bugün
- yeni evli çift aktiviteleri16
- nervio abla18
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz4
- yazılımcıların flört edememesi6
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak16
- ismail kartal21
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- 2026 baro seçimleri4
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- türkiye cumhuriyeti2
- yaşamak üzerine2
- mutlu günleri beklemek15
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması5
- en lezzetli balık12
- vajinaya dil atmak16
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır7
- güney kore34
- sözlük kızlarının çorapları11
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- yerde para bulmak8
- kimsenin sizi sevmemesi16
- görükle den moskova'ya yürümek3
- ahmet kaya3
- ümit kocasakal19
- kedimin yatağıma kusması6
- sözlüğe hareket getirecek şey6
- from gold from dust36
- ıspartalıları sevmemek8
- en son ne aldınız13
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar8
- motorsiklet5
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı9
- gece uyanıkları3
- nervio tarzı entry girmek24
- kış gelince kısa etek ince çorap modası8
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- para kazanmak6
- mersin10
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- instagram da artan erotizm sebebi10
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması19
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz6
- sabahları sevilen şeyler5
- ayak sevecek kadar abaza olmak10
- sinemada yiyişen sevgililer9
sürekli misyoner bir edayla "doğru yola" çevrilmeye çalışılan (bu çabanın altında sevap kazanıp kendini kurtarma amacı, karşısındakini kurtarma amacından baskındır); üzerindeki baskı hare hare; din tarafından kutsal kitaplarda katli savunulan ve hakarete uğrayan, fakat din hakkında tek kelime etse hakaretle yargılanan; ahlaksızlıkla, aşağılık olmakla, güvenilmezlikle ve nefsine yenilmekle suçlanan; bu yüzden dinlere karşı agresif bir tavır içine giren insanların mensubu olduğu akım.
dawkins şöyle der; "eğer 0'dan 6'ya kadar bir ölçek olsa ve 0 tanrının yokluğunu, 6 varlığını sembolize etse, benim ölçekteki değerim 1 olurdu." bu söz bilimsel düşünmeyi de kapsamaktadır. bilimsel akıl yürütme ise şüphe etmektir, sorgulamaktır, ateistim desen bile o 0-6 ölçeğinde hiçbir zaman 0 olmamaktır.
ateist de şüpheye düşmüştür ve kanıt aramaktadır. fakat ne yazık dinin söylediklerine sunabileceği hiçbir kanıt yoktur. sadece bilimsel verileri kendi söylemlerine yamamakla yetinir. kendi söylemleri de o kadar yoruma açıktır ve belirsizdir ki, kendi söylemlerinden "tanrı yoktur" anlamı bile çıkar. neticede böyle böyle "bir iğne ustasız bir köy muhtarsız olmaz" aşamasına kadar gelinmiştir. bu tarz söylemler bazılarınca çok mantıklı kabul edilmekte ve hemen inanılmaktadır. fakat bir de inanmayanlar vardır.
bu aşamada bu şüpheci için güncel misyoner söylemleri, en açık seçik ateizm delilleri bilimde olduğu için bilimle ve tasavvufla örülmüştür ve ateistler doğru yola bununla çevrilmeye çalışılmaktadır. fakat bu büyük bir hatadır. bir şüpheci, dinin sadece bir inanç meselesi ve vicdani yönelim olmakla kalmadığını kavradığı anda misyoner çabalar sarpa sarmaktadır. din insanın tüm hayatını, bakış açısını, zihniyetini, ahlakını ve karakterini etkilemekte; ayrıca toplumu, ekonomiyi, cinsiyetler arası ilişkileri, siyasi yönelimleri, üretim tüketim ilişkilerini, toplumsal sınıflaşmayı, insanla doğa ilişkisini, eğitimi, bilimsel faaliyetleri, sanatı, devletler ve kültürler arası ilişkileri, kısacası insana ve doğaya dair her şeyi düzenlemekte ve daha pek çok alana da nüfuz etmektedir. bunu kavrayan bir şüpheci, ister istemez "din bu alanlarda ne söylemektedir, din geçmişte insanlara ne vermiştir, gelecekte ne verme potansiyeline sahiptir; bununla beraber neleri alıp götürmüştür ve götürecektir, kısacası insanı ve evreni ne halden ne hale getirmiştir ve bu halden hangi hale götürecektir?" sorusunu da sorar. araştırmalar, incelemeler, okumalar birbirini izler ve dinlerin kutsal kitaplarını, açıklamaları (yani konu hakkında dini şahsiyetlerin ve uzmanların kaleme aldıklarını) ve tasavvufu; bununla beraber dinler tarihi, mitoloji, biyoloji, kimya, fizik, genetik, sosyoloji, psikoloji, sanat tarihi vs. araştırmaya dalar. gittikçe "bir köy muhtarsız olmaz" zihniyetinin tatmin edebileceği görüş mesafesinden yukarılara çıkmaya başlar, bunun sebebi karşılaştırmalı çalışmasıdır. sorularına cevapların tamamını bilimde, felsefede bulamaz; ama din bazı sorularına kendi mantığıyla cevap vermesine rağmen hiçbirine kanıt bulamazken bilim ve felsefe kanıtlarla meydana inmektedir. bir bocalama evresinden sonra kişi kendini o 0-6 ölçeğinde kendi bilinciyle konumlandırmayı artık başarabilmiştir.
ben mi? ben 1'deyim.
edit: içimde bir inanç kıpırdanması var, bakalım ne olacak. onu da zaman gösterecek.
dawkins şöyle der; "eğer 0'dan 6'ya kadar bir ölçek olsa ve 0 tanrının yokluğunu, 6 varlığını sembolize etse, benim ölçekteki değerim 1 olurdu." bu söz bilimsel düşünmeyi de kapsamaktadır. bilimsel akıl yürütme ise şüphe etmektir, sorgulamaktır, ateistim desen bile o 0-6 ölçeğinde hiçbir zaman 0 olmamaktır.
ateist de şüpheye düşmüştür ve kanıt aramaktadır. fakat ne yazık dinin söylediklerine sunabileceği hiçbir kanıt yoktur. sadece bilimsel verileri kendi söylemlerine yamamakla yetinir. kendi söylemleri de o kadar yoruma açıktır ve belirsizdir ki, kendi söylemlerinden "tanrı yoktur" anlamı bile çıkar. neticede böyle böyle "bir iğne ustasız bir köy muhtarsız olmaz" aşamasına kadar gelinmiştir. bu tarz söylemler bazılarınca çok mantıklı kabul edilmekte ve hemen inanılmaktadır. fakat bir de inanmayanlar vardır.
bu aşamada bu şüpheci için güncel misyoner söylemleri, en açık seçik ateizm delilleri bilimde olduğu için bilimle ve tasavvufla örülmüştür ve ateistler doğru yola bununla çevrilmeye çalışılmaktadır. fakat bu büyük bir hatadır. bir şüpheci, dinin sadece bir inanç meselesi ve vicdani yönelim olmakla kalmadığını kavradığı anda misyoner çabalar sarpa sarmaktadır. din insanın tüm hayatını, bakış açısını, zihniyetini, ahlakını ve karakterini etkilemekte; ayrıca toplumu, ekonomiyi, cinsiyetler arası ilişkileri, siyasi yönelimleri, üretim tüketim ilişkilerini, toplumsal sınıflaşmayı, insanla doğa ilişkisini, eğitimi, bilimsel faaliyetleri, sanatı, devletler ve kültürler arası ilişkileri, kısacası insana ve doğaya dair her şeyi düzenlemekte ve daha pek çok alana da nüfuz etmektedir. bunu kavrayan bir şüpheci, ister istemez "din bu alanlarda ne söylemektedir, din geçmişte insanlara ne vermiştir, gelecekte ne verme potansiyeline sahiptir; bununla beraber neleri alıp götürmüştür ve götürecektir, kısacası insanı ve evreni ne halden ne hale getirmiştir ve bu halden hangi hale götürecektir?" sorusunu da sorar. araştırmalar, incelemeler, okumalar birbirini izler ve dinlerin kutsal kitaplarını, açıklamaları (yani konu hakkında dini şahsiyetlerin ve uzmanların kaleme aldıklarını) ve tasavvufu; bununla beraber dinler tarihi, mitoloji, biyoloji, kimya, fizik, genetik, sosyoloji, psikoloji, sanat tarihi vs. araştırmaya dalar. gittikçe "bir köy muhtarsız olmaz" zihniyetinin tatmin edebileceği görüş mesafesinden yukarılara çıkmaya başlar, bunun sebebi karşılaştırmalı çalışmasıdır. sorularına cevapların tamamını bilimde, felsefede bulamaz; ama din bazı sorularına kendi mantığıyla cevap vermesine rağmen hiçbirine kanıt bulamazken bilim ve felsefe kanıtlarla meydana inmektedir. bir bocalama evresinden sonra kişi kendini o 0-6 ölçeğinde kendi bilinciyle konumlandırmayı artık başarabilmiştir.
ben mi? ben 1'deyim.
edit: içimde bir inanç kıpırdanması var, bakalım ne olacak. onu da zaman gösterecek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar