bugün
- osuruktan şiirler41
- kanal ayarlama 1500 lira11
- devletin temeli adalettir9
- adana kebap6
- açılım4
- okul kıyafeti zorunluluğu3
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- claudian clouds22
- filistin2
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- velvet'in aylık geliri6
- gece sokaklarda dolaşıp kedi ve köpekleri sevmek2
- iyi parti17
- zorunlu eğitim9
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- küçük sürprizler yapmak5
- yeni anayasa4
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- uludağ sözlüğün reaktörü2
- simko315
- evlenme teklif edecekken sevgilinin yüzüne kusmak2
- mini elbise4
- kısır9
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- şeytanın insanlardan ders alması4
- 777 diyen erkolar8
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- yazarların özel mesaj sayıları5
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- alttaki yazara motto ver16
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- bir daha doğmayacak olmak4
- akrep burcu kini8
- çerçeve yasa34
- karanlık bir yolda arabanın bozulması2
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- beyaz tenli gotik kız3
- amedspor14
- gollumun gözü yüzükte6
- insan klonlama2
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- saçını pembeye boyayan erkek6
- normal taklidi yapmak4
hakkında kötü genellemeler yapılan.
elbette yalancısı da vardır düzenbazı da, tuttuğunu yapmaya çalışanı da. sonuçta kendilerinden oldukları halka benzerler ama. sütten çıkmış ak kaşık bir memleketin kara koyunları değillerdir hani.
yemin edenini ben de sevmem ve pazarlık yapmam, en kısa zamanda ticaretimi sonlandırmaya bakarım fakat müşterisi olan halk da malı öldürmeyi, malı piç etmeyi çok sever. o da var.
çoğu ayak yapar iki kuruş kazancağım diye ama müşterileri de az değildir; ilk geldiğinde "hadi ayağım alışsın" der indirim ister, ikinci gelişinde "bak hep buradan alıyorum" der yine indirim ister.
yerlisi yabancısı bir yığın büyük rakibi cironun, kârın... neyse. ne bileyim bir bayram arefesinde sadece bir şubesi milyon* ciro yapan rakipleri vardır örneğin, fakat sezon sonunda müşterileri, sezonda satışı sanki siz yapmışsınız gibi sizden de indirim beklerler. te allahım külli zarar! indirim yapıp malı elinden çıkarsan bir türlü, çıkarmasan başka türlü.
şahsen fahiş kârdan korkarım, ilkesel bir şey bu. beş liraya aldığın malı yedi buçuğa bile satamazsın, öte yandan ölçek üretimi yapan devler bire iki buçuk kazanıp kârı toplar, sezon bitiminde kârından indirim yapar fakat olsun senin adın her türlü pahalıcıdır.
alıp satmak* ayıpmış günahmış. sanki sadece ve sadece ürettiğini satmak doğruymuş gibi yazmış bir de bazıları. ki buna cevap vermek dahi yersiz.
büyükler karşısında darma duman olmuşlar. doğru, çok yerinde tespit. fakat bunu "siz milleti alenen kazıkladınız yıllarca, ondan böyle oldunuz"la açıklamak vicdanlı düşününce, toptan yanlış değil ancak bayağı eksiktir.
öyle ya da böyle ne tecrübe ettiklerini anlamanın yolu kolay olan gruptur bu: satmak için bir mala* ve satış yapacağınız yere karar verin, doğru fiyatla, müşteriyi bekleyin. hani genelde insanlardan duyarız ya; limon satarım. mesela minimum sermaye ile -çünkü çoğu esnafın sermaye durumu zayıftır- limon alıp, pazarda satmaya çalışabilirsiniz. bunu deneyen olursa bana tecrübelerini lütfen aktarabilir. umarım/eminim fişek gibi ve kimseyi kırmadan, bunun yanında hayatınızı ekonomik anlamda ileri taşıyacak şekilde satış yaparsınız. şimdiden tebrik ederim.
elbette yalancısı da vardır düzenbazı da, tuttuğunu yapmaya çalışanı da. sonuçta kendilerinden oldukları halka benzerler ama. sütten çıkmış ak kaşık bir memleketin kara koyunları değillerdir hani.
yemin edenini ben de sevmem ve pazarlık yapmam, en kısa zamanda ticaretimi sonlandırmaya bakarım fakat müşterisi olan halk da malı öldürmeyi, malı piç etmeyi çok sever. o da var.
çoğu ayak yapar iki kuruş kazancağım diye ama müşterileri de az değildir; ilk geldiğinde "hadi ayağım alışsın" der indirim ister, ikinci gelişinde "bak hep buradan alıyorum" der yine indirim ister.
yerlisi yabancısı bir yığın büyük rakibi cironun, kârın... neyse. ne bileyim bir bayram arefesinde sadece bir şubesi milyon* ciro yapan rakipleri vardır örneğin, fakat sezon sonunda müşterileri, sezonda satışı sanki siz yapmışsınız gibi sizden de indirim beklerler. te allahım külli zarar! indirim yapıp malı elinden çıkarsan bir türlü, çıkarmasan başka türlü.
şahsen fahiş kârdan korkarım, ilkesel bir şey bu. beş liraya aldığın malı yedi buçuğa bile satamazsın, öte yandan ölçek üretimi yapan devler bire iki buçuk kazanıp kârı toplar, sezon bitiminde kârından indirim yapar fakat olsun senin adın her türlü pahalıcıdır.
alıp satmak* ayıpmış günahmış. sanki sadece ve sadece ürettiğini satmak doğruymuş gibi yazmış bir de bazıları. ki buna cevap vermek dahi yersiz.
büyükler karşısında darma duman olmuşlar. doğru, çok yerinde tespit. fakat bunu "siz milleti alenen kazıkladınız yıllarca, ondan böyle oldunuz"la açıklamak vicdanlı düşününce, toptan yanlış değil ancak bayağı eksiktir.
öyle ya da böyle ne tecrübe ettiklerini anlamanın yolu kolay olan gruptur bu: satmak için bir mala* ve satış yapacağınız yere karar verin, doğru fiyatla, müşteriyi bekleyin. hani genelde insanlardan duyarız ya; limon satarım. mesela minimum sermaye ile -çünkü çoğu esnafın sermaye durumu zayıftır- limon alıp, pazarda satmaya çalışabilirsiniz. bunu deneyen olursa bana tecrübelerini lütfen aktarabilir. umarım/eminim fişek gibi ve kimseyi kırmadan, bunun yanında hayatınızı ekonomik anlamda ileri taşıyacak şekilde satış yaparsınız. şimdiden tebrik ederim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar