bugün
- hikayeyi devam ettir54
- mezoterapi12
- sokakta kavga teknikleri16
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak9
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak14
- geceleri uyutmayan dertler3
- yeni parti49
- nickten isim tahmini yapmak72
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- kaos show4
- arkadaşlar bakar mısınız28
- çekirge7
- sözlük yazarlarının saatleri10
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek3
- 31 yaş sendromu5
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- abaddon2
- enteresan neden kavga yok6
- kavganın kazananı yoktur6
- üç harflilerden korkmak5
- tai lung26
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- arkadaşlar iyi geceler4
- kürk giyen erkek6
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- geceye bir şarkı bırak14
- tekne turu11
- uysaljakoben17
- 32 yaş sendromu3
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- pişi olsa da yesek3
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- türklerin islama göre yaşamaması5
- sedef adası4
- adalarda bisiklet sürmek4
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- evreşe yollarını dar olmaması4
- flörtün ev adresinizi öğrenmesi3
- büyük filmlerden büyük replikler2
- çıplak ayakla hamam böceğine basmak3
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir3
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
- zetina dikiş makinası2
şimdi bazı arkadaşlar önceliğimizin bölücü terör örgütü olduğunu, dolayısıyla suriye'de ne işimiz olduğunu soruyor. tabi bunlardan önce bölücü terör örgütünün dış destek olmadan varlığını sürdüremeyeceğini bilmek gerek. pkk dediğin sadece bir örgüt değil. birçok ülkenin bize karşı örtülü savaşının diğer adıdır aynı zamanda. peki örtülü savaşa karşı düzenli ordu ile mücade edebilir miyiz? edemeyiz. bakın dünyanın en güçlü ülkesi birleşik devletler afganistan'da 10 yıldır varlığını sürdüyor ve bu kadar teknolojik donanıma rağmen taliban'ı bitirebildi mi? hayır. çünkü ortada bir asimetrik muharebe var. onun haricinde şöyle bir gerçek de var; bizim elimizdeki kartlar bölücü terör örgütünü destekleyen ülkeleri caydırmaya yetmiyor. işte buna bağlı olarak elimizdeki kartların sayısını ve çeşidini artırmamız gerekiyor. suriye olayına da öyle bakmak gerek. ortak kabine, vizesiz geçiş, yüksek ekonomik işbirliği gibi alanlarda türkiye zamanında suriye'yi hep destekledi. ama maalesef sonuç değişmedi. esad'ın patronu yine rusya ve iran olarak kaldı. yani yönetim değişmediği sürece suriye'nin iran ve rusya'nın bölgedeki kartı olarak kalacağı anlaşıldı. eğer suriye'de yaşanacak yönetim değişikliği arzu ettiğimiz gibi olursa, bölgede dengeler değişecektir. bu da bizi bölgede rol almaya iten sebeplerin başında gelir.
ayrıca şunu da söylemek gerekir -ki bu ayrıntılar çok çok önemlidir-
devletler arasında dostluk, kardeşlik, kan bağı gibi bireysel değerler yoktur. azerbaycan-türkiye-pakistan ilişkileri de buna dahildir. gerektiği zaman bir ülkeye diğerinden daha fazla destek verirsin. onun politikalarını desteklersin ancak bu kardeşliğe değil, tamamen çıkar ve menfaat ilişkisine dayalıdır. ticarette olduğu gibi.
bugün arabistan ile aynı politik zeminde çıkar birlikteliği yaparsın, eş güdümlü siyaset izlersin, ancak menfaatlerin çatıştığı noktada farklı politika uygularsın. örnegin 2003 tezkere meselesi gibi. devlet meseleleri menfaat üzerine kuruludur ve sinsidir. öyle bir adım atarsın ki geri dönemezsin bazen. rusya'nın suriye meselesinde geri adım atamaması gibi.
sanılmasın ki suriye meselesinde hükümetin aldığı karardan ötürü isyancılar desteklenmekte. devleti hükümet tek başına yönetmez. o sistemin arkasın da müsteşarlar, stratejistler, her türlü dalavereye karşı akıl yürüten, bilgiyi işleyen, geçmiş ile geleceği kurgulayan bir dünya yetişmiş - yetiştirilmekte olan insan mevcut. insan bireysel olarak unutur ancak devlet aklı bin yıllıktır, unutmaz. 100 yıl önce yaşanmış bir meselenin cevabı 100 yıl sonra zamanı gelmiş ise verilir.
suriye bugün yıllarca ülkemize karşı yaptığı dalaverelerin karşılığını almakta. ve bunu uluslararası düzen de istemekte. bir koordinasyon sağlanmış, suikast için tüm hazırlıklar yapılmış, çevresel etkenlerin tamamı buna hazır iken biz niçin geri duralım? bazen öldürmek gerekir. dünya, hayallerimizi yansıttığımız pembe, mavi, sarı, yeşil renkler ile bezenmiş resimler gibi değil maalesef. çıkarın neyi gerektiriyorsa onu yaparsın.
mesela ingilizlerle tarihimize yüzeysel olarak bakalım. rus savaşları için sürekli ingilizler bize maddi yardım yapmaktaydı. ilişkilerimiz dönem dönem çok iyiydi. sonra kötüleşti. neredeyse her cephede kendileri ile savaştık. sadece onlarla da savaşmadık, müttefikleri ile de. bugünkü ilişkimize baktığımız zaman ingiltere ile stratejik işbirliği yapıyoruz. ilişkilerimizin ilk başladığı 250 yıl önceki dönemlerde olduğu gibi devam etmekte. ancak onlar bizim, biz de onların açığını beklemekteyiz. ama gün gelecek ingiltere ile savaştığımız o karanlık yılların hesabı sorulacaktır. bundan kimsenin şüphesi olmasın.
yukarıda da söylediğim gibi, suriye devleti tarihin derinliklerinde yaptıklarının cevabını bir şekilde hem alıyor hem de çıkarlarımıza göre ortamı devşiriyoruz. önümüzde yeni bir sistem kuruluyor ve bu sistemin ülkemizin çıkarlarına göre kurgulanması için devletimiz o bölgede mücadele etmekte.
ayrıca şunu da söylemek gerekir -ki bu ayrıntılar çok çok önemlidir-
devletler arasında dostluk, kardeşlik, kan bağı gibi bireysel değerler yoktur. azerbaycan-türkiye-pakistan ilişkileri de buna dahildir. gerektiği zaman bir ülkeye diğerinden daha fazla destek verirsin. onun politikalarını desteklersin ancak bu kardeşliğe değil, tamamen çıkar ve menfaat ilişkisine dayalıdır. ticarette olduğu gibi.
bugün arabistan ile aynı politik zeminde çıkar birlikteliği yaparsın, eş güdümlü siyaset izlersin, ancak menfaatlerin çatıştığı noktada farklı politika uygularsın. örnegin 2003 tezkere meselesi gibi. devlet meseleleri menfaat üzerine kuruludur ve sinsidir. öyle bir adım atarsın ki geri dönemezsin bazen. rusya'nın suriye meselesinde geri adım atamaması gibi.
sanılmasın ki suriye meselesinde hükümetin aldığı karardan ötürü isyancılar desteklenmekte. devleti hükümet tek başına yönetmez. o sistemin arkasın da müsteşarlar, stratejistler, her türlü dalavereye karşı akıl yürüten, bilgiyi işleyen, geçmiş ile geleceği kurgulayan bir dünya yetişmiş - yetiştirilmekte olan insan mevcut. insan bireysel olarak unutur ancak devlet aklı bin yıllıktır, unutmaz. 100 yıl önce yaşanmış bir meselenin cevabı 100 yıl sonra zamanı gelmiş ise verilir.
suriye bugün yıllarca ülkemize karşı yaptığı dalaverelerin karşılığını almakta. ve bunu uluslararası düzen de istemekte. bir koordinasyon sağlanmış, suikast için tüm hazırlıklar yapılmış, çevresel etkenlerin tamamı buna hazır iken biz niçin geri duralım? bazen öldürmek gerekir. dünya, hayallerimizi yansıttığımız pembe, mavi, sarı, yeşil renkler ile bezenmiş resimler gibi değil maalesef. çıkarın neyi gerektiriyorsa onu yaparsın.
mesela ingilizlerle tarihimize yüzeysel olarak bakalım. rus savaşları için sürekli ingilizler bize maddi yardım yapmaktaydı. ilişkilerimiz dönem dönem çok iyiydi. sonra kötüleşti. neredeyse her cephede kendileri ile savaştık. sadece onlarla da savaşmadık, müttefikleri ile de. bugünkü ilişkimize baktığımız zaman ingiltere ile stratejik işbirliği yapıyoruz. ilişkilerimizin ilk başladığı 250 yıl önceki dönemlerde olduğu gibi devam etmekte. ancak onlar bizim, biz de onların açığını beklemekteyiz. ama gün gelecek ingiltere ile savaştığımız o karanlık yılların hesabı sorulacaktır. bundan kimsenin şüphesi olmasın.
yukarıda da söylediğim gibi, suriye devleti tarihin derinliklerinde yaptıklarının cevabını bir şekilde hem alıyor hem de çıkarlarımıza göre ortamı devşiriyoruz. önümüzde yeni bir sistem kuruluyor ve bu sistemin ülkemizin çıkarlarına göre kurgulanması için devletimiz o bölgede mücadele etmekte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar