bugün
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli6
- nervio abla22
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları12
- toy story 53
- sözlükteki arkadaş çevresi6
- satrançta at mı daha değerlidir fil mi4
- astrolojiye inanan insanlara yapılan zorbalık3
- hoşlanan erkeğin adım atmama sebebi3
- sömürge valisi3
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan8
- sedat pekmez43
- psikolog ile ilk seans2
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- durduğun yerde terlemek2
- haklı olduğu halde susan insan7
- ıslak kek bile yapamayan kız5
- süslü şirin2
- çok yakışıklı kaslı eğitimli cool merhametli erkek3
- kitaplıktan ödünç kitap vermemek2
- mustafa çiftçi3
- anhedonist3
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- islam hristiyanlık ve musevilik2
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- yo yo ma2
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- yuvarlak hatlar3
- yapay zeka sözlük moderatörü4
- vücut geliştirmenin sandığından da zor olması3
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği7
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı5
- bir binanın içinde hayalen dolaşmak3
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- başkalarının mutluluklarını izlemekten bıkmak2
- theron2
- chp'nin hali ne olacak34
- her gün içsem bıkmam içecekleri6
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- kadınların beğenilme arzusu ve ilgi açlığı4
- sanatçılardan kılıçdaroğluna büyük tokat5
- müsavat dervişoğlu4
- tekerleğin icadı ve uludağ sözlük tekerlekleri2
- m r e r e c t o21
- türk erkeği azerbaycan kızı evliliği7
- lütfü savaş2
- beynin gerçek cinsel organ olması2
- geçmişte fetoyu yalayan tipler2
trevanian'ın bu romanından kayda değer bir alıntı şu şekildedir;
bir süre otake-sanin gözleri bahçeye dalgın baktı. bahçenin çizgileri sisin etkisiyle bulanıklaşıyor, kesinliğini kaybediyordu. yaşlı adam bir çaba harcayarak zihnini ebedi şeylerden geri çekti, vermekte olduğu derse devam etti. "hayır, senin en büyük kusurun tecrübesizliğin değil. kayıtsızlığın. yenilgilerini senden daha zeki ve yetenekli olanların elinden tatmayacaksın. seni yenenler, sabırlı, sinsi, orta düzeyde insanlar olacak."
nicholai kaşlarını çattı. kajikawa kıyılarında gezinirken kişika-va-san da kendisine buna benzer bir şey söylemişti.
"senin orta düzeydeki kimselere karşı duyduğun aşağılıyıcı nefret, onlardaki geniş, kapsamlı kuvveti görmene engel oluyor. sen kendi parlaklığının orta yerinde dururken, gözlerin öylesine kamaşıyor ki, odanın kuytu, karanlık köşelerini göremiyorsun. oralarda kalabalıkların, beyinsiz insan kalabalığının ne tehlikeler hazırladığını görecek şekilde gözlerini ayarlayamıyorsun. ben sana bunları söylerken bile, sevgili öğrencim, sen kendinden yeteneksiz kişilerin, sayıları ne kadar çok olursa olsun, seni yenebileceklerine inanmakta güçlük çekiyorsun. oysa biz artık orta düzeydeki insanların çağında yaşıyoruz. orta düzeydeki insan sıkıcı, renksiz, aptal gibi görünür fakat ölümsüz tekdüzeliğine devam eder, hiç bıkmaz. amipler her zaman kaplanlardan çok yaşar. çünkü durmadan bölünür, yenilenirler. o ölümsüz tekdüzelikleriyle. kalabalıklar zorbaların en sonuncusu olacaktır. gözlerini bir an için sanata çevir. bak, kabuki can çekişirken, no beri yanda sürünürken, şiddet romanları kalabalıkları nasıl peşinden sürüklüyor. dikkat edersen hiçbir yazar romanına kahraman olarak gerçekten üstün bir insan tipi seçmeye cesaret edemiyor. çünkü seçerse, kalabalığın içindeki orta düzeydeki insan öfkelenecek, utanacak, ve kendisini savunması için kendi yojimbo-sunu, yani eleştirmenleri ortaya sürecektir. kalabalığın çıkardığı gürültü mantıksızdır ama, kulakları sağır edecek kadar güçlüdür. beyinleri yoksa da, binlerce kollan vardır. bunları seni yakalamak, çekmek, aşağıya indirmek ve batırmak için kullanırlar."
"hala godan mı söz ediyoruz, hocam?"
"evet, godan. ve onun gölgesi olan hayattan."
"o halde bana ne yapmamı öğütlersin?" "onlarla temastan kaçın. kendini bir terbiye örtüsünün altına sakla. onlara aptal ve uzak görün. içlerine girme. ayrı yaşa ve şibu-miyi incele. hepsinden önemlisi de, seni çeşitli yemler kullanarak öfkeye ve saldırıya itmelerine izin verme. saklan, nikko."
bir süre otake-sanin gözleri bahçeye dalgın baktı. bahçenin çizgileri sisin etkisiyle bulanıklaşıyor, kesinliğini kaybediyordu. yaşlı adam bir çaba harcayarak zihnini ebedi şeylerden geri çekti, vermekte olduğu derse devam etti. "hayır, senin en büyük kusurun tecrübesizliğin değil. kayıtsızlığın. yenilgilerini senden daha zeki ve yetenekli olanların elinden tatmayacaksın. seni yenenler, sabırlı, sinsi, orta düzeyde insanlar olacak."
nicholai kaşlarını çattı. kajikawa kıyılarında gezinirken kişika-va-san da kendisine buna benzer bir şey söylemişti.
"senin orta düzeydeki kimselere karşı duyduğun aşağılıyıcı nefret, onlardaki geniş, kapsamlı kuvveti görmene engel oluyor. sen kendi parlaklığının orta yerinde dururken, gözlerin öylesine kamaşıyor ki, odanın kuytu, karanlık köşelerini göremiyorsun. oralarda kalabalıkların, beyinsiz insan kalabalığının ne tehlikeler hazırladığını görecek şekilde gözlerini ayarlayamıyorsun. ben sana bunları söylerken bile, sevgili öğrencim, sen kendinden yeteneksiz kişilerin, sayıları ne kadar çok olursa olsun, seni yenebileceklerine inanmakta güçlük çekiyorsun. oysa biz artık orta düzeydeki insanların çağında yaşıyoruz. orta düzeydeki insan sıkıcı, renksiz, aptal gibi görünür fakat ölümsüz tekdüzeliğine devam eder, hiç bıkmaz. amipler her zaman kaplanlardan çok yaşar. çünkü durmadan bölünür, yenilenirler. o ölümsüz tekdüzelikleriyle. kalabalıklar zorbaların en sonuncusu olacaktır. gözlerini bir an için sanata çevir. bak, kabuki can çekişirken, no beri yanda sürünürken, şiddet romanları kalabalıkları nasıl peşinden sürüklüyor. dikkat edersen hiçbir yazar romanına kahraman olarak gerçekten üstün bir insan tipi seçmeye cesaret edemiyor. çünkü seçerse, kalabalığın içindeki orta düzeydeki insan öfkelenecek, utanacak, ve kendisini savunması için kendi yojimbo-sunu, yani eleştirmenleri ortaya sürecektir. kalabalığın çıkardığı gürültü mantıksızdır ama, kulakları sağır edecek kadar güçlüdür. beyinleri yoksa da, binlerce kollan vardır. bunları seni yakalamak, çekmek, aşağıya indirmek ve batırmak için kullanırlar."
"hala godan mı söz ediyoruz, hocam?"
"evet, godan. ve onun gölgesi olan hayattan."
"o halde bana ne yapmamı öğütlersin?" "onlarla temastan kaçın. kendini bir terbiye örtüsünün altına sakla. onlara aptal ve uzak görün. içlerine girme. ayrı yaşa ve şibu-miyi incele. hepsinden önemlisi de, seni çeşitli yemler kullanarak öfkeye ve saldırıya itmelerine izin verme. saklan, nikko."
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
