bugün
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- sözlükte kavga etmek6
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum6
- mor semsiyeli yabanci8
- karton toplayan abi7
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- cilgincapkin219
- kabuksuz kaplumbaga7
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- bisiklet marka tavsiyesi10
- memeleri füze gibi kadın13
- buddy dude21
- yazarların göbek adları3
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- mermi abla4
- gecenin şiiri4
- kızıl cin4
- aylık 277 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- yaz insanları vs kış insanları3
- musallada duran kendini beğenmiş tabut3
- sözlüğün kırbacı10
- rüzgarın yönünün terse dönmesi4
- neden herkes aynı şeyi söylüyor2
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız7
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- dünyanın en güçlü nükleer olmayan bombası3
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- artık online sayısını göremiyor olmamız4
- tanışır tanışmaz burç soran kadın4
- zaman baba11
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- dergi hakemi olmak2
- plajda yakınlaşan çifte kızıp sitem eden kadın4
- gocu25
- değmeyecek konular için zaman harcamak3
- özet geç3
- enayimiknatisii12
- cevdet arıkan2
- ali şen2
- gelinen noktanın keyif vermesi3
- eğitimsiz cahillerin okul okumayı aşağılaması6
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- chp'nin hali ne olacak46
- uysaljakoben17
- başlığa görsel eklemek3
- sözlükte hedef göstermeden yazabilmek4
- gurbetçilerden nefret etme sebepleri3
adam, kadın onu severken güzeldi...
çünkü kadın görüyordu adamın gözlerindeki çam ormanlarını. saçlarındaki afacan güneş sarısını...
kadın büyütüyordu adamın kıvrılıp giden yeşil bir patika gibi gülüşünü...
adam, kadın onu severken güzeldi...
kadın, adamın omzuna rütbeler, göğsüne madalyalar takıyordu.
olamaz bir kahraman çıkarıyordu erkeğinden.
karşısına geçip bakıyordu...
ve adam sanki sevildikçe daha da güzelleşiyordu.
kadının gözüyle baktılar diğerleri de adama.
daha önce hiç görmedikleri bir orman var diye düşündüler adamın içinde.
düşündürdü kadın...
çünkü gözlerini ödünç verdi onlara. kadının gözüyle bakıp adama, kadını kıskandılar hatta...
hiçbiri bilemedi...
erkeğe ne kadar büyük bir haksızlık ettiklerini bilemediler.
cılız omuzlarının, zayıf göğsünün gürül gürül akan bir hayatı, alışık olmadığı bir dürüstlüğü kaldıramayacağını bilemediler.
ama tanrı biliyordu. evet, bu yüzden sert rüzgârlar saldı üzerlerine...
kim yürekli kim korkak, kim tenha kim kalabalık, kim sağlam kim çürük, kim güçlü kim zayıf, kim siyah kim beyaz, kim net kim şüpheli, kim olgun kim ham... fırtınalardan sonra hepimiz görelim diye...
gördük...
oysa bilmeliydi kadın. çünkü ihanetlerle örülü bir örümcek ağıyla kaplıydı erkeğin geçmişinin kapısı...
ama yeni bir başlangıç sanıyordu kendini kadın.
ama inanıyordu...
kendisini, kadındaki erkeği, ikisinden oluşanı, sıfır noktası sayıyordu...
artık daha iyi biliyor kadın; adam, kadın onu severken güzeldi...
şimdi aynadaki kendi suretinde görüyor bunu...
erkeğin dönüşünde görüyor.
korkunç bükülüşünde, buruk çöküşünde görüyor bunu...
kendi yazdığı kahramanın beyhudeliğine ağlıyordu belki de önceleri.
üzüntülerden üzüntü seçemiyor, bazen hangisine üzüleceğini bilemiyordu.
aynada büyük gözlerine bakıp gözlerimiz neden bu kadar büyük diye soruyordu bir kürt kadın. çok ağlayalım acılarımız çabuk geçsin diye mi diye boynunu büküyordu...
artık ağlamaz kadın...
ınsan sevdiğini öldürür evet. kadın da öldürdü nihayet...
sevmeye sebep, sevmeye kudret elleriyle yaptı bunu...
yaz geldi artık...
son söz vaktidir şimdi; bütün sevenler için yalın söylüyor:
mutluluk yürekli olana yakışır...
çünkü kadın görüyordu adamın gözlerindeki çam ormanlarını. saçlarındaki afacan güneş sarısını...
kadın büyütüyordu adamın kıvrılıp giden yeşil bir patika gibi gülüşünü...
adam, kadın onu severken güzeldi...
kadın, adamın omzuna rütbeler, göğsüne madalyalar takıyordu.
olamaz bir kahraman çıkarıyordu erkeğinden.
karşısına geçip bakıyordu...
ve adam sanki sevildikçe daha da güzelleşiyordu.
kadının gözüyle baktılar diğerleri de adama.
daha önce hiç görmedikleri bir orman var diye düşündüler adamın içinde.
düşündürdü kadın...
çünkü gözlerini ödünç verdi onlara. kadının gözüyle bakıp adama, kadını kıskandılar hatta...
hiçbiri bilemedi...
erkeğe ne kadar büyük bir haksızlık ettiklerini bilemediler.
cılız omuzlarının, zayıf göğsünün gürül gürül akan bir hayatı, alışık olmadığı bir dürüstlüğü kaldıramayacağını bilemediler.
ama tanrı biliyordu. evet, bu yüzden sert rüzgârlar saldı üzerlerine...
kim yürekli kim korkak, kim tenha kim kalabalık, kim sağlam kim çürük, kim güçlü kim zayıf, kim siyah kim beyaz, kim net kim şüpheli, kim olgun kim ham... fırtınalardan sonra hepimiz görelim diye...
gördük...
oysa bilmeliydi kadın. çünkü ihanetlerle örülü bir örümcek ağıyla kaplıydı erkeğin geçmişinin kapısı...
ama yeni bir başlangıç sanıyordu kendini kadın.
ama inanıyordu...
kendisini, kadındaki erkeği, ikisinden oluşanı, sıfır noktası sayıyordu...
artık daha iyi biliyor kadın; adam, kadın onu severken güzeldi...
şimdi aynadaki kendi suretinde görüyor bunu...
erkeğin dönüşünde görüyor.
korkunç bükülüşünde, buruk çöküşünde görüyor bunu...
kendi yazdığı kahramanın beyhudeliğine ağlıyordu belki de önceleri.
üzüntülerden üzüntü seçemiyor, bazen hangisine üzüleceğini bilemiyordu.
aynada büyük gözlerine bakıp gözlerimiz neden bu kadar büyük diye soruyordu bir kürt kadın. çok ağlayalım acılarımız çabuk geçsin diye mi diye boynunu büküyordu...
artık ağlamaz kadın...
ınsan sevdiğini öldürür evet. kadın da öldürdü nihayet...
sevmeye sebep, sevmeye kudret elleriyle yaptı bunu...
yaz geldi artık...
son söz vaktidir şimdi; bütün sevenler için yalın söylüyor:
mutluluk yürekli olana yakışır...
güncel Önemli Başlıklar
