bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek35
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz21
- masklavi'nin biraz gergin olması5
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri6
- kız kıza sevişmek4
- yandaş basını okumak6
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi8
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- sude sendromu10
- yagmurcu6
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması5
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak8
- adana demirspor3
- sözlük açsanız ismi ne olurdu10
- mehdiyetin takımı galatasaray3
- erecto don don bey3
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- kürt kızlarının güzel olması5
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı4
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- kemal kılıçdaroğlu6
- belçika polisinin öldürdüğü türk3
- en sevdiğiniz ayı3
- 4 kasım 2026 viking sabah maçı2
- 13 ekim 2026 sabah slavia prag maçı2
- melih gökçek13
- maide 82
- ilk buluşmada ehonomi çoğ eyi diyen kız2
- bugünün yarından güzel olması2
- ben robot değilim tuzağı2
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- akrostişli şiir7
- don don bey birader2
- silver ile evlenecek erkek52
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez4
- 30 yaşına girmek6
- geleceğin hep güzel görünmesi olayının bitmesi2
- kızları en güzel olan şehir13
- özenilen şeyler3
- hristiyanlık8
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- sırrı süreyya önder28
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- ekonomi2
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sarapci koala58
sukut ı istifham | bandini
Elif Şafakın Pinhanını okuduğumda 19. Yy istanbuluna gitmiştim (Kartpostallardan gördüğüm kadarıyla), bu öyküyü okurken, eski Osmanlı kahvehanelerinden birinde orta şekerli kahve içmekteydim denize karşı(bir taraftanda tüm kapitalistliğimle kahvehaneler zinciri kurma fikriyle)
Öykü başlangıçta sıkıcı gelebilir, kelimelerin anlamlarını bilmemek insana yılgınlık hissi veriyor ama bunları bilmemek benim eksikliğim biryerde, malum teknoloji gelişti Osmanlıca-Türkçe sözlük eşliğinde okudum hikayeyi, Hallac-ı Mansurun En-el Hak olayın hakkında az çok bilgim olduğundan daha bir anlamlı geldi öykü.
Mühim olan kelimeler, Hak ile Hakkın arasında ki fark gibi. Dikkatimi çeken cümleler şunlardı ;
eski usül manda mahsülü kapaklı siyah bir iblisti o neşriyyat.
Bu cümlede kitabı betimlemede şu üç kelime; manda, siyah ve iblis çok uyumlu üzerine düşünülmüş olduğu belli, yalnız neşriyyat değil neşriyat olsa gerek.
artık şunu bilmek gayri kabil: şu iskeleden hayli geçkin vakitte atlayan sarhoş bir adem oğlu görsem acaba şevk ile atlayıp onu kurtarır mıyım yoksa mühürlenmiş kalb ile yoluma düşer bir de pervasız şarkı çağırır mıyım?
Yanlış hatırlamıyorsam Camusnun Düşüşün de benzer bir çözümleme vardı, bu kısımdan sonra kahramanın varoluşçuluğa geçişi olarak algılanıyor burası, tam yerinde yazılmış bir cümle.
'...tanrı tanrıdır, evren de evren.
çirkin ve kötü yok.'
Naçizane görüşüm bu cümle Hallac-ı Mansurdan bahsedilen bölümü daha yakın olabilirdi.
çay da katran mübarek! zihnim kayıyor bak yine. biraz da şu tarafa yürüyeyim. vahdet-i vücud demiş zat.
Çay olmasıydı bu öyküde Osmanlı manzarası eksik kalırdı.
terlemeye başlamıştı iyice. kalbinin atışını duyabiliyordu. sanki boynunda sakil bir cüce cin oturmuş cigara tellendiriyordu. canan! ne hoş sada!
Ter, kalp atışı, canan ve sigara daha ne söylenebilir ki.
esas hakikat nerede? hallaç ın derisi koyun gibi sıyrılırken ikrar eden dostları esas kefere değil mi?
Hallac_ı Mansuru bu şekilde kullanmak büyük yaratıcılık, hoş bir seda bıraktı zihnimizde bandini.
Başlangıçta yazdığım gibi mühim olan kelimeler, kelimeleri bu kadar ustaca kullanabildiği için bandiniyi tebrik ediyorum, diğer öykülerini de sabırsızlıkla bekliyorum.
Elif Şafakın Pinhanını okuduğumda 19. Yy istanbuluna gitmiştim (Kartpostallardan gördüğüm kadarıyla), bu öyküyü okurken, eski Osmanlı kahvehanelerinden birinde orta şekerli kahve içmekteydim denize karşı(bir taraftanda tüm kapitalistliğimle kahvehaneler zinciri kurma fikriyle)
Öykü başlangıçta sıkıcı gelebilir, kelimelerin anlamlarını bilmemek insana yılgınlık hissi veriyor ama bunları bilmemek benim eksikliğim biryerde, malum teknoloji gelişti Osmanlıca-Türkçe sözlük eşliğinde okudum hikayeyi, Hallac-ı Mansurun En-el Hak olayın hakkında az çok bilgim olduğundan daha bir anlamlı geldi öykü.
Mühim olan kelimeler, Hak ile Hakkın arasında ki fark gibi. Dikkatimi çeken cümleler şunlardı ;
eski usül manda mahsülü kapaklı siyah bir iblisti o neşriyyat.
Bu cümlede kitabı betimlemede şu üç kelime; manda, siyah ve iblis çok uyumlu üzerine düşünülmüş olduğu belli, yalnız neşriyyat değil neşriyat olsa gerek.
artık şunu bilmek gayri kabil: şu iskeleden hayli geçkin vakitte atlayan sarhoş bir adem oğlu görsem acaba şevk ile atlayıp onu kurtarır mıyım yoksa mühürlenmiş kalb ile yoluma düşer bir de pervasız şarkı çağırır mıyım?
Yanlış hatırlamıyorsam Camusnun Düşüşün de benzer bir çözümleme vardı, bu kısımdan sonra kahramanın varoluşçuluğa geçişi olarak algılanıyor burası, tam yerinde yazılmış bir cümle.
'...tanrı tanrıdır, evren de evren.
çirkin ve kötü yok.'
Naçizane görüşüm bu cümle Hallac-ı Mansurdan bahsedilen bölümü daha yakın olabilirdi.
çay da katran mübarek! zihnim kayıyor bak yine. biraz da şu tarafa yürüyeyim. vahdet-i vücud demiş zat.
Çay olmasıydı bu öyküde Osmanlı manzarası eksik kalırdı.
terlemeye başlamıştı iyice. kalbinin atışını duyabiliyordu. sanki boynunda sakil bir cüce cin oturmuş cigara tellendiriyordu. canan! ne hoş sada!
Ter, kalp atışı, canan ve sigara daha ne söylenebilir ki.
esas hakikat nerede? hallaç ın derisi koyun gibi sıyrılırken ikrar eden dostları esas kefere değil mi?
Hallac_ı Mansuru bu şekilde kullanmak büyük yaratıcılık, hoş bir seda bıraktı zihnimizde bandini.
Başlangıçta yazdığım gibi mühim olan kelimeler, kelimeleri bu kadar ustaca kullanabildiği için bandiniyi tebrik ediyorum, diğer öykülerini de sabırsızlıkla bekliyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar