bugün
- tai lung vs gocu22
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği39
- tuvaletin evin dışında olması6
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- kadınların reddedemediği teklifler6
- habire1228
- true nickli yazar19
- analı avratlı sözlük kavgaları7
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- kürtler asimile edilmelidir11
- varlık sebebimiz3
- ecevit döneminin kepazeliği5
- sözlüğün embesillerle dolu olması7
- anti villain2
- gocusuz bir sözlük3
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- aksu tv2
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- yağız kaan erdoğmuş2
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- apocalypse tank3
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- bottega3
- sözlüktekiler kaç yaşında8
- et döner dürüm9
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- meksika açmazı macerası5
- binbir gece2
- patso3
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- lale belkıs3
- asrın soygunu2
- sevgili ile deneme kabinine girmek2
- kavga bitti hadi yatağa3
- mod gelince civciv sürüsü gibi dağılmak3
- nicki 4 harfli olanların tehlikeli olması3
- epoxis4
- gammazlık3
- miiletin annesi namus değil mi3
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- kanal avrupa2
- tinder algoritması2
- manisada okul saldırısı17
- sarı poşet kudurtması13
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- evliliği ayakta tutan güçler13
- blendax mavisi2
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- karton bardakta kola cips2
- ikizler burcu kadını olmak7
hakkında yazı yazdığım belgesel.
iki gün önceden arkadaşıma söz verdiğim filmi bugün izlemek istedim. Açtım filmi ve yatağıma geçtim. Yatağımın içinde oturup izlemem on dakika kadar sürdü. Bunu yapamazdım. Bu film değildi, belgeseldi. Hem de öyle bir belgeseldi ki Amerikan Gizli Dosyaları'ndan görüntüleri aktarıyordu. Yatmam büyük saygısızlıktı, hele karşısında bir şey içmem, yemem...
Etnik temizlik için iki kışkırtılan devleti gösteriyordu belgesel. Aslında çok uzağımızda olmayan bir yerdi burası, hatta dibimizde olan bir yerdi burası, hatta biz magazin haberlerine bakarken ölen insanların olduğu yerdi burası. Orası tam da burasıydı.
Belgesel ölen -büyük- insanları göstermekle devam ediyordu. Bir süre sonra ağzım açık izlediğimi fark ettim. Sonra kendimi toparladım. Bir süre sonra ağzım normalin üstünde açıktı. Sebebi ise beş, altı yaşlarında bir kızın cümleleriydi:
Bombalar pencereye isabet etti.
Her şey kırılıp yandı.
Eşyalarımı neden kırdılar?
Oyuncaklarımı neden kırdılar?
Bir sürü eşyamı kaybettim.
Hepsini çöpe attık.
Eşyalarımı da attık.
Giyecek giysi için komşularımıza
yalvarıyoruz.
Yediklerimiz benzin gibi kokuyor.
Benzin gibi kokuyor olsalar da
eşyalarımızı atmak istemiyoruz.
Keşke giysilerimizi koklasanız!
israilliler gelseler de giysilerimizi
koklasalar, evimizi görseler.
Ne zaman evde banyo yapmaya kalksak...
ya da başka bir şeyler,
benzin kokusu öldürürcesine boğuyor.
Gelin giysilerime bakın.
Koklayın... Benzin işte.
Ne yapabilirim?
Babamın verdiği güneş gözlüklerin
keyfini bile çıkaramıyorum.
Annemin verdiği kolye
ve bileziklerin bile...
Yüzüklerimin bile
keyfini süremiyorum.
Eşyalarımla nasıl eğlenebilirim?
Okula giderken silah
sesleri duyuyorum.
Silah sesinden çok korkuyorum.
Hangi eşyalarımla eğleneceğim?!
O kız!
Bir ara yemek yemeye gittim yarıda kesip. Önümde sucuklu yumurta vardı ve ben sadece bakakaldım. Sadece baktım, ekmeği banıp ağzıma götürmek benim için dünyanın en zor işiydi o an. O kız çocuğu tekrar tekrar dönüyor kafamda, hala!
iki gün önceden arkadaşıma söz verdiğim filmi bugün izlemek istedim. Açtım filmi ve yatağıma geçtim. Yatağımın içinde oturup izlemem on dakika kadar sürdü. Bunu yapamazdım. Bu film değildi, belgeseldi. Hem de öyle bir belgeseldi ki Amerikan Gizli Dosyaları'ndan görüntüleri aktarıyordu. Yatmam büyük saygısızlıktı, hele karşısında bir şey içmem, yemem...
Etnik temizlik için iki kışkırtılan devleti gösteriyordu belgesel. Aslında çok uzağımızda olmayan bir yerdi burası, hatta dibimizde olan bir yerdi burası, hatta biz magazin haberlerine bakarken ölen insanların olduğu yerdi burası. Orası tam da burasıydı.
Belgesel ölen -büyük- insanları göstermekle devam ediyordu. Bir süre sonra ağzım açık izlediğimi fark ettim. Sonra kendimi toparladım. Bir süre sonra ağzım normalin üstünde açıktı. Sebebi ise beş, altı yaşlarında bir kızın cümleleriydi:
Bombalar pencereye isabet etti.
Her şey kırılıp yandı.
Eşyalarımı neden kırdılar?
Oyuncaklarımı neden kırdılar?
Bir sürü eşyamı kaybettim.
Hepsini çöpe attık.
Eşyalarımı da attık.
Giyecek giysi için komşularımıza
yalvarıyoruz.
Yediklerimiz benzin gibi kokuyor.
Benzin gibi kokuyor olsalar da
eşyalarımızı atmak istemiyoruz.
Keşke giysilerimizi koklasanız!
israilliler gelseler de giysilerimizi
koklasalar, evimizi görseler.
Ne zaman evde banyo yapmaya kalksak...
ya da başka bir şeyler,
benzin kokusu öldürürcesine boğuyor.
Gelin giysilerime bakın.
Koklayın... Benzin işte.
Ne yapabilirim?
Babamın verdiği güneş gözlüklerin
keyfini bile çıkaramıyorum.
Annemin verdiği kolye
ve bileziklerin bile...
Yüzüklerimin bile
keyfini süremiyorum.
Eşyalarımla nasıl eğlenebilirim?
Okula giderken silah
sesleri duyuyorum.
Silah sesinden çok korkuyorum.
Hangi eşyalarımla eğleneceğim?!
O kız!
Bir ara yemek yemeye gittim yarıda kesip. Önümde sucuklu yumurta vardı ve ben sadece bakakaldım. Sadece baktım, ekmeği banıp ağzıma götürmek benim için dünyanın en zor işiydi o an. O kız çocuğu tekrar tekrar dönüyor kafamda, hala!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar