bugün
- para mı aşk mı sorunsalı7
- futbol10
- araplar kuzey kıbrıs'ı neden tanımıyor5
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı18
- telekinezi3
- yaprak3
- kanada3
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler7
- nasreddinhoca3
- 22 ağustos 2026 çorum kasımpaşa maçı5
- en sevdiğiniz türkçe kelime2
- alçak puşt3
- kasımpaşa4
- türkiyede korku yazarının olmaması2
- çorum4
- laik teyzelerin fenotipi2
- kasımpaşa sk4
- süper lig5
- çorum fk4
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi4
- fabrikada tütün saran kız2
- milan skriniar8
- üniversite okumanın gereksiz olması9
- brezilya3
- fenerbahçe21
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi3
- arkadaşlar sizce bu kürt nasıl3
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar3
- atatürkün kurduğu düzeni devirmek2
- nervio varıdı nerede o11
- truenun amı olması3
- sözlük yazarlarının favori dizisi7
- rasim ozan kütahyalı3
- arkadaşlar sizce bu kürk nasıl4
- muslettin amca11
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- velvet50
- israil den türkiye'ye suriye de üs uyarısı2
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi13
- osuruktan şiirler89
- sözlük kızlarının babaları5
- konyaspor2
- tai lung26
- sağcıların ortak özellikleri3
- chp kazanırsa abdullah öcalan serbest kalacak3
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- yakışıklı türk ünlüler3
- 1948 arap israil savaşı8
- ismet gurbuz 202412
beyoğlu'Nun endüstriyel sinemaya direnen, alternatif film gösterimleriyle sinemaseverler için bir "vaha" işlevi gören salonlarından.
alkazar sineması, emek sineması ve son olarak sinepop'tan sonra, onun da kapanma tehlikesi var.
kapanmaması için bir imza kampanyasına başlanmış ve kampanya bir metinde duyurulmuş kamuoyuna:
"Beyoğlu Sineması seyircilerini ilk kez bundan 22 yıl önce, 1989 yılının soğuk bir Aralık gününde selamladı. Sinemanın şimdiki müdavimlerinin büyük bir bölümü o zamanlar ya daha doğmamıştı ya da küçücük birer çocuktu. O zamanlar istanbul Film Festivali daha ancak 8 yaşında, gencecik bir festivaldi. Küçük kardeşleri !f ve Filmekimi ise o sırada akıllarda bile yoktu.
O zamanlar Beyoğlu başka bir yerdi ve Beyoğlu Sineması, komşuları Emek ve Alkazar'la birlikte bu yeri "başkalaştıran" öğelerden biri oldu. Hepsinin salonları nice festivaller gördü, şimdi çok ünlü olan yerli, yabancı nice yönetmeni ilk kez seyirciyle buluşturdu, nice gencin hayatını, dünyaya bakışını değiştirdi, güzelleştirdi.
Ne diyorduk, o zamanlar dünya da başka bir yerdi. Ama hepinizin bildiği gibi, zamanla önce Emek, sonra da Alkazar çek(tir)ildi sahneden ve şimdi Beyoğlu Sineması, herkesin zorla ve ısrarla birbirine benzetilmeye çalıştığı bir dünyada, zorla ve ısrarla "kendisi gibi" kalmaya çalışıyor.
Aramızdan ayrılan, hep özlediğimiz, anısı hep bizimle olacak dost sinemalarımızı da selamladıktan sonra şöyle diyoruz:
Beyoğlu Sineması, filmden önce cafesinde dostlarla oturup çay içerken, o sırada okunan kitaplardan ya da az sonra izlenecek filmin yönetmeninin önceki filmlerinden konuşmaktır.
Beyoğlu Sineması, görkemli duvar resimleriyle dolu, kocaman ve nostaljik bir salonda film izlemek, geçmişe saygı duymak, şimdiyi duyumsamaktır.
Beyoğlu Sineması, kalabalık program içinde gösterimden gösterime koşarken, yalnızca festivallerle, fuayelerde karşılaşılan arkadaşlarla ayaküstü konuşmak, hal hatır sormak, o yıl çok beğenilen, pek de beğenilmeyen ya da abartıldığı düşünülen tüm filmleri beş dakikada sayıp dökmektir.
Beyoğlu Sineması, uzak sinemalar, yeni yönetmenler, bilinmeyen hikayeler keşfetmek; daha fazlasını heyecanla araştırmak, devamını sabırsızlıkla beklemektir.
Beyoğlu Sineması, Pedro Almovodar'dır, Zeki Demirkubuz'dur, Kim Ki-Duk'tur, Fatih Akın'dır, Michael Haneke'dir, Jafar Panahi'dir, Seyfi Teoman'dır.
Beyoğlu Sineması, bağımsızdır.
Beyoğlu Sineması, sanattır.
Beyoğlu Sineması, sinemadır.
Yıllar geçip giderken, biz gücümüz yettiği sürece burada olmaya, yerli-yabancı sanat sinemasının, bağımsız yapımların en güzel örneklerini sizlerle buluşturmaya devam edeceğiz. Yolunuz düştüğünde sizleri de bekleriz, her zaman bekleriz."
evet sinemasever sözlükçü, tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyasın:
http://www.change.org/tr/...-kapat%C4%B1lamaz-2#share
alkazar sineması, emek sineması ve son olarak sinepop'tan sonra, onun da kapanma tehlikesi var.
kapanmaması için bir imza kampanyasına başlanmış ve kampanya bir metinde duyurulmuş kamuoyuna:
"Beyoğlu Sineması seyircilerini ilk kez bundan 22 yıl önce, 1989 yılının soğuk bir Aralık gününde selamladı. Sinemanın şimdiki müdavimlerinin büyük bir bölümü o zamanlar ya daha doğmamıştı ya da küçücük birer çocuktu. O zamanlar istanbul Film Festivali daha ancak 8 yaşında, gencecik bir festivaldi. Küçük kardeşleri !f ve Filmekimi ise o sırada akıllarda bile yoktu.
O zamanlar Beyoğlu başka bir yerdi ve Beyoğlu Sineması, komşuları Emek ve Alkazar'la birlikte bu yeri "başkalaştıran" öğelerden biri oldu. Hepsinin salonları nice festivaller gördü, şimdi çok ünlü olan yerli, yabancı nice yönetmeni ilk kez seyirciyle buluşturdu, nice gencin hayatını, dünyaya bakışını değiştirdi, güzelleştirdi.
Ne diyorduk, o zamanlar dünya da başka bir yerdi. Ama hepinizin bildiği gibi, zamanla önce Emek, sonra da Alkazar çek(tir)ildi sahneden ve şimdi Beyoğlu Sineması, herkesin zorla ve ısrarla birbirine benzetilmeye çalıştığı bir dünyada, zorla ve ısrarla "kendisi gibi" kalmaya çalışıyor.
Aramızdan ayrılan, hep özlediğimiz, anısı hep bizimle olacak dost sinemalarımızı da selamladıktan sonra şöyle diyoruz:
Beyoğlu Sineması, filmden önce cafesinde dostlarla oturup çay içerken, o sırada okunan kitaplardan ya da az sonra izlenecek filmin yönetmeninin önceki filmlerinden konuşmaktır.
Beyoğlu Sineması, görkemli duvar resimleriyle dolu, kocaman ve nostaljik bir salonda film izlemek, geçmişe saygı duymak, şimdiyi duyumsamaktır.
Beyoğlu Sineması, kalabalık program içinde gösterimden gösterime koşarken, yalnızca festivallerle, fuayelerde karşılaşılan arkadaşlarla ayaküstü konuşmak, hal hatır sormak, o yıl çok beğenilen, pek de beğenilmeyen ya da abartıldığı düşünülen tüm filmleri beş dakikada sayıp dökmektir.
Beyoğlu Sineması, uzak sinemalar, yeni yönetmenler, bilinmeyen hikayeler keşfetmek; daha fazlasını heyecanla araştırmak, devamını sabırsızlıkla beklemektir.
Beyoğlu Sineması, Pedro Almovodar'dır, Zeki Demirkubuz'dur, Kim Ki-Duk'tur, Fatih Akın'dır, Michael Haneke'dir, Jafar Panahi'dir, Seyfi Teoman'dır.
Beyoğlu Sineması, bağımsızdır.
Beyoğlu Sineması, sanattır.
Beyoğlu Sineması, sinemadır.
Yıllar geçip giderken, biz gücümüz yettiği sürece burada olmaya, yerli-yabancı sanat sinemasının, bağımsız yapımların en güzel örneklerini sizlerle buluşturmaya devam edeceğiz. Yolunuz düştüğünde sizleri de bekleriz, her zaman bekleriz."
evet sinemasever sözlükçü, tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyasın:
http://www.change.org/tr/...-kapat%C4%B1lamaz-2#share
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar