bugün
- askerde özlenen şeyler7
- dizi sektöründeki maliyet krizi7
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey5
- rüyada hala askerde olduğunu görmek5
- çok güzel bir kızın sizi kesmesi4
- gammaz mesaisi4
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak4
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler4
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek3
- mesaj atan travestiye nerden esti demek2
- burun karıştırmak5
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- bir önceki entryi devam ettir4
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor3
- sıra gecesine gidip çılgınlar gibi eğlenmek2
- şarkılarda geçen mükemmel sözler3
- pazar günü aktiviteleri3
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı2
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı3
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları3
- terhis oluyorum sözlük25
- yazarların işlediği günahlar15
- helin elveren3
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- soğuk havaların resmi içeceği2
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- bekareti kaybedince aglamanin mantiksizligi2
- 8 kasım 2026 52 orduspor sakaryaspor maçı2
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- hayat bilgisi ürperi2
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı5
- felsefe öğretmenin ironisi3
- scream 82
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- kahvaltı yapmak2
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- onur babacan3
- sabah soğuğu3
- şarkıyı devam ettiriyoruz2
- flörtün ilkesel reddi5
- erkek dünyanın en dürüst varlığıdır3
- amedspor31
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi8
- londra devlet hastanesindeki hamile erkek figürü3
Yaklaşık 4 aydır bu hastalığın tedavisini gören biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, iyi bir doktor ve doktorun iyi ilaç seçimi ile bu hastalık çok çok hafifliyor. Geçiyor mu? Henüz birşey diyemiyorum çünkü tedavi en az 6 ay sürüyor.
Şu an için konuşmam gerekirse, eski sıkıntılarımdan, ateş basmalarımdan, o fena durumlardan eser yok. Hiç mi sıkıntı olmuyor, oluyor. Ama başedebiliyorsunuz, halledebiliyorsunuz. O kadar hafif. Sağlığınızla ilgili bi sıkıntı yaşadığınız zaman bu panikatağı tetikliyor ama o atak bi bomba patlaması gibi değil, kibrit alevi kadar bi sıkıntı yaşatıyor.
Bu hastalıktan kurtulmanın en önemli yolu herkesin dediği gibi stressiz bi yaşam. Ama stressiz yaşam var mı? Yok. Fakat stresi azaltılmış bi yaşam var. Benim gibi herşeyi kafaya takan biriyseniz stresi azaltmak da zor tabi. Ama stresi azaltmak için attığınız her adım size misli ile geri dönüyor iyileşme sürecinde, bunun için çaba sarfedin. Yeme içmenize dikkat edin, uykunuza dikkat edin. Uykusuz kalıp gün içinde uykusuzluğa bağlı bi sersemlik yaşarsanız, o size "beyin kanaması mı geçiriyorum" şeklinde bi panik atak ile de dönebilir. O yüzden sağlığınızı olumsuz etkileyecek durumlardan kaçının.
BU hastalığa yeni yakalanmış biriyseniz, 4 aydır bu hastalığı çeken biri olarak söylemeliyim ki o atakların hiçbirisi sizi öldürmüyor. Kalp krizi geçirmiyosunuz, beyin kanaması geçirmiyosunuz, kanser değilsiniz, aklınızı kaçırmıyorsunuz vs vs. Bunun garantisini size verebilirim. Ama illa ki rahatlamak istiyorsanız doktorlardan da kaçınmayın. Gittiğiniz doktorlara panikatak olduğunuzu söyleyin. Emin olun hiçbir doktor "eeh panikatakmış bişeyi yoktur bunun" demiyor. Ben ısrarla her doktora panikatak tedavisi gördüğümü söyledim. Hiçbiri "panikatak yüzündendir bişey yoktur" deyip göndermedi. Biz yine de bi bakalım dediler, sonuçta hepsi panikatak ile ilgili çıktı. Ama dediğim gibi, kimse başından savmadı. Bırakın başından savmayı, çoğu beni karşısına alıp panikatak ile ilgili konuştu, rahatlattı. Tahlil sonuçlarında neyin ne olduğunu sade bir dille tek tek anlatıp uzun uzadıya panikatak ile gerçek hastalık arasındaki farkları konuşan kaç tane doktorum oldu.
Bu hastalık ile ömür boyu yaşanmaz, bu su götürmez bi gerçek. Onun için de tedavi olmak şart. Öncelikle maddi durumunuz el veriyorsa iyi bir psikiyatristin özel kliniğine gitmekte fayda var. Psikiyatrist size 1 saat ayırıyor bir seansta ve yaşadığınız her şeyi detaylı bi şekilde sorup inceliyor. Ona göre ilaç veriyor. Devlet hastahanelerinde ise bu iş biraz sıkıntılı. Doktorlar iyi bile olsa gün içinde çok fazla hastaya baktıkları için size zaman ayıramıyorlar. Ayrıca sizin gibi, hatta sizden daha ağır hastalar, siz muayene olurken birden kapıyı açıp "doktor nolur bana bak yalvarırım" şeklinde sizin konuşmanızı bölebiliyor. Sağlıklı bir iletişim kuramıyorsunuz.
Doktorunuz ile tedaviye başladıktan sonra ilaçlarınızı sakın ama sakın aksatmayın. Saatini bile geçirmeyin. ilk günlerde yan etkiler sizi sıkıntıya sokabilir ama 1 hafta içinde geçiyor genelde yan etkiler. Sonrasında alışıyorsunuz. ilk 2-3 hafta belki hap hiçbir işe yaramıyormuş gibi geliyor ama 4. haftadan itibaren bi bakıyosunuz ki o ilaçlar sizi günden güne daha iyi ediyor. Ayrıca yeni nesil antidepresanlar eski ilaçlar gibi uyuşukluk da vermiyor. Yani yaşamınıza normal şekilde devam edebiliyorsunuz.
ilk haftalarda yardımcı olması için verilen anksiyete giderici ilaçlar -mesela xanax- ise asıl tedavi edici ilaç etkisini gösterene kadar çok yardımcı oluyor. Ama bu ilaçlar sahte bi mutluluk, sarhoşluk veren türden ilaçlar. 10 yıl sürekli içseniz 10 yıl sonunda 1 gün içmeseniz yine eski günlerinize dönersiniz. Hatta daha beter bi geri dönüş olur, bağımlılıktan kurtulmaya çalışırısınz birde. Ben 1 ay sonunda xanax'ı bırakırken çok sıkıntı çektim. Bırakmak istiyordum ama ya içmeyince ataklar geri gelirse, yeşil reçeteli olduğu için temin edemezsem ortada kalırsam diye düşüne düşüne 3 gün atak geçirdim sürekli. Sonunda 1-2 gün erken bıraktım, kenarda bikaç tane hap kaldı. ilk günlerde yanımda taşıdım. Sonraları yanıma almadım ama bişey olursa hemen eve gider içerim diye kendimi güvende hissettim. Bikaç gün sonra aklıma bile gelmemeye başladı. Sonra bi baktım atak yaşıyor bile olsam atağı geçirmek için xanax içme isteği duymuyorum. Hala evde bikaç tane xanax var ama benim için bi anlam ifade etmiyor.
Çok yazdım çok anlattım, özet geç piç derseniz bu hastalıktan kurtulmak kolay. Yeter ki tedavi olun, ilaçlarınızı kullanın ve o ilaçlara güvenin. Emin olun yeni nesil antidepresanlar çok iyi. Boş kalmayın, yanlız kalmayın. Kendinize sürekli bi meşgale bulun. Yanlız kalıp da düşünmeye başlarsanız, vücudunuzu dinlerseniz beyniniz size oyunlar oynamaya başlar. Alakasız yerlerde ağrılar hissedersizin. Götünüz başınız uyuşur. Başınız döner mideniz bulanır. Bunların hiçbirinin fiziki bi kaynağı yoktur, sağlığınızla ilgili bi sıkıntınız yoktur ortada. Beyniniz boş kaldığı zaman size oyun oynar, siz de doktora koşarsınız ölüyorum diye. O yüzden çıkın gezin, boş boş gezin, sağa sola bakın, fotoğraf çekin. Elektroniğe ilginiz varsa alın bi havya bikaç malzeme, netten eğlenceli devreler bulun onları yapın. El beceriniz varsa alet edevat alın bişeyler yapın, çerçeve yapın, masa yapın. Eliniz yatkınsa yeni yemek tarifleri bulup onu yapın. Tatlı yapın. Ne yaparsanız yapın ama oturup boş boş düşünmeyin. Yorulurusunuz.
Şu an için konuşmam gerekirse, eski sıkıntılarımdan, ateş basmalarımdan, o fena durumlardan eser yok. Hiç mi sıkıntı olmuyor, oluyor. Ama başedebiliyorsunuz, halledebiliyorsunuz. O kadar hafif. Sağlığınızla ilgili bi sıkıntı yaşadığınız zaman bu panikatağı tetikliyor ama o atak bi bomba patlaması gibi değil, kibrit alevi kadar bi sıkıntı yaşatıyor.
Bu hastalıktan kurtulmanın en önemli yolu herkesin dediği gibi stressiz bi yaşam. Ama stressiz yaşam var mı? Yok. Fakat stresi azaltılmış bi yaşam var. Benim gibi herşeyi kafaya takan biriyseniz stresi azaltmak da zor tabi. Ama stresi azaltmak için attığınız her adım size misli ile geri dönüyor iyileşme sürecinde, bunun için çaba sarfedin. Yeme içmenize dikkat edin, uykunuza dikkat edin. Uykusuz kalıp gün içinde uykusuzluğa bağlı bi sersemlik yaşarsanız, o size "beyin kanaması mı geçiriyorum" şeklinde bi panik atak ile de dönebilir. O yüzden sağlığınızı olumsuz etkileyecek durumlardan kaçının.
BU hastalığa yeni yakalanmış biriyseniz, 4 aydır bu hastalığı çeken biri olarak söylemeliyim ki o atakların hiçbirisi sizi öldürmüyor. Kalp krizi geçirmiyosunuz, beyin kanaması geçirmiyosunuz, kanser değilsiniz, aklınızı kaçırmıyorsunuz vs vs. Bunun garantisini size verebilirim. Ama illa ki rahatlamak istiyorsanız doktorlardan da kaçınmayın. Gittiğiniz doktorlara panikatak olduğunuzu söyleyin. Emin olun hiçbir doktor "eeh panikatakmış bişeyi yoktur bunun" demiyor. Ben ısrarla her doktora panikatak tedavisi gördüğümü söyledim. Hiçbiri "panikatak yüzündendir bişey yoktur" deyip göndermedi. Biz yine de bi bakalım dediler, sonuçta hepsi panikatak ile ilgili çıktı. Ama dediğim gibi, kimse başından savmadı. Bırakın başından savmayı, çoğu beni karşısına alıp panikatak ile ilgili konuştu, rahatlattı. Tahlil sonuçlarında neyin ne olduğunu sade bir dille tek tek anlatıp uzun uzadıya panikatak ile gerçek hastalık arasındaki farkları konuşan kaç tane doktorum oldu.
Bu hastalık ile ömür boyu yaşanmaz, bu su götürmez bi gerçek. Onun için de tedavi olmak şart. Öncelikle maddi durumunuz el veriyorsa iyi bir psikiyatristin özel kliniğine gitmekte fayda var. Psikiyatrist size 1 saat ayırıyor bir seansta ve yaşadığınız her şeyi detaylı bi şekilde sorup inceliyor. Ona göre ilaç veriyor. Devlet hastahanelerinde ise bu iş biraz sıkıntılı. Doktorlar iyi bile olsa gün içinde çok fazla hastaya baktıkları için size zaman ayıramıyorlar. Ayrıca sizin gibi, hatta sizden daha ağır hastalar, siz muayene olurken birden kapıyı açıp "doktor nolur bana bak yalvarırım" şeklinde sizin konuşmanızı bölebiliyor. Sağlıklı bir iletişim kuramıyorsunuz.
Doktorunuz ile tedaviye başladıktan sonra ilaçlarınızı sakın ama sakın aksatmayın. Saatini bile geçirmeyin. ilk günlerde yan etkiler sizi sıkıntıya sokabilir ama 1 hafta içinde geçiyor genelde yan etkiler. Sonrasında alışıyorsunuz. ilk 2-3 hafta belki hap hiçbir işe yaramıyormuş gibi geliyor ama 4. haftadan itibaren bi bakıyosunuz ki o ilaçlar sizi günden güne daha iyi ediyor. Ayrıca yeni nesil antidepresanlar eski ilaçlar gibi uyuşukluk da vermiyor. Yani yaşamınıza normal şekilde devam edebiliyorsunuz.
ilk haftalarda yardımcı olması için verilen anksiyete giderici ilaçlar -mesela xanax- ise asıl tedavi edici ilaç etkisini gösterene kadar çok yardımcı oluyor. Ama bu ilaçlar sahte bi mutluluk, sarhoşluk veren türden ilaçlar. 10 yıl sürekli içseniz 10 yıl sonunda 1 gün içmeseniz yine eski günlerinize dönersiniz. Hatta daha beter bi geri dönüş olur, bağımlılıktan kurtulmaya çalışırısınz birde. Ben 1 ay sonunda xanax'ı bırakırken çok sıkıntı çektim. Bırakmak istiyordum ama ya içmeyince ataklar geri gelirse, yeşil reçeteli olduğu için temin edemezsem ortada kalırsam diye düşüne düşüne 3 gün atak geçirdim sürekli. Sonunda 1-2 gün erken bıraktım, kenarda bikaç tane hap kaldı. ilk günlerde yanımda taşıdım. Sonraları yanıma almadım ama bişey olursa hemen eve gider içerim diye kendimi güvende hissettim. Bikaç gün sonra aklıma bile gelmemeye başladı. Sonra bi baktım atak yaşıyor bile olsam atağı geçirmek için xanax içme isteği duymuyorum. Hala evde bikaç tane xanax var ama benim için bi anlam ifade etmiyor.
Çok yazdım çok anlattım, özet geç piç derseniz bu hastalıktan kurtulmak kolay. Yeter ki tedavi olun, ilaçlarınızı kullanın ve o ilaçlara güvenin. Emin olun yeni nesil antidepresanlar çok iyi. Boş kalmayın, yanlız kalmayın. Kendinize sürekli bi meşgale bulun. Yanlız kalıp da düşünmeye başlarsanız, vücudunuzu dinlerseniz beyniniz size oyunlar oynamaya başlar. Alakasız yerlerde ağrılar hissedersizin. Götünüz başınız uyuşur. Başınız döner mideniz bulanır. Bunların hiçbirinin fiziki bi kaynağı yoktur, sağlığınızla ilgili bi sıkıntınız yoktur ortada. Beyniniz boş kaldığı zaman size oyun oynar, siz de doktora koşarsınız ölüyorum diye. O yüzden çıkın gezin, boş boş gezin, sağa sola bakın, fotoğraf çekin. Elektroniğe ilginiz varsa alın bi havya bikaç malzeme, netten eğlenceli devreler bulun onları yapın. El beceriniz varsa alet edevat alın bişeyler yapın, çerçeve yapın, masa yapın. Eliniz yatkınsa yeni yemek tarifleri bulup onu yapın. Tatlı yapın. Ne yaparsanız yapın ama oturup boş boş düşünmeyin. Yorulurusunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com