bugün
- sarı yeleli aslan trump8
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler12
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi10
- hababam sınıfı semra hoca7
- montla sıçmak3
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- 40 yaşında bekar kadın7
- yazarları gülümseten şeyler2
- olgay'ı pezevenklerin eline vermek3
- ani gelen can sıkıntısı2
- iç sıkıntısından intihar etmek2
- kalmadı3
- beni sevenler 1 yazsın2
- kendi kendine konuşmak5
- siyah araba4
- zallın fake hesabı var mı9
- türkiye a milli futbol takımı2
- en gey özelliğiniz13
- anın görüntüsü19
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı3
- yaz günü bira içmek4
- mor semsiyeli yabanci21
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- ben bir hata yaptım4
- özşen madencilik işçilerinin direnişi8
- sözlüğün kırbacı11
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- dinciler4
- gocu26
- başkan2
- eşimi aldattım vicdan azabı çekiyorum4
- kadınlar hakkında net gerçekler4
- kahverengi bi renkse kahve ne renk3
- dönerci isim önerileri4
- tüm zamanların en iyi kadrosuna sahip takımı2
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- terör devleti3
- uludağ sözlüğü 3 kelime ile anlat3
- ben geldim naneler6
- siz hepiniz biz türkiye marşı4
- 12 haziran 2026 güney kore çekya maçı4
- chp'nin hali ne olacak49
- karton toplayan birini itlaf edip kireçle gömmek4
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo5
- clydeless bonnie6
- oralı olmayan yazarlar4
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları5
bu aralar bünyem ve göz pınarlarım çok kötü durumda. hayatta kalmaya çalışıyorum ve mutsuzum, yani dünya ile alakalı her şeyden mutsuzum. yaşadıklarımdan, eski aşklarımdan, arkadaşlıklarımdan...
yarım bırakıldığımda ağlıyorum, annemin pilav yedirirken öğütlerinden kalma bir şey sanırım bilmiyorum ama çok ciddiye aldım sanırım.
kafadan keşkelerim var, ağlayacağım tabi.
depremlerde filan hayatımın eksikliklerini hatırlıyorum. geç kalacağımı, bir bok yaşamadığımı, tüm 'keşke-lerimi' düşünüyorum.
o boktan cesaretimi, "uykularda hayal kuruşumu da"
ben ahirette ne yapacağımdan çok,
-dünya da ne yaptım?, geride ne bıraktım?, nasıl biriydim?- ler.
Keşkeler,
aşklar;
aşk buymuş değilde, -şunların yaşadıkları aşk lan herhalde- dedim hep. o da filmlerde.
ya da toparlayayım, 'keşke aşık olsaydım.'
dostluklar;
ben sadece hitap şekli olarak kullandım 'dostum' kelimesini. internetin bir cilvesi o da.
yalan ve güven birbiriyle alakalı. güven de dostlukla.
hepimiz de dost dediğimiz insanlara gözü kapalı güveniriz elbet.
ki benim gözü kapalı güvendiğim bir kişi dahi yok, dostluk kriterlerinde.
bunun nedeni dönem. bir çoğumuzun bir internet sayfasından ibaret oluşu.
yakın arkadaşım yok mu? var.
güven miyor muyum? - güveniyorum ama, güvenmekle gözü kapalı güvenmek arasında büyük farklar var. burda ego uğruna kıran, kırılan insanlar var. dostluk bu devrin duygusu değil. kırılmaz bir şey o.
geleyim keşke-me,
'keşke dostluk benim mahallemden geçseydi.'
ihanet;
ihanetin telafisi olmayan bir şey olduğunu düşünmüyorum. bunun benim ihanet etmiş olmamla da alakası yok. ama bunu keşkelerin arasına sokan şey, geç kalmış olmak, ölüm.
evet, ihanet ettim. çok yakın bir arkadaşımın büyük bir sırrını, ortam ve eğlenmenin büyüsüyle, -söyleyeyim mi lan?- soruları arasında bir den ağzımdan döktüm.
güldüm. güldüm, anında pişman oldum. bu bir an pişman olup, sonra zamanla giden pişmanlıktan değildi.
neden bu kadar pişman oldum dedim sonra. tamam oldum da, neden bu kadar?
sonra bana sırrını ilk söylediği günü hatırladım.
-bak edip bu olayı, dünya üzerinde bir sen, bir de ben biliyorum artık- demişti.
anladım. bu, sana bir sır vereceğim dedikten sonra 50 kişiye söyleyip, 'kimseye de söyleme haa' dediğimiz sırlardan değildi. bildiğin gerçek sırdı lan bu.
ağırlığı büyük olduğu gibi, pişmanlığı da büyük oldu. 'tekrardan, dostluk bu devrin duygusu değil'
artık ihanetler çok kolay oluyor, pişmanlıklar zor.
bir ihanet daha, eski sevgilimden. eski sevgilim çünkü, kilit nokta benim.
o benim sevgilim-miş, ben onun değil. ihanetle de bunu anlıyorsun işte.
birlikte olduğumuzu düşündüğüm günden 2 hafta geçtikten sonra şöyle bir kelime kullanmış sevgilim.(ilişki tam 8 ay sürüyor)
-edip'le mi? yoksa ömerle mi? birlikte olayım.- dile kolay.
okuması, söylemesi, yazması sahiden kolay.
ne kadar basit di mi? edip'le mi? ömer'le mi?(ki sonraları bu tek kişilik aşk savaşı yaşayan kız, elime beyaz bayrak tutuşturup, galibi seçiyor.)
işte böyle zamanlarda da düşünüyorsun; -acaba aşk'da mı bu devrin duygusu değil?-
sonra anlıyorsun; yok yok, 4 mevsim olan bir duygu yok olamaz.
kasımda aşk başka oluyor.
eylül aşk ayı oluyor.
o garip yaz aşkları oluyor.
ilk baharda da aşk'a hazırlık okuyoruz zaten.
bunlar sadece bir anda akla gelenler. geleyim keşke-me.
'keşke o sırrı anlatmasaydım' ve 'keşke eski sevgilime aşıktım diyebilseydim' gerçek bir ihanet, beni bu konu da daha iyi pişirirdi sanırım sözlük.
ortak duygu ihanet.
benim anlattığım dostluğun içinde ihanet var. yaşadığım sevginin içinde de var.
işte ben bu depremlerde ölmedim.
düşündüm. keşke yapsaydım'lar ile keşke yapmasaydım'lar arasındaki uçurumda düştüm, uyudum, uynadım.
diyorum ya, hayatta kalmaya çalışıyorum sözlük.
yarım bırakıldığımda ağlıyorum, annemin pilav yedirirken öğütlerinden kalma bir şey sanırım bilmiyorum ama çok ciddiye aldım sanırım.
kafadan keşkelerim var, ağlayacağım tabi.
depremlerde filan hayatımın eksikliklerini hatırlıyorum. geç kalacağımı, bir bok yaşamadığımı, tüm 'keşke-lerimi' düşünüyorum.
o boktan cesaretimi, "uykularda hayal kuruşumu da"
ben ahirette ne yapacağımdan çok,
-dünya da ne yaptım?, geride ne bıraktım?, nasıl biriydim?- ler.
Keşkeler,
aşklar;
aşk buymuş değilde, -şunların yaşadıkları aşk lan herhalde- dedim hep. o da filmlerde.
ya da toparlayayım, 'keşke aşık olsaydım.'
dostluklar;
ben sadece hitap şekli olarak kullandım 'dostum' kelimesini. internetin bir cilvesi o da.
yalan ve güven birbiriyle alakalı. güven de dostlukla.
hepimiz de dost dediğimiz insanlara gözü kapalı güveniriz elbet.
ki benim gözü kapalı güvendiğim bir kişi dahi yok, dostluk kriterlerinde.
bunun nedeni dönem. bir çoğumuzun bir internet sayfasından ibaret oluşu.
yakın arkadaşım yok mu? var.
güven miyor muyum? - güveniyorum ama, güvenmekle gözü kapalı güvenmek arasında büyük farklar var. burda ego uğruna kıran, kırılan insanlar var. dostluk bu devrin duygusu değil. kırılmaz bir şey o.
geleyim keşke-me,
'keşke dostluk benim mahallemden geçseydi.'
ihanet;
ihanetin telafisi olmayan bir şey olduğunu düşünmüyorum. bunun benim ihanet etmiş olmamla da alakası yok. ama bunu keşkelerin arasına sokan şey, geç kalmış olmak, ölüm.
evet, ihanet ettim. çok yakın bir arkadaşımın büyük bir sırrını, ortam ve eğlenmenin büyüsüyle, -söyleyeyim mi lan?- soruları arasında bir den ağzımdan döktüm.
güldüm. güldüm, anında pişman oldum. bu bir an pişman olup, sonra zamanla giden pişmanlıktan değildi.
neden bu kadar pişman oldum dedim sonra. tamam oldum da, neden bu kadar?
sonra bana sırrını ilk söylediği günü hatırladım.
-bak edip bu olayı, dünya üzerinde bir sen, bir de ben biliyorum artık- demişti.
anladım. bu, sana bir sır vereceğim dedikten sonra 50 kişiye söyleyip, 'kimseye de söyleme haa' dediğimiz sırlardan değildi. bildiğin gerçek sırdı lan bu.
ağırlığı büyük olduğu gibi, pişmanlığı da büyük oldu. 'tekrardan, dostluk bu devrin duygusu değil'
artık ihanetler çok kolay oluyor, pişmanlıklar zor.
bir ihanet daha, eski sevgilimden. eski sevgilim çünkü, kilit nokta benim.
o benim sevgilim-miş, ben onun değil. ihanetle de bunu anlıyorsun işte.
birlikte olduğumuzu düşündüğüm günden 2 hafta geçtikten sonra şöyle bir kelime kullanmış sevgilim.(ilişki tam 8 ay sürüyor)
-edip'le mi? yoksa ömerle mi? birlikte olayım.- dile kolay.
okuması, söylemesi, yazması sahiden kolay.
ne kadar basit di mi? edip'le mi? ömer'le mi?(ki sonraları bu tek kişilik aşk savaşı yaşayan kız, elime beyaz bayrak tutuşturup, galibi seçiyor.)
işte böyle zamanlarda da düşünüyorsun; -acaba aşk'da mı bu devrin duygusu değil?-
sonra anlıyorsun; yok yok, 4 mevsim olan bir duygu yok olamaz.
kasımda aşk başka oluyor.
eylül aşk ayı oluyor.
o garip yaz aşkları oluyor.
ilk baharda da aşk'a hazırlık okuyoruz zaten.
bunlar sadece bir anda akla gelenler. geleyim keşke-me.
'keşke o sırrı anlatmasaydım' ve 'keşke eski sevgilime aşıktım diyebilseydim' gerçek bir ihanet, beni bu konu da daha iyi pişirirdi sanırım sözlük.
ortak duygu ihanet.
benim anlattığım dostluğun içinde ihanet var. yaşadığım sevginin içinde de var.
işte ben bu depremlerde ölmedim.
düşündüm. keşke yapsaydım'lar ile keşke yapmasaydım'lar arasındaki uçurumda düştüm, uyudum, uynadım.
diyorum ya, hayatta kalmaya çalışıyorum sözlük.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar