bugün
- hırvatistan12
- ispanya daki göçmen krizi7
- rüyada nervio yu görmek5
- yapay zekaya entry yazdırmak4
- tatile sivasa gitmek5
- muşlettin bey birader erecto biraderdir3
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı8
- osmanlıcılar4
- kadın bana aşık oldu resmen2
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık12
- beni özleyenler elime mum diksin15
- ben bi duş alayım2
- mutlu kalmak için öneriler4
- kendine inanmak2
- ılımlı islam5
- sümer dili6
- anın görüntüsü15
- isveç6
- küçük çocukların sizi kahraman olarak görmesi3
- akıl2
- napiyonuz be ya2
- danimarka9
- finlandiya4
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri5
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek4
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- güzel cumartesiler2
- stack overflow kopyala yapıştır2
- aylık 506 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- şanssız bir insan olmak4
- yunanistan29
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu3
- o kaç gram2
- koç üniversitesi2
- karamürsel2
- kız kardeş2
- ortadoğu yerine batı asya demek2
- diyetteyken kitap okumak3
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- iq testi4
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- aylık 505 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- türk ateisti7
- kadir mısıroğlu3
- en son aldığınız iltifat14
- arkadaşlar naber ya4
- bey biraderler beydirler3
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
bundan 2-3 sene evvel..
çoğunluğun tren sevgisinden hareketle hayatında otobüs dışı bi ulaşım aracını kullanmamış olan şahsım bir değişiklik, bir macera, bir de ekonomik boyutu yönünden ilk ve son defa treni seçti. gerçi ekonomik boyutunu söyleyip olayı dramatikleştirmek istemiyorum çünkü gittiğim şehirler arası, otobüsle 10-12 tl iken trenle 7.5tl idi, neyse. bilet alırken adama pencere kenarı olsun notumu düştükten sonra elime aldığım bilette bi koltuk numarası göremememle olaylar gelişmeye başladı. hala anlamam mavi tren dedikleri böyle mi oluyor yoksa banliyö mü yoksa posta treni miydi. 75 dakikalık yolu 180 dakikada gidecektim lakin ezik ve asosyal olduğumdan mütevellit bu bana sanki interrail yapıyorum duygusu yaşatmaya yetiyordu. heyecanlı bekleyiş sona ermiş tren gelmişti. kalabalık denebilecek bir grubun trene hücum etmeye başlamasıyla irkilip doğru zamanın da geldiğini düşünerek kendimi o yöne doğru yönelttim. vagonlar arası yerde yazın sıcaklığının bünyemde bıraktığı uyuşukluk, serin sulara kendini atma isteğiyle beklemeye koyuldum. ben bekliyordum çılgın kalabalığın bir an önce yerlerine oturup dağılmasını içimden pencere kenarı olmasa da olur diyordum lakin çılgın kalabalıktan bi kaykılma bi ileri gitme çabası göremedim. gerçeği anlamam çok uzun sürmedi. vagonlar arası kazana düşmüş hissi veren yerden kafamı uzak diyarlara yan taraftaki klimadan gelen esintiye çevirdim. evet oraya gitmeliydim. çılgın kalabalığı yarıp kendimi yan taraftaki serin yere attım kalabalığın şaşkın bakışları arasında. evet çantama ve kendime bi yer bulmuştum artık rahatça yolculuk yapabilirdim. mutluydum lakin mutluluğum çok uzun sürmedi. aralarda tek ayak üstünde durup havadaki ayağımı dinlendirmeye çalıştım. 150 dakika sonra bi kaç koltuk boşaldı. kendime oturmayı yediremedim, buraya kadar ayakta gelmişim zaten. geri kalan yarım saati de ayakta geçirdim ve bir daha trenle yolculuk yapmamaya ant içtim.
çoğunluğun tren sevgisinden hareketle hayatında otobüs dışı bi ulaşım aracını kullanmamış olan şahsım bir değişiklik, bir macera, bir de ekonomik boyutu yönünden ilk ve son defa treni seçti. gerçi ekonomik boyutunu söyleyip olayı dramatikleştirmek istemiyorum çünkü gittiğim şehirler arası, otobüsle 10-12 tl iken trenle 7.5tl idi, neyse. bilet alırken adama pencere kenarı olsun notumu düştükten sonra elime aldığım bilette bi koltuk numarası göremememle olaylar gelişmeye başladı. hala anlamam mavi tren dedikleri böyle mi oluyor yoksa banliyö mü yoksa posta treni miydi. 75 dakikalık yolu 180 dakikada gidecektim lakin ezik ve asosyal olduğumdan mütevellit bu bana sanki interrail yapıyorum duygusu yaşatmaya yetiyordu. heyecanlı bekleyiş sona ermiş tren gelmişti. kalabalık denebilecek bir grubun trene hücum etmeye başlamasıyla irkilip doğru zamanın da geldiğini düşünerek kendimi o yöne doğru yönelttim. vagonlar arası yerde yazın sıcaklığının bünyemde bıraktığı uyuşukluk, serin sulara kendini atma isteğiyle beklemeye koyuldum. ben bekliyordum çılgın kalabalığın bir an önce yerlerine oturup dağılmasını içimden pencere kenarı olmasa da olur diyordum lakin çılgın kalabalıktan bi kaykılma bi ileri gitme çabası göremedim. gerçeği anlamam çok uzun sürmedi. vagonlar arası kazana düşmüş hissi veren yerden kafamı uzak diyarlara yan taraftaki klimadan gelen esintiye çevirdim. evet oraya gitmeliydim. çılgın kalabalığı yarıp kendimi yan taraftaki serin yere attım kalabalığın şaşkın bakışları arasında. evet çantama ve kendime bi yer bulmuştum artık rahatça yolculuk yapabilirdim. mutluydum lakin mutluluğum çok uzun sürmedi. aralarda tek ayak üstünde durup havadaki ayağımı dinlendirmeye çalıştım. 150 dakika sonra bi kaç koltuk boşaldı. kendime oturmayı yediremedim, buraya kadar ayakta gelmişim zaten. geri kalan yarım saati de ayakta geçirdim ve bir daha trenle yolculuk yapmamaya ant içtim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar