bugün
- yılbaşı gecesinin diğer gecelerden farkı olmaması3
- sözlük yazarlarının kombinleri15
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı28
- kadınların güçlü erkek tercihi20
- fantastik sinemanın sıkıcılığı5
- anın fotoğrafı20
- para tip fizik olmadan bir kız nasıl etkilenir11
- sarapci koala hatayi13
- sözlükte eğlence arayan yazarlar10
- çok iyi birisin diyen ama ayrılan kız9
- sözlük erkeklerinin kol kasları8
- üzülünce halıya uzanmak10
- telegram kullanan erkek8
- uludağ itiraf10
- yazarların en sevdiği şeyler15
- kolları damarlı erkek6
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem7
- aşk nedir8
- dövmesiz bir kızı gelin getirmek5
- islamda namaz yoktur21
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz40
- iremga7
- sözlük yazarlarının yaşadığı mistik olaylar7
- silvermist'in mutfağına konuk olmak26
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası7
- haydi yorgun mermi okula6
- aragorn'un düğününde damatlık giyen cüce4
- jalapeno6
- partiden partiye giden erkekle evlenir misiniz5
- aragornun düğününde havaya ok sıkan terbiyesiz elf4
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- ortak2
- çok zeki olup belli etmemek4
- galatasaray12
- zorbalanmaya alışkın insan6
- yarın okulların açılacak olması5
- whatsapp grubu kuralım5
- akçomarların beynini açıp incelemek4
- futbol8
- s'i l v'e r m'i s t21
- fenerbahçe14
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- reddit kullanan erkek4
- özgür özel9
- başı kapalı ama her şeyi torpilli tipler6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak16
- pazarcıların seçtirmemesi9
- kuş pisliği diye soyada sahip olmak3
- mastürbasyon5
- ekşi sözlük8
Tiyatroda Sansür, "Ahlaka Mugayir" Diziler ve Başbakandan inciler
"SANAT iÇiN SANAT MI, TOPLUM iÇiN SANAT MI?"
sinan karasu
http://mimesis-dergi.org/...r-ve-basbakandan-inciler/
bir parça:
istanbul Büyükşehir Belediyesinin Şehir Tiyatrolarına sansür ve balans ayarı girişimi, başbakan Erdoğan'ın konuşmaları (yaftalamaları) ve dizilerin "ahlaka mugayir", "Türk aile yapısı"na zararlı niteliği vb. propagandasıyla birleşince, kamuoyunda bir süredir sanatın toplumsal işlevine ilişkin bir tartışma yürütülmeye başladı. Bu tartışma "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" ikiliği etrafında çok eskilere dayansa da, tartışmadaki tarafların konumlanışları bakımından ilginç bir hal almıştır.
Öncelikle, tartışmanın gerek tarihsel gerek güncel açıdan kendi terimleri olduğunu ve gerek başbakanın gerekse de onunla aynı tarafta yer alan sağcı, muhafazakâr, popülist, devletçi vb. kesimlerin bu ince çizgiyi istismar ettiklerini söylemek gerekiyor.
Örneğin başbakan Erdoğan tiyatro yönetmeliğini meşrulaştırmaya çalışırken "toplum için sanat" demekte ve "bunlar sanatı toplum için yapmazlar, sanatı sanat için yaparlar" diye "dekadanlık eleştirisi" yapmaktadır! Veya Türkiye'deki en aykırı dizi olan ve "Türk aile yapısı"nı ve "Türkiye'nin nadide kurumları"nı rencide ettiği iddia edilen Behzat Ç.'nin sosyalist senaristi Emrah Serbes, televizyondaki "dizi" tartışmasında, mealen, "ben sanatımı yaparım, gerisi beni ilgilendirmez" derken, karşısındaki muhafazakâr popülistler (AKP'li vekilinden "psikolog"una kadar) sanatın toplumu eğitmesi, topluma yararlı olması gerektiğini savunmaktadır! Sağcıların ayrı telden çalarken, solcuların sanatın toplumsal işlevlerinden bahsetmesi gerekmez mi?!
Kuşkusuz öyle. Bunun neden böyle görünmediğini ise "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" (bundan sonra, SiS-TiS?) tartışmasının köklerine ve bu tartışmanın kapitalizmin gelişim tarihiyle ilişkisine odaklanarak anlayabiliriz.
"SANAT iÇiN SANAT MI, TOPLUM iÇiN SANAT MI?"
sinan karasu
http://mimesis-dergi.org/...r-ve-basbakandan-inciler/
bir parça:
istanbul Büyükşehir Belediyesinin Şehir Tiyatrolarına sansür ve balans ayarı girişimi, başbakan Erdoğan'ın konuşmaları (yaftalamaları) ve dizilerin "ahlaka mugayir", "Türk aile yapısı"na zararlı niteliği vb. propagandasıyla birleşince, kamuoyunda bir süredir sanatın toplumsal işlevine ilişkin bir tartışma yürütülmeye başladı. Bu tartışma "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" ikiliği etrafında çok eskilere dayansa da, tartışmadaki tarafların konumlanışları bakımından ilginç bir hal almıştır.
Öncelikle, tartışmanın gerek tarihsel gerek güncel açıdan kendi terimleri olduğunu ve gerek başbakanın gerekse de onunla aynı tarafta yer alan sağcı, muhafazakâr, popülist, devletçi vb. kesimlerin bu ince çizgiyi istismar ettiklerini söylemek gerekiyor.
Örneğin başbakan Erdoğan tiyatro yönetmeliğini meşrulaştırmaya çalışırken "toplum için sanat" demekte ve "bunlar sanatı toplum için yapmazlar, sanatı sanat için yaparlar" diye "dekadanlık eleştirisi" yapmaktadır! Veya Türkiye'deki en aykırı dizi olan ve "Türk aile yapısı"nı ve "Türkiye'nin nadide kurumları"nı rencide ettiği iddia edilen Behzat Ç.'nin sosyalist senaristi Emrah Serbes, televizyondaki "dizi" tartışmasında, mealen, "ben sanatımı yaparım, gerisi beni ilgilendirmez" derken, karşısındaki muhafazakâr popülistler (AKP'li vekilinden "psikolog"una kadar) sanatın toplumu eğitmesi, topluma yararlı olması gerektiğini savunmaktadır! Sağcıların ayrı telden çalarken, solcuların sanatın toplumsal işlevlerinden bahsetmesi gerekmez mi?!
Kuşkusuz öyle. Bunun neden böyle görünmediğini ise "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" (bundan sonra, SiS-TiS?) tartışmasının köklerine ve bu tartışmanın kapitalizmin gelişim tarihiyle ilişkisine odaklanarak anlayabiliriz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar