bugün
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak14
- sözlük çeteleri8
- karton toplayan meric8
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri12
- yarın lahmacun yiyecek olmak6
- bana onu sormayin23
- nervio'nün 007'ye vahşi kelebeğim demesi5
- cuma günü akşam tek başına yapılacak aktiviteler4
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı17
- varlığınızı hangi popüler yazara borçlusunuz5
- cuma akşam yorgun gelen erkeğine masaj yapan kadın3
- tekerlek toplayan meric3
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak6
- insan olmaya ceyrek kala4
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı6
- yan hesabı olmayan yazar3
- en iyi behzat ç karakterleri3
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- silvermist'e sataşıyorum öyleyse varım4
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor2
- bu aralar taktığınız şarkılar5
- s'i l v'e r m'i s t6
- yumurta turşusu4
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- akepenin istanbul da yüzde 39 59 oy alması3
- birader yazarlar lafını ilk kim çıkarttı sorunsalı2
- atatürk ü ısrarla müslüman gösterme çabası2
- goooool abdülkerim attı2
- hilafetin türklere faydası18
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- ak partinin izmiri asla alamayacak olması4
- izmirin büyük bir köyden büyük bir kente evrilmesi3
- şükretme saçmalığı2
- anın görüntüsü32
- ürdün6
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
- sneijderın kaşar karısının nafaka talebinin reddi6
- kibarhergele14
- bir sözlük hanımı dmye nasıl davet edilir7
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- mehdi'nin namaz kılmayıp sürekli dolaşması5
- 9 ekim 2026 montella'nın gönderilmesi3
- kız sanılan yazarlar11
- kasımpaşa gs den puan alsın eşek gibi anırırım3
- montella'nın milli takım görevine son verilmesi2
- cemil tugay13
- istanbul'un başına geçseniz ne yaparsınız8
- ben vahit2
Birilerinin yuvasını dağıtmıştır , ne güldüm sabah sabah.
(bkz: yaran inci sözlük entryleri)
--spoiler--
başlık: marksist annem yüzünden yuvamız dağıldı
entry: bu günleride mi görecektim amk.
annem, babam, ben ve 3 yaşında ki kardeşim, ailecek mehepenin konferansına gitmiştik. gitmez olaydık.
herşey çok güzel gidiyordu. annem de çok memnundu hatta onu ilk defa bu kadar çoşkulu görmüştüm. özellikle özcan yeniçerinin "halkların kardeşliği yalanı" konuşmasının bitiminde kendinken geçercesine alkışlıyor, becerememsine rağmen "fiyuu fiuuu" diye ıslık çalmaya çalışarak tüm salonu çoşturmak istiyordu. her şey yolundaydı. taa ki, oktay vural ın konuşmasına kadar... oktay vural kürsüye çıktığında "mehepeli küpe takmaz, mehepeli saç uzatmaz, mehepeli kırmızı giymez... " diye devam ederken, annem sayın vuralın bu sözleri üzerie, "dur anne bayanlar için demiyor" dememize fırsat vermeden salonu ıslık çalarak apor topar terketmişti. bu seferki ıslığı kitleyi çoşturmak için değil apaçık oktay vuralı protesto etmek içindi...
o günden sonra annem gerçekten tuhaflaştı. adete ülkücü harekete kafa tutmaya başladı. sanki gizlice, "engellenemez" dediğimiz hareketimizi engellemek için ant içmişti...
eskiden en iyi ihtimal "vileda" diyen kadın "vlademir" demeye başlamıştı..
tek derdi belden soğuk yememek olan annem kendine "üretim araçlarının kontrolü" diye yeni bir dert daha edinmişti..
"akşam karnıyarık mı yapsam. amaan yenmiyor dökülüyor, ziyan oluyor. neyse başka bişey yapayım" diye düşünen kadın gitmiş, yerine "diyalektik materyalizm ile mekanik materyalizm arasındaki farklar" üzerine düşünen bir enternasyonalist gelmişti..
yeşil kartımızdan dolayı "allah devlet babadan razı olsun" diyen kadın yerine "sınırlarımı çizen devlet hayellerime veto" diyen bir devlet düşmanı anarşist gelmişti...
annemle babam arasında da zamanla kültürel bir uçurum oluşmuştu. annemin kollektivist anarşistliği(kendini böyle tanımlıyodru) yetmezmiş gibi bide iyice arsızlaşmıştı. muhafazakar babama kağıt kalem verip şuraya bir marksizm yazsana deyip "narhizim" yazan babamla alaylar edip onu hor görüyordu... annemin bu aşşalamarından bunalıma giren babam önce saçını boyattı bi müddet sonra cinsiyetini değiştirip evden kaçtı.
bu olay üzerine annem arkasında yalnıca bir not bırakarak "zimbabwe devrimci halk hareketine" katılmak için evi terketti.
kardeşimle beşparasız tek kaldım. biraz önce kardeşimin kolunu lastikle sımsıkı bağlayıp uyuttum. kangren olup kolunun kesilmesini sağlayıp tek çare onu dilendirmeyi düşünüyorum.
ve şu bilinsin ki 55 yaşına kadar adı "selim" olan babamın "selin" olmasının,
50 küsür yaşındaki mahmut tuncer şov izleyen kadının şuan zimbabwe ordusuna kafa tutmasının
ve
kardeşimin kesilecek olan kolunun, tek sorumlusu oktay vural dır.
onu hiçbir zaman affetmeyeceğim...
--spoiler--
(bkz: yaran inci sözlük entryleri)
--spoiler--
başlık: marksist annem yüzünden yuvamız dağıldı
entry: bu günleride mi görecektim amk.
annem, babam, ben ve 3 yaşında ki kardeşim, ailecek mehepenin konferansına gitmiştik. gitmez olaydık.
herşey çok güzel gidiyordu. annem de çok memnundu hatta onu ilk defa bu kadar çoşkulu görmüştüm. özellikle özcan yeniçerinin "halkların kardeşliği yalanı" konuşmasının bitiminde kendinken geçercesine alkışlıyor, becerememsine rağmen "fiyuu fiuuu" diye ıslık çalmaya çalışarak tüm salonu çoşturmak istiyordu. her şey yolundaydı. taa ki, oktay vural ın konuşmasına kadar... oktay vural kürsüye çıktığında "mehepeli küpe takmaz, mehepeli saç uzatmaz, mehepeli kırmızı giymez... " diye devam ederken, annem sayın vuralın bu sözleri üzerie, "dur anne bayanlar için demiyor" dememize fırsat vermeden salonu ıslık çalarak apor topar terketmişti. bu seferki ıslığı kitleyi çoşturmak için değil apaçık oktay vuralı protesto etmek içindi...
o günden sonra annem gerçekten tuhaflaştı. adete ülkücü harekete kafa tutmaya başladı. sanki gizlice, "engellenemez" dediğimiz hareketimizi engellemek için ant içmişti...
eskiden en iyi ihtimal "vileda" diyen kadın "vlademir" demeye başlamıştı..
tek derdi belden soğuk yememek olan annem kendine "üretim araçlarının kontrolü" diye yeni bir dert daha edinmişti..
"akşam karnıyarık mı yapsam. amaan yenmiyor dökülüyor, ziyan oluyor. neyse başka bişey yapayım" diye düşünen kadın gitmiş, yerine "diyalektik materyalizm ile mekanik materyalizm arasındaki farklar" üzerine düşünen bir enternasyonalist gelmişti..
yeşil kartımızdan dolayı "allah devlet babadan razı olsun" diyen kadın yerine "sınırlarımı çizen devlet hayellerime veto" diyen bir devlet düşmanı anarşist gelmişti...
annemle babam arasında da zamanla kültürel bir uçurum oluşmuştu. annemin kollektivist anarşistliği(kendini böyle tanımlıyodru) yetmezmiş gibi bide iyice arsızlaşmıştı. muhafazakar babama kağıt kalem verip şuraya bir marksizm yazsana deyip "narhizim" yazan babamla alaylar edip onu hor görüyordu... annemin bu aşşalamarından bunalıma giren babam önce saçını boyattı bi müddet sonra cinsiyetini değiştirip evden kaçtı.
bu olay üzerine annem arkasında yalnıca bir not bırakarak "zimbabwe devrimci halk hareketine" katılmak için evi terketti.
kardeşimle beşparasız tek kaldım. biraz önce kardeşimin kolunu lastikle sımsıkı bağlayıp uyuttum. kangren olup kolunun kesilmesini sağlayıp tek çare onu dilendirmeyi düşünüyorum.
ve şu bilinsin ki 55 yaşına kadar adı "selim" olan babamın "selin" olmasının,
50 küsür yaşındaki mahmut tuncer şov izleyen kadının şuan zimbabwe ordusuna kafa tutmasının
ve
kardeşimin kesilecek olan kolunun, tek sorumlusu oktay vural dır.
onu hiçbir zaman affetmeyeceğim...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar