bugün
- nickten isim tahmini yapmak25
- geceye bir şarkı bırak11
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- travesti sesi çekiciliği6
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası16
- kıl erkeğin süsüdür14
- bu saatte içen sözlük yazarları6
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- biraderilyö de biraderito2
- nick vermeden bir yazara seslen14
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- ioçk14
- gece denize girmek5
- bugün 2026 temmuz ayının son pazar günü2
- grup seksin mantığı10
- dünyaya çocuk getirmek10
- uyumadan kayda değer bir şey bırak4
- bilgi içeren entry girelim hadi6
- 20 lik kızlara yazmaya utanmak4
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- akrep burcu4
- görükle'ye gelen erkek yüklü kamyonet6
- bikininin iç çamaşırından ne farkı var3
- her şey senin istediğin gibi olsaydı5
- nasıl yani hala kavga başlamadı mı6
- müslüman cinler3
- yatın artık orçolar3
- dünyanın en samimi cümlesi6
- arkadaşlar bir şey dicem5
- gecenin köründe5
- şarap içemeyen erkek6
- yeni parti46
- nervio burak demirbilek evliliği13
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- nohut yaptım nası olmuş10
- yorgun mermi vs nervio12
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- sözlükte kıllı erkek istemiyoruz5
- abberline'ı kulaklarından tavana asmak6
- vantilatör2
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım8
- lazerle göğüs kullarını alan erkek5
- her yaptığı olay olan insanlar3
- baş karakteri olmak istenilen roman4
- kıllı göbeğe başını yaslayıp uyumak6
- ford taunus6
- çaylak olunca intihar eden yazar5
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- arabayı yavaş süren tipler16
- yazarların nickleri nereden geliyor11
Tunç Başaran, romancı Pakize Başaran'ın oğlu, tiyatro sanatçısı Meriç Başaran'ın kardeşidir. Vefa Lisesini bitirdikten sonra istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine girdi. Daha sonra Aynı Üniversitenin Hukuk Fakültesine geçti ve bu bölümden mezun oldu. iş hayatına tercümanlık yaparak girdi.
Sinemaya başlangıcı 1960'da Memduh Ün 'ün filmlerinde asistanlık yaparak oldu. Memduh Ün, Lütfi Akad, Ertem Göreç ve Atıf Yılmaz gibi birçok yönetmenin asistanlığını yaptıktan sonra, piyasa koşullarında istediği kariyeri yapma fırsatı bulamadı. 1964 yılında yönettiği ve başrollerini Tamer Yiğit, Semra Sar ve Pervin Par'ın paylaştığı "Hayat Kavgası" ilk filmi oldu. Filmin senaryosu Orhan Kemal'in "Borusunu Öttüren" adlı oyunundan yola çıkılarak yazılmıştı. Bu filmi izleyen ve Orhan Kemal uyarlaması olan "Murtaza" (1965) ilgiyle karşılandı.
Daha sonra art arda Yeşilçam ölçeğinde aksiyon ve edebiyat uyarlaması serüven filmleri çekti. Yetmişli yılların başında ise dönemin ilgi gören fantastik ve western türlerine yöneldi. Artık Türk sinemasının Yeni Kuşak yönetmenlerinden biridir. 1960'ların ortalarında Fransız Yeni Dalga'sının da etkisiyle sinemaya başlayan gençlerdendir. 40 civarında film çeken Başaran, 1973'te şarkıcı Füsun Önal'la evlendi ve sinemaya ara verip reklam sektörüne geçti.
1970'li yıllarda, Türk sineması zorluklarla dolu bir dönem geçirmişti. Yapımcılar seyirciyi çekmek için erotik filmlere yönelmeye başladıklarında, birçok sinema sanatçısı gibi Tunç Başaran'da bir süre ara vermek zorunda kaldı. 15 yıl sinemaya uzak kalan yönetmen reklam filmleri çekerek çalışmalarını sürdürdü. Başaran, 1986 yılında "Biri ve Diğerleri" ile yeniden setlere döndü. Aytaç Arman ve Meral Oğuz'un bir gece bir barda karşılaşan, aşk arayışı içindeki iki bireyi canlandırdığı bir film. Bu filmden itibaren tarzını değiştirecek ve daha duygusal ve kişisel yapımlara imza atacaktı.
"Uçurtmayı Vurmasınlar" Başaran'ın başyapıtı. Feride Çiçekoğlu'nun senaryosunu yazdığı film, kadınlar hapishanesinde annesiyle birlikte yaşayan Barış adlı çocuğun bir siyasi mahkumla yakınlığı çerçevesinde özgürlük duygusunu anlatan film, binlerce izleyiciye gözyaşı döktürdü. 8. istanbul Film Festivali'nde de En iyi Türk Filmi seçildi.
Kemal Demirel'in "Evimizin insanları" adlı öyküsünden Ümit Ünal'ın senaryolaştırdığı, ikinci Dünya Savaşı sırasında geçen "Piano Piano Bacaksız" filmi ile Başaran, 1990 yılında bir kez daha çocuk gözünden bir anlatımla izleyicileri yüreklerinden yakaladı.
Ayla Kutlu'nun aynı adlı romanından uyarladığı "Sende Gitme Triandifilis", 1. Dünya Savaşı sırasında, Antakya'da yaşanan bir aşk öyküsünü anlatır. Rum ailenin güzel ama zihinsel engelli kızı Triandafilis'in önce bir Fransız sonra bir Türk askerine aşık olur. 1995 yılında yönettiği bu film her ne kadar eleştirmenler tarafından dramatik yapının oluşturulması adına zaaflar barındırması dolayısıyla eleştirilse de, duygusal senaryoları, şiirsel görüntü dili ve titizlikle yürütülen teknik çalışmaları ile övgü kazandı. 1998 yılında yönettiği "Kaçıklık Diploması" Ayşe Nil'in manik depresif bir kadının kocasıyla ilişkilerini anlattığı, otobiyografik nitelikli romanının uyarlamasıydı.
Tunç Başaran ilk dönem filmlerinde görüntü yönetmeni olarak Rafet Şiriner, Mustafa Yılmaz, Kriton ilyadis, Mengü Yeğin ve Orhan Kapkı ile birden fazla filmde çalıştı. Son dönemlerde ise Erdal Kahraman, Colin Moiner ve Aytekin Çakmakçı ile çalışmayı tercih etti.
Seksenli yıllarda Türk sinemasının kalburüstü filmlerine imza atan Tunç Başaran, 2002 istanbul Film Festivali'nin Ustalara Saygı bölümünde yer aldı.
Sinemaya başlangıcı 1960'da Memduh Ün 'ün filmlerinde asistanlık yaparak oldu. Memduh Ün, Lütfi Akad, Ertem Göreç ve Atıf Yılmaz gibi birçok yönetmenin asistanlığını yaptıktan sonra, piyasa koşullarında istediği kariyeri yapma fırsatı bulamadı. 1964 yılında yönettiği ve başrollerini Tamer Yiğit, Semra Sar ve Pervin Par'ın paylaştığı "Hayat Kavgası" ilk filmi oldu. Filmin senaryosu Orhan Kemal'in "Borusunu Öttüren" adlı oyunundan yola çıkılarak yazılmıştı. Bu filmi izleyen ve Orhan Kemal uyarlaması olan "Murtaza" (1965) ilgiyle karşılandı.
Daha sonra art arda Yeşilçam ölçeğinde aksiyon ve edebiyat uyarlaması serüven filmleri çekti. Yetmişli yılların başında ise dönemin ilgi gören fantastik ve western türlerine yöneldi. Artık Türk sinemasının Yeni Kuşak yönetmenlerinden biridir. 1960'ların ortalarında Fransız Yeni Dalga'sının da etkisiyle sinemaya başlayan gençlerdendir. 40 civarında film çeken Başaran, 1973'te şarkıcı Füsun Önal'la evlendi ve sinemaya ara verip reklam sektörüne geçti.
1970'li yıllarda, Türk sineması zorluklarla dolu bir dönem geçirmişti. Yapımcılar seyirciyi çekmek için erotik filmlere yönelmeye başladıklarında, birçok sinema sanatçısı gibi Tunç Başaran'da bir süre ara vermek zorunda kaldı. 15 yıl sinemaya uzak kalan yönetmen reklam filmleri çekerek çalışmalarını sürdürdü. Başaran, 1986 yılında "Biri ve Diğerleri" ile yeniden setlere döndü. Aytaç Arman ve Meral Oğuz'un bir gece bir barda karşılaşan, aşk arayışı içindeki iki bireyi canlandırdığı bir film. Bu filmden itibaren tarzını değiştirecek ve daha duygusal ve kişisel yapımlara imza atacaktı.
"Uçurtmayı Vurmasınlar" Başaran'ın başyapıtı. Feride Çiçekoğlu'nun senaryosunu yazdığı film, kadınlar hapishanesinde annesiyle birlikte yaşayan Barış adlı çocuğun bir siyasi mahkumla yakınlığı çerçevesinde özgürlük duygusunu anlatan film, binlerce izleyiciye gözyaşı döktürdü. 8. istanbul Film Festivali'nde de En iyi Türk Filmi seçildi.
Kemal Demirel'in "Evimizin insanları" adlı öyküsünden Ümit Ünal'ın senaryolaştırdığı, ikinci Dünya Savaşı sırasında geçen "Piano Piano Bacaksız" filmi ile Başaran, 1990 yılında bir kez daha çocuk gözünden bir anlatımla izleyicileri yüreklerinden yakaladı.
Ayla Kutlu'nun aynı adlı romanından uyarladığı "Sende Gitme Triandifilis", 1. Dünya Savaşı sırasında, Antakya'da yaşanan bir aşk öyküsünü anlatır. Rum ailenin güzel ama zihinsel engelli kızı Triandafilis'in önce bir Fransız sonra bir Türk askerine aşık olur. 1995 yılında yönettiği bu film her ne kadar eleştirmenler tarafından dramatik yapının oluşturulması adına zaaflar barındırması dolayısıyla eleştirilse de, duygusal senaryoları, şiirsel görüntü dili ve titizlikle yürütülen teknik çalışmaları ile övgü kazandı. 1998 yılında yönettiği "Kaçıklık Diploması" Ayşe Nil'in manik depresif bir kadının kocasıyla ilişkilerini anlattığı, otobiyografik nitelikli romanının uyarlamasıydı.
Tunç Başaran ilk dönem filmlerinde görüntü yönetmeni olarak Rafet Şiriner, Mustafa Yılmaz, Kriton ilyadis, Mengü Yeğin ve Orhan Kapkı ile birden fazla filmde çalıştı. Son dönemlerde ise Erdal Kahraman, Colin Moiner ve Aytekin Çakmakçı ile çalışmayı tercih etti.
Seksenli yıllarda Türk sinemasının kalburüstü filmlerine imza atan Tunç Başaran, 2002 istanbul Film Festivali'nin Ustalara Saygı bölümünde yer aldı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar