bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı55
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek14
- kiraz cicegi kolonyasi14
- silvermist'in mutfağına konuk olmak13
- dm yazarlığı8
- dereden altın bulmak5
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi4
- ne kadar paranız var10
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- sırlar denizi5
- gta 78
- bakarız diyen erkek18
- cübbeli ahmet hoca9
- yaratılış kıssası3
- kronik omurga yetmezliği3
- sözlüğü gerenler2
- ayşe tokyaz cinayetinde cemil koç'a müebbet3
- çin tayvan gerilimi türkiye'yi etkilemez4
- deplasmanda atılan golün bir ağırlığının olmaması3
- çine neden bir şey olmuyor4
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- 0 0 78
- iphone duo4
- cincinnati cini3
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği4
- sözlüğün en kütür kütür yazarı7
- semicenk şarkıları4
- ayak fetişizmine sapıklık diyen yobazlar5
- mehmet ağar3
- dünyanın en dayanıklı şehirleri2
- beynindeki sesleri susturamamak3
- gooooooooooool2
- sözlükten hatun indirmek5
- kim yong'un kızları2
- kuzey kore de aşk yaşamak2
- kuzey kore askerinin ukrayna savaşına katilmasi2
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- manisa daki gizli kamera skandalında 1 tutuklama3
- soğuk savaş2
- ben çok pis içerim2
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- sözlüğün sarması13
- hüseyin nihal atsız2
- yeni şafak4
- exini kesip kek yapan kız2
- ama hala buradasın2
- alkol içmek yasak mıdır4
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
Tunç Başaran, romancı Pakize Başaran'ın oğlu, tiyatro sanatçısı Meriç Başaran'ın kardeşidir. Vefa Lisesini bitirdikten sonra istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine girdi. Daha sonra Aynı Üniversitenin Hukuk Fakültesine geçti ve bu bölümden mezun oldu. iş hayatına tercümanlık yaparak girdi.
Sinemaya başlangıcı 1960'da Memduh Ün 'ün filmlerinde asistanlık yaparak oldu. Memduh Ün, Lütfi Akad, Ertem Göreç ve Atıf Yılmaz gibi birçok yönetmenin asistanlığını yaptıktan sonra, piyasa koşullarında istediği kariyeri yapma fırsatı bulamadı. 1964 yılında yönettiği ve başrollerini Tamer Yiğit, Semra Sar ve Pervin Par'ın paylaştığı "Hayat Kavgası" ilk filmi oldu. Filmin senaryosu Orhan Kemal'in "Borusunu Öttüren" adlı oyunundan yola çıkılarak yazılmıştı. Bu filmi izleyen ve Orhan Kemal uyarlaması olan "Murtaza" (1965) ilgiyle karşılandı.
Daha sonra art arda Yeşilçam ölçeğinde aksiyon ve edebiyat uyarlaması serüven filmleri çekti. Yetmişli yılların başında ise dönemin ilgi gören fantastik ve western türlerine yöneldi. Artık Türk sinemasının Yeni Kuşak yönetmenlerinden biridir. 1960'ların ortalarında Fransız Yeni Dalga'sının da etkisiyle sinemaya başlayan gençlerdendir. 40 civarında film çeken Başaran, 1973'te şarkıcı Füsun Önal'la evlendi ve sinemaya ara verip reklam sektörüne geçti.
1970'li yıllarda, Türk sineması zorluklarla dolu bir dönem geçirmişti. Yapımcılar seyirciyi çekmek için erotik filmlere yönelmeye başladıklarında, birçok sinema sanatçısı gibi Tunç Başaran'da bir süre ara vermek zorunda kaldı. 15 yıl sinemaya uzak kalan yönetmen reklam filmleri çekerek çalışmalarını sürdürdü. Başaran, 1986 yılında "Biri ve Diğerleri" ile yeniden setlere döndü. Aytaç Arman ve Meral Oğuz'un bir gece bir barda karşılaşan, aşk arayışı içindeki iki bireyi canlandırdığı bir film. Bu filmden itibaren tarzını değiştirecek ve daha duygusal ve kişisel yapımlara imza atacaktı.
"Uçurtmayı Vurmasınlar" Başaran'ın başyapıtı. Feride Çiçekoğlu'nun senaryosunu yazdığı film, kadınlar hapishanesinde annesiyle birlikte yaşayan Barış adlı çocuğun bir siyasi mahkumla yakınlığı çerçevesinde özgürlük duygusunu anlatan film, binlerce izleyiciye gözyaşı döktürdü. 8. istanbul Film Festivali'nde de En iyi Türk Filmi seçildi.
Kemal Demirel'in "Evimizin insanları" adlı öyküsünden Ümit Ünal'ın senaryolaştırdığı, ikinci Dünya Savaşı sırasında geçen "Piano Piano Bacaksız" filmi ile Başaran, 1990 yılında bir kez daha çocuk gözünden bir anlatımla izleyicileri yüreklerinden yakaladı.
Ayla Kutlu'nun aynı adlı romanından uyarladığı "Sende Gitme Triandifilis", 1. Dünya Savaşı sırasında, Antakya'da yaşanan bir aşk öyküsünü anlatır. Rum ailenin güzel ama zihinsel engelli kızı Triandafilis'in önce bir Fransız sonra bir Türk askerine aşık olur. 1995 yılında yönettiği bu film her ne kadar eleştirmenler tarafından dramatik yapının oluşturulması adına zaaflar barındırması dolayısıyla eleştirilse de, duygusal senaryoları, şiirsel görüntü dili ve titizlikle yürütülen teknik çalışmaları ile övgü kazandı. 1998 yılında yönettiği "Kaçıklık Diploması" Ayşe Nil'in manik depresif bir kadının kocasıyla ilişkilerini anlattığı, otobiyografik nitelikli romanının uyarlamasıydı.
Tunç Başaran ilk dönem filmlerinde görüntü yönetmeni olarak Rafet Şiriner, Mustafa Yılmaz, Kriton ilyadis, Mengü Yeğin ve Orhan Kapkı ile birden fazla filmde çalıştı. Son dönemlerde ise Erdal Kahraman, Colin Moiner ve Aytekin Çakmakçı ile çalışmayı tercih etti.
Seksenli yıllarda Türk sinemasının kalburüstü filmlerine imza atan Tunç Başaran, 2002 istanbul Film Festivali'nin Ustalara Saygı bölümünde yer aldı.
Sinemaya başlangıcı 1960'da Memduh Ün 'ün filmlerinde asistanlık yaparak oldu. Memduh Ün, Lütfi Akad, Ertem Göreç ve Atıf Yılmaz gibi birçok yönetmenin asistanlığını yaptıktan sonra, piyasa koşullarında istediği kariyeri yapma fırsatı bulamadı. 1964 yılında yönettiği ve başrollerini Tamer Yiğit, Semra Sar ve Pervin Par'ın paylaştığı "Hayat Kavgası" ilk filmi oldu. Filmin senaryosu Orhan Kemal'in "Borusunu Öttüren" adlı oyunundan yola çıkılarak yazılmıştı. Bu filmi izleyen ve Orhan Kemal uyarlaması olan "Murtaza" (1965) ilgiyle karşılandı.
Daha sonra art arda Yeşilçam ölçeğinde aksiyon ve edebiyat uyarlaması serüven filmleri çekti. Yetmişli yılların başında ise dönemin ilgi gören fantastik ve western türlerine yöneldi. Artık Türk sinemasının Yeni Kuşak yönetmenlerinden biridir. 1960'ların ortalarında Fransız Yeni Dalga'sının da etkisiyle sinemaya başlayan gençlerdendir. 40 civarında film çeken Başaran, 1973'te şarkıcı Füsun Önal'la evlendi ve sinemaya ara verip reklam sektörüne geçti.
1970'li yıllarda, Türk sineması zorluklarla dolu bir dönem geçirmişti. Yapımcılar seyirciyi çekmek için erotik filmlere yönelmeye başladıklarında, birçok sinema sanatçısı gibi Tunç Başaran'da bir süre ara vermek zorunda kaldı. 15 yıl sinemaya uzak kalan yönetmen reklam filmleri çekerek çalışmalarını sürdürdü. Başaran, 1986 yılında "Biri ve Diğerleri" ile yeniden setlere döndü. Aytaç Arman ve Meral Oğuz'un bir gece bir barda karşılaşan, aşk arayışı içindeki iki bireyi canlandırdığı bir film. Bu filmden itibaren tarzını değiştirecek ve daha duygusal ve kişisel yapımlara imza atacaktı.
"Uçurtmayı Vurmasınlar" Başaran'ın başyapıtı. Feride Çiçekoğlu'nun senaryosunu yazdığı film, kadınlar hapishanesinde annesiyle birlikte yaşayan Barış adlı çocuğun bir siyasi mahkumla yakınlığı çerçevesinde özgürlük duygusunu anlatan film, binlerce izleyiciye gözyaşı döktürdü. 8. istanbul Film Festivali'nde de En iyi Türk Filmi seçildi.
Kemal Demirel'in "Evimizin insanları" adlı öyküsünden Ümit Ünal'ın senaryolaştırdığı, ikinci Dünya Savaşı sırasında geçen "Piano Piano Bacaksız" filmi ile Başaran, 1990 yılında bir kez daha çocuk gözünden bir anlatımla izleyicileri yüreklerinden yakaladı.
Ayla Kutlu'nun aynı adlı romanından uyarladığı "Sende Gitme Triandifilis", 1. Dünya Savaşı sırasında, Antakya'da yaşanan bir aşk öyküsünü anlatır. Rum ailenin güzel ama zihinsel engelli kızı Triandafilis'in önce bir Fransız sonra bir Türk askerine aşık olur. 1995 yılında yönettiği bu film her ne kadar eleştirmenler tarafından dramatik yapının oluşturulması adına zaaflar barındırması dolayısıyla eleştirilse de, duygusal senaryoları, şiirsel görüntü dili ve titizlikle yürütülen teknik çalışmaları ile övgü kazandı. 1998 yılında yönettiği "Kaçıklık Diploması" Ayşe Nil'in manik depresif bir kadının kocasıyla ilişkilerini anlattığı, otobiyografik nitelikli romanının uyarlamasıydı.
Tunç Başaran ilk dönem filmlerinde görüntü yönetmeni olarak Rafet Şiriner, Mustafa Yılmaz, Kriton ilyadis, Mengü Yeğin ve Orhan Kapkı ile birden fazla filmde çalıştı. Son dönemlerde ise Erdal Kahraman, Colin Moiner ve Aytekin Çakmakçı ile çalışmayı tercih etti.
Seksenli yıllarda Türk sinemasının kalburüstü filmlerine imza atan Tunç Başaran, 2002 istanbul Film Festivali'nin Ustalara Saygı bölümünde yer aldı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar