bugün
- kolye123
- at6
- var olmak için ne yaptınız12
- pıtı atma4
- lale8
- duayı bencil bir iş haline getirmek4
- brezilya7
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması6
- z kusagi3
- gül7
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- sevgili nedir7
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- hatay usulü soslu döner2
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- kötüyü alaşağı etmek3
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- kaplan17
- aslan15
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- gece gece sinirlenmek2
- kırgızistan3
- elma5
- çocukları okumaya erken başlatmak2
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak2
- evi ev yapan şeyler14
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- nick vermeden bir yazara seslen9
- recep tayyip erdoğan8
- muz2
- zebra7
- sarı teker kim sorunsalı8
- amerika birleşik devletleri6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- ankara8
- bileklik19
- güne psikolojik bir tespit bırak2
- misafir döngüsü2
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek3
- elektrik2
- ona bir şey söyle10
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak3
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- timsah9
- futbol18
- fenerbahçe18
23 yıllık bir adet insan olarak ergenliğin dibine vuracağım ama sikm*şim. ergene bağlıyoruz zaten her an.
sevgilimle ayrılalı hemen hemen 1 aydan fazla oldu. 2. aya gireceğiz 1-2 hafta içinde. gerçi bizimkisi garip bir aşktı denebilir. sorarsan aşk mıydı? bence kesinlikle aşktı. ruhuna, düşüncelerine vurulmuştum. o da hep öyle derdi. aradaki detayları kelimelere dökmeyeceğim. keza hala saygı ve değer duyduğum bir aşk.
bir şekilde, daha çok benim hatalarımdan dolayı ayrıldık. daha doğrusu istenmedim. noktayı koyan oydu. gerçi benim içimde inanılmaz az umut vardı devam edeceğine dair. ben deli gibi seviyordum o ayrı.
şimdi gelelim itiraf bölümüne.
kendimi hep böyle radikal yönü ağır basan, klişelerden uzak biri olarak tanımlarım. hani yazımın başında da demiştim. ergenliğim yoktur lakin son 1-2 aydır dibine vurmuş durumdayım. elbette çağın getirisi olarak, sevgilinle bir şekilde twitter olsun, facebook olsun takip halindesin. tabi ilk olan şey, sevgilimin beni hepsinden silmesi. zaten facebook kullanan biri de değilim. olay twitterda vuku buluyor daha çok. beni silmesine rağmen ve yine engellemesine rağmen (engelleyince attığı twitleri göremiyorsun) ve en kötüsü noktayı koyan o olmasına rağmen, ben başka bir tarayıcadan onun twitter hesabını açıp (sekmeyi de sabitledim) ne yaptığını bildiğin takip ediyorum. bu durumdan memnun muyum? hayır, aksine acizlik olarak görüyorum. fakat bile bile yapıyorum, kendime engel olamıyorum. öyle seviyorum. sanki hala birbirimizi takip ediyormuşuz gibi. o bir twit atar, ben giderim sanki ona cevap verir gibi, az biraz ironik twitlerim. yüksek ihtimal, ben gibi şizofrene bağlamasa da onun da benim twitterda ne yaptığıma baktığını tahmin ediyorum.
dün*, kafam biraz durgundu. tabi yine onun twitter hesabı açık yan tarafta bakıyorum derken bir güncelleme geldi. başka biriyle bir ilişkinin başlangıcı olduğundan şüpheleniyordum zaten ama inanamıyordum. çünkü yapamaz diyordum, bu aşka saygısı var diyordum. dün itibariyle "o"nun yanında mutlu olduğuna, ona ait olduğuna dair twitler attı. ben mi?
dedim ya, aptallık yapıyordum belki de. telefona sarıldım ama arayamadım. kızgınlıktan fırlattım duvara, kırıldı. kuzenimle izmir'deydim. aldım arabasını önce bıraktım onu bursa'ya sonra vurdum istanbul yollarına. gittim. fakat yine yanına varamadım. yolda ağlayıp durdum. sanırım gerçekten sevmiyordu. hep sevdiğini düşündüm. belki bir gün tekrar olur diye düşündüm. arabayla taksim'e vardım. evini bulabilirdim, yanına gidebilirdim. gitmedim. o kadar yakındım gitmedim. harbiye kalesinin yanında durdum. arabadan indim, yaslandım arkasına. sadece öyle baktım gökyüzüne yarım saat kadar. bindim arabaya döndüm bursa'ya.
eve girdim, bir kahve yaptım kendime. ağzımdan "mutlu olsun" diye bir temenni çıktı, tebessümle ağladım biraz.
*olay 2 gün öncesine aittir. *
sevgilimle ayrılalı hemen hemen 1 aydan fazla oldu. 2. aya gireceğiz 1-2 hafta içinde. gerçi bizimkisi garip bir aşktı denebilir. sorarsan aşk mıydı? bence kesinlikle aşktı. ruhuna, düşüncelerine vurulmuştum. o da hep öyle derdi. aradaki detayları kelimelere dökmeyeceğim. keza hala saygı ve değer duyduğum bir aşk.
bir şekilde, daha çok benim hatalarımdan dolayı ayrıldık. daha doğrusu istenmedim. noktayı koyan oydu. gerçi benim içimde inanılmaz az umut vardı devam edeceğine dair. ben deli gibi seviyordum o ayrı.
şimdi gelelim itiraf bölümüne.
kendimi hep böyle radikal yönü ağır basan, klişelerden uzak biri olarak tanımlarım. hani yazımın başında da demiştim. ergenliğim yoktur lakin son 1-2 aydır dibine vurmuş durumdayım. elbette çağın getirisi olarak, sevgilinle bir şekilde twitter olsun, facebook olsun takip halindesin. tabi ilk olan şey, sevgilimin beni hepsinden silmesi. zaten facebook kullanan biri de değilim. olay twitterda vuku buluyor daha çok. beni silmesine rağmen ve yine engellemesine rağmen (engelleyince attığı twitleri göremiyorsun) ve en kötüsü noktayı koyan o olmasına rağmen, ben başka bir tarayıcadan onun twitter hesabını açıp (sekmeyi de sabitledim) ne yaptığını bildiğin takip ediyorum. bu durumdan memnun muyum? hayır, aksine acizlik olarak görüyorum. fakat bile bile yapıyorum, kendime engel olamıyorum. öyle seviyorum. sanki hala birbirimizi takip ediyormuşuz gibi. o bir twit atar, ben giderim sanki ona cevap verir gibi, az biraz ironik twitlerim. yüksek ihtimal, ben gibi şizofrene bağlamasa da onun da benim twitterda ne yaptığıma baktığını tahmin ediyorum.
dün*, kafam biraz durgundu. tabi yine onun twitter hesabı açık yan tarafta bakıyorum derken bir güncelleme geldi. başka biriyle bir ilişkinin başlangıcı olduğundan şüpheleniyordum zaten ama inanamıyordum. çünkü yapamaz diyordum, bu aşka saygısı var diyordum. dün itibariyle "o"nun yanında mutlu olduğuna, ona ait olduğuna dair twitler attı. ben mi?
dedim ya, aptallık yapıyordum belki de. telefona sarıldım ama arayamadım. kızgınlıktan fırlattım duvara, kırıldı. kuzenimle izmir'deydim. aldım arabasını önce bıraktım onu bursa'ya sonra vurdum istanbul yollarına. gittim. fakat yine yanına varamadım. yolda ağlayıp durdum. sanırım gerçekten sevmiyordu. hep sevdiğini düşündüm. belki bir gün tekrar olur diye düşündüm. arabayla taksim'e vardım. evini bulabilirdim, yanına gidebilirdim. gitmedim. o kadar yakındım gitmedim. harbiye kalesinin yanında durdum. arabadan indim, yaslandım arkasına. sadece öyle baktım gökyüzüne yarım saat kadar. bindim arabaya döndüm bursa'ya.
eve girdim, bir kahve yaptım kendime. ağzımdan "mutlu olsun" diye bir temenni çıktı, tebessümle ağladım biraz.
*olay 2 gün öncesine aittir. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar