bugün
- gocu29
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek7
- karşı cinste hayran olunan özellik11
- deliliğin tedavisi4
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- sueda uluca5
- evlenmeyi başaramamış kadın12
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- güzel kızların isimleri2
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi3
- sözlüğün amacı2
- git commit mesajlarında duygu durumu2
- 14 haziran 2026 maden işçilerine silahlı saldırı5
- selenoid valfin ne olduğunu bilen kız2
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı2
- sevgilisine ayı diyen kız6
- almanya 7 curaçao 13
- milli maçı izlemeyen erkek22
- leyla cengiz beauty'nin 4000 tl kaporaya çökmesi3
- hilal yelekçi3
- curaçao4
- iremga ve mokv'yi özlemek4
- evlenmemeyi başarı olarak görmek3
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum5
- arda güler8
- elmas bey birader bay bey biraderdir4
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz6
- zion suzuki2
- bugün hollanda japonya maçı saat 23 te trt 1 de2
- bardağı taşıran son damla7
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- arkadaşlar çok sıkıcısınız2
- ertan özyiğiti uzaylılar kaçırsaydı3
- ayak yalamamış erkek kalmaması5
- tarihte yaşamış birini ölesiye savunmak5
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- naylon çorap fetişi2
- kemal kılıçdaroğlu15
- trt 13
- yeşil burun adaları3
- kadınlar neyden hoşlanır10
- vincenzo montella9
- carlsberg elephant2
- karısını döven erkekler2
- ilk ev hapsi bilekliğim4
- deyyus u ekber2
- avustralya9
- başıboş köpek sorunu4
- enayimiknatisii10
Recep Tayyip Erdoğan'ın bir süre önce ima ettiği, dün itibariyle de uygulamaya koyacağını söylediği proje.
Sabah uyandığımda içeriden gelen sesle irkiliyorum. Bir defa ses "Ey!" "Hey!" gibi nidalarla başlıyor. Erdoğan dershanecilere sesleniyor. Uzunca zamandır savaşa gider gibi insanlara hitap ettiği için insanların buna alıştığını düşünüyorum. Yoksa ben de mi alıştım bu tehditler savuran tuhaf üsluba?
Evet, dershaneler son buluyor diyor Erdoğan. Üstelik gazetelerin ilk sayfaları da bu haberle dolu. "Kimse kusura bakmasın. Bu vatandaşımın talebi. Vatandaş dershane varsa okul niye var. Okul varsa dershane niye var diye soruyor." diye sesleniyor bağırarak. Bunu engellemek için bulduğu çözüm mü? Çözüm dershaneleri kapatmak. Okulları kapatmak demediği için derin bir nefes alıyoruz. Olur mu olur.
Sayın başbakana ve onun sayın milli eğitim bakanına buradan sosyal medya aracılığıyla naçizane bir ileti gönderelim.
Sosyal olgular ve bunların sonunda ortaya çıkmış kurumlar kanser hücresi değildir. Ameliyata sokup kanserli kısmı atarak bu tür sorunlardan kurtulamazsınız. Sorun başka yerden, daha çok hasar vererek ortaya çıkar. Kesip attığınız şeyin yani dershanelerin öğretmen dışında hiç kimseye zararı yoktur. Faydası olmuştur. Öğretmenler sömürüldüğü için en çok zarar gören unsur olmuştur bu sistemde.
Okul varsa dershane niye var sorusu doğru bir sorudur. Ama soruyu ortadan kaldırmak için yapılmaya hazırlanan hamle hazindir. Dershane devletin ve özel okulların yetersizliğinin, donanımsızlığının ve aczinin bir göstergesidir. Dolayısıyla sorun devletin başındakilerin sorunudur. Devlet üzerine düşen görevi hiçbir zaman layıkıyla yapmamıştır. Çünkü Türkiye'de devlet, eğitimi hep bir yük olarak görmüştür. En az değeri devlet de insanlar da eğitime vermiştir. Bunun sonunda okulların son derece yetersiz * olduğu bir ortamda ortaya dershane denilen kurumlar çıkmıştır.
Şimdi sayın başbakan ne diyor? Sanki devletin değil özel dershanelerin kabahatiymiş gibi bir hamasi konuşma yapıyor. Bu kurumlardan vergi toplayan devlet değil miydi? Bu devletin müfettişleri yalandan denetlemeler yapıp dershane sahipleriyle öğlen yemeğine çıkmıyor muydu?
Devletin Türkiye'deki eğitim boşluğunu doldurması imkansızdır. Üzerine basa basa söylüyorum. imkansızdır. Ne böyle bir gücü vardır ne de böyle bir niyeti. Bunu yapacak yetişmiş kadroları da yoktur. Olsa da onları atamaya niyeti yoktur.
insanların şunu anlaması gerekir. Geç bile kaldılar. Yapılacak bu hamle daha pahalıya patlayacaktır. Özel dersin patlama yapacağı bir ortamda iki derse ödedikleri para bütün yıl ödedikleriyle eşit olacaktır.
Başbakanın konuşması başka tuhaflıkları da içinde barındırıyor. Konuşmada dershane olgusunun ortadan kaldırılmasının sistemin düzeltilmesiyle doğru orantılı olacağına dair en ufak bir ayrıntı yoktur. Yani devletin görevini yerine getiremediğini kabul etme gibi bir şey söz konusu değildir. Bir suçlu seçmiştir başbakan. O da dershaneler olmuştur.
Bu mantık kusura bakmayın ama hiçbirşeyi düzeltmez. Bu, içi boş bir mantıktır. Öğretmeni sömüren bu garip kurumların Türkiye'de nasıl bir açığı kapattığı da görülecektir. "Biz neden dershaneye para ödüyoruz?" diyen cahil veliler de boylarının ölçüsünü bu kurumlar ortadan kalktıktan sonra alacaktır.
Eğitimin kalitesini yükseltmek bu işin tek çözümüdür. Diğer çözümler oyalamadan, popülizmden başka bir şey değildir.
Sabah uyandığımda içeriden gelen sesle irkiliyorum. Bir defa ses "Ey!" "Hey!" gibi nidalarla başlıyor. Erdoğan dershanecilere sesleniyor. Uzunca zamandır savaşa gider gibi insanlara hitap ettiği için insanların buna alıştığını düşünüyorum. Yoksa ben de mi alıştım bu tehditler savuran tuhaf üsluba?
Evet, dershaneler son buluyor diyor Erdoğan. Üstelik gazetelerin ilk sayfaları da bu haberle dolu. "Kimse kusura bakmasın. Bu vatandaşımın talebi. Vatandaş dershane varsa okul niye var. Okul varsa dershane niye var diye soruyor." diye sesleniyor bağırarak. Bunu engellemek için bulduğu çözüm mü? Çözüm dershaneleri kapatmak. Okulları kapatmak demediği için derin bir nefes alıyoruz. Olur mu olur.
Sayın başbakana ve onun sayın milli eğitim bakanına buradan sosyal medya aracılığıyla naçizane bir ileti gönderelim.
Sosyal olgular ve bunların sonunda ortaya çıkmış kurumlar kanser hücresi değildir. Ameliyata sokup kanserli kısmı atarak bu tür sorunlardan kurtulamazsınız. Sorun başka yerden, daha çok hasar vererek ortaya çıkar. Kesip attığınız şeyin yani dershanelerin öğretmen dışında hiç kimseye zararı yoktur. Faydası olmuştur. Öğretmenler sömürüldüğü için en çok zarar gören unsur olmuştur bu sistemde.
Okul varsa dershane niye var sorusu doğru bir sorudur. Ama soruyu ortadan kaldırmak için yapılmaya hazırlanan hamle hazindir. Dershane devletin ve özel okulların yetersizliğinin, donanımsızlığının ve aczinin bir göstergesidir. Dolayısıyla sorun devletin başındakilerin sorunudur. Devlet üzerine düşen görevi hiçbir zaman layıkıyla yapmamıştır. Çünkü Türkiye'de devlet, eğitimi hep bir yük olarak görmüştür. En az değeri devlet de insanlar da eğitime vermiştir. Bunun sonunda okulların son derece yetersiz * olduğu bir ortamda ortaya dershane denilen kurumlar çıkmıştır.
Şimdi sayın başbakan ne diyor? Sanki devletin değil özel dershanelerin kabahatiymiş gibi bir hamasi konuşma yapıyor. Bu kurumlardan vergi toplayan devlet değil miydi? Bu devletin müfettişleri yalandan denetlemeler yapıp dershane sahipleriyle öğlen yemeğine çıkmıyor muydu?
Devletin Türkiye'deki eğitim boşluğunu doldurması imkansızdır. Üzerine basa basa söylüyorum. imkansızdır. Ne böyle bir gücü vardır ne de böyle bir niyeti. Bunu yapacak yetişmiş kadroları da yoktur. Olsa da onları atamaya niyeti yoktur.
insanların şunu anlaması gerekir. Geç bile kaldılar. Yapılacak bu hamle daha pahalıya patlayacaktır. Özel dersin patlama yapacağı bir ortamda iki derse ödedikleri para bütün yıl ödedikleriyle eşit olacaktır.
Başbakanın konuşması başka tuhaflıkları da içinde barındırıyor. Konuşmada dershane olgusunun ortadan kaldırılmasının sistemin düzeltilmesiyle doğru orantılı olacağına dair en ufak bir ayrıntı yoktur. Yani devletin görevini yerine getiremediğini kabul etme gibi bir şey söz konusu değildir. Bir suçlu seçmiştir başbakan. O da dershaneler olmuştur.
Bu mantık kusura bakmayın ama hiçbirşeyi düzeltmez. Bu, içi boş bir mantıktır. Öğretmeni sömüren bu garip kurumların Türkiye'de nasıl bir açığı kapattığı da görülecektir. "Biz neden dershaneye para ödüyoruz?" diyen cahil veliler de boylarının ölçüsünü bu kurumlar ortadan kalktıktan sonra alacaktır.
Eğitimin kalitesini yükseltmek bu işin tek çözümüdür. Diğer çözümler oyalamadan, popülizmden başka bir şey değildir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar