bugün
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü14
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz16
- bdsm ci kadın yazar12
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- sözlük yazarlarının salataları15
- belinde don t stop dövmesi olan kız4
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası5
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi19
- türkiye nin en büyük sorunu13
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı5
- usualsuspects'in ayağı15
- ambulansa yol vermeyen sürücüye 46 bin lira ceza2
- yazarların hayattaki başarıları9
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- sözlüğü ergenlerden arındırıyoruz kampanyası3
- fon vurgunu34
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- kolye140
- soner çetin2
- azerbaycan'a dost ülke diyen davar2
- birinci viyana kuşatması3
- sözlükteki 40 yaş üstü prostatlı kitle2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- yahudilerin amerika'ya bağımlı olduğu algısı2
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- çay içerken dinlenecek şarkılar3
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı11
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan2
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- uzaylılar zamanı bükebilir mi4
- kara kobraları pek severim diyen kız3
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi8
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır6
- yumurta buzdolabında mı saklanır sorunsalı5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- iş çıkışı bara giden ingiliz karizması3
- çayın yanına yenilebilecek en güzel şey2
- akp'nin tüm servetinin yahudi bankalarında olması3
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası2
- tomurcuk cay2
- birazdan çay içecek olmam2
- günün sözü6
- aşırı şekilde ağır ve yavaş hareket eden insanlar3
- sözlük yazarlarının çalışma biçimi4
- fransa da sokak eylemi var diye ağlayan salak4
- akşam vakti dolmuşda güneş gözlüğüyle oturan tip2
- giriş yapınca sözlüğün kalitesini yükselten yuzır3
yüzümü, doğduğum ilk andan itibaren mesken edinmiş mutsuzluğun sebebidir. ellerimin titremesinin, sinirlendiğimde aklımdakilerin dilimden çıkarken sekteye uğramasının yani kekelemenin yani gözlerimin dolmasının sebebidir. uykusuzluğun, bitmek bilmeyen sorgulama halinin, hüznün, savaşacak kimse bulamadığımda kendimle savaşıyor olmamın tek sebebidir.
kimsenin hatta hiçbir şeyin olmadığı bir boşluğu saatlerce izliyor olmamın, asla son bulmayacağına inandığım suskunluğumun, söylemek isteyip de siktir et dediğim her şeyin kaynağıdır. yeterince sevemiyor ve güvenemiyor , hiçbir hususta kesin yargılara varamıyor oluşumun, "ya bu mutlu anın sonu da hüsran olursa" paranoyaklığımın ve buna bağlı olarak içten bir kahkaha savurmaktan aciz olmamın yegane sebebidir.
anne olmaktan hatta evlenmekten korkmamın, büyümekten korktuğum yılların, yaşlanmaktan korktuğum anların kaynağıdır. hiçbir şeyden korkmadım ben. ne dayak yemekten, ne öldürülmekten, ne hırsızdan ne ağzından salya akan haşin bir hayvandan, ne böcekten, ne sinirlenmiş bir sevgiliden. ölmekten de korkmadım, ölüm kurtuluştu her daim. başaramadım o ayrı.
korkmadım işte. korkusuzluğum cesaret adıyla anıldı diğerlerinin ağzında. hayran bakışlara gülüp geçtim. öyle büyük bir korkum vardı ki benim, ölüm bile diğer küçük detaylara dahildi. korkmaya ne gerek vardı ki. adını baba koyduğum insanın ağzından çıkan ve çıkacaklardan korktum ben. her harfi kalbimin ağzımdan çıkmasına sebep oluyor, sesinin her tonu ölüme sürüklüyordu beni. hiç kimse üzemiyordu, hiçbir kelam yeterince doldurmuyordu gözlerimi. ama o... yıllarca ona olan hissimin ne olduğunu çözmeye çalışıp vazgeçtim sonunda. beni meydana getirerek en büyük kötülüğü sunmuştu ve devamında o büyük kötülüğü aratmayacak davranışları layık görmüştü. nefret ettim bazen, sonra ağırdı başı ya da midesi. nefretim banyo lavabosuna akıtılan göz yaşlarına dönüştü aniden. göstermedim ama, korktum aczimi görmesinden.
baba, korku demektir benim parçalara ayrılmış ruhumun dilinde. baba, tüm korkularımın merkezidir. keşke diyorum bazen, en yakın olduğum ölüme itse beni. korkum ve o cezbedici isteğim birleşse en karanlık anımda. o vakit severdim onu, başlattığı korkuyu sonlandırdı diye. o vakit "baba" derdim en içten halimle.
baba, her seferinde daha da büyük bir yara açıyorsun aciz ruhumda. korkuyorum, o yaralar kapandığında hiçbir hissim kalmayacak sana. ve belki de nefretin bile özlemini çekeceğim varlığın karşısında.
kimsenin hatta hiçbir şeyin olmadığı bir boşluğu saatlerce izliyor olmamın, asla son bulmayacağına inandığım suskunluğumun, söylemek isteyip de siktir et dediğim her şeyin kaynağıdır. yeterince sevemiyor ve güvenemiyor , hiçbir hususta kesin yargılara varamıyor oluşumun, "ya bu mutlu anın sonu da hüsran olursa" paranoyaklığımın ve buna bağlı olarak içten bir kahkaha savurmaktan aciz olmamın yegane sebebidir.
anne olmaktan hatta evlenmekten korkmamın, büyümekten korktuğum yılların, yaşlanmaktan korktuğum anların kaynağıdır. hiçbir şeyden korkmadım ben. ne dayak yemekten, ne öldürülmekten, ne hırsızdan ne ağzından salya akan haşin bir hayvandan, ne böcekten, ne sinirlenmiş bir sevgiliden. ölmekten de korkmadım, ölüm kurtuluştu her daim. başaramadım o ayrı.
korkmadım işte. korkusuzluğum cesaret adıyla anıldı diğerlerinin ağzında. hayran bakışlara gülüp geçtim. öyle büyük bir korkum vardı ki benim, ölüm bile diğer küçük detaylara dahildi. korkmaya ne gerek vardı ki. adını baba koyduğum insanın ağzından çıkan ve çıkacaklardan korktum ben. her harfi kalbimin ağzımdan çıkmasına sebep oluyor, sesinin her tonu ölüme sürüklüyordu beni. hiç kimse üzemiyordu, hiçbir kelam yeterince doldurmuyordu gözlerimi. ama o... yıllarca ona olan hissimin ne olduğunu çözmeye çalışıp vazgeçtim sonunda. beni meydana getirerek en büyük kötülüğü sunmuştu ve devamında o büyük kötülüğü aratmayacak davranışları layık görmüştü. nefret ettim bazen, sonra ağırdı başı ya da midesi. nefretim banyo lavabosuna akıtılan göz yaşlarına dönüştü aniden. göstermedim ama, korktum aczimi görmesinden.
baba, korku demektir benim parçalara ayrılmış ruhumun dilinde. baba, tüm korkularımın merkezidir. keşke diyorum bazen, en yakın olduğum ölüme itse beni. korkum ve o cezbedici isteğim birleşse en karanlık anımda. o vakit severdim onu, başlattığı korkuyu sonlandırdı diye. o vakit "baba" derdim en içten halimle.
baba, her seferinde daha da büyük bir yara açıyorsun aciz ruhumda. korkuyorum, o yaralar kapandığında hiçbir hissim kalmayacak sana. ve belki de nefretin bile özlemini çekeceğim varlığın karşısında.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar