bugün
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası7
- ilişkiye ara vermek10
- ofis pornosu12
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek7
- kolye142
- bu saatte yemek yemek8
- asansörde konuşmama kuralı8
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek4
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- cam açık ve çıplak uyumak4
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri4
- sevgiliden ayrılamama nedenleri2
- kadınların yedekte erkek tutması3
- sevgiliden ayrilamayip onun terk etmesini beklemek2
- marka giyinmek8
- siyah saçlı beyaz tenli kız8
- migren4
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- gerçekten iğrenç bir hayat2
- gecelerin kötü olması2
- şargoz2
- kaybolan çorabın teki3
- hayatın acı gerçekleri6
- nervionun mavi gözleri11
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- bik bik'in hacker'a yemek yapması18
- aşk13
- ona bir şey söyle13
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- cep telefonu22
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- nokia20
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- teselli vermek6
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- bik bik'in kraliçe olması10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
PARASIZ, NiTELiKLi, KAMUSAL EĞiTiM
Kamu hizmetlerinin hızla ticarileşmesi, bu alanın piyasaya açılması, kamusal nitelikteki bu hakların hak olmaktan çıkarılıp metalaştırılmaya çalışılması, yurttaşları müşteriye dönüştürme çabaları bugün yaşadığımız yoksulluk ve yoksunluk görüntülerini daha da derinleştiriyor. Eğitim ve bilgiye ulaşmak, bir meslek sahibi olabilmek, anayasal bir yurttaşlık hakkıdır. Eğitimin eşit, parasız, nitelikli biçimde sunulması için mücadele etmek, eğitimin ticarileştirilmesine ve sermayenin bilim kurumlarını, bilimi kendi ihtiyaçları doğrultusunda kontrol altında tutmasına karşı direnmek büyük önem taşıyor.
12 yıllık kesintisiz eğitim herkes için bir hak olmalı, bu hakkın kullanımından hiç kimse mahrum edilmemeli, insanların maddi koşulları dikkate alınmaksızın, herkesin bu haktan yararlanması sağlanmalıdır.
Eğitim, eşitlikçi yapısını koruyabilmesi için, her yerde, herkese aynı nitelikte ve eşit koşullarda sunulmalı, eğitim hizmetine ulaşmadaki tüm engeller kaldırılmalıdır.
Herkesin kendi yetenekleri doğrultusunda gelişimine olanak veren bir eğitim programı, okul öncesinden yükseköğretime kadar bütünlüklü olarak planlanmalı, eğitimde dışlama değil, kapsayıcılık esas olmalıdır.
Anadilde eğitim hakkı herkes için sağlanmalıdır.
Yaşamın her alanında olduğu gibi eğitimde de mevcudiyetini sürdüren kız çocukların mağduriyeti anlayışına son verecek düzenlemeler bir an önce gerçekleştirilmeli, kız çocukların okuma hakkını engelleyen tüm baskılar sona erdirilmelidir.
Sadece okul binalarına sıkıştırılmış bir eğitim anlayışı aşılmalı, yaşam boyu eğitim hakkının tüm yurttaşlara olanak sağlayacak şekilde düzenlenmesine yönelik eğitim-toplum ilişkisi okullar ve üniversitelerle birlikte kurulabilmelidir.
Bütçeden eğitime daha fazla kaynak sağlanmalı, eşit, parasız, nitelikli ve ulaşılabilir eğitim hakkı temel bir hak olarak kabul edilmeli ve bu anlayışın hayata geçmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
Ticarileşmiş, dershanelere endeksli, özel okulculuğu teşvik eden eğitim anlayışı yerine, toplumun öz kaynaklarının eşitlikçi bir anlayışla yeniden dağılımını sağlayacak kamusal bir eğitim planlaması gerçekleştirilmelidir.
Piyasanın ihtiyaçlarına göre değil, toplumun sağlıklı gelişimine ve insanların kendilerini geliştirebilmelerine olanak sağlayan bir eğitim ve öğretim modeli yaşama geçirilmelidir.
Okullarda şiddet olarak ortaya çıkan kimi sosyo-kriminal davranışlar (yaralama, cinayet, hırsızlık, gasp, cinsel taciz v.b) eğitim sisteminin birikiminin bir sonucu ve göstergesidir. Geleneksel, muhafazakar, anti-demokratik eğitim yapısı, kararları, süreçleri ve uygulamaları değişmedikçe de devam edecektir.
Özgürlükçü, katılımcı ve demokratik eğitim geleneğinin yaratılması için bugünden okullarda yerel- yerinden-sürekli katılıma dayanan (öğrenci-veli-yönetici-öğretmen) örgütlenmeleri oluşturulmalıdır.
Okullardaki şiddetin yapısal kaynaklarının farkında olunmalı, çözüm için; teknoloji ve kriminal denetim değil, süreci demokratikleştiren güvenliği toplumsallaştıran bir yaklaşım benimsenmeli ve bu yaklaşım etkin hale getirilmelidir.
Kamu hizmetlerinin hızla ticarileşmesi, bu alanın piyasaya açılması, kamusal nitelikteki bu hakların hak olmaktan çıkarılıp metalaştırılmaya çalışılması, yurttaşları müşteriye dönüştürme çabaları bugün yaşadığımız yoksulluk ve yoksunluk görüntülerini daha da derinleştiriyor. Eğitim ve bilgiye ulaşmak, bir meslek sahibi olabilmek, anayasal bir yurttaşlık hakkıdır. Eğitimin eşit, parasız, nitelikli biçimde sunulması için mücadele etmek, eğitimin ticarileştirilmesine ve sermayenin bilim kurumlarını, bilimi kendi ihtiyaçları doğrultusunda kontrol altında tutmasına karşı direnmek büyük önem taşıyor.
12 yıllık kesintisiz eğitim herkes için bir hak olmalı, bu hakkın kullanımından hiç kimse mahrum edilmemeli, insanların maddi koşulları dikkate alınmaksızın, herkesin bu haktan yararlanması sağlanmalıdır.
Eğitim, eşitlikçi yapısını koruyabilmesi için, her yerde, herkese aynı nitelikte ve eşit koşullarda sunulmalı, eğitim hizmetine ulaşmadaki tüm engeller kaldırılmalıdır.
Herkesin kendi yetenekleri doğrultusunda gelişimine olanak veren bir eğitim programı, okul öncesinden yükseköğretime kadar bütünlüklü olarak planlanmalı, eğitimde dışlama değil, kapsayıcılık esas olmalıdır.
Anadilde eğitim hakkı herkes için sağlanmalıdır.
Yaşamın her alanında olduğu gibi eğitimde de mevcudiyetini sürdüren kız çocukların mağduriyeti anlayışına son verecek düzenlemeler bir an önce gerçekleştirilmeli, kız çocukların okuma hakkını engelleyen tüm baskılar sona erdirilmelidir.
Sadece okul binalarına sıkıştırılmış bir eğitim anlayışı aşılmalı, yaşam boyu eğitim hakkının tüm yurttaşlara olanak sağlayacak şekilde düzenlenmesine yönelik eğitim-toplum ilişkisi okullar ve üniversitelerle birlikte kurulabilmelidir.
Bütçeden eğitime daha fazla kaynak sağlanmalı, eşit, parasız, nitelikli ve ulaşılabilir eğitim hakkı temel bir hak olarak kabul edilmeli ve bu anlayışın hayata geçmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
Ticarileşmiş, dershanelere endeksli, özel okulculuğu teşvik eden eğitim anlayışı yerine, toplumun öz kaynaklarının eşitlikçi bir anlayışla yeniden dağılımını sağlayacak kamusal bir eğitim planlaması gerçekleştirilmelidir.
Piyasanın ihtiyaçlarına göre değil, toplumun sağlıklı gelişimine ve insanların kendilerini geliştirebilmelerine olanak sağlayan bir eğitim ve öğretim modeli yaşama geçirilmelidir.
Okullarda şiddet olarak ortaya çıkan kimi sosyo-kriminal davranışlar (yaralama, cinayet, hırsızlık, gasp, cinsel taciz v.b) eğitim sisteminin birikiminin bir sonucu ve göstergesidir. Geleneksel, muhafazakar, anti-demokratik eğitim yapısı, kararları, süreçleri ve uygulamaları değişmedikçe de devam edecektir.
Özgürlükçü, katılımcı ve demokratik eğitim geleneğinin yaratılması için bugünden okullarda yerel- yerinden-sürekli katılıma dayanan (öğrenci-veli-yönetici-öğretmen) örgütlenmeleri oluşturulmalıdır.
Okullardaki şiddetin yapısal kaynaklarının farkında olunmalı, çözüm için; teknoloji ve kriminal denetim değil, süreci demokratikleştiren güvenliği toplumsallaştıran bir yaklaşım benimsenmeli ve bu yaklaşım etkin hale getirilmelidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar