bugün
- hikayeyi devam ettir54
- 31 yaş sendromu5
- arkadaşlar iyi geceler4
- geceye bir şarkı bırak14
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- çekirge6
- sokakta kavga teknikleri15
- mezoterapi11
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak13
- üç harflilerden korkmak6
- sözlük yazarlarının saatleri10
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi3
- çıplak ayakla hamam böceğine basmak3
- tai lung26
- enteresan neden kavga yok6
- arkadaşlar bakar mısınız28
- kavganın kazananı yoktur6
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- kızılcık şerbeti yeni fatih2
- pişi olsa da yesek2
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- sedef adası4
- çıplak ayakla lego parçasına basmak2
- vakıf üniversiteleri3
- ilk buluşma3
- sevgilinin bir vuruşta soğanı ikiye yarması3
- adalarda bisiklet sürmek4
- kürk giyen erkek6
- evreşe yollarını dar olmaması4
- türklerin islama göre yaşamaması5
- nickten isim tahmini yapmak72
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- uysaljakoben17
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- nesrin doğan doğanlar çelik dövme2
- 28 temmuz 2026 depremi3
- diyojen den fıçı bira istemek3
- filozofların aileden zengin oldukları gerçeği3
- devlet aklı2
- zaman baba10
- usualsuspects'in yazlığında tatil yapmak2
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir2
- köy evinde sex yapmak4
- yeni parti48
- tbmm'nin çalışma takvimini uzatması2
- house of the dragon3
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
Yaklaşık 4 aydır bu hastalığın tedavisini gören biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, iyi bir doktor ve doktorun iyi ilaç seçimi ile bu hastalık çok çok hafifliyor. Geçiyor mu? Henüz birşey diyemiyorum çünkü tedavi en az 6 ay sürüyor.
Şu an için konuşmam gerekirse, eski sıkıntılarımdan, ateş basmalarımdan, o fena durumlardan eser yok. Hiç mi sıkıntı olmuyor, oluyor. Ama başedebiliyorsunuz, halledebiliyorsunuz. O kadar hafif. Sağlığınızla ilgili bi sıkıntı yaşadığınız zaman bu panikatağı tetikliyor ama o atak bi bomba patlaması gibi değil, kibrit alevi kadar bi sıkıntı yaşatıyor.
Bu hastalıktan kurtulmanın en önemli yolu herkesin dediği gibi stressiz bi yaşam. Ama stressiz yaşam var mı? Yok. Fakat stresi azaltılmış bi yaşam var. Benim gibi herşeyi kafaya takan biriyseniz stresi azaltmak da zor tabi. Ama stresi azaltmak için attığınız her adım size misli ile geri dönüyor iyileşme sürecinde, bunun için çaba sarfedin. Yeme içmenize dikkat edin, uykunuza dikkat edin. Uykusuz kalıp gün içinde uykusuzluğa bağlı bi sersemlik yaşarsanız, o size "beyin kanaması mı geçiriyorum" şeklinde bi panik atak ile de dönebilir. O yüzden sağlığınızı olumsuz etkileyecek durumlardan kaçının.
BU hastalığa yeni yakalanmış biriyseniz, 4 aydır bu hastalığı çeken biri olarak söylemeliyim ki o atakların hiçbirisi sizi öldürmüyor. Kalp krizi geçirmiyosunuz, beyin kanaması geçirmiyosunuz, kanser değilsiniz, aklınızı kaçırmıyorsunuz vs vs. Bunun garantisini size verebilirim. Ama illa ki rahatlamak istiyorsanız doktorlardan da kaçınmayın. Gittiğiniz doktorlara panikatak olduğunuzu söyleyin. Emin olun hiçbir doktor "eeh panikatakmış bişeyi yoktur bunun" demiyor. Ben ısrarla her doktora panikatak tedavisi gördüğümü söyledim. Hiçbiri "panikatak yüzündendir bişey yoktur" deyip göndermedi. Biz yine de bi bakalım dediler, sonuçta hepsi panikatak ile ilgili çıktı. Ama dediğim gibi, kimse başından savmadı. Bırakın başından savmayı, çoğu beni karşısına alıp panikatak ile ilgili konuştu, rahatlattı. Tahlil sonuçlarında neyin ne olduğunu sade bir dille tek tek anlatıp uzun uzadıya panikatak ile gerçek hastalık arasındaki farkları konuşan kaç tane doktorum oldu.
Bu hastalık ile ömür boyu yaşanmaz, bu su götürmez bi gerçek. Onun için de tedavi olmak şart. Öncelikle maddi durumunuz el veriyorsa iyi bir psikiyatristin özel kliniğine gitmekte fayda var. Psikiyatrist size 1 saat ayırıyor bir seansta ve yaşadığınız her şeyi detaylı bi şekilde sorup inceliyor. Ona göre ilaç veriyor. Devlet hastahanelerinde ise bu iş biraz sıkıntılı. Doktorlar iyi bile olsa gün içinde çok fazla hastaya baktıkları için size zaman ayıramıyorlar. Ayrıca sizin gibi, hatta sizden daha ağır hastalar, siz muayene olurken birden kapıyı açıp "doktor nolur bana bak yalvarırım" şeklinde sizin konuşmanızı bölebiliyor. Sağlıklı bir iletişim kuramıyorsunuz.
Doktorunuz ile tedaviye başladıktan sonra ilaçlarınızı sakın ama sakın aksatmayın. Saatini bile geçirmeyin. ilk günlerde yan etkiler sizi sıkıntıya sokabilir ama 1 hafta içinde geçiyor genelde yan etkiler. Sonrasında alışıyorsunuz. ilk 2-3 hafta belki hap hiçbir işe yaramıyormuş gibi geliyor ama 4. haftadan itibaren bi bakıyosunuz ki o ilaçlar sizi günden güne daha iyi ediyor. Ayrıca yeni nesil antidepresanlar eski ilaçlar gibi uyuşukluk da vermiyor. Yani yaşamınıza normal şekilde devam edebiliyorsunuz.
ilk haftalarda yardımcı olması için verilen anksiyete giderici ilaçlar -mesela xanax- ise asıl tedavi edici ilaç etkisini gösterene kadar çok yardımcı oluyor. Ama bu ilaçlar sahte bi mutluluk, sarhoşluk veren türden ilaçlar. 10 yıl sürekli içseniz 10 yıl sonunda 1 gün içmeseniz yine eski günlerinize dönersiniz. Hatta daha beter bi geri dönüş olur, bağımlılıktan kurtulmaya çalışırısınz birde. Ben 1 ay sonunda xanax'ı bırakırken çok sıkıntı çektim. Bırakmak istiyordum ama ya içmeyince ataklar geri gelirse, yeşil reçeteli olduğu için temin edemezsem ortada kalırsam diye düşüne düşüne 3 gün atak geçirdim sürekli. Sonunda 1-2 gün erken bıraktım, kenarda bikaç tane hap kaldı. ilk günlerde yanımda taşıdım. Sonraları yanıma almadım ama bişey olursa hemen eve gider içerim diye kendimi güvende hissettim. Bikaç gün sonra aklıma bile gelmemeye başladı. Sonra bi baktım atak yaşıyor bile olsam atağı geçirmek için xanax içme isteği duymuyorum. Hala evde bikaç tane xanax var ama benim için bi anlam ifade etmiyor.
Çok yazdım çok anlattım, özet geç piç derseniz bu hastalıktan kurtulmak kolay. Yeter ki tedavi olun, ilaçlarınızı kullanın ve o ilaçlara güvenin. Emin olun yeni nesil antidepresanlar çok iyi. Boş kalmayın, yanlız kalmayın. Kendinize sürekli bi meşgale bulun. Yanlız kalıp da düşünmeye başlarsanız, vücudunuzu dinlerseniz beyniniz size oyunlar oynamaya başlar. Alakasız yerlerde ağrılar hissedersizin. Götünüz başınız uyuşur. Başınız döner mideniz bulanır. Bunların hiçbirinin fiziki bi kaynağı yoktur, sağlığınızla ilgili bi sıkıntınız yoktur ortada. Beyniniz boş kaldığı zaman size oyun oynar, siz de doktora koşarsınız ölüyorum diye. O yüzden çıkın gezin, boş boş gezin, sağa sola bakın, fotoğraf çekin. Elektroniğe ilginiz varsa alın bi havya bikaç malzeme, netten eğlenceli devreler bulun onları yapın. El beceriniz varsa alet edevat alın bişeyler yapın, çerçeve yapın, masa yapın. Eliniz yatkınsa yeni yemek tarifleri bulup onu yapın. Tatlı yapın. Ne yaparsanız yapın ama oturup boş boş düşünmeyin. Yorulurusunuz.
Şu an için konuşmam gerekirse, eski sıkıntılarımdan, ateş basmalarımdan, o fena durumlardan eser yok. Hiç mi sıkıntı olmuyor, oluyor. Ama başedebiliyorsunuz, halledebiliyorsunuz. O kadar hafif. Sağlığınızla ilgili bi sıkıntı yaşadığınız zaman bu panikatağı tetikliyor ama o atak bi bomba patlaması gibi değil, kibrit alevi kadar bi sıkıntı yaşatıyor.
Bu hastalıktan kurtulmanın en önemli yolu herkesin dediği gibi stressiz bi yaşam. Ama stressiz yaşam var mı? Yok. Fakat stresi azaltılmış bi yaşam var. Benim gibi herşeyi kafaya takan biriyseniz stresi azaltmak da zor tabi. Ama stresi azaltmak için attığınız her adım size misli ile geri dönüyor iyileşme sürecinde, bunun için çaba sarfedin. Yeme içmenize dikkat edin, uykunuza dikkat edin. Uykusuz kalıp gün içinde uykusuzluğa bağlı bi sersemlik yaşarsanız, o size "beyin kanaması mı geçiriyorum" şeklinde bi panik atak ile de dönebilir. O yüzden sağlığınızı olumsuz etkileyecek durumlardan kaçının.
BU hastalığa yeni yakalanmış biriyseniz, 4 aydır bu hastalığı çeken biri olarak söylemeliyim ki o atakların hiçbirisi sizi öldürmüyor. Kalp krizi geçirmiyosunuz, beyin kanaması geçirmiyosunuz, kanser değilsiniz, aklınızı kaçırmıyorsunuz vs vs. Bunun garantisini size verebilirim. Ama illa ki rahatlamak istiyorsanız doktorlardan da kaçınmayın. Gittiğiniz doktorlara panikatak olduğunuzu söyleyin. Emin olun hiçbir doktor "eeh panikatakmış bişeyi yoktur bunun" demiyor. Ben ısrarla her doktora panikatak tedavisi gördüğümü söyledim. Hiçbiri "panikatak yüzündendir bişey yoktur" deyip göndermedi. Biz yine de bi bakalım dediler, sonuçta hepsi panikatak ile ilgili çıktı. Ama dediğim gibi, kimse başından savmadı. Bırakın başından savmayı, çoğu beni karşısına alıp panikatak ile ilgili konuştu, rahatlattı. Tahlil sonuçlarında neyin ne olduğunu sade bir dille tek tek anlatıp uzun uzadıya panikatak ile gerçek hastalık arasındaki farkları konuşan kaç tane doktorum oldu.
Bu hastalık ile ömür boyu yaşanmaz, bu su götürmez bi gerçek. Onun için de tedavi olmak şart. Öncelikle maddi durumunuz el veriyorsa iyi bir psikiyatristin özel kliniğine gitmekte fayda var. Psikiyatrist size 1 saat ayırıyor bir seansta ve yaşadığınız her şeyi detaylı bi şekilde sorup inceliyor. Ona göre ilaç veriyor. Devlet hastahanelerinde ise bu iş biraz sıkıntılı. Doktorlar iyi bile olsa gün içinde çok fazla hastaya baktıkları için size zaman ayıramıyorlar. Ayrıca sizin gibi, hatta sizden daha ağır hastalar, siz muayene olurken birden kapıyı açıp "doktor nolur bana bak yalvarırım" şeklinde sizin konuşmanızı bölebiliyor. Sağlıklı bir iletişim kuramıyorsunuz.
Doktorunuz ile tedaviye başladıktan sonra ilaçlarınızı sakın ama sakın aksatmayın. Saatini bile geçirmeyin. ilk günlerde yan etkiler sizi sıkıntıya sokabilir ama 1 hafta içinde geçiyor genelde yan etkiler. Sonrasında alışıyorsunuz. ilk 2-3 hafta belki hap hiçbir işe yaramıyormuş gibi geliyor ama 4. haftadan itibaren bi bakıyosunuz ki o ilaçlar sizi günden güne daha iyi ediyor. Ayrıca yeni nesil antidepresanlar eski ilaçlar gibi uyuşukluk da vermiyor. Yani yaşamınıza normal şekilde devam edebiliyorsunuz.
ilk haftalarda yardımcı olması için verilen anksiyete giderici ilaçlar -mesela xanax- ise asıl tedavi edici ilaç etkisini gösterene kadar çok yardımcı oluyor. Ama bu ilaçlar sahte bi mutluluk, sarhoşluk veren türden ilaçlar. 10 yıl sürekli içseniz 10 yıl sonunda 1 gün içmeseniz yine eski günlerinize dönersiniz. Hatta daha beter bi geri dönüş olur, bağımlılıktan kurtulmaya çalışırısınz birde. Ben 1 ay sonunda xanax'ı bırakırken çok sıkıntı çektim. Bırakmak istiyordum ama ya içmeyince ataklar geri gelirse, yeşil reçeteli olduğu için temin edemezsem ortada kalırsam diye düşüne düşüne 3 gün atak geçirdim sürekli. Sonunda 1-2 gün erken bıraktım, kenarda bikaç tane hap kaldı. ilk günlerde yanımda taşıdım. Sonraları yanıma almadım ama bişey olursa hemen eve gider içerim diye kendimi güvende hissettim. Bikaç gün sonra aklıma bile gelmemeye başladı. Sonra bi baktım atak yaşıyor bile olsam atağı geçirmek için xanax içme isteği duymuyorum. Hala evde bikaç tane xanax var ama benim için bi anlam ifade etmiyor.
Çok yazdım çok anlattım, özet geç piç derseniz bu hastalıktan kurtulmak kolay. Yeter ki tedavi olun, ilaçlarınızı kullanın ve o ilaçlara güvenin. Emin olun yeni nesil antidepresanlar çok iyi. Boş kalmayın, yanlız kalmayın. Kendinize sürekli bi meşgale bulun. Yanlız kalıp da düşünmeye başlarsanız, vücudunuzu dinlerseniz beyniniz size oyunlar oynamaya başlar. Alakasız yerlerde ağrılar hissedersizin. Götünüz başınız uyuşur. Başınız döner mideniz bulanır. Bunların hiçbirinin fiziki bi kaynağı yoktur, sağlığınızla ilgili bi sıkıntınız yoktur ortada. Beyniniz boş kaldığı zaman size oyun oynar, siz de doktora koşarsınız ölüyorum diye. O yüzden çıkın gezin, boş boş gezin, sağa sola bakın, fotoğraf çekin. Elektroniğe ilginiz varsa alın bi havya bikaç malzeme, netten eğlenceli devreler bulun onları yapın. El beceriniz varsa alet edevat alın bişeyler yapın, çerçeve yapın, masa yapın. Eliniz yatkınsa yeni yemek tarifleri bulup onu yapın. Tatlı yapın. Ne yaparsanız yapın ama oturup boş boş düşünmeyin. Yorulurusunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar