aşk

küçük bir çocuktan dinledim bugün aşkı; adı eren.

daha kreşten mezun olmuş kendi tabiriyle. her neyse ikimizde düğünden sıkıldık aldım bunu bahçeye çıktık. ee anlat eren dedim hayat nasıl?

bi yandan kolasını efkarlı efkarlı yudumlayıp ''hiyç şoma ya ben bi kıyz seyvdim ama tüm sene bi tüylü adını söleyemedim.'' dedi.

yarı şaşkın bir ifadeyle bakakaldım kendisine, neyse sanki yaşıtımmış gibi tüh dedim eee sonra ne oldu derken;

''soyna benim kaan die akadasım vadı o da zenebin adını hep söleyebildiği için hep o konusuodu. ben zenebe hep zet dediiim için bana baykmıyodu zenep. sonra ben konusamadım hep içimde kaydı bu aşk. ama örendim ki ana okuyunda da aynı okuydamışız. tüm yaz zenep demek için uraştım bak diebiliorum aytık zeneeep! okular bi açıysın hemen gitcem yanına zeneeep dicem hep barıcam okulda herkeşler bilcek.''

velhasıl aşk dediğimiz şey böylesine emek isteyen böylesine masum bir şeymiş. şu çocuk kadar olamadık ya ona yanarım.
© copyright 2005 - 2026