bugün
- tai lung50
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı29
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- havaların soğumaya başlaması3
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması13
- esenyurt ta polis memurunun şehit edilmesi2
- gece gelen makarna yeme isteği10
- belaruslu kızlar2
- seviştikten sonra biz şimdi neyiz diyen cin5
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- claudian clouds15
- sedat pekmez4
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- büyü yapan sözlük yazarları11
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- geceye bir şiir bırak7
- sözlükte cin var mı6
- bu hesap gizlidir3
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- gece mezarlıkta cinlere şeker dağıtmak6
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- arkadaşlar bir şey dicem7
- türkiyede doğmak3
- demleme usulü makarna5
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar7
- eşşek gözlü sözlük yazarı5
- enayimiknatisii21
- nervio8
- salça yapan sözlük kızı10
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi6
- singapur da doğmak3
- victor osimhen10
- mucizelere inanıyor musunuz6
- gecenin şarkısı12
- emekli polisin ceza yazan polisi vurması2
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- çin de doğmak3
- kendini eleştirebilen insan7
- sarapci koala55
- rusyada doğmak2
- biliyorum ama soylemem4
- baba parasıyla artistlik yapmak5
- ruhi çenet'in hasidikler videosu5
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- askerde yaşanılan zorluklar6
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
kişinin hayalindeki kadının yüzüne rastlayıp, yine hayalgücü sayesinde ona kraliçe özellikleri kazandırdığının göstergesi.
çok kullanılan bir sosyal ağa üyeydim. yazlık işimi yeni bırakmıştım. yorgundum, 3 senelik sevgilimden ayrıldığım için depresif ve üzgündüm. kafamı dağıtmak için menajerlik oyunlarına sarıldım. ara sıra da bahsettiğim sosyal ağa giriyor, arkadaşlarımın profil güncellemelerini okuyor, paylaştıkları videoları izliyordum.
bir gün bir arkadaşlık isteği geldi. tanımadığım bir kızdı. ama fotoğrafı beni çok etkilemişti. siyah beyaz fotoğrafta küt saçları kulaklarında son buluyor, ıslak gözleri ve mağrur ifadesiyle hüznü resmediyordu. merakla onayladım. mesaj geldi. ' ortak arkadaşlarımız çok ' diyordu ' o yüzden ekledim '. ' sorun değil ' dedim. güzel bir kızdı f. bir voleybol takımında oynuyordu. mesajlaşmaya başladık. mesajlaşmasak da, sık sık profiline tıklıyor ve fotoğrafını doya doya seyrediyordum. kalbime sıcak bir nehir akıyordu sanki. ortak beğenilerimiz fazlaydı. ikimiz de galatasaraylıydık, ikimiz de nirvana' ya bayılıyorduk, evet, robert de niro ve al pacino gerçek birer fenomendi. bir gece ' artık zamanı gelmedi mi sence de ? ' diye yazdı. ' neyin ? ' diye sordum. oysa neyin zamanının geldiğini pekala biliyordum. ' yüz yüze görüşmemizin... ' yazdı ve bekledi. düşündüm. o zaman dank etti kafama. ya hayallerimdeki kadın ile gerçekteki kadın dünya ve ay kadar ayrıysa ? ' orada mısın ? ' yazdı. 'evet ' yazdım ' geleceğim. ' cumartesi günüydü. salaş bir kafede beni bekleyecekti. adımlarımı içeri atar atmaz gülümsedi. kalkarken kül tablasını yere düşürdü.
uyandım. kül tablası yerde, tuzla buz olmuş, izmaritler yerlere dağılmıştı. açık televizyon ise bir milli voleybol maçının özetini veriyordu. küt saçlı, gözleri ağlıyormuşçasına ıslak bir italyan voleybolcu servis kullanmaya hazırlanıyordu.
çok kullanılan bir sosyal ağa üyeydim. yazlık işimi yeni bırakmıştım. yorgundum, 3 senelik sevgilimden ayrıldığım için depresif ve üzgündüm. kafamı dağıtmak için menajerlik oyunlarına sarıldım. ara sıra da bahsettiğim sosyal ağa giriyor, arkadaşlarımın profil güncellemelerini okuyor, paylaştıkları videoları izliyordum.
bir gün bir arkadaşlık isteği geldi. tanımadığım bir kızdı. ama fotoğrafı beni çok etkilemişti. siyah beyaz fotoğrafta küt saçları kulaklarında son buluyor, ıslak gözleri ve mağrur ifadesiyle hüznü resmediyordu. merakla onayladım. mesaj geldi. ' ortak arkadaşlarımız çok ' diyordu ' o yüzden ekledim '. ' sorun değil ' dedim. güzel bir kızdı f. bir voleybol takımında oynuyordu. mesajlaşmaya başladık. mesajlaşmasak da, sık sık profiline tıklıyor ve fotoğrafını doya doya seyrediyordum. kalbime sıcak bir nehir akıyordu sanki. ortak beğenilerimiz fazlaydı. ikimiz de galatasaraylıydık, ikimiz de nirvana' ya bayılıyorduk, evet, robert de niro ve al pacino gerçek birer fenomendi. bir gece ' artık zamanı gelmedi mi sence de ? ' diye yazdı. ' neyin ? ' diye sordum. oysa neyin zamanının geldiğini pekala biliyordum. ' yüz yüze görüşmemizin... ' yazdı ve bekledi. düşündüm. o zaman dank etti kafama. ya hayallerimdeki kadın ile gerçekteki kadın dünya ve ay kadar ayrıysa ? ' orada mısın ? ' yazdı. 'evet ' yazdım ' geleceğim. ' cumartesi günüydü. salaş bir kafede beni bekleyecekti. adımlarımı içeri atar atmaz gülümsedi. kalkarken kül tablasını yere düşürdü.
uyandım. kül tablası yerde, tuzla buz olmuş, izmaritler yerlere dağılmıştı. açık televizyon ise bir milli voleybol maçının özetini veriyordu. küt saçlı, gözleri ağlıyormuşçasına ıslak bir italyan voleybolcu servis kullanmaya hazırlanıyordu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar