen mesafeden buzdağını tüm olanları değiştirecek kadar erken fark edebileceğini şu ana dek kanıtlanamadı.
titanic'den niçin yanlış koordinat verileri geldi??
dördüncü kaptan joseph g. boxhall, kazadan sonra, titanic'in tam olarak yerini belirlemekle görevlendirildi. geminin en son saat 19.30'daki yeri kesin olarak biliniyordu. boxhall, gemi hızını 22 knot olarak kabul ederek, "41 derece 46 dakika kuzey, 50 derece 14 dakika batı" koordinatlarına ulaştı. boxhall'in yanılgısı şunlardan kaynaklanıyor olabilir:
1. "titanic'in hızı 21,5 knot, yani onun varsaydığından daha yavaştı.
2. 20.00 ile 24.00 saatleri arasındaki nöbet sırasında, zaman farkını ortadan kaldırmak amacıyla, geminin saatleri 23 dakika geri alınmıştı. boxhall bu zaman farkını göz önüne aldı mı?
bu gibi hatalar yüzünden titanic'in sulara, buzdağının doğusu yerine batısında gömüldüğüne ilişkin hatalı bilgiye ulaşıldı.
kaza yerinde bir hayalet gemi var mıydı??
californian gemisi yolcuları ile kurtulmayı başaran titanic yolcuları, iki gemi arasında, kaza yerinden yaklaşık 10 km. uzaklıkta, bir üçüncü geminin ışıklarını gördüklerini ifade ettiler. elbette tanıklar yalnızca birbirlerinin ışığını görmüş de olabilirler; ancak o zaman californian gemisinin titanic'in 35 km. kuzeyinde olduğu şeklinde verilen koordinatlarda bir yanlışlık var demektir.
norveçli kaptan hendrik naess, aynı saatlerde titanic'in ışıklarını ve sinyallerini görebileceği bir yerde, okyanusa fok avlamak için açılmış büyül yelkenli gemi "samson"daydı. yasadışı şekilde fokların peşine düşmüş olan samson, kaza sırasında ışıklarını söndürerek gizlice oradan uzaklaştı. bu, ve titanic yakınlarında başka gemilerin de bulunup bulunmadığına ilişkin sorular, bugüne dek karanlıkta kalmayı sürdürdü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar