bugün
- gocu nerede8
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak8
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak4
- nickli başlık sözlüğe ihanettir2
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- nickli başlık açanlar kucağa alınacak3
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- bir kadının en güzel bölgesi13
- gocu'nun heykeli4
- narlıdere2
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi6
- iran'ın abd üslerine misilleme saldırıları2
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak4
- true'nun iyice zıvanadan çıkması7
- dünyanın en güzel tatlısı12
- karaburun2
- true namussuzdur2
- allah varsa beni milli yapsın4
- uludağ sözlük cs 1 6 zirvesi2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- barış yarkadaş2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları10
- true'nun maaşı2
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- true nickli namussuz kadın düşkünü2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- maruf güneş4
- balık ekmek2
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- insanlığın kötülüklerini allah yok'a bağlamak2
- allah neden cinselliği yarattı2
- netanyahu'dan arjantin'e destek2
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi4
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- türklerin başarıları2
- surströmming2
- berra ahsen uslu2
- regl dönemi dengesizlikleri4
- türklerin ileri olduğu konular21
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- ruhi çenet2
- memecoin2
- oğuzhan uğur7
- tron coin2
- dünya fenerbahçeliler günü3
- vantilatörü kendine çevirmek10
23 yıllık bir adet insan olarak ergenliğin dibine vuracağım ama sikm*şim. ergene bağlıyoruz zaten her an.
sevgilimle ayrılalı hemen hemen 1 aydan fazla oldu. 2. aya gireceğiz 1-2 hafta içinde. gerçi bizimkisi garip bir aşktı denebilir. sorarsan aşk mıydı? bence kesinlikle aşktı. ruhuna, düşüncelerine vurulmuştum. o da hep öyle derdi. aradaki detayları kelimelere dökmeyeceğim. keza hala saygı ve değer duyduğum bir aşk.
bir şekilde, daha çok benim hatalarımdan dolayı ayrıldık. daha doğrusu istenmedim. noktayı koyan oydu. gerçi benim içimde inanılmaz az umut vardı devam edeceğine dair. ben deli gibi seviyordum o ayrı.
şimdi gelelim itiraf bölümüne.
kendimi hep böyle radikal yönü ağır basan, klişelerden uzak biri olarak tanımlarım. hani yazımın başında da demiştim. ergenliğim yoktur lakin son 1-2 aydır dibine vurmuş durumdayım. elbette çağın getirisi olarak, sevgilinle bir şekilde twitter olsun, facebook olsun takip halindesin. tabi ilk olan şey, sevgilimin beni hepsinden silmesi. zaten facebook kullanan biri de değilim. olay twitterda vuku buluyor daha çok. beni silmesine rağmen ve yine engellemesine rağmen (engelleyince attığı twitleri göremiyorsun) ve en kötüsü noktayı koyan o olmasına rağmen, ben başka bir tarayıcadan onun twitter hesabını açıp (sekmeyi de sabitledim) ne yaptığını bildiğin takip ediyorum. bu durumdan memnun muyum? hayır, aksine acizlik olarak görüyorum. fakat bile bile yapıyorum, kendime engel olamıyorum. öyle seviyorum. sanki hala birbirimizi takip ediyormuşuz gibi. o bir twit atar, ben giderim sanki ona cevap verir gibi, az biraz ironik twitlerim. yüksek ihtimal, ben gibi şizofrene bağlamasa da onun da benim twitterda ne yaptığıma baktığını tahmin ediyorum.
dün*, kafam biraz durgundu. tabi yine onun twitter hesabı açık yan tarafta bakıyorum derken bir güncelleme geldi. başka biriyle bir ilişkinin başlangıcı olduğundan şüpheleniyordum zaten ama inanamıyordum. çünkü yapamaz diyordum, bu aşka saygısı var diyordum. dün itibariyle "o"nun yanında mutlu olduğuna, ona ait olduğuna dair twitler attı. ben mi?
dedim ya, aptallık yapıyordum belki de. telefona sarıldım ama arayamadım. kızgınlıktan fırlattım duvara, kırıldı. kuzenimle izmir'deydim. aldım arabasını önce bıraktım onu bursa'ya sonra vurdum istanbul yollarına. gittim. fakat yine yanına varamadım. yolda ağlayıp durdum. sanırım gerçekten sevmiyordu. hep sevdiğini düşündüm. belki bir gün tekrar olur diye düşündüm. arabayla taksim'e vardım. evini bulabilirdim, yanına gidebilirdim. gitmedim. o kadar yakındım gitmedim. harbiye kalesinin yanında durdum. arabadan indim, yaslandım arkasına. sadece öyle baktım gökyüzüne yarım saat kadar. bindim arabaya döndüm bursa'ya.
eve girdim, bir kahve yaptım kendime. ağzımdan "mutlu olsun" diye bir temenni çıktı, tebessümle ağladım biraz.
*olay 2 gün öncesine aittir. *
sevgilimle ayrılalı hemen hemen 1 aydan fazla oldu. 2. aya gireceğiz 1-2 hafta içinde. gerçi bizimkisi garip bir aşktı denebilir. sorarsan aşk mıydı? bence kesinlikle aşktı. ruhuna, düşüncelerine vurulmuştum. o da hep öyle derdi. aradaki detayları kelimelere dökmeyeceğim. keza hala saygı ve değer duyduğum bir aşk.
bir şekilde, daha çok benim hatalarımdan dolayı ayrıldık. daha doğrusu istenmedim. noktayı koyan oydu. gerçi benim içimde inanılmaz az umut vardı devam edeceğine dair. ben deli gibi seviyordum o ayrı.
şimdi gelelim itiraf bölümüne.
kendimi hep böyle radikal yönü ağır basan, klişelerden uzak biri olarak tanımlarım. hani yazımın başında da demiştim. ergenliğim yoktur lakin son 1-2 aydır dibine vurmuş durumdayım. elbette çağın getirisi olarak, sevgilinle bir şekilde twitter olsun, facebook olsun takip halindesin. tabi ilk olan şey, sevgilimin beni hepsinden silmesi. zaten facebook kullanan biri de değilim. olay twitterda vuku buluyor daha çok. beni silmesine rağmen ve yine engellemesine rağmen (engelleyince attığı twitleri göremiyorsun) ve en kötüsü noktayı koyan o olmasına rağmen, ben başka bir tarayıcadan onun twitter hesabını açıp (sekmeyi de sabitledim) ne yaptığını bildiğin takip ediyorum. bu durumdan memnun muyum? hayır, aksine acizlik olarak görüyorum. fakat bile bile yapıyorum, kendime engel olamıyorum. öyle seviyorum. sanki hala birbirimizi takip ediyormuşuz gibi. o bir twit atar, ben giderim sanki ona cevap verir gibi, az biraz ironik twitlerim. yüksek ihtimal, ben gibi şizofrene bağlamasa da onun da benim twitterda ne yaptığıma baktığını tahmin ediyorum.
dün*, kafam biraz durgundu. tabi yine onun twitter hesabı açık yan tarafta bakıyorum derken bir güncelleme geldi. başka biriyle bir ilişkinin başlangıcı olduğundan şüpheleniyordum zaten ama inanamıyordum. çünkü yapamaz diyordum, bu aşka saygısı var diyordum. dün itibariyle "o"nun yanında mutlu olduğuna, ona ait olduğuna dair twitler attı. ben mi?
dedim ya, aptallık yapıyordum belki de. telefona sarıldım ama arayamadım. kızgınlıktan fırlattım duvara, kırıldı. kuzenimle izmir'deydim. aldım arabasını önce bıraktım onu bursa'ya sonra vurdum istanbul yollarına. gittim. fakat yine yanına varamadım. yolda ağlayıp durdum. sanırım gerçekten sevmiyordu. hep sevdiğini düşündüm. belki bir gün tekrar olur diye düşündüm. arabayla taksim'e vardım. evini bulabilirdim, yanına gidebilirdim. gitmedim. o kadar yakındım gitmedim. harbiye kalesinin yanında durdum. arabadan indim, yaslandım arkasına. sadece öyle baktım gökyüzüne yarım saat kadar. bindim arabaya döndüm bursa'ya.
eve girdim, bir kahve yaptım kendime. ağzımdan "mutlu olsun" diye bir temenni çıktı, tebessümle ağladım biraz.
*olay 2 gün öncesine aittir. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar