bugün
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi7
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- özel ders vermek4
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı6
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- duygu özaslan6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü5
- timsah yürüyüşü3
- 2026 2027 sezonu şampiyonu fenerbahçe3
- ya şeytan haklıysa5
- fenerbahçenin keşkeleri3
- 6 kasım 2002 fenerbahçe galatasaray maçı4
- trabzonspor'un evinde 90 maçtır yenilmemesi rekoru4
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- 2008 09 süper lig2
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- espiyonaj dizisi3
- 17 kasım 2002 fenerbahçe bursaspor maçı2
- bana aşık olan var mı3
- helin kandemir4
- 2004 2011 arası fenerbahçe3
- 15 kasım 20264
- başkalarının hayatı dizisi4
- 90lar türkçe pop5
- karaçulhaspor3
- 1990 1995 arası beşiktaş3
- 812
- 1997 2002 arası galatasaray3
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- gassal dizisi2
- kürt menemeni2
- askerde özlenen şeyler9
- dokuz eylül üniversitesi2
- xiaomi iphone samsung huawei oppo vivo realme4
- kars şehir stadyumu2
- 16 kasım 20262
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi19
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
- binbir gece masalları dizisi2
- 80 yıl cumhuriyet şehir stadyumu2
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor5
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak6
- sevgilimin babasıyla cinsel ilişki yaşadım2
- helin elveren4
- sarı koala2
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı3
- hatay usülü soslu döner3
- gençler sakın büyümeyin3
- abdullah öcalan3
- centilmen dizisi3
SEVGiLi okuyucularım, bugün yazı günüm değil. Ancak bazen öyle oluyor ki, içinizden bir şeyler patlıyor ve günü olmadığı halde oturup yazmaya başlıyorsunuz.
Şırnak'ta yeniden üç şehit verdik.
Yarbay, binbaşı, er.
Fethullahçı şahıs merak etmişti, köşe yazısında daha birkaç gün önce soruyordu. Yazısının başlığı şöyle idi:
"Erlerimiz Savaşıyor, Subaylarımız Nerede?"
Sonra devam ediyordu:
"Muharebe subay işidir. Ama (Güneydoğu'da) erler savaştırılıyor, yedeksubaylar savaştırılıyor.
PKK ile mücadelede subaylarımız nerede?
Ortada mücadele planı yok.
PKK ile mücadele er muharebesi değil, subay muhaberesidir. Bölgede kaç subay vardır? Subaylarımız nerede?"
Herhalde, bölgedeki binlerce rütbeliyi piknikte, tatilde, turistik gezide zannediyordu! Ya da bunları gıcıklık olsun, cemaatin hoşuna gitsin diye yazıyordu. Önceki akşam saatlerinde ikisi subay üç askerimiz şehit edildi.
Yarbay Melih Gülova, Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu ve er Hasan Güreşen.
Allah hepsine rahmet eylesin. Allah "Subaylar nerede" diye hiç utanmadan yazı yazanların günahını affetsin.
Subaylar işte orada. Tabutlarının içinde yatıyorlar.
Güneydoğu'da bugüne kadar general dahil her rütbeden yüzlerce subay ve astsubayımız, binlerce askerimiz, polisimiz şehit düştü. Ancak bazıları, özellikle din baronlarının adamları ve kendilerini piyasada "aydın (!)" diye yutturan bizim entel-liboş kesim, sırf kendilerine özgü asker düşmanlığı nedeniyle, rütbeliler için böyle uçuk, saçma sapan yazı ve yorumlarla gitmeyi yeğledi.
Subaylar nerede imiş!
Şimdi Genelkurmay Başkanlığı'ndan bir istirhamım var. PKK terörünün başladığı 1984 yılından bu yana Güneydoğu'da şehit düşen subay ve astsubaylarımızın sayısını açıklasınlar.
Bu rakama ayrıca rütbeli rütbesiz bütün personel sayısını da eklesinler.
Dikkatinizi çekerim, biz burada sadece şehitlerle ilgileniyoruz. Odaklanma orada.
Bir de (rütbeli rütbesiz) sakat kalan ve birçok sorunla boğuşan binlerce gazimiz var. Elini kolunu, ayağını bacağını, gözlerini yitiren, yaşam savaşı veren gaziler. Devlet onların maaşıyla bile uğraşıyor. Çoğu Emekli Sandığı aleyhine davalar açtı. Böyle binlerce dava var. O insanların maaşına bile göz dikenler, onların hakkını savunacak bir tek yasayı bile 4.5 yıl içerisinde çıkarmayanlar, şimdi Türkiye'yi yönetiyor.
Onların destekçileri ise haykırıyor: "Subaylar nerede?"
Tablo felaket, tam bir yüz karası. Tablo ne insanlığa yakışıyor, ne Müslümanlığa, ne de devlet yönetimine.
Bu yazıyı yazarken bir şeyi çok merak ediyorum. Şehit Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu'nun cenazesi bugün Ankara'da toprağa verilecek. Bay Başbakan acaba törene gelecek mi?
Gelirse katılanlardan acaba alkış mı alacak!!!
Yoksa yine (en hafif deyimiyle) protesto mu edilecek?
Sevgili okuyucularım, kimlerin elinde ne günlere kaldığımızı hep birlikte görüyoruz.
Fakat endişe etmeyin, bu günler de geçecek. Çok az kaldı.
(bkz: http://www.hurriyet.com.t....asp?yazarid=5&gid=61)
Şırnak'ta yeniden üç şehit verdik.
Yarbay, binbaşı, er.
Fethullahçı şahıs merak etmişti, köşe yazısında daha birkaç gün önce soruyordu. Yazısının başlığı şöyle idi:
"Erlerimiz Savaşıyor, Subaylarımız Nerede?"
Sonra devam ediyordu:
"Muharebe subay işidir. Ama (Güneydoğu'da) erler savaştırılıyor, yedeksubaylar savaştırılıyor.
PKK ile mücadelede subaylarımız nerede?
Ortada mücadele planı yok.
PKK ile mücadele er muharebesi değil, subay muhaberesidir. Bölgede kaç subay vardır? Subaylarımız nerede?"
Herhalde, bölgedeki binlerce rütbeliyi piknikte, tatilde, turistik gezide zannediyordu! Ya da bunları gıcıklık olsun, cemaatin hoşuna gitsin diye yazıyordu. Önceki akşam saatlerinde ikisi subay üç askerimiz şehit edildi.
Yarbay Melih Gülova, Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu ve er Hasan Güreşen.
Allah hepsine rahmet eylesin. Allah "Subaylar nerede" diye hiç utanmadan yazı yazanların günahını affetsin.
Subaylar işte orada. Tabutlarının içinde yatıyorlar.
Güneydoğu'da bugüne kadar general dahil her rütbeden yüzlerce subay ve astsubayımız, binlerce askerimiz, polisimiz şehit düştü. Ancak bazıları, özellikle din baronlarının adamları ve kendilerini piyasada "aydın (!)" diye yutturan bizim entel-liboş kesim, sırf kendilerine özgü asker düşmanlığı nedeniyle, rütbeliler için böyle uçuk, saçma sapan yazı ve yorumlarla gitmeyi yeğledi.
Subaylar nerede imiş!
Şimdi Genelkurmay Başkanlığı'ndan bir istirhamım var. PKK terörünün başladığı 1984 yılından bu yana Güneydoğu'da şehit düşen subay ve astsubaylarımızın sayısını açıklasınlar.
Bu rakama ayrıca rütbeli rütbesiz bütün personel sayısını da eklesinler.
Dikkatinizi çekerim, biz burada sadece şehitlerle ilgileniyoruz. Odaklanma orada.
Bir de (rütbeli rütbesiz) sakat kalan ve birçok sorunla boğuşan binlerce gazimiz var. Elini kolunu, ayağını bacağını, gözlerini yitiren, yaşam savaşı veren gaziler. Devlet onların maaşıyla bile uğraşıyor. Çoğu Emekli Sandığı aleyhine davalar açtı. Böyle binlerce dava var. O insanların maaşına bile göz dikenler, onların hakkını savunacak bir tek yasayı bile 4.5 yıl içerisinde çıkarmayanlar, şimdi Türkiye'yi yönetiyor.
Onların destekçileri ise haykırıyor: "Subaylar nerede?"
Tablo felaket, tam bir yüz karası. Tablo ne insanlığa yakışıyor, ne Müslümanlığa, ne de devlet yönetimine.
Bu yazıyı yazarken bir şeyi çok merak ediyorum. Şehit Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu'nun cenazesi bugün Ankara'da toprağa verilecek. Bay Başbakan acaba törene gelecek mi?
Gelirse katılanlardan acaba alkış mı alacak!!!
Yoksa yine (en hafif deyimiyle) protesto mu edilecek?
Sevgili okuyucularım, kimlerin elinde ne günlere kaldığımızı hep birlikte görüyoruz.
Fakat endişe etmeyin, bu günler de geçecek. Çok az kaldı.
(bkz: http://www.hurriyet.com.t....asp?yazarid=5&gid=61)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com