bugün
- sinek as'ın sözlüğe vedası18
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- yarın sabah işe gidecek olmak4
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- fırında tavuk4
- salçalı makarna10
- hareket edebilen canlılar4
- çin8
- soyak goztepe sitesi3
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- ümit kocasakal3
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan4
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor2
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek9
- evrende hareket nasıl oluyor3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek4
- sözlükteki çiftçi yazarlar2
- taylanda damat gitmek3
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- starbucks'a giden andaval2
- karısını aldatmayan tırcı3
- devletin galatasaray a stad yapması5
- ismet gürbüz uzaylı mı2
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- mekan sınırsız mıdır3
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- filistin4
- endonezyaya damat gitmek2
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek3
- balık yanına en yakışan çorba9
- sizin seksten başka derdiniz yok mu aq5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak6
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- ismail kartal vs okan buruk4
- pazardan ananas aldırdım deyip gülen mal nesil3
- kol saati12
- artık haberler almanya da 16 30 da başlıyor2
- elektronların içindeki gezegenler2
- hindistana gelin gitmek2
- türk kahvesi2
- yuzırların yumrukları3
- insanların eylemleri de allah'tan mı3
- uludede ile kafayı çekmek3
- kramp3
- anın görüntüsü20
- kainat neyin içerisinde büyüyor3
- arkadaşlar öldünüz mü10
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
- nemlendirici krem20
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz10
Tunç Başaran, romancı Pakize Başaran'ın oğlu, tiyatro sanatçısı Meriç Başaran'ın kardeşidir. Vefa Lisesini bitirdikten sonra istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine girdi. Daha sonra Aynı Üniversitenin Hukuk Fakültesine geçti ve bu bölümden mezun oldu. iş hayatına tercümanlık yaparak girdi.
Sinemaya başlangıcı 1960'da Memduh Ün 'ün filmlerinde asistanlık yaparak oldu. Memduh Ün, Lütfi Akad, Ertem Göreç ve Atıf Yılmaz gibi birçok yönetmenin asistanlığını yaptıktan sonra, piyasa koşullarında istediği kariyeri yapma fırsatı bulamadı. 1964 yılında yönettiği ve başrollerini Tamer Yiğit, Semra Sar ve Pervin Par'ın paylaştığı "Hayat Kavgası" ilk filmi oldu. Filmin senaryosu Orhan Kemal'in "Borusunu Öttüren" adlı oyunundan yola çıkılarak yazılmıştı. Bu filmi izleyen ve Orhan Kemal uyarlaması olan "Murtaza" (1965) ilgiyle karşılandı.
Daha sonra art arda Yeşilçam ölçeğinde aksiyon ve edebiyat uyarlaması serüven filmleri çekti. Yetmişli yılların başında ise dönemin ilgi gören fantastik ve western türlerine yöneldi. Artık Türk sinemasının Yeni Kuşak yönetmenlerinden biridir. 1960'ların ortalarında Fransız Yeni Dalga'sının da etkisiyle sinemaya başlayan gençlerdendir. 40 civarında film çeken Başaran, 1973'te şarkıcı Füsun Önal'la evlendi ve sinemaya ara verip reklam sektörüne geçti.
1970'li yıllarda, Türk sineması zorluklarla dolu bir dönem geçirmişti. Yapımcılar seyirciyi çekmek için erotik filmlere yönelmeye başladıklarında, birçok sinema sanatçısı gibi Tunç Başaran'da bir süre ara vermek zorunda kaldı. 15 yıl sinemaya uzak kalan yönetmen reklam filmleri çekerek çalışmalarını sürdürdü. Başaran, 1986 yılında "Biri ve Diğerleri" ile yeniden setlere döndü. Aytaç Arman ve Meral Oğuz'un bir gece bir barda karşılaşan, aşk arayışı içindeki iki bireyi canlandırdığı bir film. Bu filmden itibaren tarzını değiştirecek ve daha duygusal ve kişisel yapımlara imza atacaktı.
"Uçurtmayı Vurmasınlar" Başaran'ın başyapıtı. Feride Çiçekoğlu'nun senaryosunu yazdığı film, kadınlar hapishanesinde annesiyle birlikte yaşayan Barış adlı çocuğun bir siyasi mahkumla yakınlığı çerçevesinde özgürlük duygusunu anlatan film, binlerce izleyiciye gözyaşı döktürdü. 8. istanbul Film Festivali'nde de En iyi Türk Filmi seçildi.
Kemal Demirel'in "Evimizin insanları" adlı öyküsünden Ümit Ünal'ın senaryolaştırdığı, ikinci Dünya Savaşı sırasında geçen "Piano Piano Bacaksız" filmi ile Başaran, 1990 yılında bir kez daha çocuk gözünden bir anlatımla izleyicileri yüreklerinden yakaladı.
Ayla Kutlu'nun aynı adlı romanından uyarladığı "Sende Gitme Triandifilis", 1. Dünya Savaşı sırasında, Antakya'da yaşanan bir aşk öyküsünü anlatır. Rum ailenin güzel ama zihinsel engelli kızı Triandafilis'in önce bir Fransız sonra bir Türk askerine aşık olur. 1995 yılında yönettiği bu film her ne kadar eleştirmenler tarafından dramatik yapının oluşturulması adına zaaflar barındırması dolayısıyla eleştirilse de, duygusal senaryoları, şiirsel görüntü dili ve titizlikle yürütülen teknik çalışmaları ile övgü kazandı. 1998 yılında yönettiği "Kaçıklık Diploması" Ayşe Nil'in manik depresif bir kadının kocasıyla ilişkilerini anlattığı, otobiyografik nitelikli romanının uyarlamasıydı.
Tunç Başaran ilk dönem filmlerinde görüntü yönetmeni olarak Rafet Şiriner, Mustafa Yılmaz, Kriton ilyadis, Mengü Yeğin ve Orhan Kapkı ile birden fazla filmde çalıştı. Son dönemlerde ise Erdal Kahraman, Colin Moiner ve Aytekin Çakmakçı ile çalışmayı tercih etti.
Seksenli yıllarda Türk sinemasının kalburüstü filmlerine imza atan Tunç Başaran, 2002 istanbul Film Festivali'nin Ustalara Saygı bölümünde yer aldı.
Sinemaya başlangıcı 1960'da Memduh Ün 'ün filmlerinde asistanlık yaparak oldu. Memduh Ün, Lütfi Akad, Ertem Göreç ve Atıf Yılmaz gibi birçok yönetmenin asistanlığını yaptıktan sonra, piyasa koşullarında istediği kariyeri yapma fırsatı bulamadı. 1964 yılında yönettiği ve başrollerini Tamer Yiğit, Semra Sar ve Pervin Par'ın paylaştığı "Hayat Kavgası" ilk filmi oldu. Filmin senaryosu Orhan Kemal'in "Borusunu Öttüren" adlı oyunundan yola çıkılarak yazılmıştı. Bu filmi izleyen ve Orhan Kemal uyarlaması olan "Murtaza" (1965) ilgiyle karşılandı.
Daha sonra art arda Yeşilçam ölçeğinde aksiyon ve edebiyat uyarlaması serüven filmleri çekti. Yetmişli yılların başında ise dönemin ilgi gören fantastik ve western türlerine yöneldi. Artık Türk sinemasının Yeni Kuşak yönetmenlerinden biridir. 1960'ların ortalarında Fransız Yeni Dalga'sının da etkisiyle sinemaya başlayan gençlerdendir. 40 civarında film çeken Başaran, 1973'te şarkıcı Füsun Önal'la evlendi ve sinemaya ara verip reklam sektörüne geçti.
1970'li yıllarda, Türk sineması zorluklarla dolu bir dönem geçirmişti. Yapımcılar seyirciyi çekmek için erotik filmlere yönelmeye başladıklarında, birçok sinema sanatçısı gibi Tunç Başaran'da bir süre ara vermek zorunda kaldı. 15 yıl sinemaya uzak kalan yönetmen reklam filmleri çekerek çalışmalarını sürdürdü. Başaran, 1986 yılında "Biri ve Diğerleri" ile yeniden setlere döndü. Aytaç Arman ve Meral Oğuz'un bir gece bir barda karşılaşan, aşk arayışı içindeki iki bireyi canlandırdığı bir film. Bu filmden itibaren tarzını değiştirecek ve daha duygusal ve kişisel yapımlara imza atacaktı.
"Uçurtmayı Vurmasınlar" Başaran'ın başyapıtı. Feride Çiçekoğlu'nun senaryosunu yazdığı film, kadınlar hapishanesinde annesiyle birlikte yaşayan Barış adlı çocuğun bir siyasi mahkumla yakınlığı çerçevesinde özgürlük duygusunu anlatan film, binlerce izleyiciye gözyaşı döktürdü. 8. istanbul Film Festivali'nde de En iyi Türk Filmi seçildi.
Kemal Demirel'in "Evimizin insanları" adlı öyküsünden Ümit Ünal'ın senaryolaştırdığı, ikinci Dünya Savaşı sırasında geçen "Piano Piano Bacaksız" filmi ile Başaran, 1990 yılında bir kez daha çocuk gözünden bir anlatımla izleyicileri yüreklerinden yakaladı.
Ayla Kutlu'nun aynı adlı romanından uyarladığı "Sende Gitme Triandifilis", 1. Dünya Savaşı sırasında, Antakya'da yaşanan bir aşk öyküsünü anlatır. Rum ailenin güzel ama zihinsel engelli kızı Triandafilis'in önce bir Fransız sonra bir Türk askerine aşık olur. 1995 yılında yönettiği bu film her ne kadar eleştirmenler tarafından dramatik yapının oluşturulması adına zaaflar barındırması dolayısıyla eleştirilse de, duygusal senaryoları, şiirsel görüntü dili ve titizlikle yürütülen teknik çalışmaları ile övgü kazandı. 1998 yılında yönettiği "Kaçıklık Diploması" Ayşe Nil'in manik depresif bir kadının kocasıyla ilişkilerini anlattığı, otobiyografik nitelikli romanının uyarlamasıydı.
Tunç Başaran ilk dönem filmlerinde görüntü yönetmeni olarak Rafet Şiriner, Mustafa Yılmaz, Kriton ilyadis, Mengü Yeğin ve Orhan Kapkı ile birden fazla filmde çalıştı. Son dönemlerde ise Erdal Kahraman, Colin Moiner ve Aytekin Çakmakçı ile çalışmayı tercih etti.
Seksenli yıllarda Türk sinemasının kalburüstü filmlerine imza atan Tunç Başaran, 2002 istanbul Film Festivali'nin Ustalara Saygı bölümünde yer aldı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar