bugün
- ölüm7
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- dansöz izleme keyfi12
- enayimiknatisii36
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- aziz yıldırım12
- yarın kpssye girecek yazarlar9
- öylesine bir şeyler yaz3
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği2
- uzak durulası insan modelleri5
- insan olmaya ceyrek kala26
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- ismail kartal9
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- online listesinden manita beğenmek7
- hangi renksiniz17
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- geceye bir söz bırak8
- flat white4
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- evde dondurma yapmak5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- anın görüntüsü24
- sözlükteki şer çetesi12
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- gocu50
- şu an dinlediğiniz şarkı2
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- limonlu dondurma4
- s'i l v'e r m'i s t29
- sözlükte herkesin avcı olması12
- milan skriniar5
- sözlükteki zorbalar12
- ragnarın memeleri5
- tai lung42
- fenerbahçe nin liverpool ile karşılaşacak olması4
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- sözlük kızlarındaki libido yüksekliği4
- beşiktaş8
- seri eksici6
yıllardan beri metal müzik dinlememe rağmen gönlümdeki yeri hep ayrı olan bu müthiş grupla ilgili elimden geldiğince bir şeyler yazmazsam gerçekten ayıp olur.
crimson glory'nin tarihi herkesin bildiği gibi 1979 yılında pierced armor -sonradan beowulf adıyla var oldukları dönemlere dayanıyor. 1982 yılında isim değiştirip crimson glory adını alan ustalar. ilk olarak dream dancer adlı bir single yayınlıyor ki -ilk albümde de yer alacaktır-.
neyse efendiler debut albüm yine aynı yıl içerisinde par adlı bir plak şirketince çıkarılır. daha sonradan roadrunner tarafından basılan remasterlar olacaktır. bir de 2008 yılında da metal mind tarafından 2000 limitli basım olarak tekrar yayınlanacaktır.
1988'de ikinci albüm transcendence... -yine bir single sonrası yayınlanmıştır- bu albüm belki de grubun adını en çok duyurduğu yapıt -çoğu kişiye göre- -zaten en iyiler içerisindedir- lonely adlı şarkıya klip çekilmiştir. adını en çok neden bu albümde duyurdu diyeceksiniz, 1989 yılında kerrang'a kapak olmalarıyla... ve yine aynı yıl içerisinde metallica, udo, ozzy, doro ve anthrax'la birlikte bir avrupa turuna -ayrıca japonya- turuna çıktılar. 1990'da da almanya'daki metal hammer'da da 20.000 kişiye karşı çalmışlardır. tabi fantezi arayan grubun amiyane tabirle "nasıl cool oluruz?" kafasıyla sahnelere de maskelerle çıkmaya başlaması bu döneme dayanır ayrıca. turların akabinde ben jackson ve dana burnell gruptan ayrılır.
ravi jakhotia burnell'in yerine geçerek boş davulu doldurur. zaten bu dönem grubun tarz olarak kaydığı ve o günden bu güne pek bir şey yapamadığı dönemdir. yeni albüm strange and beautiful, daha çok rocka kayan bir albümdür. olsun yine de cgdir diyerekten bu albümü de sahiplendikten sonra, albüm sonrası tekrar turne işine giren grubun hala toparlanamadığı süreç işte burada başlar... midnight, artık yorulduğunu ve biraz olsun dinlenmek istediğini belirterek grubu da turneyi de yarım bırakır. yerine geçici olarak jon drenning'in arkadaşı david van landing geçer. alice in chains, ozzy, soundgardenla birlikte çıktıkları turneyi de bu şekilde bitirirler.
1996 yılına kadar etkinliğini sürdüren grup -o dönemlerde gruptaki diğer elemanlarda yan projelerle uğraşmaktadır- 2 yıl kadar süre ile cg'yi askıya alırlar.
1998'de midnight ile iletişime geçip grubu tekrar toparlamak isteyen jon drenning red üzerine, kendi imkanlarıyla grubu tekrar toplamaya çalışır. vokalde wade black'i ve -seven withes ve ben jackson group'ta çalmıştır- savatage davulcusu steve wacholz'ı getirir. ben jackson ise kendi projelerini bitirdikten sonra -parish- tekrar gruba dönmeyi kabul eder.
yaklaşık bir yıl sonrası astronomica adlı albümle 3 yıllık suskunluğa son veren grup belki de bu albümle metal müzik tarihinin en büyük 10 sıçışından birisine de imza attığından habersizdir. tabi bu albümle ilgili en ilginç anektodda ana kayıtların çalınması sonucu aslında iki kez kaydedilmiş olmasıdır. neyse 2004'e kadar etkinliği bir şekilde sürdüren grup yine dağılma kararı almıştır. zaten bu dönem içerisinde de diğer elemanlar yan projeleriyle uğraşmıştır.
ve evet. 2005 yılında en büyük reunion hadiselerinden birisine imza atacak olan grup, tekrar orijinal kadrosuyla sahne alacaktır -dolaylı olarak-. ilk olarak üzerinde çalıştıkları beşinci albümleri olacak olan "divine chaos"u duyuran -fakat malesef yayınlanamayacak olan- grup, black lotus'la anlaştıktan sonra eski konser kayıtlarını -ayrıca back stage görüntülerini içeren bir dvd- yayınlayarak işe başlar. midnight'ın solo projeme ağırlık vermek istiyorum, belki tekrar dönebirim lafının akabinde, gerçekleşen reunion olayı bir yıl sonraki döneme denk gelmektedir... yani 2006 yılına.
ilk olarak avrupa turu ve ilk ayağı olan yunanistan'da sahne alan grup hemen sonrasında black lotus'un sözleşmeyi feshetmesiyle sarsılacaktır. daha bitmedi. midnight'ın ruh sağlığı -kendini alkole vermesi- grubun durumunu da zora sokacaktır. bu yüzdendir ki, divine chaos şimdilik askıya alınacaktır.
gelgelelim turneler vs. diyerekten geçen 2 yıl sonrasına... 2009 yılına, yine bir anda büyük bir sessizliğe bürünen cg, müzik dünyasının en şahsına münhasır seslerinden midnight'ın ölümüyle sarsılacaktır. kendisi karın ağrısı şikayetiyle yattığı hastanede, 8 temmuz 2009'da ölmüştür. bunula ilgili olarak jon drenning; "bütün dünyanın bilmesi gereken tek bir şey varsa o da midnight'ın böbrek ya da karaciğeri yüzünden ölmediğidir" diyerek ilginç ve ucu açık bir iddia atmıştır. halbuki progpower adlı turnede headliner olarak yer alacak olan crimson glory; savatage'dan zak stevens, metal church'tan ronny munroe, mindflow'dan danilo herbert, sabaton'dan broden, royal hunt'tan mark boals vs vs gibi gibi usta müzisyenlerle sahne alacaktı. fakat malesef alamadı. yerine todd la torre -yeni queensryche- ve jon oliva'nın grubundan matt laporte eklendi.
2010 yılında todd la torre, grubun daimi vokalisti oldu. 24 yıl boyunca birçok grupta davul çalan bu adam bir anda kendini cg frontmani olarak buldu ve bunu "sadece oldu" diyerek açıklaması da ilginçtir. ayrıca kendisi geçtiğimiz günlerde geoff tate'in queensryche hayatına son noktayı koymasının akabinde queensryche'ın da yeni vokalisti de olmuştur. iki devi nasıl idare edecek bunu zamanla göreceğiz.
midnightla ilgili ilginç bir parantez açacak olursam, kendisi hayatımda dinlediğim en mükemmel seslerden birisidir fakat ilginçtir ki böyle bir adamın pek bilinmemesi bana garip gelmektedir. jon drennning bununla ilgili olarak; "bence midnight, hayran olunacak kalitede bir müzisyen ve oldukça alçakgönüllü bir insandı, ve eminim ki kendisinden sonraki birçok sesi de derinden etkilemiştir"
birkaç tavsiye yapmamak da olmaz. azrael, queen of the masquerade, lost reflection, heart of steel, painted skies, the chant... ilk olarak dinlenilmesini tavsiye ettiklerimdir efendim. zaten bulursanız bütün albümleri dinleyiniz, her biri progresif metal'in kilometre taşlarından birisidir. söz gelimi heavy metalin ne olursa olsun hala yaşayan bir efsanesidir kendileri...
crimson glory'nin tarihi herkesin bildiği gibi 1979 yılında pierced armor -sonradan beowulf adıyla var oldukları dönemlere dayanıyor. 1982 yılında isim değiştirip crimson glory adını alan ustalar. ilk olarak dream dancer adlı bir single yayınlıyor ki -ilk albümde de yer alacaktır-.
neyse efendiler debut albüm yine aynı yıl içerisinde par adlı bir plak şirketince çıkarılır. daha sonradan roadrunner tarafından basılan remasterlar olacaktır. bir de 2008 yılında da metal mind tarafından 2000 limitli basım olarak tekrar yayınlanacaktır.
1988'de ikinci albüm transcendence... -yine bir single sonrası yayınlanmıştır- bu albüm belki de grubun adını en çok duyurduğu yapıt -çoğu kişiye göre- -zaten en iyiler içerisindedir- lonely adlı şarkıya klip çekilmiştir. adını en çok neden bu albümde duyurdu diyeceksiniz, 1989 yılında kerrang'a kapak olmalarıyla... ve yine aynı yıl içerisinde metallica, udo, ozzy, doro ve anthrax'la birlikte bir avrupa turuna -ayrıca japonya- turuna çıktılar. 1990'da da almanya'daki metal hammer'da da 20.000 kişiye karşı çalmışlardır. tabi fantezi arayan grubun amiyane tabirle "nasıl cool oluruz?" kafasıyla sahnelere de maskelerle çıkmaya başlaması bu döneme dayanır ayrıca. turların akabinde ben jackson ve dana burnell gruptan ayrılır.
ravi jakhotia burnell'in yerine geçerek boş davulu doldurur. zaten bu dönem grubun tarz olarak kaydığı ve o günden bu güne pek bir şey yapamadığı dönemdir. yeni albüm strange and beautiful, daha çok rocka kayan bir albümdür. olsun yine de cgdir diyerekten bu albümü de sahiplendikten sonra, albüm sonrası tekrar turne işine giren grubun hala toparlanamadığı süreç işte burada başlar... midnight, artık yorulduğunu ve biraz olsun dinlenmek istediğini belirterek grubu da turneyi de yarım bırakır. yerine geçici olarak jon drenning'in arkadaşı david van landing geçer. alice in chains, ozzy, soundgardenla birlikte çıktıkları turneyi de bu şekilde bitirirler.
1996 yılına kadar etkinliğini sürdüren grup -o dönemlerde gruptaki diğer elemanlarda yan projelerle uğraşmaktadır- 2 yıl kadar süre ile cg'yi askıya alırlar.
1998'de midnight ile iletişime geçip grubu tekrar toparlamak isteyen jon drenning red üzerine, kendi imkanlarıyla grubu tekrar toplamaya çalışır. vokalde wade black'i ve -seven withes ve ben jackson group'ta çalmıştır- savatage davulcusu steve wacholz'ı getirir. ben jackson ise kendi projelerini bitirdikten sonra -parish- tekrar gruba dönmeyi kabul eder.
yaklaşık bir yıl sonrası astronomica adlı albümle 3 yıllık suskunluğa son veren grup belki de bu albümle metal müzik tarihinin en büyük 10 sıçışından birisine de imza attığından habersizdir. tabi bu albümle ilgili en ilginç anektodda ana kayıtların çalınması sonucu aslında iki kez kaydedilmiş olmasıdır. neyse 2004'e kadar etkinliği bir şekilde sürdüren grup yine dağılma kararı almıştır. zaten bu dönem içerisinde de diğer elemanlar yan projeleriyle uğraşmıştır.
ve evet. 2005 yılında en büyük reunion hadiselerinden birisine imza atacak olan grup, tekrar orijinal kadrosuyla sahne alacaktır -dolaylı olarak-. ilk olarak üzerinde çalıştıkları beşinci albümleri olacak olan "divine chaos"u duyuran -fakat malesef yayınlanamayacak olan- grup, black lotus'la anlaştıktan sonra eski konser kayıtlarını -ayrıca back stage görüntülerini içeren bir dvd- yayınlayarak işe başlar. midnight'ın solo projeme ağırlık vermek istiyorum, belki tekrar dönebirim lafının akabinde, gerçekleşen reunion olayı bir yıl sonraki döneme denk gelmektedir... yani 2006 yılına.
ilk olarak avrupa turu ve ilk ayağı olan yunanistan'da sahne alan grup hemen sonrasında black lotus'un sözleşmeyi feshetmesiyle sarsılacaktır. daha bitmedi. midnight'ın ruh sağlığı -kendini alkole vermesi- grubun durumunu da zora sokacaktır. bu yüzdendir ki, divine chaos şimdilik askıya alınacaktır.
gelgelelim turneler vs. diyerekten geçen 2 yıl sonrasına... 2009 yılına, yine bir anda büyük bir sessizliğe bürünen cg, müzik dünyasının en şahsına münhasır seslerinden midnight'ın ölümüyle sarsılacaktır. kendisi karın ağrısı şikayetiyle yattığı hastanede, 8 temmuz 2009'da ölmüştür. bunula ilgili olarak jon drenning; "bütün dünyanın bilmesi gereken tek bir şey varsa o da midnight'ın böbrek ya da karaciğeri yüzünden ölmediğidir" diyerek ilginç ve ucu açık bir iddia atmıştır. halbuki progpower adlı turnede headliner olarak yer alacak olan crimson glory; savatage'dan zak stevens, metal church'tan ronny munroe, mindflow'dan danilo herbert, sabaton'dan broden, royal hunt'tan mark boals vs vs gibi gibi usta müzisyenlerle sahne alacaktı. fakat malesef alamadı. yerine todd la torre -yeni queensryche- ve jon oliva'nın grubundan matt laporte eklendi.
2010 yılında todd la torre, grubun daimi vokalisti oldu. 24 yıl boyunca birçok grupta davul çalan bu adam bir anda kendini cg frontmani olarak buldu ve bunu "sadece oldu" diyerek açıklaması da ilginçtir. ayrıca kendisi geçtiğimiz günlerde geoff tate'in queensryche hayatına son noktayı koymasının akabinde queensryche'ın da yeni vokalisti de olmuştur. iki devi nasıl idare edecek bunu zamanla göreceğiz.
midnightla ilgili ilginç bir parantez açacak olursam, kendisi hayatımda dinlediğim en mükemmel seslerden birisidir fakat ilginçtir ki böyle bir adamın pek bilinmemesi bana garip gelmektedir. jon drennning bununla ilgili olarak; "bence midnight, hayran olunacak kalitede bir müzisyen ve oldukça alçakgönüllü bir insandı, ve eminim ki kendisinden sonraki birçok sesi de derinden etkilemiştir"
birkaç tavsiye yapmamak da olmaz. azrael, queen of the masquerade, lost reflection, heart of steel, painted skies, the chant... ilk olarak dinlenilmesini tavsiye ettiklerimdir efendim. zaten bulursanız bütün albümleri dinleyiniz, her biri progresif metal'in kilometre taşlarından birisidir. söz gelimi heavy metalin ne olursa olsun hala yaşayan bir efsanesidir kendileri...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar