bugün
- sözlük yazarlarının gerçek adları27
- arkadaşlar bakar mısınız16
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği8
- ktç'nin küçükken sarışın yeşil gözlü olması11
- mazotun litresi 101 lira34
- benim dedem çok fakirmiş diyen olmaması9
- en iyi bisküvi5
- hasan atilla uğur5
- kahvaltıda sevgilinizden nasıl çay istersiniz10
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek19
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- domates çorbanıza size sormadan kaşar atılması7
- apoya statü verilen dönem5
- apoya af çıkartılması3
- sözlüğün en anonim yazarı5
- yakışıklı fakir erkek vs tipsiz zengin erkek3
- yazarların fobileri18
- g i l d e d l i l y27
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri16
- terminator gerçek mi oluyor9
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
- orman yangınlarını akp çıkarıyor zannetmek5
- mühendis erkek subay kadın evliliği5
- erkekler açılsın5
- claudian clouds13
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı7
- erkek parfümü kullanan kadın7
- tai lung7
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz7
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- kendinden büyük kadınla evlenmek7
- ioçk'nin damak zevki4
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
- sözlükten hatun kaldırmak3
- bacağımın çok ağrıması2
- sözlüğün sarması3
- sıkıldım11
- eve gelen misafirin git sinyallerini okuyamaması7
- yaşlılığı kabullenemeyen insan5
- şeriatçı vs pkklı2
- mühendis erkek hemşire kadın evliliği4
- rüyada inception filmini görmek2
- heybeliada ruhban okulu2
- aç değilim ya senin tabağından atıştırırım3
- sözlük yazarlarının bitki çayları3
- parcalandim toparlanamiyorum35
- yürüyen merdivende sol tarafta duran kişi5
- lümpen sosyalizm ve slogan milliyetçiliği3
- chpli biriyle siyaset tartışmak8
18 yaşımdaydım bir kardeşim olduğunda. babamın yeni eşinden. gerçi diğer üvey kardeşimle aramda üç yaş var yalnızca. bu minikle 18 sene aramız oluverdi bir anda. ilk duyduğumda başımdan aşağı kaynar sular döküldü. doğdu, görmeye bile gitmedim. sonra birkaç aylıkken ilk defa onlar geldi. öss den çıkmıştım. orduevindelermiş. kardeşimi ilk kez orada gördüm. pusetinde oturuyordu. kanım ısındı hemen. kucağıma aldım, kokladım. kardeş kokuyordu mis gibi. o kadar güzeldi ki. benim olsun dedim. hiç gitmesin, hiç ayrılmayım. o gün ilk defa anne olmak istedim. kadınların içinde var bu duygu derler hep, inanmazdım. küçük çocuklarla pek anlaşamazdım çünkü. ama o an içimde bir şeyler uyandı sanki.
sonraki senelerde annesi gibiydim onun. uzaktık evet ama o kadar çok gidiyordum ki. ilk adımını kaçırmamak, ilk kelimesini duymak, ilk cümlesinde yer almak için hep gittim. çok özlüyordum. deli gibi hem de. dışarıda gezerken benim sanıyorlardı. bozuntuya vermiyordum ben de. dünyadaki en güzel şey oymuş gibi geliyordu. kucağıma aldığımda bana ne yaparsa yapsın, ne kadar huysuzluk ederse etsin unutuyordum işte. gece olup koynunuza alıp uyutmanız hele tarifsiz. yüzünü sevmek, öpmek, koklamak uyuturken. sonra minicik elleriyle size tutunarak uyuması. dünyada bu kadar büyük huzur var mıdır? yürümeye başladığında düşecek diye ödüm kopuyordu. annemi anladım o zaman. hatta mucizevi geldi her şey. insan çocuğunu nasıl yalnız bırakır, elini bırakıp yürümesini izlemek bile zor. düşecek diye ödün kopuyor. tökezliyor, sanki dünya duracak gibi oluyor. hiç bilmediği bir dünyaya salıveriyorlar ama anneler çocuklarını. ne büyük fedakarlıkmış dedim. dışarda yürürken insanlar sevmek isterdi onu. çok güzeldi çünkü. niyetleri iyi olduğu halde acaba bir şey mi yapacak diye korktum her defasında. elleri temiz miydi dedim, ya da kıskandım. başkası dokunmasın istedim. bir insan küçük kardeşine bunları hissediyorsa anneler nasıldır kimbilir. ne kadar yüce bir duygu olmalı. nasıl da güzeldir yaşaması. o minik bebeği kucağına almak. kendi bebeğin, sen taşımışsın, beslemişsin, senin etin, tırnağın, kanın, canın. ne kadar büyük bir mucize. ne kadar büyük bir mutluluk. anne olmadan şu dünyadan gitmek istemiyorum. tek büyük hayalim de bu belki.
sonraki senelerde annesi gibiydim onun. uzaktık evet ama o kadar çok gidiyordum ki. ilk adımını kaçırmamak, ilk kelimesini duymak, ilk cümlesinde yer almak için hep gittim. çok özlüyordum. deli gibi hem de. dışarıda gezerken benim sanıyorlardı. bozuntuya vermiyordum ben de. dünyadaki en güzel şey oymuş gibi geliyordu. kucağıma aldığımda bana ne yaparsa yapsın, ne kadar huysuzluk ederse etsin unutuyordum işte. gece olup koynunuza alıp uyutmanız hele tarifsiz. yüzünü sevmek, öpmek, koklamak uyuturken. sonra minicik elleriyle size tutunarak uyuması. dünyada bu kadar büyük huzur var mıdır? yürümeye başladığında düşecek diye ödüm kopuyordu. annemi anladım o zaman. hatta mucizevi geldi her şey. insan çocuğunu nasıl yalnız bırakır, elini bırakıp yürümesini izlemek bile zor. düşecek diye ödün kopuyor. tökezliyor, sanki dünya duracak gibi oluyor. hiç bilmediği bir dünyaya salıveriyorlar ama anneler çocuklarını. ne büyük fedakarlıkmış dedim. dışarda yürürken insanlar sevmek isterdi onu. çok güzeldi çünkü. niyetleri iyi olduğu halde acaba bir şey mi yapacak diye korktum her defasında. elleri temiz miydi dedim, ya da kıskandım. başkası dokunmasın istedim. bir insan küçük kardeşine bunları hissediyorsa anneler nasıldır kimbilir. ne kadar yüce bir duygu olmalı. nasıl da güzeldir yaşaması. o minik bebeği kucağına almak. kendi bebeğin, sen taşımışsın, beslemişsin, senin etin, tırnağın, kanın, canın. ne kadar büyük bir mucize. ne kadar büyük bir mutluluk. anne olmadan şu dünyadan gitmek istemiyorum. tek büyük hayalim de bu belki.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar