bugün
- sözlükteki ilişki skandalı15
- keko bir erkek tarafından sevilmek20
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı31
- dişçi olmak ergen olmaya engel mi7
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- müge anlı ve esra erol gittikten sonra atv8
- uludağ sözlükte birbirleriyle çıkan yazarlar10
- para mı saygınlık mı6
- en iyi kadir inanır filmi8
- sözlüğün ne güzel kız yazarı12
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz5
- şato görmemiş yuzırlar3
- gelinim mutfakta final yaptıktan sonra kanal d4
- aşkın güzellikle alakasının olmaması5
- bana onu sormayin32
- güldür güldür show final yaptıktan sonra show tv3
- gece vakti 5 tane sigaranın kalması2
- insanlar hayatlarında her şeyi yaşayabilir2
- bugün gelen kitaplar3
- kezban kızın kezban olduğunun farkında olmaması4
- joseph shomolo kuschca8
- hımm ok5
- yazarların ilk arabası10
- kim milyoner olmak ister2
- blackberry4
- yeter serdar videosundaki adamın iyi sevişmesi4
- filistin54
- gecenin 01 30 unda keman çalan komşu3
- gecenin bir saati özel numarayla arayan sapık4
- koyun eti4
- ne kadar yaşlısın22
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen29
- didem güngör2
- en sevdiğiniz seks pozisyonu nedir anketi7
- brownie kola ikilisi4
- zall zall zall zall zall zall zall zall zall3
- sophie dee'nin memeleri5
- pazar akşamı gelen iç daralmasının başlaması5
- al yazmalım filmindeki asya'nın köylü annesi4
- errrrrmeni2
- henüz onlar bunları bilmiyor2
- sözlüğün en zengin yazarları4
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz7
- yananı görür allah2
- macron adamdır14
- özgür özel'e güvenmek2
- yarın yağmur yağacak3
- yogartiksen13
- denize girmek7
- fait bey saik bey asabiyanik biraderdir8
beyoğlu'Nun endüstriyel sinemaya direnen, alternatif film gösterimleriyle sinemaseverler için bir "vaha" işlevi gören salonlarından.
alkazar sineması, emek sineması ve son olarak sinepop'tan sonra, onun da kapanma tehlikesi var.
kapanmaması için bir imza kampanyasına başlanmış ve kampanya bir metinde duyurulmuş kamuoyuna:
"Beyoğlu Sineması seyircilerini ilk kez bundan 22 yıl önce, 1989 yılının soğuk bir Aralık gününde selamladı. Sinemanın şimdiki müdavimlerinin büyük bir bölümü o zamanlar ya daha doğmamıştı ya da küçücük birer çocuktu. O zamanlar istanbul Film Festivali daha ancak 8 yaşında, gencecik bir festivaldi. Küçük kardeşleri !f ve Filmekimi ise o sırada akıllarda bile yoktu.
O zamanlar Beyoğlu başka bir yerdi ve Beyoğlu Sineması, komşuları Emek ve Alkazar'la birlikte bu yeri "başkalaştıran" öğelerden biri oldu. Hepsinin salonları nice festivaller gördü, şimdi çok ünlü olan yerli, yabancı nice yönetmeni ilk kez seyirciyle buluşturdu, nice gencin hayatını, dünyaya bakışını değiştirdi, güzelleştirdi.
Ne diyorduk, o zamanlar dünya da başka bir yerdi. Ama hepinizin bildiği gibi, zamanla önce Emek, sonra da Alkazar çek(tir)ildi sahneden ve şimdi Beyoğlu Sineması, herkesin zorla ve ısrarla birbirine benzetilmeye çalıştığı bir dünyada, zorla ve ısrarla "kendisi gibi" kalmaya çalışıyor.
Aramızdan ayrılan, hep özlediğimiz, anısı hep bizimle olacak dost sinemalarımızı da selamladıktan sonra şöyle diyoruz:
Beyoğlu Sineması, filmden önce cafesinde dostlarla oturup çay içerken, o sırada okunan kitaplardan ya da az sonra izlenecek filmin yönetmeninin önceki filmlerinden konuşmaktır.
Beyoğlu Sineması, görkemli duvar resimleriyle dolu, kocaman ve nostaljik bir salonda film izlemek, geçmişe saygı duymak, şimdiyi duyumsamaktır.
Beyoğlu Sineması, kalabalık program içinde gösterimden gösterime koşarken, yalnızca festivallerle, fuayelerde karşılaşılan arkadaşlarla ayaküstü konuşmak, hal hatır sormak, o yıl çok beğenilen, pek de beğenilmeyen ya da abartıldığı düşünülen tüm filmleri beş dakikada sayıp dökmektir.
Beyoğlu Sineması, uzak sinemalar, yeni yönetmenler, bilinmeyen hikayeler keşfetmek; daha fazlasını heyecanla araştırmak, devamını sabırsızlıkla beklemektir.
Beyoğlu Sineması, Pedro Almovodar'dır, Zeki Demirkubuz'dur, Kim Ki-Duk'tur, Fatih Akın'dır, Michael Haneke'dir, Jafar Panahi'dir, Seyfi Teoman'dır.
Beyoğlu Sineması, bağımsızdır.
Beyoğlu Sineması, sanattır.
Beyoğlu Sineması, sinemadır.
Yıllar geçip giderken, biz gücümüz yettiği sürece burada olmaya, yerli-yabancı sanat sinemasının, bağımsız yapımların en güzel örneklerini sizlerle buluşturmaya devam edeceğiz. Yolunuz düştüğünde sizleri de bekleriz, her zaman bekleriz."
evet sinemasever sözlükçü, tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyasın:
http://www.change.org/tr/...-kapat%C4%B1lamaz-2#share
alkazar sineması, emek sineması ve son olarak sinepop'tan sonra, onun da kapanma tehlikesi var.
kapanmaması için bir imza kampanyasına başlanmış ve kampanya bir metinde duyurulmuş kamuoyuna:
"Beyoğlu Sineması seyircilerini ilk kez bundan 22 yıl önce, 1989 yılının soğuk bir Aralık gününde selamladı. Sinemanın şimdiki müdavimlerinin büyük bir bölümü o zamanlar ya daha doğmamıştı ya da küçücük birer çocuktu. O zamanlar istanbul Film Festivali daha ancak 8 yaşında, gencecik bir festivaldi. Küçük kardeşleri !f ve Filmekimi ise o sırada akıllarda bile yoktu.
O zamanlar Beyoğlu başka bir yerdi ve Beyoğlu Sineması, komşuları Emek ve Alkazar'la birlikte bu yeri "başkalaştıran" öğelerden biri oldu. Hepsinin salonları nice festivaller gördü, şimdi çok ünlü olan yerli, yabancı nice yönetmeni ilk kez seyirciyle buluşturdu, nice gencin hayatını, dünyaya bakışını değiştirdi, güzelleştirdi.
Ne diyorduk, o zamanlar dünya da başka bir yerdi. Ama hepinizin bildiği gibi, zamanla önce Emek, sonra da Alkazar çek(tir)ildi sahneden ve şimdi Beyoğlu Sineması, herkesin zorla ve ısrarla birbirine benzetilmeye çalıştığı bir dünyada, zorla ve ısrarla "kendisi gibi" kalmaya çalışıyor.
Aramızdan ayrılan, hep özlediğimiz, anısı hep bizimle olacak dost sinemalarımızı da selamladıktan sonra şöyle diyoruz:
Beyoğlu Sineması, filmden önce cafesinde dostlarla oturup çay içerken, o sırada okunan kitaplardan ya da az sonra izlenecek filmin yönetmeninin önceki filmlerinden konuşmaktır.
Beyoğlu Sineması, görkemli duvar resimleriyle dolu, kocaman ve nostaljik bir salonda film izlemek, geçmişe saygı duymak, şimdiyi duyumsamaktır.
Beyoğlu Sineması, kalabalık program içinde gösterimden gösterime koşarken, yalnızca festivallerle, fuayelerde karşılaşılan arkadaşlarla ayaküstü konuşmak, hal hatır sormak, o yıl çok beğenilen, pek de beğenilmeyen ya da abartıldığı düşünülen tüm filmleri beş dakikada sayıp dökmektir.
Beyoğlu Sineması, uzak sinemalar, yeni yönetmenler, bilinmeyen hikayeler keşfetmek; daha fazlasını heyecanla araştırmak, devamını sabırsızlıkla beklemektir.
Beyoğlu Sineması, Pedro Almovodar'dır, Zeki Demirkubuz'dur, Kim Ki-Duk'tur, Fatih Akın'dır, Michael Haneke'dir, Jafar Panahi'dir, Seyfi Teoman'dır.
Beyoğlu Sineması, bağımsızdır.
Beyoğlu Sineması, sanattır.
Beyoğlu Sineması, sinemadır.
Yıllar geçip giderken, biz gücümüz yettiği sürece burada olmaya, yerli-yabancı sanat sinemasının, bağımsız yapımların en güzel örneklerini sizlerle buluşturmaya devam edeceğiz. Yolunuz düştüğünde sizleri de bekleriz, her zaman bekleriz."
evet sinemasever sözlükçü, tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyasın:
http://www.change.org/tr/...-kapat%C4%B1lamaz-2#share
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar