bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- uysaljakoben21
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- gammaz olmuşum13
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- aquila bicipite8
- kel erkek3
- eski dizileri izlemek2
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- minyon kadın siniri5
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- death2
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- gecenin şarkısı4
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- kemal kılıçdaroğlu35
- ona bir cümle bırak4
- ses yakışıklılığı2
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- bizim delilere bakayım4
- pazarda su satmak2
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- gençler iş beğenmiyor3
- elit olmak için gerekenler13
- gazlamak2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- sevgiliyle kavga etmek2
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- semum3
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- şato3
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- düşkün2
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- gocu26
çıkar ilşkilerinin iyilik maskesi altına saklandığı iki yüzlü topluma karşın her türlü yalan mubahtır. Sade yazdığı tüm kitaplarında tam da bu ilkeden yola çıkıyordu.
ama sade aynı zamanda sıkı bir ahlakçıdır. dünyanın her yerinde bu garip adamın bu lanetli yazarın, bu "mutlak kötülüğün yazarı" adına tezler yapılıyor. evet kültür tarihine sadizm denilen sapkınlığın da isim babası olarak geçen bu adamın ahlakçılığı, toplumun ahlakını korumak adına kitapların yasaklamöasını, yakılmasını içermiyor. Tersine dinsel, toplumsal, geleneksel normların oluşturduğu alışkanlıkların içinden tanımlanan bir ahlak anlayışının dışına çıkmanın gerçek ahlak olduğunu, ancak bu gerçek ahlakın gerçek anlamda özgürlüğe yol açacağının altını ısrarla vurguluyor..
fransız devriminin çocuğu olduğu için arkasında sıkı bir akılcı düşüncenin birikimi var ama sade sadece aklın değil ahlakın da özgürleştirilmesiden yanadır. bütün o sapkınlık diye tanımlanan denemeleri aklın oluşturduğu kurulu düzenin dışına çıkma ihtiyacına verilmiş bir yanıt, bir yöntem önerisidir. çünkü sade'a göre akıl, normali işaret eden, dayatan bu nedenle de insanı kısıtlayan bir süreç. Eğer normal diye bilinen alışkanlığın ve onu meydana getiren uzlaşmanın dışına çıkabilirsek aklın sınırlarını da öteleyebiliriz. O zaman özgürleşme başlamakla kalmayacak, insanın insan olma özelliğinden kaynaklanan bir gerçek ahlak anlayışı da ortaya çıkacak, kendini gösterecektir.
Sade ın tüm yazılarında bunu öne sürdüğü kanısındayım yoksa gidin eşinizi kamçılayın dediğini hiç sanmıyorum...
ama sade aynı zamanda sıkı bir ahlakçıdır. dünyanın her yerinde bu garip adamın bu lanetli yazarın, bu "mutlak kötülüğün yazarı" adına tezler yapılıyor. evet kültür tarihine sadizm denilen sapkınlığın da isim babası olarak geçen bu adamın ahlakçılığı, toplumun ahlakını korumak adına kitapların yasaklamöasını, yakılmasını içermiyor. Tersine dinsel, toplumsal, geleneksel normların oluşturduğu alışkanlıkların içinden tanımlanan bir ahlak anlayışının dışına çıkmanın gerçek ahlak olduğunu, ancak bu gerçek ahlakın gerçek anlamda özgürlüğe yol açacağının altını ısrarla vurguluyor..
fransız devriminin çocuğu olduğu için arkasında sıkı bir akılcı düşüncenin birikimi var ama sade sadece aklın değil ahlakın da özgürleştirilmesiden yanadır. bütün o sapkınlık diye tanımlanan denemeleri aklın oluşturduğu kurulu düzenin dışına çıkma ihtiyacına verilmiş bir yanıt, bir yöntem önerisidir. çünkü sade'a göre akıl, normali işaret eden, dayatan bu nedenle de insanı kısıtlayan bir süreç. Eğer normal diye bilinen alışkanlığın ve onu meydana getiren uzlaşmanın dışına çıkabilirsek aklın sınırlarını da öteleyebiliriz. O zaman özgürleşme başlamakla kalmayacak, insanın insan olma özelliğinden kaynaklanan bir gerçek ahlak anlayışı da ortaya çıkacak, kendini gösterecektir.
Sade ın tüm yazılarında bunu öne sürdüğü kanısındayım yoksa gidin eşinizi kamçılayın dediğini hiç sanmıyorum...
güncel Önemli Başlıklar
