bugün
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi25
- sadece 4000 kişi kalmış olması10
- algı çetesi7
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- sigaraya kahve sürmek5
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak4
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- kabe'ye secde etmek on emri ihlal ediyor mu4
- masklavinin siyaseti bırakırsa düzeleceği kanısı8
- özgür özel10
- 81r4d3r4
- çok artılara rağmen karmanın çok yavaş yükselmesi4
- arkadaşlar kavga etmeyin8
- aşırı milliyetçilerin herkesi kürtçü ilan etmesi7
- miçotakis ten türkiye'ye iyi geçinme çağrısı6
- allah yoksa insanı iyi olmaya zorlayan nedir9
- allah'ın çok merhametli kıskanç bi tanrı olması4
- s'i l v'e r m'i s t29
- la ilahe illallah3
- ne yapıyorsunuz arkadaşlar5
- mülteciler akp yüzünden türkiye de zannetmek4
- mazotun litresi 90 lira13
- gün tabağı diye rulolat veren sözlük kızı9
- 100 bin liraya mezarlık gece bekçisi olmak9
- zikir çekerken atomlarına ayrışacağını hissetmek2
- ısparta3
- parti tüzüğü okumak8
- niğde de restorana girip dayak yemek10
- kadın ve erkek yazarın kavga etmesi3
- birader terör örgütü4
- berhan şimşek'in kadına şiddet faili olması9
- üsküdar belediyesi9
- sinan apimu mafyalar kaçurmuş nuri papaciğum2
- ömer çelakıl'ı özlemek2
- otuzlarında ilk milyon dolarını kazanamamış olmak5
- yeni parti tüzüğü5
- seri eksici2
- 3 eylül 2026 bursaspor istanbulspor maçı2
- 3'ü 1 arada kahvenin aslında 4'ü 1 arada olması2
- on emre uymak2
- salata ile başlanan gün2
- masklavi'nin türkçe öğretmenine selam göndermek4
- türkiye iran savaşı7
- eylülde tatil yapmak7
- şizofrenik hikayeler5
- yalancı su böreği10
- mel mel bakan adama gülümsemek3
- kahve yemek4
- sözlüğün işgal altında olması2
- günün sözü24
yüzümü, doğduğum ilk andan itibaren mesken edinmiş mutsuzluğun sebebidir. ellerimin titremesinin, sinirlendiğimde aklımdakilerin dilimden çıkarken sekteye uğramasının yani kekelemenin yani gözlerimin dolmasının sebebidir. uykusuzluğun, bitmek bilmeyen sorgulama halinin, hüznün, savaşacak kimse bulamadığımda kendimle savaşıyor olmamın tek sebebidir.
kimsenin hatta hiçbir şeyin olmadığı bir boşluğu saatlerce izliyor olmamın, asla son bulmayacağına inandığım suskunluğumun, söylemek isteyip de siktir et dediğim her şeyin kaynağıdır. yeterince sevemiyor ve güvenemiyor , hiçbir hususta kesin yargılara varamıyor oluşumun, "ya bu mutlu anın sonu da hüsran olursa" paranoyaklığımın ve buna bağlı olarak içten bir kahkaha savurmaktan aciz olmamın yegane sebebidir.
anne olmaktan hatta evlenmekten korkmamın, büyümekten korktuğum yılların, yaşlanmaktan korktuğum anların kaynağıdır. hiçbir şeyden korkmadım ben. ne dayak yemekten, ne öldürülmekten, ne hırsızdan ne ağzından salya akan haşin bir hayvandan, ne böcekten, ne sinirlenmiş bir sevgiliden. ölmekten de korkmadım, ölüm kurtuluştu her daim. başaramadım o ayrı.
korkmadım işte. korkusuzluğum cesaret adıyla anıldı diğerlerinin ağzında. hayran bakışlara gülüp geçtim. öyle büyük bir korkum vardı ki benim, ölüm bile diğer küçük detaylara dahildi. korkmaya ne gerek vardı ki. adını baba koyduğum insanın ağzından çıkan ve çıkacaklardan korktum ben. her harfi kalbimin ağzımdan çıkmasına sebep oluyor, sesinin her tonu ölüme sürüklüyordu beni. hiç kimse üzemiyordu, hiçbir kelam yeterince doldurmuyordu gözlerimi. ama o... yıllarca ona olan hissimin ne olduğunu çözmeye çalışıp vazgeçtim sonunda. beni meydana getirerek en büyük kötülüğü sunmuştu ve devamında o büyük kötülüğü aratmayacak davranışları layık görmüştü. nefret ettim bazen, sonra ağırdı başı ya da midesi. nefretim banyo lavabosuna akıtılan göz yaşlarına dönüştü aniden. göstermedim ama, korktum aczimi görmesinden.
baba, korku demektir benim parçalara ayrılmış ruhumun dilinde. baba, tüm korkularımın merkezidir. keşke diyorum bazen, en yakın olduğum ölüme itse beni. korkum ve o cezbedici isteğim birleşse en karanlık anımda. o vakit severdim onu, başlattığı korkuyu sonlandırdı diye. o vakit "baba" derdim en içten halimle.
baba, her seferinde daha da büyük bir yara açıyorsun aciz ruhumda. korkuyorum, o yaralar kapandığında hiçbir hissim kalmayacak sana. ve belki de nefretin bile özlemini çekeceğim varlığın karşısında.
kimsenin hatta hiçbir şeyin olmadığı bir boşluğu saatlerce izliyor olmamın, asla son bulmayacağına inandığım suskunluğumun, söylemek isteyip de siktir et dediğim her şeyin kaynağıdır. yeterince sevemiyor ve güvenemiyor , hiçbir hususta kesin yargılara varamıyor oluşumun, "ya bu mutlu anın sonu da hüsran olursa" paranoyaklığımın ve buna bağlı olarak içten bir kahkaha savurmaktan aciz olmamın yegane sebebidir.
anne olmaktan hatta evlenmekten korkmamın, büyümekten korktuğum yılların, yaşlanmaktan korktuğum anların kaynağıdır. hiçbir şeyden korkmadım ben. ne dayak yemekten, ne öldürülmekten, ne hırsızdan ne ağzından salya akan haşin bir hayvandan, ne böcekten, ne sinirlenmiş bir sevgiliden. ölmekten de korkmadım, ölüm kurtuluştu her daim. başaramadım o ayrı.
korkmadım işte. korkusuzluğum cesaret adıyla anıldı diğerlerinin ağzında. hayran bakışlara gülüp geçtim. öyle büyük bir korkum vardı ki benim, ölüm bile diğer küçük detaylara dahildi. korkmaya ne gerek vardı ki. adını baba koyduğum insanın ağzından çıkan ve çıkacaklardan korktum ben. her harfi kalbimin ağzımdan çıkmasına sebep oluyor, sesinin her tonu ölüme sürüklüyordu beni. hiç kimse üzemiyordu, hiçbir kelam yeterince doldurmuyordu gözlerimi. ama o... yıllarca ona olan hissimin ne olduğunu çözmeye çalışıp vazgeçtim sonunda. beni meydana getirerek en büyük kötülüğü sunmuştu ve devamında o büyük kötülüğü aratmayacak davranışları layık görmüştü. nefret ettim bazen, sonra ağırdı başı ya da midesi. nefretim banyo lavabosuna akıtılan göz yaşlarına dönüştü aniden. göstermedim ama, korktum aczimi görmesinden.
baba, korku demektir benim parçalara ayrılmış ruhumun dilinde. baba, tüm korkularımın merkezidir. keşke diyorum bazen, en yakın olduğum ölüme itse beni. korkum ve o cezbedici isteğim birleşse en karanlık anımda. o vakit severdim onu, başlattığı korkuyu sonlandırdı diye. o vakit "baba" derdim en içten halimle.
baba, her seferinde daha da büyük bir yara açıyorsun aciz ruhumda. korkuyorum, o yaralar kapandığında hiçbir hissim kalmayacak sana. ve belki de nefretin bile özlemini çekeceğim varlığın karşısında.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar