bugün
- çağatay ulusoy3
- memduh bashgan14
- mohamed salah ghaly8
- zadar2
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi22
- tuba büyüküstün7
- sözlüğün ölmek üzere olduğunu gösteren işaretler3
- nihoşun ölümü16
- ev temizleyen erkek5
- sibenik2
- asteğmen6
- simko39
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı5
- rambo ariel ortega8
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- dincilik2
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
- varazdin2
- uyumanın en zevkli olduğu an3
- cakovec2
- pop dinleyenlern başka müzik türlerini eleştirmesi2
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- sırrı süreyya önder5
- helikopterlerin mantıksız davranması3
- karıncaların çok boş yapması2
- ünüversite okumanın zaman kaybı olması2
- özgür özel'in tutuklanması9
- herkes denize pikniğe giderken sizin çalışmanız6
- yaz sıcağında bot giyen metalci2
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim8
- akşam yemeği2
- gram altındaki şiddetli yükseliş2
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- starbucks'ın uludağ sözlük ten kalabalık olması3
- aptal yazarlar2
- levent üsteğmen ile çiğdem üstteğmen'in sevişmesi3
- meal kuran değildir26
- emret komutanım tahir yüzbaşı4
- ev temizleyen kadın2
- cevap niteliğinde entry giren yazarlar2
- bakara suresi 107 ayet2
- ekmek3
- insanın inanmak istediğine inanması3
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık18
- hırvatistan15
- banu alkan serpil cakmakli bulusmasi2
- akp vs pkk6
- benim çocuğum yapmaz annesi5
SEVGiLi okuyucularım, bugün yazı günüm değil. Ancak bazen öyle oluyor ki, içinizden bir şeyler patlıyor ve günü olmadığı halde oturup yazmaya başlıyorsunuz.
Şırnak'ta yeniden üç şehit verdik.
Yarbay, binbaşı, er.
Fethullahçı şahıs merak etmişti, köşe yazısında daha birkaç gün önce soruyordu. Yazısının başlığı şöyle idi:
"Erlerimiz Savaşıyor, Subaylarımız Nerede?"
Sonra devam ediyordu:
"Muharebe subay işidir. Ama (Güneydoğu'da) erler savaştırılıyor, yedeksubaylar savaştırılıyor.
PKK ile mücadelede subaylarımız nerede?
Ortada mücadele planı yok.
PKK ile mücadele er muharebesi değil, subay muhaberesidir. Bölgede kaç subay vardır? Subaylarımız nerede?"
Herhalde, bölgedeki binlerce rütbeliyi piknikte, tatilde, turistik gezide zannediyordu! Ya da bunları gıcıklık olsun, cemaatin hoşuna gitsin diye yazıyordu. Önceki akşam saatlerinde ikisi subay üç askerimiz şehit edildi.
Yarbay Melih Gülova, Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu ve er Hasan Güreşen.
Allah hepsine rahmet eylesin. Allah "Subaylar nerede" diye hiç utanmadan yazı yazanların günahını affetsin.
Subaylar işte orada. Tabutlarının içinde yatıyorlar.
Güneydoğu'da bugüne kadar general dahil her rütbeden yüzlerce subay ve astsubayımız, binlerce askerimiz, polisimiz şehit düştü. Ancak bazıları, özellikle din baronlarının adamları ve kendilerini piyasada "aydın (!)" diye yutturan bizim entel-liboş kesim, sırf kendilerine özgü asker düşmanlığı nedeniyle, rütbeliler için böyle uçuk, saçma sapan yazı ve yorumlarla gitmeyi yeğledi.
Subaylar nerede imiş!
Şimdi Genelkurmay Başkanlığı'ndan bir istirhamım var. PKK terörünün başladığı 1984 yılından bu yana Güneydoğu'da şehit düşen subay ve astsubaylarımızın sayısını açıklasınlar.
Bu rakama ayrıca rütbeli rütbesiz bütün personel sayısını da eklesinler.
Dikkatinizi çekerim, biz burada sadece şehitlerle ilgileniyoruz. Odaklanma orada.
Bir de (rütbeli rütbesiz) sakat kalan ve birçok sorunla boğuşan binlerce gazimiz var. Elini kolunu, ayağını bacağını, gözlerini yitiren, yaşam savaşı veren gaziler. Devlet onların maaşıyla bile uğraşıyor. Çoğu Emekli Sandığı aleyhine davalar açtı. Böyle binlerce dava var. O insanların maaşına bile göz dikenler, onların hakkını savunacak bir tek yasayı bile 4.5 yıl içerisinde çıkarmayanlar, şimdi Türkiye'yi yönetiyor.
Onların destekçileri ise haykırıyor: "Subaylar nerede?"
Tablo felaket, tam bir yüz karası. Tablo ne insanlığa yakışıyor, ne Müslümanlığa, ne de devlet yönetimine.
Bu yazıyı yazarken bir şeyi çok merak ediyorum. Şehit Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu'nun cenazesi bugün Ankara'da toprağa verilecek. Bay Başbakan acaba törene gelecek mi?
Gelirse katılanlardan acaba alkış mı alacak!!!
Yoksa yine (en hafif deyimiyle) protesto mu edilecek?
Sevgili okuyucularım, kimlerin elinde ne günlere kaldığımızı hep birlikte görüyoruz.
Fakat endişe etmeyin, bu günler de geçecek. Çok az kaldı.
(bkz: http://www.hurriyet.com.t....asp?yazarid=5&gid=61)
Şırnak'ta yeniden üç şehit verdik.
Yarbay, binbaşı, er.
Fethullahçı şahıs merak etmişti, köşe yazısında daha birkaç gün önce soruyordu. Yazısının başlığı şöyle idi:
"Erlerimiz Savaşıyor, Subaylarımız Nerede?"
Sonra devam ediyordu:
"Muharebe subay işidir. Ama (Güneydoğu'da) erler savaştırılıyor, yedeksubaylar savaştırılıyor.
PKK ile mücadelede subaylarımız nerede?
Ortada mücadele planı yok.
PKK ile mücadele er muharebesi değil, subay muhaberesidir. Bölgede kaç subay vardır? Subaylarımız nerede?"
Herhalde, bölgedeki binlerce rütbeliyi piknikte, tatilde, turistik gezide zannediyordu! Ya da bunları gıcıklık olsun, cemaatin hoşuna gitsin diye yazıyordu. Önceki akşam saatlerinde ikisi subay üç askerimiz şehit edildi.
Yarbay Melih Gülova, Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu ve er Hasan Güreşen.
Allah hepsine rahmet eylesin. Allah "Subaylar nerede" diye hiç utanmadan yazı yazanların günahını affetsin.
Subaylar işte orada. Tabutlarının içinde yatıyorlar.
Güneydoğu'da bugüne kadar general dahil her rütbeden yüzlerce subay ve astsubayımız, binlerce askerimiz, polisimiz şehit düştü. Ancak bazıları, özellikle din baronlarının adamları ve kendilerini piyasada "aydın (!)" diye yutturan bizim entel-liboş kesim, sırf kendilerine özgü asker düşmanlığı nedeniyle, rütbeliler için böyle uçuk, saçma sapan yazı ve yorumlarla gitmeyi yeğledi.
Subaylar nerede imiş!
Şimdi Genelkurmay Başkanlığı'ndan bir istirhamım var. PKK terörünün başladığı 1984 yılından bu yana Güneydoğu'da şehit düşen subay ve astsubaylarımızın sayısını açıklasınlar.
Bu rakama ayrıca rütbeli rütbesiz bütün personel sayısını da eklesinler.
Dikkatinizi çekerim, biz burada sadece şehitlerle ilgileniyoruz. Odaklanma orada.
Bir de (rütbeli rütbesiz) sakat kalan ve birçok sorunla boğuşan binlerce gazimiz var. Elini kolunu, ayağını bacağını, gözlerini yitiren, yaşam savaşı veren gaziler. Devlet onların maaşıyla bile uğraşıyor. Çoğu Emekli Sandığı aleyhine davalar açtı. Böyle binlerce dava var. O insanların maaşına bile göz dikenler, onların hakkını savunacak bir tek yasayı bile 4.5 yıl içerisinde çıkarmayanlar, şimdi Türkiye'yi yönetiyor.
Onların destekçileri ise haykırıyor: "Subaylar nerede?"
Tablo felaket, tam bir yüz karası. Tablo ne insanlığa yakışıyor, ne Müslümanlığa, ne de devlet yönetimine.
Bu yazıyı yazarken bir şeyi çok merak ediyorum. Şehit Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu'nun cenazesi bugün Ankara'da toprağa verilecek. Bay Başbakan acaba törene gelecek mi?
Gelirse katılanlardan acaba alkış mı alacak!!!
Yoksa yine (en hafif deyimiyle) protesto mu edilecek?
Sevgili okuyucularım, kimlerin elinde ne günlere kaldığımızı hep birlikte görüyoruz.
Fakat endişe etmeyin, bu günler de geçecek. Çok az kaldı.
(bkz: http://www.hurriyet.com.t....asp?yazarid=5&gid=61)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar