bugün
- içtim şarabı10
- 7 aydır berlinde yaşıyorum soruları alayım7
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak4
- sözlükteki gizli düşmanım6
- her insanın bir cini olması5
- kadir inanır20
- kaşar5
- portekiz'in dünya kupası kazanma ihtimali2
- iran'ın abd saldırısına karşılık tehdidi3
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet15
- çok güzel ama manyak kadın7
- a milli futbol takımı'nın dünya kupası ndan dönüşü4
- içinden canavar çıkan insan4
- ilk sevgiliyle evlenmek4
- anın görüntüsü19
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar5
- kitabı yazarın mezarına bırakıp gitmek6
- mustafa kemal atatürk7
- kemalist dünya24
- üniversitelerin gereksiz olması16
- gizem3
- gizli oylayan yüreksizler2
- nervio5
- trump ara seçimleri kaybederse soruşturma geçirir4
- true'nun çaylak olması17
- hırt4
- sağlam kafa sağlam vücutta bulunur3
- simit ayran2
- mason2
- hurdadan çıkan flash diskler2
- kezodan öpücük istemek2
- deniz göktaş2
- türk soyu ve arap soyu birdir9
- velvet28
- ibrahim hacıosmanoğlu8
- 4 temmuz 2026 arjantin yeşil burun adaları maçı2
- aşk4
- antalyada üşümek3
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- şevval şahin2
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- aile evinde yaşamak13
- 2026 dünya kupası27
- dinci insanlar efkarlandığında ne içiyor sorunsalı10
- sedat pekmez21
- israil6
- yazarların iyi olduğu konular9
- hapşırmak2
- hiçbir şey yapmadığınız halde aşık olan erkekler3
Elif Şafak'ın, Kasım 2010'dan bu yana Habertürk gazetesinde yayımlanan yazılarından oluşan seçkisi Şemspare adıyla yayımlanıyor. Altmışın üzerinde denemenin yer aldığı kitap, yazarın bir önceki deneme seçkisi Firarperest'in devamı niteliğinde. Şafak'ın kadın, yolculuk, edebiyat ve güncel konular üzerine yazılarının yer aldığı Şemspare'nin metinlerine eşlik eden illüstrasyonlar da yine M. K. Perker imzasını taşıyor.
--spoiler--
"Vazgeçebilmek bir erdemdir. Bir deli güzel meziyettir ki insan kolay kolay kavrayamaz önemini. Gençken daha zordur buna vasıl olmak. Ama öyle gençler vardır ki ihtiyarlardan bilgedir, o başka. Geri kalan bizler seneler geçtikçe anlarız vazgeçebilmenin kıymetini. Hayat öğretir bize. Hayat ve bir de kronikleşmiş hatalarımız. Kimilerimiz ise hiçbir zaman öğrenemeyiz. Dersimizi almayız. Dün nasıl isek yarın da aynen öyle.
Vazgeçmek bir zayıflık belirtisidir zannediyoruz. Hatta bir nevi korkaklık, adeta âcizlik. Halbuki tam tersidir. Ancak kendine güvenen, karakteri sağlam ve komplekslerden arınmış insanlar vazgeçmenin erdemine vâkıf olabilirler. Şu hayatta yaşadığımız sorunların çoğunu vaz-ge-çe-me-di-ği-miz için yaşıyoruz aslında. Israr ve inat ettiğimiz için. Takıntılarımızdan dolayı. Takıntı ile tutkuyu birbirine karıştırıyoruz sürekli, oysa ne kadar farklılar. Nasıl da zıt.
Seviyoruz diyelim, birini seviyoruz, hem de ne çok, ne derin, ölesiye. O kişi de aynı şekilde aşkımıza karşılık veriyor diyelim. Ama sonra, zamanla, tavsıyor muhabbet, örseleniyor. Kazara delinmiş bir balon gibi sürekli hava kaçırıyor, küçülüyor. Giderek canlılığını yitiren bir ateş gibi sönmeye yüz tutuyor. Gün geliyor, sevdiğimiz insan bizden ayrılmak istiyor. inanamıyoruz. Yıkılıyoruz. Kalbimizin etrafında bir yumruk, demirden zırh gibi sıkıyor, nefes alınca bile canımız yanıyor. Dayanamıyor, heyheyleniyoruz. Kabullenemiyoruz. Israrla onu elimizde tutmaya çalışıyoruz. Sinirleniyor, öfkeleniyor, hatta sözlü ya da fiziksel şiddete başvuruyoruz. Gururumuza dokunuyor, nefsimize ağır geliyor böyle terk edilmek. insanız ne de olsa. Etten ve kemikten ve billur bir kalpten müteşekkil."
--spoiler--
--spoiler--
"Vazgeçebilmek bir erdemdir. Bir deli güzel meziyettir ki insan kolay kolay kavrayamaz önemini. Gençken daha zordur buna vasıl olmak. Ama öyle gençler vardır ki ihtiyarlardan bilgedir, o başka. Geri kalan bizler seneler geçtikçe anlarız vazgeçebilmenin kıymetini. Hayat öğretir bize. Hayat ve bir de kronikleşmiş hatalarımız. Kimilerimiz ise hiçbir zaman öğrenemeyiz. Dersimizi almayız. Dün nasıl isek yarın da aynen öyle.
Vazgeçmek bir zayıflık belirtisidir zannediyoruz. Hatta bir nevi korkaklık, adeta âcizlik. Halbuki tam tersidir. Ancak kendine güvenen, karakteri sağlam ve komplekslerden arınmış insanlar vazgeçmenin erdemine vâkıf olabilirler. Şu hayatta yaşadığımız sorunların çoğunu vaz-ge-çe-me-di-ği-miz için yaşıyoruz aslında. Israr ve inat ettiğimiz için. Takıntılarımızdan dolayı. Takıntı ile tutkuyu birbirine karıştırıyoruz sürekli, oysa ne kadar farklılar. Nasıl da zıt.
Seviyoruz diyelim, birini seviyoruz, hem de ne çok, ne derin, ölesiye. O kişi de aynı şekilde aşkımıza karşılık veriyor diyelim. Ama sonra, zamanla, tavsıyor muhabbet, örseleniyor. Kazara delinmiş bir balon gibi sürekli hava kaçırıyor, küçülüyor. Giderek canlılığını yitiren bir ateş gibi sönmeye yüz tutuyor. Gün geliyor, sevdiğimiz insan bizden ayrılmak istiyor. inanamıyoruz. Yıkılıyoruz. Kalbimizin etrafında bir yumruk, demirden zırh gibi sıkıyor, nefes alınca bile canımız yanıyor. Dayanamıyor, heyheyleniyoruz. Kabullenemiyoruz. Israrla onu elimizde tutmaya çalışıyoruz. Sinirleniyor, öfkeleniyor, hatta sözlü ya da fiziksel şiddete başvuruyoruz. Gururumuza dokunuyor, nefsimize ağır geliyor böyle terk edilmek. insanız ne de olsa. Etten ve kemikten ve billur bir kalpten müteşekkil."
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar