bugün
- sözlükteki tramessi yazarlar7
- la loba8
- öldüreni öldürmek10
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi11
- demokles'in kılıcı abi ya7
- asansörde selam verme zorunluluğu4
- abi lavabo var mı4
- mahallede rönesans başlaması5
- ayağına nutella sürüp bu bitecek diyen kız6
- hesabını gizleyen erkek yazar19
- mahalle bakkalının zamanı durdurması3
- sevgiliyle görüşme sıklığı4
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip8
- x hanım kasa lütfen3
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları5
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması7
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği4
- eşek alıp şehirde gezmek5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- buzdolabının içim üşüdü demesi3
- hiçbir yere varmayan merdiven3
- neden uyandınız6
- hoşgelmiş inşallah kazdır2
- menemen yiyen erkek6
- asgari ücretle hayal kurmak4
- kız isteme ayininde tuzlu kahve ikram eden yelloz2
- sözlüğe bicepsini atmış erkeğin namusu6
- ağızdan çıkan lafın dönüşü olmaması3
- çay demlemekle övünen kız2
- erkeklerin kadınları anlayamaması5
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- kot kafalı2
- kalıcı yaz saati uygulaması2
- izmirim izmirim nereye gitsem özlerim2
- parazitli'a m frekansı radyoları dinlemek3
- japonlan evlencem dye türkmenistanlıylan evlenmek4
- dm kuşu yazarlar3
- topuklu ayakkabı2
- erkeklerin evde sıcak yemek olsun takıntısı4
- durduk yere armadilloya dönüşmek2
- kendi cenazende kavga çıkarmak2
- ingiliz lord unvanı3
- karınca yuvasının yanına çay şekeri dökmek2
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması4
- kaldırım taşı olarak reenkarne olmak2
- iş yok bahanesiyle bütün gün evde yatmak5
- akplisin yani27
- ideal aşka kavuştuğunu sanmak2
- israil seçimleri2
- duanın bir şeye yaramaması28
evrim konusu, insanların ilgisini çeken büyüleyici bir konu. hayatın sırrı! niye yaşıyor, neden ölüyoruz? kimdir bizi buna isteğimiz dışı mahkum eden, veya nedir?
fakat aklıma yatmayan; canlılardaki muzzam ve mükemmel düzenliliktir! nasıl bir tesadüften bu kadar güzel (hatta çirkinliği bile düzenli ve özenli) canlılar türeyebiliyor? birazı da horor filimlerindeki gibi çarpık çurpuk olmalı değil miydi? ya ruhsal duygusal kısımdaki gizemler! kendini aramak; buna gücü yeten tek canlı olarak (şimdilik) görülen insanın en köklü meselesi olmuştur ve varlığını sorgulamaktan insanoğlu hiç bir zaman vaz geçmeyecektir. bu tamam ve bu yolda yapılan çalışmaları da saygıyla karşılıyorum. fakat bu renkli televizyon, cep telefonu, manyetizma vs. gibi ilmi dört dörtlük izahı olan kazanımlar kadar basit bir şey değil, bu yüzden ben, evrim teorisine inanmayı kabul edemiyor, çalışmaları ise selamlıyorum. mikro dünyayı izleyecek imkanlara kavuşmuş olmamız harikalar diyarından binlerce bilinmeyeni bilgi hazinemize kaydedilmesini sağlıyacağına inancım tamdır. suni gen bile yapıldığını okudum haberlerde. diyelim ki 100 veya iki milyon sene sonra güneş bitmemiş , atom harbiyle dünya parçalanıp kosmozda toz haline gelmemiş ve kareş kardeş, spor müsabakaları düzenleyerek refahını artırmış halde yaşan insanlar, eriştikleri muazzam teknolojiyle ömürleri uzatsalar, kendilerini kopyalasalar, yeni canlılar üretebilecek hale gelmiş olsalar, evrimmi yapmış olurlar? ya da bu olgunun adı nasıl koyulmalıdır? benim mantığım (kabul ederim ki bu sahada çalışmaları, araştırmaları olan biri değilim) bütün bu olguların ilmi gelişmelerden ibaret kalacağı ve biz nasıl oluştuk sorusuna cevap veremeyeceği ve dolayısıyla evrimi de izah edemeyeceği sonucunu çıkarıyor. bu yüzden de gönlüm arzu eder ki; gitgide manevi yozlaşmayla hasar gören nesillerin, daha fazla etkilenmemesi ve gelecekte yeni fuzuliler, puşkinler, dostoyevski, james joyce, volter, camu, robert scholl, bahtin, yaşar kemal, goethe, cervantes, hugo .ilh.ler doğsun ve insanların ruhunun güneşi olsun, çocuklarımız maddi menfaat ayarlı ruhsuz robotlara döndürülmesin istiyorsak, sapla samanı karıştırmak hatasına düşmeden; her sahadaki ilmi çalışmaları, nesillerin manevi inançlarını yok ederek materyalist kuşaklar yaratmak anlayış ve maksadıyla değil, sadece ve sadece insanın en tabii hakkı ve fıtratı olan öğrenme ihtiyacını temin ve tatmin anlayışı içinde devam ettirilsin. o zaman benim gibilerin de kafası karışmaz.
fakat aklıma yatmayan; canlılardaki muzzam ve mükemmel düzenliliktir! nasıl bir tesadüften bu kadar güzel (hatta çirkinliği bile düzenli ve özenli) canlılar türeyebiliyor? birazı da horor filimlerindeki gibi çarpık çurpuk olmalı değil miydi? ya ruhsal duygusal kısımdaki gizemler! kendini aramak; buna gücü yeten tek canlı olarak (şimdilik) görülen insanın en köklü meselesi olmuştur ve varlığını sorgulamaktan insanoğlu hiç bir zaman vaz geçmeyecektir. bu tamam ve bu yolda yapılan çalışmaları da saygıyla karşılıyorum. fakat bu renkli televizyon, cep telefonu, manyetizma vs. gibi ilmi dört dörtlük izahı olan kazanımlar kadar basit bir şey değil, bu yüzden ben, evrim teorisine inanmayı kabul edemiyor, çalışmaları ise selamlıyorum. mikro dünyayı izleyecek imkanlara kavuşmuş olmamız harikalar diyarından binlerce bilinmeyeni bilgi hazinemize kaydedilmesini sağlıyacağına inancım tamdır. suni gen bile yapıldığını okudum haberlerde. diyelim ki 100 veya iki milyon sene sonra güneş bitmemiş , atom harbiyle dünya parçalanıp kosmozda toz haline gelmemiş ve kareş kardeş, spor müsabakaları düzenleyerek refahını artırmış halde yaşan insanlar, eriştikleri muazzam teknolojiyle ömürleri uzatsalar, kendilerini kopyalasalar, yeni canlılar üretebilecek hale gelmiş olsalar, evrimmi yapmış olurlar? ya da bu olgunun adı nasıl koyulmalıdır? benim mantığım (kabul ederim ki bu sahada çalışmaları, araştırmaları olan biri değilim) bütün bu olguların ilmi gelişmelerden ibaret kalacağı ve biz nasıl oluştuk sorusuna cevap veremeyeceği ve dolayısıyla evrimi de izah edemeyeceği sonucunu çıkarıyor. bu yüzden de gönlüm arzu eder ki; gitgide manevi yozlaşmayla hasar gören nesillerin, daha fazla etkilenmemesi ve gelecekte yeni fuzuliler, puşkinler, dostoyevski, james joyce, volter, camu, robert scholl, bahtin, yaşar kemal, goethe, cervantes, hugo .ilh.ler doğsun ve insanların ruhunun güneşi olsun, çocuklarımız maddi menfaat ayarlı ruhsuz robotlara döndürülmesin istiyorsak, sapla samanı karıştırmak hatasına düşmeden; her sahadaki ilmi çalışmaları, nesillerin manevi inançlarını yok ederek materyalist kuşaklar yaratmak anlayış ve maksadıyla değil, sadece ve sadece insanın en tabii hakkı ve fıtratı olan öğrenme ihtiyacını temin ve tatmin anlayışı içinde devam ettirilsin. o zaman benim gibilerin de kafası karışmaz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar