bugün
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı9
- bik bik'in kraliçe olması11
- kolye142
- sarı tekerin yazar olamaması9
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- hacker saldırısı gazileri8
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- cep telefonu22
- peynir dolgulu jalapeno3
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- nokia20
- fransa8
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- usualsuspects'in ayağı4
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- yılmaz erdoğan2
- araba3
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- meltem hendem2
- antalya2
- kuzey kıbrıs ta öğrenci olmak2
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- bilim3
- esaretin bedeli5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- ay3
- uzay3
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- konya denilince akla gelenler7
- fon vurgunu24
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- son parti4
- istersem sozlugu hacklerim5
- jagermeister3
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
Aşkın Cep Defteri, Mungan'ın kemikleşmiş okur kitlesi için değil sadece, çok daha geniş kesime hitap eden bir kitap. Benim canım yazarımın en sevmediği şey kendisine ait olmayan cümlelerin, onun imzası ile ortalarda dolanmasıyken, bu kitap sonrasında yenilenen ve gerçekten Mungan'a ait olan aforizmalar saracak ortalığı. Altını çizdiğim öyle çok cümle var ki hepsini yazamayacağım. En çok etkilendiklerimse aşağıda.
--spoiler--
--spoiler--
** Birbirimizi ne kadar sevsek de bir beraberlik çıkmıyor yan yana duruşumuzdan.
** Şimdi elinde tuttuğun fotoğraf bu. Daha çok 20li yaşların anları bunlar. Bir insanın yaşamında belki de sonradan en çok özleyeceği yaşların. Genç olmaktan anladığı yaşların. Kolay neşeler ve kolay kederler edinilen; heyecanın tükenmezliğine, duyguların ömür boyu süreceğine gönülden inanılan yaşların. Toyluğun.
** Ayrılık da hastalık gibi yaşanır. Hani kimi ateşli hastalıklar vardır; sabahları daha iyi kalkar, gündüzleri iyileştiğini sanırsın, hallettiğini. Akşam indiğinde yeniden ateşin ateşin yükselir, gözlerin kararır; özlersin, çok özlersin; sandığın kadar halledememiş olduğunu anlarsın, ateşin sürüyorsa hiç halledemediğini düşünmeye başlarsın. Sonra ertesi gün gene aynı şey olur, sabah bir armağan gibi hafif gelir, sonra yine akşam iner. Ateş. Kor. Bir süre böyle sürer bu. Kimi zaman iyileşirsin, kimi zaman çaresizliğini unutmak sanırsın, kimi zaman artık hiçbir şey sanmayacak kadar kapılırsın gündelik hayatın akışına. Aşk bazen acısız, ağrısız yıllarca durur aynı yerinde. Acısı geçeni, geçti sanırsın.
** Sen, aklınla ne düşünürsen düşün kalbin kendi hafızası var.
** Ben de senden, seninle olan ilişkimden bir şey öğrendim. Kendimin kıymetini öğrendim. Kendime değer vermeyi, bir ölçüde de olsa kendimi korumayı, kollamayı; sen beni öyle hoyrat kullandın ki, ben de işte bunları öğrendim. Gülümsedi. Yıllar sonra gelen geç bir gülümsemeyle gülümsedi. Bazı armağanların geç olması değerini hiç azaltmıyor. Boşuna değilmiş diyorsun. Hiç boşuna değilmiş.
--spoiler--
--spoiler--
Hele bir Karşı'nın Işıkları öyküsü var ki, ne ben buraya yazabilirim, ne nasıl hissettiğimi kimselerle paylaşabilirim. Bir Mungan kitabı daha, kitaplığımın en güzel yerinde çocuğuma miras diye, usul usul beklemekte.
--spoiler--
--spoiler--
** Birbirimizi ne kadar sevsek de bir beraberlik çıkmıyor yan yana duruşumuzdan.
** Şimdi elinde tuttuğun fotoğraf bu. Daha çok 20li yaşların anları bunlar. Bir insanın yaşamında belki de sonradan en çok özleyeceği yaşların. Genç olmaktan anladığı yaşların. Kolay neşeler ve kolay kederler edinilen; heyecanın tükenmezliğine, duyguların ömür boyu süreceğine gönülden inanılan yaşların. Toyluğun.
** Ayrılık da hastalık gibi yaşanır. Hani kimi ateşli hastalıklar vardır; sabahları daha iyi kalkar, gündüzleri iyileştiğini sanırsın, hallettiğini. Akşam indiğinde yeniden ateşin ateşin yükselir, gözlerin kararır; özlersin, çok özlersin; sandığın kadar halledememiş olduğunu anlarsın, ateşin sürüyorsa hiç halledemediğini düşünmeye başlarsın. Sonra ertesi gün gene aynı şey olur, sabah bir armağan gibi hafif gelir, sonra yine akşam iner. Ateş. Kor. Bir süre böyle sürer bu. Kimi zaman iyileşirsin, kimi zaman çaresizliğini unutmak sanırsın, kimi zaman artık hiçbir şey sanmayacak kadar kapılırsın gündelik hayatın akışına. Aşk bazen acısız, ağrısız yıllarca durur aynı yerinde. Acısı geçeni, geçti sanırsın.
** Sen, aklınla ne düşünürsen düşün kalbin kendi hafızası var.
** Ben de senden, seninle olan ilişkimden bir şey öğrendim. Kendimin kıymetini öğrendim. Kendime değer vermeyi, bir ölçüde de olsa kendimi korumayı, kollamayı; sen beni öyle hoyrat kullandın ki, ben de işte bunları öğrendim. Gülümsedi. Yıllar sonra gelen geç bir gülümsemeyle gülümsedi. Bazı armağanların geç olması değerini hiç azaltmıyor. Boşuna değilmiş diyorsun. Hiç boşuna değilmiş.
--spoiler--
--spoiler--
Hele bir Karşı'nın Işıkları öyküsü var ki, ne ben buraya yazabilirim, ne nasıl hissettiğimi kimselerle paylaşabilirim. Bir Mungan kitabı daha, kitaplığımın en güzel yerinde çocuğuma miras diye, usul usul beklemekte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar