bugün
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak8
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması8
- göz kanlanması6
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- uludede'nin cenaze eventi8
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş4
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- uludede'yi karıya götürmek7
- 3 kere üst üste 31 çekmek9
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- pick me girl5
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- avare be3
- ekmeğe çikolata sürmek7
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- gunluklerim aylik olmus4
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi5
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- uludede nim mirası4
- sürekli özür dileyen insan5
- söylenilen pembe yalanlar3
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- gece gece nervioyu düşünüp efkarlanmak3
- bana ayrılan sürenin sonuna geldik4
- eyeliner çekme yöntemleri7
- trump'ın iran açıklaması2
- sarma3
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak4
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- robotların insanlara baş kaldırması5
- ortaçağda cadı avlamak3
- yunan adalarına gitmek20
- kömbe6
- fatma betül sayan kaya64
- kahverengi göz kalemi6
- dinci ahlaksızlığı19
- queen ravenna olarak aranızdan kopuyorum3
- ciğer yiyen midesizler10
- arkadaşlar3
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- ciğer vs kokoreç8
- makyajın ciltte pütür durması5
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- düz dünyacıların epeydir başlık açmaması3
- inci sözlük8
çocuklar...
çocuklar...çocuklar,
yeryüzünün sevda gülleri.
yaşamı anlamlandıran güzeller,
sarısı, beyazı, siyahı ve esmeriyle,
dağda, ovada, adada, sokakta;
ister aç, ister tok,
ister oyuncaklı, ister oyuncaksız,
ister evsiz,
ya da yurtsuz;
hepsi ...ama hepsi,
özgür çiçekleridir, sevgi bahçesinin,
yalnız değilller,
yalnız olmadıklarını biliyorlar,
çünkü gülücükleri aynı, umutları aynı, sevdaları aynı...
zeytin gözlü, boncuk gözlü,
ne güzel gülüyorlar...
gülücükleri;
sevgi dolu, huzur dolu, umut dolu...
barış, kardeşlik ve aşk dolu,
umudun, hayallerin ve sevginin mimarları...
çocuklar...
ipek sarısı,
kömür siyahı,
kıvır kıvır saçlarıyla,
yeryüzünün küçük ama zeki insanları...
yasaksız, yalansız ve savaşsız ,
eğitime değil, öğrenime koşanlar,
merak eden ve soran,
bakır tellerin değil, fiber optik,
abaküsün değil , sibernetiğin,
klavyenin insanları...
bilgi çağının tomurcukları,
tek silahları; gülücükleri...
adları ne olursa olsun,
nerede oturuyor oldukları,
renkleri, cinsiyetleri önemli değil;
çünkü onlar aynı dili konuşur,
gamzelerinde aynı çiçek,
gözlerindeki ışık aynı;
yasaksız, yalansız, savaşsız,
sevgi dolu, aşk dolu, umut dolu...
bütün çocuklar kardeştir,
aynı kaderi paylaşır,
aynı acılara ağlar,
aynı sevinçlere güler,
filler tepişirken ezilen onlar,
soygun düzenlerinde aç kalan ,
savaşlarda ölen,
hastalıklarda en çok kırılan onlar.
belki de bundandır,
çocuklar,
kavgayı, savaşı sevmezler...
hamasi nutuklar onları etkilemez,
ama havada taklabaz bir güvercin,
evde sırnaşık bir kedi,
sokakta sevimli bir köpek,
gülücük yağdırır o küçücük yüzlerine,
sevgiyle parlatır gözlerini,
siyahın, beyazın, sarının ve esmerin,
çünkü bütün çocuklar kardeştir...
kimisi sokakta,
kimisi sırça köşkte,
kiminin anasütünden başka lüksü olmasa bile,
gülücükleri ortak,
gözlerindeki ışık aynı ;
kelebekler gibi özgür,
yunuslar gibi duyarlı,
fırat gibi coşkulu ve yürekli...
çocuklar!..
ne olur hep öyle kalın...
kendinize benzeyin,
bize değil....
necat iltaş
(2000)
çocuklar...çocuklar,
yeryüzünün sevda gülleri.
yaşamı anlamlandıran güzeller,
sarısı, beyazı, siyahı ve esmeriyle,
dağda, ovada, adada, sokakta;
ister aç, ister tok,
ister oyuncaklı, ister oyuncaksız,
ister evsiz,
ya da yurtsuz;
hepsi ...ama hepsi,
özgür çiçekleridir, sevgi bahçesinin,
yalnız değilller,
yalnız olmadıklarını biliyorlar,
çünkü gülücükleri aynı, umutları aynı, sevdaları aynı...
zeytin gözlü, boncuk gözlü,
ne güzel gülüyorlar...
gülücükleri;
sevgi dolu, huzur dolu, umut dolu...
barış, kardeşlik ve aşk dolu,
umudun, hayallerin ve sevginin mimarları...
çocuklar...
ipek sarısı,
kömür siyahı,
kıvır kıvır saçlarıyla,
yeryüzünün küçük ama zeki insanları...
yasaksız, yalansız ve savaşsız ,
eğitime değil, öğrenime koşanlar,
merak eden ve soran,
bakır tellerin değil, fiber optik,
abaküsün değil , sibernetiğin,
klavyenin insanları...
bilgi çağının tomurcukları,
tek silahları; gülücükleri...
adları ne olursa olsun,
nerede oturuyor oldukları,
renkleri, cinsiyetleri önemli değil;
çünkü onlar aynı dili konuşur,
gamzelerinde aynı çiçek,
gözlerindeki ışık aynı;
yasaksız, yalansız, savaşsız,
sevgi dolu, aşk dolu, umut dolu...
bütün çocuklar kardeştir,
aynı kaderi paylaşır,
aynı acılara ağlar,
aynı sevinçlere güler,
filler tepişirken ezilen onlar,
soygun düzenlerinde aç kalan ,
savaşlarda ölen,
hastalıklarda en çok kırılan onlar.
belki de bundandır,
çocuklar,
kavgayı, savaşı sevmezler...
hamasi nutuklar onları etkilemez,
ama havada taklabaz bir güvercin,
evde sırnaşık bir kedi,
sokakta sevimli bir köpek,
gülücük yağdırır o küçücük yüzlerine,
sevgiyle parlatır gözlerini,
siyahın, beyazın, sarının ve esmerin,
çünkü bütün çocuklar kardeştir...
kimisi sokakta,
kimisi sırça köşkte,
kiminin anasütünden başka lüksü olmasa bile,
gülücükleri ortak,
gözlerindeki ışık aynı ;
kelebekler gibi özgür,
yunuslar gibi duyarlı,
fırat gibi coşkulu ve yürekli...
çocuklar!..
ne olur hep öyle kalın...
kendinize benzeyin,
bize değil....
necat iltaş
(2000)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar