bugün
- yazarların fobileri12
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması26
- mazot fiyatlarının suçlusu19
- sözlükteki kaliteli yazarlar31
- ioçk'nın müziği6
- sözlük yazarlarının saatleri12
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı13
- ismet gürbüz5
- nick vermeden bir yazara seslen7
- 174 kaslı mühendis9
- turşu limonla mı olur sirkeyle mi anketi5
- sözlük yazarlarının normal kombinleri19
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- gabar'dan petrol buldukça üzülen chp liler5
- borsa istanbul3
- almanya da yaşayan yazarlar8
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları24
- beni eğlendirin3
- sözlüğe video yükleyebilmek3
- 195 kaslı pilot10
- iblis'in sesini duymak4
- heidinin dedesi5
- heidinin terörist olma ihtimali5
- islamda namaz yoktur37
- kitap okurken not almak2
- sevgiliyle sabaha kadar çığlık serisini izlemek3
- olsa da yesek3
- gelecekteki sevgiliye not3
- padişahların aşk şiiri yazma samimiyetsizliği6
- şeftali11
- tırrex2
- ikiz doğurmak6
- yazarların güncel flört listesi6
- sözlüğün reisi kim anketi19
- kanal i zasyon3
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- gecenin müslüm gürses şarkısı2
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak6
- borsa8
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- manifestten hangi kızla sevişirdin4
- crushtan hangi erkekle sevişirdin4
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- sevilen kıza cv yollamak7
- gocu'nun raci şaşmaz'a benzerliği3
- şu an bir yerlerde ayin yapan sözlük yazarları2
- ülkü ocaklarının entelektüel alt yapısı5
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
bundan 2-3 sene evvel..
çoğunluğun tren sevgisinden hareketle hayatında otobüs dışı bi ulaşım aracını kullanmamış olan şahsım bir değişiklik, bir macera, bir de ekonomik boyutu yönünden ilk ve son defa treni seçti. gerçi ekonomik boyutunu söyleyip olayı dramatikleştirmek istemiyorum çünkü gittiğim şehirler arası, otobüsle 10-12 tl iken trenle 7.5tl idi, neyse. bilet alırken adama pencere kenarı olsun notumu düştükten sonra elime aldığım bilette bi koltuk numarası göremememle olaylar gelişmeye başladı. hala anlamam mavi tren dedikleri böyle mi oluyor yoksa banliyö mü yoksa posta treni miydi. 75 dakikalık yolu 180 dakikada gidecektim lakin ezik ve asosyal olduğumdan mütevellit bu bana sanki interrail yapıyorum duygusu yaşatmaya yetiyordu. heyecanlı bekleyiş sona ermiş tren gelmişti. kalabalık denebilecek bir grubun trene hücum etmeye başlamasıyla irkilip doğru zamanın da geldiğini düşünerek kendimi o yöne doğru yönelttim. vagonlar arası yerde yazın sıcaklığının bünyemde bıraktığı uyuşukluk, serin sulara kendini atma isteğiyle beklemeye koyuldum. ben bekliyordum çılgın kalabalığın bir an önce yerlerine oturup dağılmasını içimden pencere kenarı olmasa da olur diyordum lakin çılgın kalabalıktan bi kaykılma bi ileri gitme çabası göremedim. gerçeği anlamam çok uzun sürmedi. vagonlar arası kazana düşmüş hissi veren yerden kafamı uzak diyarlara yan taraftaki klimadan gelen esintiye çevirdim. evet oraya gitmeliydim. çılgın kalabalığı yarıp kendimi yan taraftaki serin yere attım kalabalığın şaşkın bakışları arasında. evet çantama ve kendime bi yer bulmuştum artık rahatça yolculuk yapabilirdim. mutluydum lakin mutluluğum çok uzun sürmedi. aralarda tek ayak üstünde durup havadaki ayağımı dinlendirmeye çalıştım. 150 dakika sonra bi kaç koltuk boşaldı. kendime oturmayı yediremedim, buraya kadar ayakta gelmişim zaten. geri kalan yarım saati de ayakta geçirdim ve bir daha trenle yolculuk yapmamaya ant içtim.
çoğunluğun tren sevgisinden hareketle hayatında otobüs dışı bi ulaşım aracını kullanmamış olan şahsım bir değişiklik, bir macera, bir de ekonomik boyutu yönünden ilk ve son defa treni seçti. gerçi ekonomik boyutunu söyleyip olayı dramatikleştirmek istemiyorum çünkü gittiğim şehirler arası, otobüsle 10-12 tl iken trenle 7.5tl idi, neyse. bilet alırken adama pencere kenarı olsun notumu düştükten sonra elime aldığım bilette bi koltuk numarası göremememle olaylar gelişmeye başladı. hala anlamam mavi tren dedikleri böyle mi oluyor yoksa banliyö mü yoksa posta treni miydi. 75 dakikalık yolu 180 dakikada gidecektim lakin ezik ve asosyal olduğumdan mütevellit bu bana sanki interrail yapıyorum duygusu yaşatmaya yetiyordu. heyecanlı bekleyiş sona ermiş tren gelmişti. kalabalık denebilecek bir grubun trene hücum etmeye başlamasıyla irkilip doğru zamanın da geldiğini düşünerek kendimi o yöne doğru yönelttim. vagonlar arası yerde yazın sıcaklığının bünyemde bıraktığı uyuşukluk, serin sulara kendini atma isteğiyle beklemeye koyuldum. ben bekliyordum çılgın kalabalığın bir an önce yerlerine oturup dağılmasını içimden pencere kenarı olmasa da olur diyordum lakin çılgın kalabalıktan bi kaykılma bi ileri gitme çabası göremedim. gerçeği anlamam çok uzun sürmedi. vagonlar arası kazana düşmüş hissi veren yerden kafamı uzak diyarlara yan taraftaki klimadan gelen esintiye çevirdim. evet oraya gitmeliydim. çılgın kalabalığı yarıp kendimi yan taraftaki serin yere attım kalabalığın şaşkın bakışları arasında. evet çantama ve kendime bi yer bulmuştum artık rahatça yolculuk yapabilirdim. mutluydum lakin mutluluğum çok uzun sürmedi. aralarda tek ayak üstünde durup havadaki ayağımı dinlendirmeye çalıştım. 150 dakika sonra bi kaç koltuk boşaldı. kendime oturmayı yediremedim, buraya kadar ayakta gelmişim zaten. geri kalan yarım saati de ayakta geçirdim ve bir daha trenle yolculuk yapmamaya ant içtim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar