bugün
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı16
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- sinem dedetaş10
- bana onu sormayın domaltmak istiyorum2
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- kilolu olmak2
- abant su3
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- evli kadına kocan çok şanslı demek2
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- çerçeve yasa7
- the whirl cold brew3
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek2
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- 5 kişiyi tek yumrukla yere serme hikayem2
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- allah 1 metin 2 rte 32
- 6 ağustos 2026 hradec kralove beşiktaş maçı3
- 15 temmuz tiyatro mu7
- sözlükte umursanmayan yazar3
- velvet hanım ile kahve içmek8
- yoran insanların ortak özellikleri5
- hapisteki pkklıları affedilmesi3
- ülke gündemini umursamamak3
- kısa boylu olmak6
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki5
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- en sevdiğiniz çiçek3
- renault 9 broadway12
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- arkadaşlar çok acıktım3
- sevgiliye hitap şekilleri6
- scream maskesi takıp beyzbolsopasıyla dolaşmak2
- mason greenwood10
- batıl inançlar5
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- vatan hainliğinden sıyrılmaya çalışmak2
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- öğretmenlerin nöbeti5
şehit cenazelerinde provokatörlerce atılan slogandır.
Şırnak'ta şehit düşen Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu'nun dün Kocatepe Camii'nde kılınan cenaze namazında bulundum. Cami avlusu bir miting alanıydı.
Ezan okunurken, öğle namazını kılarken, dışarıdan hükümeti protesto eden sloganlar geliyordu. "işbirlikçi AKP", "Hükümet istifa" sloganları arasında eksik olan sadece ""Katil iktidar"dı. Elleriyle bozkurt işareti yapanlar, yakalarında CHP rozeti, Çankaya Belediyesi işareti olan şapkalar giyenler; bol miktarda koyu renk takım elbiseli, güneş gözlüklü, kısa saçlı ve tıraşlı "memur" görüntülü insan, cenazeye katılan hükümet mensuplarını yuhalıyordu. Siyaset caminin avlusundaydı. "Bu manzara camiye yakışmıyor" diye sesli düşünen yanı başımdaki biri, "AK Partili değilim"" demesine rağmen suratına inen tokatı engelleyemedi.
Nedir bu saygısızlık? Hükümet erkânına değil, doğrudan şehitlerimize yapılan saygısızlıktan bahsediyorum. Vatanı, bayrağı, şerefi için can alıp can vermeyi bilen bir milletin vakarı ile; cami avlularında, al bayrağa sarılı tabut önünde girişilen siyasî nümayişler arasında bir tezat yok mu? iktidar mücadelesini, siyasî emellerini, oy hesaplarını kimler şehit kanı üzerinden yürütüyor? Yüreğimizi kabartan acının, beynimizi esir alan öfkenin arkasında kimler, hangi hesabın peşindeler?
Türkiye hakkında hiç fikri olmayan yabancı biri bu cenaze merasimlerini gözleseydi, acaba ne düşünürdü? Kim, neden alkışlanıyor? Kim, neden yuhalanıyor? Verebileceğiniz bir cevap var mı?
Daha önemlisi, televizyon haberlerinde, görüntüler eşliğinde uzun uzun verilen şehit haberlerini izleyen katiller ve yandaşları acaba ne düşünüyorlar? Uzaktan kumandalı mayını yola yerleştirenler, patlatanlar, onlara emir verenler; terörün stratejisini belirleyip tek tek eylemleri planlayanlar, kısaca şehitlerimizin katilleri ne düşünüyorlar? Askeri ve hükümeti bu sloganlarla karşı karşıya getirmeye çalışanların kocaman bir ayıp ettiklerini mi? Yoksa askerimizin canına kıyan mayınlardan daha büyük nifak bombalarının cami avlularında patladığını mı? Öyle ya terör, siyasî sonuçlar peşindedir. Fitnenin, kargaşanın, düşmanlığın, parçalanmanın adım adım ilerleyişi sakın terörün amaçladığı tablo olmasın? Dünyadaki gelişmeleri televizyonlardaki saçma sapan dizilerden öğrenen; akla zarar komplo teorileri ile düşünme yeteneğini kaybedenler için soruyu daha basitleştirerek soralım: Askeri alkışlayanlar, siyasetçileri yuhalayanlar kime hizmet ediyorlar? Teröristler, televizyon ekranlarına yansıyan bu taşkın ve parçalı manzaradan memnun mu olurlar, yoksa tedirgin mi?
Rahatsız edici soruyu tekrar soralım: Hangi durumda terör amacına ulaşmış olmaktadır?
Asıl soru ise şu: Türkiye'nin bölünmesine, parçalanmasına, kısaca terörün nihaî amacına hangisi hizmet eder? Türkiye'nin terörden daha önemli bir sorunu var: Türkiye'nin birliğini ve bütünlüğünü muhafaza etmek. Unutmayalım: Şehitlerimiz siyasi tartışmalara malzeme olmak için değil, birlik ve bütünlüğümüz için hayatlarını feda ettiler. Şehit kanı üzerinden siyaset yapanlar hem şehitlerimize, hem de şehitlerimizin uğrunda canlarını verdikleri ideallere ihanet ediyorlar.
Terörle mücadele konusunda bir sevk ve idare problemi yaşanmadığını göstermek, sorumluluk mevkiinde yer alan herkesin görevi. Kimse terörle mücadeleyi uhdesine alan Silahlı Kuvvetler'i, yetersiz ve beceriksiz davrandığı için personel kaybına uğramakla suçlayamaz. Yine kimse hükümeti, terörle mücadelede isteksiz ve etkisiz olmakla itham edemez. Ederse, terörün yaktığı ateşe odun taşımış olur.
Devlet içindeki güç sahiplerinin de taraf olduğu bir iktidar mücadelesi sürüyor. Çünkü önümüzde seçim duruyor. Terörün artması ve gelen şehit cenazeleri kafaları karıştırıyor. Şehit cenazeleri üzerinden hesaplar yapıldığı inancı yayılıyor. Bu inanç, hiçbir fesadın başaramayacağı bir çözülmeyi tetikliyor.
Kocatepe'de dün gördüğüm manzaranın parti mitinglerinden farkı olmamasına üzüldüm. Karanlık merkezlerin zafer duygusunda hissesi olanlar titreyerek kendilerine dönmeli. Elbirliği ile cami avlusuna siyaset yasağı koymamız ve mübarek şehit cenazelerini bu millete yakışan vakar içinde ebedî yolculuğuna uğurlamamız lâzım
mümtazer türköne
Şırnak'ta şehit düşen Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu'nun dün Kocatepe Camii'nde kılınan cenaze namazında bulundum. Cami avlusu bir miting alanıydı.
Ezan okunurken, öğle namazını kılarken, dışarıdan hükümeti protesto eden sloganlar geliyordu. "işbirlikçi AKP", "Hükümet istifa" sloganları arasında eksik olan sadece ""Katil iktidar"dı. Elleriyle bozkurt işareti yapanlar, yakalarında CHP rozeti, Çankaya Belediyesi işareti olan şapkalar giyenler; bol miktarda koyu renk takım elbiseli, güneş gözlüklü, kısa saçlı ve tıraşlı "memur" görüntülü insan, cenazeye katılan hükümet mensuplarını yuhalıyordu. Siyaset caminin avlusundaydı. "Bu manzara camiye yakışmıyor" diye sesli düşünen yanı başımdaki biri, "AK Partili değilim"" demesine rağmen suratına inen tokatı engelleyemedi.
Nedir bu saygısızlık? Hükümet erkânına değil, doğrudan şehitlerimize yapılan saygısızlıktan bahsediyorum. Vatanı, bayrağı, şerefi için can alıp can vermeyi bilen bir milletin vakarı ile; cami avlularında, al bayrağa sarılı tabut önünde girişilen siyasî nümayişler arasında bir tezat yok mu? iktidar mücadelesini, siyasî emellerini, oy hesaplarını kimler şehit kanı üzerinden yürütüyor? Yüreğimizi kabartan acının, beynimizi esir alan öfkenin arkasında kimler, hangi hesabın peşindeler?
Türkiye hakkında hiç fikri olmayan yabancı biri bu cenaze merasimlerini gözleseydi, acaba ne düşünürdü? Kim, neden alkışlanıyor? Kim, neden yuhalanıyor? Verebileceğiniz bir cevap var mı?
Daha önemlisi, televizyon haberlerinde, görüntüler eşliğinde uzun uzun verilen şehit haberlerini izleyen katiller ve yandaşları acaba ne düşünüyorlar? Uzaktan kumandalı mayını yola yerleştirenler, patlatanlar, onlara emir verenler; terörün stratejisini belirleyip tek tek eylemleri planlayanlar, kısaca şehitlerimizin katilleri ne düşünüyorlar? Askeri ve hükümeti bu sloganlarla karşı karşıya getirmeye çalışanların kocaman bir ayıp ettiklerini mi? Yoksa askerimizin canına kıyan mayınlardan daha büyük nifak bombalarının cami avlularında patladığını mı? Öyle ya terör, siyasî sonuçlar peşindedir. Fitnenin, kargaşanın, düşmanlığın, parçalanmanın adım adım ilerleyişi sakın terörün amaçladığı tablo olmasın? Dünyadaki gelişmeleri televizyonlardaki saçma sapan dizilerden öğrenen; akla zarar komplo teorileri ile düşünme yeteneğini kaybedenler için soruyu daha basitleştirerek soralım: Askeri alkışlayanlar, siyasetçileri yuhalayanlar kime hizmet ediyorlar? Teröristler, televizyon ekranlarına yansıyan bu taşkın ve parçalı manzaradan memnun mu olurlar, yoksa tedirgin mi?
Rahatsız edici soruyu tekrar soralım: Hangi durumda terör amacına ulaşmış olmaktadır?
Asıl soru ise şu: Türkiye'nin bölünmesine, parçalanmasına, kısaca terörün nihaî amacına hangisi hizmet eder? Türkiye'nin terörden daha önemli bir sorunu var: Türkiye'nin birliğini ve bütünlüğünü muhafaza etmek. Unutmayalım: Şehitlerimiz siyasi tartışmalara malzeme olmak için değil, birlik ve bütünlüğümüz için hayatlarını feda ettiler. Şehit kanı üzerinden siyaset yapanlar hem şehitlerimize, hem de şehitlerimizin uğrunda canlarını verdikleri ideallere ihanet ediyorlar.
Terörle mücadele konusunda bir sevk ve idare problemi yaşanmadığını göstermek, sorumluluk mevkiinde yer alan herkesin görevi. Kimse terörle mücadeleyi uhdesine alan Silahlı Kuvvetler'i, yetersiz ve beceriksiz davrandığı için personel kaybına uğramakla suçlayamaz. Yine kimse hükümeti, terörle mücadelede isteksiz ve etkisiz olmakla itham edemez. Ederse, terörün yaktığı ateşe odun taşımış olur.
Devlet içindeki güç sahiplerinin de taraf olduğu bir iktidar mücadelesi sürüyor. Çünkü önümüzde seçim duruyor. Terörün artması ve gelen şehit cenazeleri kafaları karıştırıyor. Şehit cenazeleri üzerinden hesaplar yapıldığı inancı yayılıyor. Bu inanç, hiçbir fesadın başaramayacağı bir çözülmeyi tetikliyor.
Kocatepe'de dün gördüğüm manzaranın parti mitinglerinden farkı olmamasına üzüldüm. Karanlık merkezlerin zafer duygusunda hissesi olanlar titreyerek kendilerine dönmeli. Elbirliği ile cami avlusuna siyaset yasağı koymamız ve mübarek şehit cenazelerini bu millete yakışan vakar içinde ebedî yolculuğuna uğurlamamız lâzım
mümtazer türköne
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar