bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- akp'nin kemalistleşmesi4
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
- barbunya pilakisi seven bokkefali4
- samsak döveci9
- sözlüğün yeni tasarımı22
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- keyif kaçıran şeyler3
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- masterchef 20263
- tinto brass12
- aponun villası9
- opel vectra b4
- italyan arabaları3
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- galatasaray amed operasyonu4
- holocaust2
- pforzheim toplum mürşidi piizci ismed efendi2
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- bik bik'in gerçek yüzü2
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- paranın mutluluk getirmemesi7
- uludede ile hacca gitmek3
- kötü bir insan mıyım ben5
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- hayal garip2
- sense and sensibility2
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- terhis oluyorum sözlük21
- belediye ruhsat birimi3
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- sözlüğün en ılık yazarı3
- hababam sınıfı3
- küfürlü atasözleri4
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- açık beğen2
- kaçak akım rölesi3
- fatma betül sayan kaya28
- günaydın kızlar4
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- aşk16
hakkında yazı yazdığım belgesel.
iki gün önceden arkadaşıma söz verdiğim filmi bugün izlemek istedim. Açtım filmi ve yatağıma geçtim. Yatağımın içinde oturup izlemem on dakika kadar sürdü. Bunu yapamazdım. Bu film değildi, belgeseldi. Hem de öyle bir belgeseldi ki Amerikan Gizli Dosyaları'ndan görüntüleri aktarıyordu. Yatmam büyük saygısızlıktı, hele karşısında bir şey içmem, yemem...
Etnik temizlik için iki kışkırtılan devleti gösteriyordu belgesel. Aslında çok uzağımızda olmayan bir yerdi burası, hatta dibimizde olan bir yerdi burası, hatta biz magazin haberlerine bakarken ölen insanların olduğu yerdi burası. Orası tam da burasıydı.
Belgesel ölen -büyük- insanları göstermekle devam ediyordu. Bir süre sonra ağzım açık izlediğimi fark ettim. Sonra kendimi toparladım. Bir süre sonra ağzım normalin üstünde açıktı. Sebebi ise beş, altı yaşlarında bir kızın cümleleriydi:
Bombalar pencereye isabet etti.
Her şey kırılıp yandı.
Eşyalarımı neden kırdılar?
Oyuncaklarımı neden kırdılar?
Bir sürü eşyamı kaybettim.
Hepsini çöpe attık.
Eşyalarımı da attık.
Giyecek giysi için komşularımıza
yalvarıyoruz.
Yediklerimiz benzin gibi kokuyor.
Benzin gibi kokuyor olsalar da
eşyalarımızı atmak istemiyoruz.
Keşke giysilerimizi koklasanız!
israilliler gelseler de giysilerimizi
koklasalar, evimizi görseler.
Ne zaman evde banyo yapmaya kalksak...
ya da başka bir şeyler,
benzin kokusu öldürürcesine boğuyor.
Gelin giysilerime bakın.
Koklayın... Benzin işte.
Ne yapabilirim?
Babamın verdiği güneş gözlüklerin
keyfini bile çıkaramıyorum.
Annemin verdiği kolye
ve bileziklerin bile...
Yüzüklerimin bile
keyfini süremiyorum.
Eşyalarımla nasıl eğlenebilirim?
Okula giderken silah
sesleri duyuyorum.
Silah sesinden çok korkuyorum.
Hangi eşyalarımla eğleneceğim?!
O kız!
Bir ara yemek yemeye gittim yarıda kesip. Önümde sucuklu yumurta vardı ve ben sadece bakakaldım. Sadece baktım, ekmeği banıp ağzıma götürmek benim için dünyanın en zor işiydi o an. O kız çocuğu tekrar tekrar dönüyor kafamda, hala!
iki gün önceden arkadaşıma söz verdiğim filmi bugün izlemek istedim. Açtım filmi ve yatağıma geçtim. Yatağımın içinde oturup izlemem on dakika kadar sürdü. Bunu yapamazdım. Bu film değildi, belgeseldi. Hem de öyle bir belgeseldi ki Amerikan Gizli Dosyaları'ndan görüntüleri aktarıyordu. Yatmam büyük saygısızlıktı, hele karşısında bir şey içmem, yemem...
Etnik temizlik için iki kışkırtılan devleti gösteriyordu belgesel. Aslında çok uzağımızda olmayan bir yerdi burası, hatta dibimizde olan bir yerdi burası, hatta biz magazin haberlerine bakarken ölen insanların olduğu yerdi burası. Orası tam da burasıydı.
Belgesel ölen -büyük- insanları göstermekle devam ediyordu. Bir süre sonra ağzım açık izlediğimi fark ettim. Sonra kendimi toparladım. Bir süre sonra ağzım normalin üstünde açıktı. Sebebi ise beş, altı yaşlarında bir kızın cümleleriydi:
Bombalar pencereye isabet etti.
Her şey kırılıp yandı.
Eşyalarımı neden kırdılar?
Oyuncaklarımı neden kırdılar?
Bir sürü eşyamı kaybettim.
Hepsini çöpe attık.
Eşyalarımı da attık.
Giyecek giysi için komşularımıza
yalvarıyoruz.
Yediklerimiz benzin gibi kokuyor.
Benzin gibi kokuyor olsalar da
eşyalarımızı atmak istemiyoruz.
Keşke giysilerimizi koklasanız!
israilliler gelseler de giysilerimizi
koklasalar, evimizi görseler.
Ne zaman evde banyo yapmaya kalksak...
ya da başka bir şeyler,
benzin kokusu öldürürcesine boğuyor.
Gelin giysilerime bakın.
Koklayın... Benzin işte.
Ne yapabilirim?
Babamın verdiği güneş gözlüklerin
keyfini bile çıkaramıyorum.
Annemin verdiği kolye
ve bileziklerin bile...
Yüzüklerimin bile
keyfini süremiyorum.
Eşyalarımla nasıl eğlenebilirim?
Okula giderken silah
sesleri duyuyorum.
Silah sesinden çok korkuyorum.
Hangi eşyalarımla eğleneceğim?!
O kız!
Bir ara yemek yemeye gittim yarıda kesip. Önümde sucuklu yumurta vardı ve ben sadece bakakaldım. Sadece baktım, ekmeği banıp ağzıma götürmek benim için dünyanın en zor işiydi o an. O kız çocuğu tekrar tekrar dönüyor kafamda, hala!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com