bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- gece gelen yemek yapma isteği6
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- ne bu fon vurgunu4
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek6
- daha favlamadan zaten favladınız uyarısı3
- uyudunuz mu arkadaşlar10
- acıktım ne yesem3
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- nasıl açık oylarız4
- terhis oluyorum sözlük21
- fon vurgunu nedir2
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- bizde arkadaşın karısına yanlış olmaz4
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak3
- fatma betül sayan kaya28
- gecenin şarkısı4
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- 20078
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- sözlükten buluştuğu kızın göğüslerini çalan adam5
- en güzel geçen yıllar4
- levent yüksel4
- tablacı köftesi3
- gece vardiyası yazarlar3
- akıllı telefon kullanan erkek9
- damar patlatan hemşire uyuzluğu2
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- yalnız kalma lüksü2
- olgun erkek vs şakacı erkek3
- sözlüğe nasıl başladınız2
- tek başına kafede kahve içmek2
- camilerdeki ayak kokusu11
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- yersiz şaka2
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- öbür sözlükte sözlüğümüzü karalayan karaktersz3
- fm27 takım önerileri2
- münafık11
- victor osimhen9
- deveciolpeyy4
- aleksey batrakov22
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
Başlığı açan yazarımızın haklı olduğu gerçektir. Ancak meseleye ölçü koymak açısından bazı çelişkiler mevcuttur. Şöyle ki;
Kıymetli yazarımızın yabancı kelimelere türkçe karşılık olarak zikrettiiği hesap, fiş, merkez, hava, hoş (hoşça kaldan), hizmet, acil, taklit, nesil, sınıf, zihniyet, taraf, zaman, rahat, kayıt, can, nakil... kelimeleri de türkçe asıllı değil. Bu konuda ölçü Ömer Seyfettinin, Nihat Sami Banarlının, Mehmet Kaplanın da söylediği gibi, türkçeleşmiş kelime Türkçe sayılmalıdır. Söylenişinde, yazılışında, vurgusunda, tonlamasında hatta bazen anlamında değişiklik olan yabancı kelimeler bize özgü kelimeler durumuna gelmiştir. Arkadaşımızın yabancı kelimeler arasında saydığı ve karşılık verdiği, versiyon, transfer, sempatik, antipatik, reaksiyon, randıman, pozisyon, opsiyon, komünikasyon, kompleks, kriter, koordinasyon, izolasyon, imitasyon, illegal, global, finiş, ekstra, empoze etmek, entegre etmek, elemine etmek, döküman, dizayn, departman, anons, analiz, ambiyans, adapte olmak... gibi kelimeler de türkçeleşmiş sınıfına girer. Türkçenin yazıldığı gibi okunan bir dil olduğu kuralı ihmal edilmeden okunduğu ve yazıldığı sürece sorun yoktur.
ingilizce, Fransızca, italyanca gibi önemli dillerde de bu böyledir. Arapçada muarreb (arapçalaşmış) manasında bir tabir bile vardır.Yoksa türkçe asıllı (öztürkçe) kelimelerle ne bilim, ne edebiyat hatta ne adamakıllı muhabbet yapılır. Bu bakımdan özdil veya öztürkçe, özingilizce gibi tabirler ve yaklaşımlar safsatadan ibarettir. insanlar iletişim kurdukça toplumlar birbirinden etkilenecektir. Birçok dilde, Türklerin bulduğu yoğurt, bizim kelimemizle ama farklı telaffuz ve yazılışlarla (yoghurt, joghurt, yaourt, jogurts, yogur, yogurt) karşılanır.
Türkçeleşmiş kelime türkçedir, ingilizceleşmiş kelime ingilizcedir, arapçalaşmış kelime arapçadır. Aslı hangi dilden olursa olsun, bir kelime, bir dilin gramer ve ifade kurallarına göre kullanılıyorsa, o dilin hançere dehasına uygun telaffuz ediliyorsa artık o şekliyle o dilin malıdır.
Fransızcada aslı fransızca olan kelimeler, aslı arapça olan, hatta aslı türkçe olan kelimelerden daha azdır. (kaynak: cemil meriç, Journal 1)
ingilizcedeki beşyüzbine yakın kelimenin dörtte biri bile ingilizce değildir. Hem ingilizce diye bir köklü dil yoktur. ingilizce, şimdiki almanyada aşağı saksonya olarak bilinen eyaletin bulunduğu yerde yaşayan ve saksonca (almanca diyalekti) konuşan halkın, britanyaya göç ettikten sonra adadaki anglo kültürü ve diliyle karışması sonucu oluşmuştur. Ve ingilizce büyük britanya imparatorluğu büyüdükçe büyümüştür. ingilizce almancadan doğmuş bir cermen dilidir.
Türkçede aslı yabancı olan kelimeleri türkçeleşmiş saymayıp dilimizden çıkarırsak geriye ortaçağdan evvelki türkçe kalmış olur.
defter, kitap, kalem, dünya, kafes, evlat, mal, müdür, resim, isim, izin, müsade, serî (hızlı manasındaki), mana, kelime, zaman, vakit, müddet, mektup, şiir, amir, memur, emir, hudut, asır, kusur, arıza, tamir, tatil, iptal, ihmal, vefa, kafa, reis, asker, cumhur, cumhuriyet, şehir, sefer, kalp, ısrar, hareket, hakaret, hendese, mühendis, zeka, deha, gazi, dahi, siyaset, hukuk, edebiyat, muhasebe, maliye, kamu, ilan, kader, hakimiyet, kayıt, şart, millet, devlet, milliyet, hürriyet, akıl, mantık, fiil, Acaba, Ama, Alaka, Asıl, Asla, Aynen, Amma, An, Bazen, Bazı, Bizzat, Cümle, Daima, Dahil, Dair, Defa, Dikkat, Ebediyen, Ekseriyet, Elbet, Ezel, Fakat, Falan, Filan, Fazla, Galiba, Hakikaten, Hakiki, Hâlâ, Hâl, Hâlen, Harbi, Hülasa, illa, istisna, izah, Kadar, Kere, Keza, Külliyen, Lakin, Lütfen, Mesela, Misal, Rağmen, Şey, Tabii, Tamam, Tesadüf, Vallahi, Ve, Vesaire, Yahu, Yani, Zaten, zati, hatta, hata, noksan, cami,
...... kelimeleri arapça kökenlidir.
güfte, beste, ser, serbest, bestekâr, -kâr, -dâr, -vari, -han, -kârî, -dan, beyhude, fersude, asude, keşide, nadan, gül, güzel, gönül, lale, sebze, gonca, hep, hiç, hem, her, hoş, sarhoş (serhoş), berduş, şeftali, bülbül, canavar, ejder, jale, gergedan, kebab, keşkül, Bari, Çünkü, Eğer, Eyvah, Gerçi, Henüz, Herkes, Hemen, Kâh, Ki, Keşke, Meğer, Meğer ki, Naçizane, Ne, oruç, namaz, endaze, Peşin, Parça, Sade, Ta, Ya,
....... kelimeleri farsça kökenlidir.
Her kelime bir fetihtir, bütün marifet o kelimeyi kendi dilinin hançeresi ve ifade boyutları içinde eritip yeni bir kıvamda kullanabilmektir.
Kıymetli yazarımızın yabancı kelimelere türkçe karşılık olarak zikrettiiği hesap, fiş, merkez, hava, hoş (hoşça kaldan), hizmet, acil, taklit, nesil, sınıf, zihniyet, taraf, zaman, rahat, kayıt, can, nakil... kelimeleri de türkçe asıllı değil. Bu konuda ölçü Ömer Seyfettinin, Nihat Sami Banarlının, Mehmet Kaplanın da söylediği gibi, türkçeleşmiş kelime Türkçe sayılmalıdır. Söylenişinde, yazılışında, vurgusunda, tonlamasında hatta bazen anlamında değişiklik olan yabancı kelimeler bize özgü kelimeler durumuna gelmiştir. Arkadaşımızın yabancı kelimeler arasında saydığı ve karşılık verdiği, versiyon, transfer, sempatik, antipatik, reaksiyon, randıman, pozisyon, opsiyon, komünikasyon, kompleks, kriter, koordinasyon, izolasyon, imitasyon, illegal, global, finiş, ekstra, empoze etmek, entegre etmek, elemine etmek, döküman, dizayn, departman, anons, analiz, ambiyans, adapte olmak... gibi kelimeler de türkçeleşmiş sınıfına girer. Türkçenin yazıldığı gibi okunan bir dil olduğu kuralı ihmal edilmeden okunduğu ve yazıldığı sürece sorun yoktur.
ingilizce, Fransızca, italyanca gibi önemli dillerde de bu böyledir. Arapçada muarreb (arapçalaşmış) manasında bir tabir bile vardır.Yoksa türkçe asıllı (öztürkçe) kelimelerle ne bilim, ne edebiyat hatta ne adamakıllı muhabbet yapılır. Bu bakımdan özdil veya öztürkçe, özingilizce gibi tabirler ve yaklaşımlar safsatadan ibarettir. insanlar iletişim kurdukça toplumlar birbirinden etkilenecektir. Birçok dilde, Türklerin bulduğu yoğurt, bizim kelimemizle ama farklı telaffuz ve yazılışlarla (yoghurt, joghurt, yaourt, jogurts, yogur, yogurt) karşılanır.
Türkçeleşmiş kelime türkçedir, ingilizceleşmiş kelime ingilizcedir, arapçalaşmış kelime arapçadır. Aslı hangi dilden olursa olsun, bir kelime, bir dilin gramer ve ifade kurallarına göre kullanılıyorsa, o dilin hançere dehasına uygun telaffuz ediliyorsa artık o şekliyle o dilin malıdır.
Fransızcada aslı fransızca olan kelimeler, aslı arapça olan, hatta aslı türkçe olan kelimelerden daha azdır. (kaynak: cemil meriç, Journal 1)
ingilizcedeki beşyüzbine yakın kelimenin dörtte biri bile ingilizce değildir. Hem ingilizce diye bir köklü dil yoktur. ingilizce, şimdiki almanyada aşağı saksonya olarak bilinen eyaletin bulunduğu yerde yaşayan ve saksonca (almanca diyalekti) konuşan halkın, britanyaya göç ettikten sonra adadaki anglo kültürü ve diliyle karışması sonucu oluşmuştur. Ve ingilizce büyük britanya imparatorluğu büyüdükçe büyümüştür. ingilizce almancadan doğmuş bir cermen dilidir.
Türkçede aslı yabancı olan kelimeleri türkçeleşmiş saymayıp dilimizden çıkarırsak geriye ortaçağdan evvelki türkçe kalmış olur.
defter, kitap, kalem, dünya, kafes, evlat, mal, müdür, resim, isim, izin, müsade, serî (hızlı manasındaki), mana, kelime, zaman, vakit, müddet, mektup, şiir, amir, memur, emir, hudut, asır, kusur, arıza, tamir, tatil, iptal, ihmal, vefa, kafa, reis, asker, cumhur, cumhuriyet, şehir, sefer, kalp, ısrar, hareket, hakaret, hendese, mühendis, zeka, deha, gazi, dahi, siyaset, hukuk, edebiyat, muhasebe, maliye, kamu, ilan, kader, hakimiyet, kayıt, şart, millet, devlet, milliyet, hürriyet, akıl, mantık, fiil, Acaba, Ama, Alaka, Asıl, Asla, Aynen, Amma, An, Bazen, Bazı, Bizzat, Cümle, Daima, Dahil, Dair, Defa, Dikkat, Ebediyen, Ekseriyet, Elbet, Ezel, Fakat, Falan, Filan, Fazla, Galiba, Hakikaten, Hakiki, Hâlâ, Hâl, Hâlen, Harbi, Hülasa, illa, istisna, izah, Kadar, Kere, Keza, Külliyen, Lakin, Lütfen, Mesela, Misal, Rağmen, Şey, Tabii, Tamam, Tesadüf, Vallahi, Ve, Vesaire, Yahu, Yani, Zaten, zati, hatta, hata, noksan, cami,
...... kelimeleri arapça kökenlidir.
güfte, beste, ser, serbest, bestekâr, -kâr, -dâr, -vari, -han, -kârî, -dan, beyhude, fersude, asude, keşide, nadan, gül, güzel, gönül, lale, sebze, gonca, hep, hiç, hem, her, hoş, sarhoş (serhoş), berduş, şeftali, bülbül, canavar, ejder, jale, gergedan, kebab, keşkül, Bari, Çünkü, Eğer, Eyvah, Gerçi, Henüz, Herkes, Hemen, Kâh, Ki, Keşke, Meğer, Meğer ki, Naçizane, Ne, oruç, namaz, endaze, Peşin, Parça, Sade, Ta, Ya,
....... kelimeleri farsça kökenlidir.
Her kelime bir fetihtir, bütün marifet o kelimeyi kendi dilinin hançeresi ve ifade boyutları içinde eritip yeni bir kıvamda kullanabilmektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com