bugün
- kızları en güzel olan şehir13
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz12
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi12
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- cinlerin özünde iyi insanlar olması4
- ilişki yapmaya üşenmek5
- sözlük açsanız ismi ne olurdu4
- mesaj atıp konuşmayan kız4
- kadın nefreti4
- 50 bin liraya sabah 10'a kadar uyumadan durmak3
- hristiyanlık7
- dördüncü duvarı da kapısız örmek2
- sözlükteki satranç taşları4
- arabada son ses dinlenecek şarkılar3
- akrostişli şiir2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- yazarların 3 eylül 2026 tüfe tahmin rakamları2
- gece geç saatte ışığı yanan evler5
- erkekler zıçar kızlar kakaloş yapar4
- gecenin şarkısı11
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sözler köşkü6
- sırrı süreyya önder28
- silver ile evlenecek erkek52
- irmik helvası3
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- erkek nefreti2
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi3
- sıpsıkıcı olmanız4
- şikeci amedspor5
- dün gece ne oldu13
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- sözlüğü annesi gibi gören insan2
- askerde sözlüğe girmek4
- saçını mora boyatan kızın amacı3
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak8
- multitap2
- burcu akrep olan birini akrep sokması3
- ataköy'deki anyma konserinin iptal edilmesi3
- sarapci koala58
- normal sözlük ismi ne2
- sözlükte evlenecek adam kalmaması3
- sözlüğün bitmiş olması3
yabancı romanında, hayatı yaşamakla, elimiz bir ağaca bağlı ömür boyu yaşamanın arasında bir farkın olmadığını söyleyecek kadar "farketmez abi" kahramınını betimlemiştir. Her romanın bir nebze de olsa yazarından esintiler sunduğunu kabul ediyoruz, ve bu kitap da, albert camus'un samimiyeti hürmetine yazarın neredeyse kendini yazdığını düşünüyoruz ve teslim ediyoruz kendimizi felsefesine.
ancak, 30 yaşında ölmekle 70 yaşında ölmek arasında farkın olmadığını söyleyen romandaki kahramanın yazarı albert camu'nun hayatı dolu doludur:
20. yüzyılın en güçlü Cezayirli yazarlarından biri olan Albert Camus, 1913’te Cezayir’in Mondovi kasabasında doğdu. Yoksul bir aileden gelen Camus'nün babası bir Alsaslı, annesi ise ispanyol'du. I. Dünya Savaşı sırasında, 1914'te babasını kaybetti. Annesi evlerde hizmetçilik yaparak oğlunu okutmaya çalıştı. Ancak Camus, daha bağımsız bir hayat sürebilmek için evinden ayrıldı. 1923'te liseye, ardından da Cezayir Üniversitesi'ne kabul edildi. Üniversite eğitimi sırasında sağlığı bozuldu ve 1930'da vereme yakalandı. Hastalığı yüzünden üniversite takımının kaleciliğini bırakmak zorunda kaldı. Bundan sonra çeşitli işlerde çalışmaya başlayan Camus, felsefe eğitimini ancak 1936'da tamamlayabildi.
1934'te Fransız Komünist Partisi'ne katıldı. Bu hareketinin kaynağı, Marksist-Leninist öğretisine (doktrinine) desteğinden ziyade, ispanya'da daha sonra iç savaşla sonuçlanacak politik duruma duyduğu kaygıydı. Ancak üç yıl sonra, Troçkist suçlamasıyla partiden atıldı. Camus 1934'te Simone Hie'yle evlendi. Simone bir morfin bağımlısıydı ve Camus'yle evlilikleri, Simone'nun sadakatsizliğine bağlı olarak son buldu. 1935'de "işçinin Tiyatrosu"nu (Théâtre du Travail) kurdu fakat bu tiyatro 1939'da kapandı. Aynı yıl, verem hastası olduğundan Fransa ordusuna kabul edilmedi.
1940'ta piyanist ve matematikçi Francine Faure ile evlendi ve 5 Eylül 1945'te Catherine ve Jean adlarında ikiz çocukları oldu. Aynı yıl Paris-Soir dergisi için çalışmaya başladı. Daha henüz "Sahte Savaş" olarak adlandırılan II. Dünya Savaşı'nın ilk zamanlarında bir pasifist olarak kaldı. Ancak bu tutumu Paris'in Alman ordusu tarafından işgali ve 1941'de, komünist gazeteci Gabriel Péri'nin gözleri önünde idam edilmesiyle değişti ve onun da başkaldırmasına neden oldu. Paris-Soir ekibiyle Bordeaux'ya gitti ve aynı yıl ilk kitapları olan "Yabancı" ve "Sisifos Söylencesi"ni tamamladı. Camus, Bordeaux'yu 1942'de terkedip Cezayir'in Oran şehrine gitti ve ardından Paris'e döndü.
kaynak: wiki
ancak, 30 yaşında ölmekle 70 yaşında ölmek arasında farkın olmadığını söyleyen romandaki kahramanın yazarı albert camu'nun hayatı dolu doludur:
20. yüzyılın en güçlü Cezayirli yazarlarından biri olan Albert Camus, 1913’te Cezayir’in Mondovi kasabasında doğdu. Yoksul bir aileden gelen Camus'nün babası bir Alsaslı, annesi ise ispanyol'du. I. Dünya Savaşı sırasında, 1914'te babasını kaybetti. Annesi evlerde hizmetçilik yaparak oğlunu okutmaya çalıştı. Ancak Camus, daha bağımsız bir hayat sürebilmek için evinden ayrıldı. 1923'te liseye, ardından da Cezayir Üniversitesi'ne kabul edildi. Üniversite eğitimi sırasında sağlığı bozuldu ve 1930'da vereme yakalandı. Hastalığı yüzünden üniversite takımının kaleciliğini bırakmak zorunda kaldı. Bundan sonra çeşitli işlerde çalışmaya başlayan Camus, felsefe eğitimini ancak 1936'da tamamlayabildi.
1934'te Fransız Komünist Partisi'ne katıldı. Bu hareketinin kaynağı, Marksist-Leninist öğretisine (doktrinine) desteğinden ziyade, ispanya'da daha sonra iç savaşla sonuçlanacak politik duruma duyduğu kaygıydı. Ancak üç yıl sonra, Troçkist suçlamasıyla partiden atıldı. Camus 1934'te Simone Hie'yle evlendi. Simone bir morfin bağımlısıydı ve Camus'yle evlilikleri, Simone'nun sadakatsizliğine bağlı olarak son buldu. 1935'de "işçinin Tiyatrosu"nu (Théâtre du Travail) kurdu fakat bu tiyatro 1939'da kapandı. Aynı yıl, verem hastası olduğundan Fransa ordusuna kabul edilmedi.
1940'ta piyanist ve matematikçi Francine Faure ile evlendi ve 5 Eylül 1945'te Catherine ve Jean adlarında ikiz çocukları oldu. Aynı yıl Paris-Soir dergisi için çalışmaya başladı. Daha henüz "Sahte Savaş" olarak adlandırılan II. Dünya Savaşı'nın ilk zamanlarında bir pasifist olarak kaldı. Ancak bu tutumu Paris'in Alman ordusu tarafından işgali ve 1941'de, komünist gazeteci Gabriel Péri'nin gözleri önünde idam edilmesiyle değişti ve onun da başkaldırmasına neden oldu. Paris-Soir ekibiyle Bordeaux'ya gitti ve aynı yıl ilk kitapları olan "Yabancı" ve "Sisifos Söylencesi"ni tamamladı. Camus, Bordeaux'yu 1942'de terkedip Cezayir'in Oran şehrine gitti ve ardından Paris'e döndü.
kaynak: wiki
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar