bugün
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- manifest dinleyen erkek7
- aşk acısı çekiyorum sözlük18
- plajda erkeklerin vücuduna dikkatle bakmak3
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- yaz yemekleri5
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- scooter'a 6 kişi binmek5
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- taksici muhabbeti5
- gocu bay bey birader3
- spiderman mi döver batman mi5
- gammazların çok kötü insanlar olması3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- can kolukısa4
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- petrol4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- solcu dövmek2
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- gram altın3
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- türkiye5
- elalem ne der4
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- stres yönetimi6
- yüz yaşından büyük binada yaşamak3
- stres3
- david bowie yi tanımayan insan2
- bu saatte bu kadar sıcak mı olur lan2
- doğuda yaşayan yazarlar5
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- taksim delisi cenk2
- gulmekicinyaratilmis11
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı3
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- aylık 449 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- tai lung9
- fenerbahçe7
- yeni parti tüzüğü2
- 26000 entry2
- kuran ı kerim meali6
- rüşvet5
- almanya4
- mekke ortak savunma anlaşması2
- 1 50 boyundaki kızın benden kork demesi4
- ekşi mayalı tam buğday ekmeği4
- bilgesu erenus2
- sözlüğü 3 kelime ile anlatın2
küçüktüm, beşiktaş'ın o bir yerlere arabalar falan gönderilip şampiyonluğunun
engellendiği yıllardan birinde, takım son maçını nafile bir ümitle bursa'da
oynuyor. ümit kaf dağının ardında, beşiktaş yenecek te,öteki yenilecek te,ölme
eşeğim...
nitekim beşiktaş yeniyor,hiç bir işe yaramayan galibiyet. sinan iki gol atıyor.
hele attığı ikinci golden sonra duygu patlaması, öfke ve isyan ile takımı yalnız
bırakmayan taraftara koşuyor, elleriyle havada kavisler çizerek bağırıyor 'seneye,
seneye'. takımın genel havasından biraz ayrı bir adam da olsa o andan itibaren
küçük argiris'in gözünde sinan bir beşiktaşlılık sembolü oluyor. kartallar gibi
savaşan, mücadeleyi bırakmayan, pençesine gagasına karşın ateşli silahları olan
avcılara isyan eden, bir daha denemek üzere göklerdeki yuvasına dönen.
aradan yıllar geçiyor,sinan dolce vita düşkünlüğü yüzünden aktif futbol hayatını
olması gerekenden kısa kesiyor, bitirmemesi gereken yerlerde tamamlıyor.
geçen başka yıllardan sonra yuvaya menajer ve abi olarak dönüyor. kerli- ferli bir
adam olmuş, işbitirici, ne problem varsa hallederimci görünüyor. böyle sevimli,
babayani, çelebi havalarında. şampiyonlukta payı olsa da artık yetişkin olan
argiris sinan'ı içine sindiremiyor. o haller, tavırlar,bir tuhaf ilişkiler,anlam
veremiyoruz. belki veriyoruz da, konduramıyoruz. derken samsun maçı, sinan'ın
aniden arka plana geçişi, takımın içerden,dışardan sabote edilişi,sinan'ın sayın
seyirci konumunda kalışı ve pasaport olayları.
şimdi okuyoruz ki, bir sonraki kongrede başkanlığa aday olacakmış. olur mu olur,
bir o eksik kalmıştı.
ille de tanım lazımsa,buyrunuz: değil başkanlık, bir daha beşiktaş'ta herhangi bir
görev alırsa kongre üyeliğimden vaz geçmeme yol açacak adam.
zorunlu ekleme: bugün itibarı ile beşiktaş' ta görevlendirilmiş yine. ünvanının,
fonksiyonunun ne olduğu ilgilendirmez,beni yukarda etmiş olduğum söz bağlar.
kimin umurunda olur bilmem, kimsenin umrunda olup olmadığı da enterese etmez,
haftaya ilk işim beşiktaş kongre üyeliğinden istifa etmektir. yeter ulan be,
ne hallere düşürdünüz beşiktaş'ı.
engellendiği yıllardan birinde, takım son maçını nafile bir ümitle bursa'da
oynuyor. ümit kaf dağının ardında, beşiktaş yenecek te,öteki yenilecek te,ölme
eşeğim...
nitekim beşiktaş yeniyor,hiç bir işe yaramayan galibiyet. sinan iki gol atıyor.
hele attığı ikinci golden sonra duygu patlaması, öfke ve isyan ile takımı yalnız
bırakmayan taraftara koşuyor, elleriyle havada kavisler çizerek bağırıyor 'seneye,
seneye'. takımın genel havasından biraz ayrı bir adam da olsa o andan itibaren
küçük argiris'in gözünde sinan bir beşiktaşlılık sembolü oluyor. kartallar gibi
savaşan, mücadeleyi bırakmayan, pençesine gagasına karşın ateşli silahları olan
avcılara isyan eden, bir daha denemek üzere göklerdeki yuvasına dönen.
aradan yıllar geçiyor,sinan dolce vita düşkünlüğü yüzünden aktif futbol hayatını
olması gerekenden kısa kesiyor, bitirmemesi gereken yerlerde tamamlıyor.
geçen başka yıllardan sonra yuvaya menajer ve abi olarak dönüyor. kerli- ferli bir
adam olmuş, işbitirici, ne problem varsa hallederimci görünüyor. böyle sevimli,
babayani, çelebi havalarında. şampiyonlukta payı olsa da artık yetişkin olan
argiris sinan'ı içine sindiremiyor. o haller, tavırlar,bir tuhaf ilişkiler,anlam
veremiyoruz. belki veriyoruz da, konduramıyoruz. derken samsun maçı, sinan'ın
aniden arka plana geçişi, takımın içerden,dışardan sabote edilişi,sinan'ın sayın
seyirci konumunda kalışı ve pasaport olayları.
şimdi okuyoruz ki, bir sonraki kongrede başkanlığa aday olacakmış. olur mu olur,
bir o eksik kalmıştı.
ille de tanım lazımsa,buyrunuz: değil başkanlık, bir daha beşiktaş'ta herhangi bir
görev alırsa kongre üyeliğimden vaz geçmeme yol açacak adam.
zorunlu ekleme: bugün itibarı ile beşiktaş' ta görevlendirilmiş yine. ünvanının,
fonksiyonunun ne olduğu ilgilendirmez,beni yukarda etmiş olduğum söz bağlar.
kimin umurunda olur bilmem, kimsenin umrunda olup olmadığı da enterese etmez,
haftaya ilk işim beşiktaş kongre üyeliğinden istifa etmektir. yeter ulan be,
ne hallere düşürdünüz beşiktaş'ı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar