bugün
- ben bu yazıyı oğluma yazdım2
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- determinizm2
- kötü biri olduğunu bilmek5
- en iyi antidepresan7
- true denilen yazar10
- deli olduğunun farkına varmak6
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- kontrat fosfor karburator5
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- diyanetin abd'deki villaları8
- acıkmamak için öneriler5
- arkadaşlar nasılsınız6
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- çocuk parklarındaki yalnız yetişkin yasağı2
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- gammazlar çetesi18
- soğuk suda duş almak2
- gecenin şarkısı5
- cilgincapkin221
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek3
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- uludağ sözlüğün en yakışıklı ve en zeki yazarı4
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- rocky 4 te aporlo'nun ölmesi3
- iç sesin sürekli konuşması3
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- chp'nin hali ne olacak49
- sarı yeleli aslan trump8
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir5
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması4
- zaman baba birader bey birader4
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı6
- hayatın acımasız olduğunun anlaşıldığı anlar2
- cibali sahil3
- yazarları gülümseten şeyler6
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- abd iran anlaşması imzaya hazır2
- anın görüntüsü18
- zallın fake hesabı var mı9
- hababam sınıfı semra hoca7
- otobüs muavini3
- ışınlanma2
Tiyatroda Sansür, "Ahlaka Mugayir" Diziler ve Başbakandan inciler
"SANAT iÇiN SANAT MI, TOPLUM iÇiN SANAT MI?"
sinan karasu
http://mimesis-dergi.org/...r-ve-basbakandan-inciler/
bir parça:
istanbul Büyükşehir Belediyesinin Şehir Tiyatrolarına sansür ve balans ayarı girişimi, başbakan Erdoğan'ın konuşmaları (yaftalamaları) ve dizilerin "ahlaka mugayir", "Türk aile yapısı"na zararlı niteliği vb. propagandasıyla birleşince, kamuoyunda bir süredir sanatın toplumsal işlevine ilişkin bir tartışma yürütülmeye başladı. Bu tartışma "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" ikiliği etrafında çok eskilere dayansa da, tartışmadaki tarafların konumlanışları bakımından ilginç bir hal almıştır.
Öncelikle, tartışmanın gerek tarihsel gerek güncel açıdan kendi terimleri olduğunu ve gerek başbakanın gerekse de onunla aynı tarafta yer alan sağcı, muhafazakâr, popülist, devletçi vb. kesimlerin bu ince çizgiyi istismar ettiklerini söylemek gerekiyor.
Örneğin başbakan Erdoğan tiyatro yönetmeliğini meşrulaştırmaya çalışırken "toplum için sanat" demekte ve "bunlar sanatı toplum için yapmazlar, sanatı sanat için yaparlar" diye "dekadanlık eleştirisi" yapmaktadır! Veya Türkiye'deki en aykırı dizi olan ve "Türk aile yapısı"nı ve "Türkiye'nin nadide kurumları"nı rencide ettiği iddia edilen Behzat Ç.'nin sosyalist senaristi Emrah Serbes, televizyondaki "dizi" tartışmasında, mealen, "ben sanatımı yaparım, gerisi beni ilgilendirmez" derken, karşısındaki muhafazakâr popülistler (AKP'li vekilinden "psikolog"una kadar) sanatın toplumu eğitmesi, topluma yararlı olması gerektiğini savunmaktadır! Sağcıların ayrı telden çalarken, solcuların sanatın toplumsal işlevlerinden bahsetmesi gerekmez mi?!
Kuşkusuz öyle. Bunun neden böyle görünmediğini ise "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" (bundan sonra, SiS-TiS?) tartışmasının köklerine ve bu tartışmanın kapitalizmin gelişim tarihiyle ilişkisine odaklanarak anlayabiliriz.
"SANAT iÇiN SANAT MI, TOPLUM iÇiN SANAT MI?"
sinan karasu
http://mimesis-dergi.org/...r-ve-basbakandan-inciler/
bir parça:
istanbul Büyükşehir Belediyesinin Şehir Tiyatrolarına sansür ve balans ayarı girişimi, başbakan Erdoğan'ın konuşmaları (yaftalamaları) ve dizilerin "ahlaka mugayir", "Türk aile yapısı"na zararlı niteliği vb. propagandasıyla birleşince, kamuoyunda bir süredir sanatın toplumsal işlevine ilişkin bir tartışma yürütülmeye başladı. Bu tartışma "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" ikiliği etrafında çok eskilere dayansa da, tartışmadaki tarafların konumlanışları bakımından ilginç bir hal almıştır.
Öncelikle, tartışmanın gerek tarihsel gerek güncel açıdan kendi terimleri olduğunu ve gerek başbakanın gerekse de onunla aynı tarafta yer alan sağcı, muhafazakâr, popülist, devletçi vb. kesimlerin bu ince çizgiyi istismar ettiklerini söylemek gerekiyor.
Örneğin başbakan Erdoğan tiyatro yönetmeliğini meşrulaştırmaya çalışırken "toplum için sanat" demekte ve "bunlar sanatı toplum için yapmazlar, sanatı sanat için yaparlar" diye "dekadanlık eleştirisi" yapmaktadır! Veya Türkiye'deki en aykırı dizi olan ve "Türk aile yapısı"nı ve "Türkiye'nin nadide kurumları"nı rencide ettiği iddia edilen Behzat Ç.'nin sosyalist senaristi Emrah Serbes, televizyondaki "dizi" tartışmasında, mealen, "ben sanatımı yaparım, gerisi beni ilgilendirmez" derken, karşısındaki muhafazakâr popülistler (AKP'li vekilinden "psikolog"una kadar) sanatın toplumu eğitmesi, topluma yararlı olması gerektiğini savunmaktadır! Sağcıların ayrı telden çalarken, solcuların sanatın toplumsal işlevlerinden bahsetmesi gerekmez mi?!
Kuşkusuz öyle. Bunun neden böyle görünmediğini ise "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" (bundan sonra, SiS-TiS?) tartışmasının köklerine ve bu tartışmanın kapitalizmin gelişim tarihiyle ilişkisine odaklanarak anlayabiliriz.
güncel Önemli Başlıklar