bugün
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması31
- yazarların fobileri15
- yazarların en malımsı özellikleri12
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- sözlükteki kaliteli yazarlar31
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- gelecekteki sevgiliye not6
- kendin hakkında bir gerçek bırak5
- 12345u3
- sözlük yazarlarının saatleri15
- barbara palvin mi güzel ben mi diyen sevgili5
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı13
- ioçk'nın müziği7
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- nick vermeden bir yazara seslen10
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları24
- git3
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- 174 kaslı mühendis9
- sözlüğe video yükleyebilmek5
- kedi göbeği4
- borsa istanbul5
- ince parmaklı erkek4
- şu an dinlenen şarkı4
- şimdi bana sor bir daha gelir miyim2
- kütüğü mut olan bir erkeği eve damat getirmek4
- almanya da yaşayan yazarlar8
- şeytanın bile israil'e karşı olması8
- islamda namaz yoktur37
- gitar sevgisi3
- 195 kaslı pilot10
- pislik yazarlar3
- ismet gürbüz5
- turşu limonla mı olur sirkeyle mi anketi5
- gabar'dan petrol buldukça üzülen chp liler5
- sözlüğün reisi kim anketi19
- barbara palvin'i yıldız tilbe ile aldatmak3
- şeftali11
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- gece 3 te boş bir sokakta taksi beklemek7
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- acıtan çocukluk hatıraları2
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- heidinin dedesi5
- heidinin terörist olma ihtimali5
- gecenin müslüm gürses şarkısı3
aşağıda kaynakçalarıyla izah edildiği üzeredir.
Harem, Osmanlıda en çok çarpıtılan kurumların başında gelir.
Tarihi; film, dizi ve oryantalist bakış açısıyla öğrenenler Haremi adeta eğlence yeri, süt banyosu yapılan yer, umumhane olarak bilmektedirler.
Bazı batılı ve Türk Osmanlı tarihçileri; kasıtlı veya bilmeyerek bu önemli kurumu kendilerinin yaşadığı hayat tarzı ile aynı görmektedirler. Haremde hayat denilince, haremdeki insanların yemeleri, içmeleri, giyinmeleri ve en önemlisi de Padişahın ailesi ile halvet olması akla gelir. Halvet, kelime anlamı itibariyle yalnız kalmak ve baş başa olmak manalarını ifade etmektedir.
Haremde halvet veya halvet-i hümayun ise, Haremde yaşayan kadınların serbest ve meşru bir şekilde Haremin bahçelerinde veya mesire yerlerinde gezmeleri denmektedir. Kapalı havalarda Padişah; kadınları, ikballeri, sultanları yani kız çocukları ve oğulları ile görüşmek isterse, onları dairesine çağırtır, konuşur ve görüşürdü.
Padişahın sadece kendi aile efradı ile yaptığı bu toplantıya "muhtasar halvet" denmekteydi. Burada bir de Has Bahçede yapılan halvetlerden kısaca bahsetmek gerekecektir. Zira bir aile toplantısı ve aile halkı ile muaşeret ve sohbet toplantıları demek olan halveti, sanki haremin bahçelerinde düzenlenen ahlaksız alemler gibi takdim etmek isteyen insanlar bulunmaktadır.
Hür bir kadın ile mahrem kadınlar ve cariyelerin avret mahallerinin farklı olması, fıkıh kitaplarında cariyelerin kol, ayak, yüz ve başlarına efendilerinin bakabilmesi şeklindeki hükmün yer alması, meseleyi bilmeyen çevreler tarafından akıl almaz şekilde tahrif edilmiştir. işte bu ve benzeri çarpıtmalarla, Padişahların haremdeki ailesi ve ailesine hizmet eden cariyelerle bahçelerde veya haremin uygun yerlerinde yaptığı halvet adı verilen toplantılar ve aile beraberlikleri; maalesef akla hayale gelmeyecek sahnelerle anlatılmak istenmiştir.
Bütün bu çarpıtmaların karşısında özellikle has bahçelerde yapılan bir halveti ve hazırlıklarını özetlemek gerekirse şöyle ki; Padişah, halvet yapılacağını bir hatt-ı hümayun (padişahın önemli konularda toplantı veya başka hususlardaki emir yazısıdır) ile yetkililere bildirir ve ailenin rahatsız edilmemesini emrederdi. Has Bahçenin bazı yerlerinde mahremiyete riayet maksadıyla halvet sokakları ve halvet perdeleri bulunurdu. Halvet günü üçüncü avlu, tamamen boşaltılır; bahçenin dışarıdan görülebilecek yerleri halvet bezleri ile örtülürdü.
Bahçede (genellikle Şimşirlik Bahçesinde) kadınların ve cariyelerin dolaşacağı yollar üzerine çadırlar kurulur; hususi kapalı sokaklar ve oturma yerleri meydana getirilirdi. Bunların yanında namaz kılınacak mekanlar; çocukların oyun oynayabilecekleri yerler hazırlanır; yemek yenilecek ve oturulacak çadırlar kurulurdu. Çadırların içine haremden süslü ve işlemeli yastıklar, minderler ve perdeler getirilirdi.
Bazı batılı yazarlar, Hareme yabancı erkeğin girememesini ve Haremdeki kadınların da istedikleri zaman rastgele dışarıya çıkamamalarını, haremdeki hayatın sıkıcılığı ve yeknesaklığı olarak açıklamışlardır.
Mahremiyete riayetle ilgili şerî hükümleri anlatırcasına meseleyi tasvir eden bir batılı yazarın şu ifadeleri de enteresandır ; Kadınlar Padişahın izni olmaksızın sarayın bahçesinde de gezinemezler. Sadece ara sıra, günlerini bahçedeki köşklerden birinde geçirme izni alırlar. O zaman bekçi durumunda olan bostancılara uzaklaşma izni verilir ve örtüler örtülür. Doktorlardan başka hiç bir erkek hareme ayak basamaz. Onlar bile Padişahın özel izniyle ve harem ağalarının eşliğinde girerler. Hasta kadın ve çevresindekiler, uzun şallara bürünürler. Doktor nabzına bakmak isterse, hastanın bileği bir tülle örtülür; dilini veya gözlerini görmek istiyorsa, yüzünün kalan kısımları tamamıyla örtülü olmak şartıyla gösterebilir. Kızlar ağası bile haremdeki kadınlardan birine dikkatlice bakamaz.
Haremde Padişahın kendi ailesi ve hizmetkarlarıyla halvet etmesi usulü, saltanatın kaldırılmasına kadar devam etmiştir. Yıldız, Çırağan ve Beşiktaş Saraylarında yaşanırken de halvetler sürdürülmüştür.
kaynakça için bkz;
1) Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, nr, D. 10749; E. 2457;
2) Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, nr. D. 9916; bkz:Şimşirlikteki bir halvet
3) Osmanoğlu, Ayşe, Babam Sultân Abdülhamid, sh. 24-25;
4) Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, nr. 9917; bkz:Sadabaddaki halvet için
5) Damad, Mecmaul-Enhür, c. I, sh. 80-81; II, sh. 538-539;
6) Sertoğlu, Osmanlı Tarih Lügati, sh. 132-133; Uluçay,
7) Harem II, sh. 148;
8) Uluçay, Harem II, sh. 148-149
9) BA, Cevdet-Saray, nr. 2529
10) Ayrıca krş. Penzer, The Harem, 259
11) DOhson, Ignatlus Mouradgea, Tableau General de iEmpire Othoman, 1970, paris c. III, Harem-i Hümâyûn, Çev. Ayda Düz, Hayat Tarih Mecmuası ilâvesi, istanbul 1972, sh. 10-11.
vesselam.
edit: kaynak ile aksini her zaman ispat edebilirsiniz, varsa sununuz lütfen.
edit: (bkz: kaynaksız atıp tutanlardan mısınız)
edit: imla
vesselam iki.
Harem, Osmanlıda en çok çarpıtılan kurumların başında gelir.
Tarihi; film, dizi ve oryantalist bakış açısıyla öğrenenler Haremi adeta eğlence yeri, süt banyosu yapılan yer, umumhane olarak bilmektedirler.
Bazı batılı ve Türk Osmanlı tarihçileri; kasıtlı veya bilmeyerek bu önemli kurumu kendilerinin yaşadığı hayat tarzı ile aynı görmektedirler. Haremde hayat denilince, haremdeki insanların yemeleri, içmeleri, giyinmeleri ve en önemlisi de Padişahın ailesi ile halvet olması akla gelir. Halvet, kelime anlamı itibariyle yalnız kalmak ve baş başa olmak manalarını ifade etmektedir.
Haremde halvet veya halvet-i hümayun ise, Haremde yaşayan kadınların serbest ve meşru bir şekilde Haremin bahçelerinde veya mesire yerlerinde gezmeleri denmektedir. Kapalı havalarda Padişah; kadınları, ikballeri, sultanları yani kız çocukları ve oğulları ile görüşmek isterse, onları dairesine çağırtır, konuşur ve görüşürdü.
Padişahın sadece kendi aile efradı ile yaptığı bu toplantıya "muhtasar halvet" denmekteydi. Burada bir de Has Bahçede yapılan halvetlerden kısaca bahsetmek gerekecektir. Zira bir aile toplantısı ve aile halkı ile muaşeret ve sohbet toplantıları demek olan halveti, sanki haremin bahçelerinde düzenlenen ahlaksız alemler gibi takdim etmek isteyen insanlar bulunmaktadır.
Hür bir kadın ile mahrem kadınlar ve cariyelerin avret mahallerinin farklı olması, fıkıh kitaplarında cariyelerin kol, ayak, yüz ve başlarına efendilerinin bakabilmesi şeklindeki hükmün yer alması, meseleyi bilmeyen çevreler tarafından akıl almaz şekilde tahrif edilmiştir. işte bu ve benzeri çarpıtmalarla, Padişahların haremdeki ailesi ve ailesine hizmet eden cariyelerle bahçelerde veya haremin uygun yerlerinde yaptığı halvet adı verilen toplantılar ve aile beraberlikleri; maalesef akla hayale gelmeyecek sahnelerle anlatılmak istenmiştir.
Bütün bu çarpıtmaların karşısında özellikle has bahçelerde yapılan bir halveti ve hazırlıklarını özetlemek gerekirse şöyle ki; Padişah, halvet yapılacağını bir hatt-ı hümayun (padişahın önemli konularda toplantı veya başka hususlardaki emir yazısıdır) ile yetkililere bildirir ve ailenin rahatsız edilmemesini emrederdi. Has Bahçenin bazı yerlerinde mahremiyete riayet maksadıyla halvet sokakları ve halvet perdeleri bulunurdu. Halvet günü üçüncü avlu, tamamen boşaltılır; bahçenin dışarıdan görülebilecek yerleri halvet bezleri ile örtülürdü.
Bahçede (genellikle Şimşirlik Bahçesinde) kadınların ve cariyelerin dolaşacağı yollar üzerine çadırlar kurulur; hususi kapalı sokaklar ve oturma yerleri meydana getirilirdi. Bunların yanında namaz kılınacak mekanlar; çocukların oyun oynayabilecekleri yerler hazırlanır; yemek yenilecek ve oturulacak çadırlar kurulurdu. Çadırların içine haremden süslü ve işlemeli yastıklar, minderler ve perdeler getirilirdi.
Bazı batılı yazarlar, Hareme yabancı erkeğin girememesini ve Haremdeki kadınların da istedikleri zaman rastgele dışarıya çıkamamalarını, haremdeki hayatın sıkıcılığı ve yeknesaklığı olarak açıklamışlardır.
Mahremiyete riayetle ilgili şerî hükümleri anlatırcasına meseleyi tasvir eden bir batılı yazarın şu ifadeleri de enteresandır ; Kadınlar Padişahın izni olmaksızın sarayın bahçesinde de gezinemezler. Sadece ara sıra, günlerini bahçedeki köşklerden birinde geçirme izni alırlar. O zaman bekçi durumunda olan bostancılara uzaklaşma izni verilir ve örtüler örtülür. Doktorlardan başka hiç bir erkek hareme ayak basamaz. Onlar bile Padişahın özel izniyle ve harem ağalarının eşliğinde girerler. Hasta kadın ve çevresindekiler, uzun şallara bürünürler. Doktor nabzına bakmak isterse, hastanın bileği bir tülle örtülür; dilini veya gözlerini görmek istiyorsa, yüzünün kalan kısımları tamamıyla örtülü olmak şartıyla gösterebilir. Kızlar ağası bile haremdeki kadınlardan birine dikkatlice bakamaz.
Haremde Padişahın kendi ailesi ve hizmetkarlarıyla halvet etmesi usulü, saltanatın kaldırılmasına kadar devam etmiştir. Yıldız, Çırağan ve Beşiktaş Saraylarında yaşanırken de halvetler sürdürülmüştür.
kaynakça için bkz;
1) Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, nr, D. 10749; E. 2457;
2) Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, nr. D. 9916; bkz:Şimşirlikteki bir halvet
3) Osmanoğlu, Ayşe, Babam Sultân Abdülhamid, sh. 24-25;
4) Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, nr. 9917; bkz:Sadabaddaki halvet için
5) Damad, Mecmaul-Enhür, c. I, sh. 80-81; II, sh. 538-539;
6) Sertoğlu, Osmanlı Tarih Lügati, sh. 132-133; Uluçay,
7) Harem II, sh. 148;
8) Uluçay, Harem II, sh. 148-149
9) BA, Cevdet-Saray, nr. 2529
10) Ayrıca krş. Penzer, The Harem, 259
11) DOhson, Ignatlus Mouradgea, Tableau General de iEmpire Othoman, 1970, paris c. III, Harem-i Hümâyûn, Çev. Ayda Düz, Hayat Tarih Mecmuası ilâvesi, istanbul 1972, sh. 10-11.
vesselam.
edit: kaynak ile aksini her zaman ispat edebilirsiniz, varsa sununuz lütfen.
edit: (bkz: kaynaksız atıp tutanlardan mısınız)
edit: imla
vesselam iki.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar