bugün
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- horoz hayası çorbası4
- the merich10
- kadim kültürler4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak8
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- arkadaşlar beni gammazlayın6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- cabrio mercedes süren kadının arabasına atlamak2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- sözlük kızlarının kombinleri20
- gocusuz sözlük4
- velvet vs nervio19
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip5
- bir üniversitenin kötü olduğunu anlama yolları2
- bira cips6
- sözlük kızlarının burunları3
- age of empire 23
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- kısık sesle hapşıran erkek2
- gammazların sanki biraz şey olması2
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- laptop5
- ömer hayyam3
- binlerce dansöz var3
- kafanızdaki ses4
- sözlük kızlarının aletleri2
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- sudekiray7
- aga be şarkılar5
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- cin çarpma hikayeleri2
- arkadaşlar nasılsınız2
- maden suyu4
- sözlük kızlarının göbek delikleri2
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- şeytan5
- ispanya20
- yazarların çocukken en sevdiği çizgi film3
- zam2
- ismet'in çok hızlı entry girmesi3
- tarot bakabilen sözlük yazarları3
- mezarlıkları sevmek5
kişinin hayalindeki kadının yüzüne rastlayıp, yine hayalgücü sayesinde ona kraliçe özellikleri kazandırdığının göstergesi.
çok kullanılan bir sosyal ağa üyeydim. yazlık işimi yeni bırakmıştım. yorgundum, 3 senelik sevgilimden ayrıldığım için depresif ve üzgündüm. kafamı dağıtmak için menajerlik oyunlarına sarıldım. ara sıra da bahsettiğim sosyal ağa giriyor, arkadaşlarımın profil güncellemelerini okuyor, paylaştıkları videoları izliyordum.
bir gün bir arkadaşlık isteği geldi. tanımadığım bir kızdı. ama fotoğrafı beni çok etkilemişti. siyah beyaz fotoğrafta küt saçları kulaklarında son buluyor, ıslak gözleri ve mağrur ifadesiyle hüznü resmediyordu. merakla onayladım. mesaj geldi. ' ortak arkadaşlarımız çok ' diyordu ' o yüzden ekledim '. ' sorun değil ' dedim. güzel bir kızdı f. bir voleybol takımında oynuyordu. mesajlaşmaya başladık. mesajlaşmasak da, sık sık profiline tıklıyor ve fotoğrafını doya doya seyrediyordum. kalbime sıcak bir nehir akıyordu sanki. ortak beğenilerimiz fazlaydı. ikimiz de galatasaraylıydık, ikimiz de nirvana' ya bayılıyorduk, evet, robert de niro ve al pacino gerçek birer fenomendi. bir gece ' artık zamanı gelmedi mi sence de ? ' diye yazdı. ' neyin ? ' diye sordum. oysa neyin zamanının geldiğini pekala biliyordum. ' yüz yüze görüşmemizin... ' yazdı ve bekledi. düşündüm. o zaman dank etti kafama. ya hayallerimdeki kadın ile gerçekteki kadın dünya ve ay kadar ayrıysa ? ' orada mısın ? ' yazdı. 'evet ' yazdım ' geleceğim. ' cumartesi günüydü. salaş bir kafede beni bekleyecekti. adımlarımı içeri atar atmaz gülümsedi. kalkarken kül tablasını yere düşürdü.
uyandım. kül tablası yerde, tuzla buz olmuş, izmaritler yerlere dağılmıştı. açık televizyon ise bir milli voleybol maçının özetini veriyordu. küt saçlı, gözleri ağlıyormuşçasına ıslak bir italyan voleybolcu servis kullanmaya hazırlanıyordu.
çok kullanılan bir sosyal ağa üyeydim. yazlık işimi yeni bırakmıştım. yorgundum, 3 senelik sevgilimden ayrıldığım için depresif ve üzgündüm. kafamı dağıtmak için menajerlik oyunlarına sarıldım. ara sıra da bahsettiğim sosyal ağa giriyor, arkadaşlarımın profil güncellemelerini okuyor, paylaştıkları videoları izliyordum.
bir gün bir arkadaşlık isteği geldi. tanımadığım bir kızdı. ama fotoğrafı beni çok etkilemişti. siyah beyaz fotoğrafta küt saçları kulaklarında son buluyor, ıslak gözleri ve mağrur ifadesiyle hüznü resmediyordu. merakla onayladım. mesaj geldi. ' ortak arkadaşlarımız çok ' diyordu ' o yüzden ekledim '. ' sorun değil ' dedim. güzel bir kızdı f. bir voleybol takımında oynuyordu. mesajlaşmaya başladık. mesajlaşmasak da, sık sık profiline tıklıyor ve fotoğrafını doya doya seyrediyordum. kalbime sıcak bir nehir akıyordu sanki. ortak beğenilerimiz fazlaydı. ikimiz de galatasaraylıydık, ikimiz de nirvana' ya bayılıyorduk, evet, robert de niro ve al pacino gerçek birer fenomendi. bir gece ' artık zamanı gelmedi mi sence de ? ' diye yazdı. ' neyin ? ' diye sordum. oysa neyin zamanının geldiğini pekala biliyordum. ' yüz yüze görüşmemizin... ' yazdı ve bekledi. düşündüm. o zaman dank etti kafama. ya hayallerimdeki kadın ile gerçekteki kadın dünya ve ay kadar ayrıysa ? ' orada mısın ? ' yazdı. 'evet ' yazdım ' geleceğim. ' cumartesi günüydü. salaş bir kafede beni bekleyecekti. adımlarımı içeri atar atmaz gülümsedi. kalkarken kül tablasını yere düşürdü.
uyandım. kül tablası yerde, tuzla buz olmuş, izmaritler yerlere dağılmıştı. açık televizyon ise bir milli voleybol maçının özetini veriyordu. küt saçlı, gözleri ağlıyormuşçasına ıslak bir italyan voleybolcu servis kullanmaya hazırlanıyordu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar