bugün

sevgili

tek bir fotoğraf kalmış anılardan, bakıyorum. belirli belirsiz gülümsemiş dudaklarıyla, ama gözleriyle değil. anlayamıyorum, herzamanki tavrıyla fotoğrafçının karşısında bile biraz sakin, biraz saklı durmuş, rengini belli etmiyor, açmıyor iç dünyasını. anlayamıyorum gözlerinden ne hissediyor. sadece kibar saklı bi gülümseme. daha dikkatli bakıyorum, yaşadığım, bildiğim ruh halleriyle mimiklerini kıyaslamaya çalışıyorum, anlamak istiyorum. bana birşey söylemiyor. oysa zamanında tek bir söz söylemeden ne çok şey anlatmıştı bana gözleri. bana kızgınmısın diye soruyorum, cevap vermiyor, kılı kıpırdamıyor, yine renk vermiyor. neden yaptın, neden yapıyorsun diyorum, ben yapmadım diyor. seni beklerim diyor seni seviyorum diyor, beni yalnız bıraktın diyor, dudağı bükülüyor. bu sefer yakaladım diyorum mimiğini, gözümü kırptığım gibi yokoluyor, eski donukluğuna dönüyor. soruyorum, sevdin mi beni diyorum, cevap vermiyor, gözünü bile kırpmıyor ama sevdiğini söyledi bir an, biliyorum ben. bazen ne hissettiğini, söylemediklerini anladığım gibi. tekrar bakıyorum gözlerine, aynı hüzünü görüyorum. unuttun mu beni diyorum, gözleri bir anlığına sadece bir anlığına yere devriliyor, cevap vermiyor. devam edicekmisin diyorum kaldığın yerden? sana yalan söylemiycem diyor, etmiycem desem bile etmek zorundayım. bu sefer herkese donuk olan ben dayanamıyorum. gözyaşlarımı saklamadığım insanın göğsüne kapanıp sıkı sıkı sarılıyorum, ıslatıyorum göğsünü ses çıkarmadan sadece kasılarak, sıkı sıkı sarıyor beni, konusmuyor, sadece bi inilti, bir ses dökülüyor dudaklarından. sonra ne oldu diyor tekrar camdan haline bürünerek, içi titriyor biliyorum, yapma diyor, şefkatle okşuyor başımı, bastırıyor göğsüne. sonra kendimi toparlamak için çekilip, arkamı dönüyorum. geri döndüğümde tekrar fotoğrafa girmiş buluyorum boynunu yana eğmiş, mahcup haliyle. çağırıyorum cevap vermiyor, sadece her zamanki sır vermeyen haliyle bakıyor bana
© copyright 2005 - 2026