bugün
- ezberin gereksiz olduğu yanılgısı3
- yuzırların ekşiye kaçması2
- acil durumda aranacak kişi6
- 29 ekim cumhuriyet bayramı8
- satranç3
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark3
- tehafütüt tehafüt2
- bir kıza saklama kabı hediye etmek10
- istanbul11
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak2
- escort taş mı yesin5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı12
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek7
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- fenerbahçe9
- lays zeytinyağlı2
- protein tozu fiyatlarinin çıldırmış olması3
- rafine zevkleri olan erkek12
- kedilerle uyumak9
- gecenin şarkısı9
- fırında tavuk10
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- liverpool fc2
- yazılımcıların flört edememesi9
- sohbete hmmm ile bitiren kıza verilecek cevaplar2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- dolapta iki biram var6
- cumhuriyet bayramı8
- salon erkeği10
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- şiir yazmak3
- yaprak dökümü ferhunde2
- giysi fiyatlarının uçması9
- yüzüklerin efendisi5
- sevişmek hüner değil6
- lüks araba istemeyen erkek9
- ekşi sözlük9
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- ak parti2
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- içten içe üşümek5
- trabzonspor17
- değerli olduğunu hissettirmek6
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- ilker başbuğ7
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
Tiyatroda Sansür, "Ahlaka Mugayir" Diziler ve Başbakandan inciler
"SANAT iÇiN SANAT MI, TOPLUM iÇiN SANAT MI?"
sinan karasu
http://mimesis-dergi.org/...r-ve-basbakandan-inciler/
bir parça:
istanbul Büyükşehir Belediyesinin Şehir Tiyatrolarına sansür ve balans ayarı girişimi, başbakan Erdoğan'ın konuşmaları (yaftalamaları) ve dizilerin "ahlaka mugayir", "Türk aile yapısı"na zararlı niteliği vb. propagandasıyla birleşince, kamuoyunda bir süredir sanatın toplumsal işlevine ilişkin bir tartışma yürütülmeye başladı. Bu tartışma "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" ikiliği etrafında çok eskilere dayansa da, tartışmadaki tarafların konumlanışları bakımından ilginç bir hal almıştır.
Öncelikle, tartışmanın gerek tarihsel gerek güncel açıdan kendi terimleri olduğunu ve gerek başbakanın gerekse de onunla aynı tarafta yer alan sağcı, muhafazakâr, popülist, devletçi vb. kesimlerin bu ince çizgiyi istismar ettiklerini söylemek gerekiyor.
Örneğin başbakan Erdoğan tiyatro yönetmeliğini meşrulaştırmaya çalışırken "toplum için sanat" demekte ve "bunlar sanatı toplum için yapmazlar, sanatı sanat için yaparlar" diye "dekadanlık eleştirisi" yapmaktadır! Veya Türkiye'deki en aykırı dizi olan ve "Türk aile yapısı"nı ve "Türkiye'nin nadide kurumları"nı rencide ettiği iddia edilen Behzat Ç.'nin sosyalist senaristi Emrah Serbes, televizyondaki "dizi" tartışmasında, mealen, "ben sanatımı yaparım, gerisi beni ilgilendirmez" derken, karşısındaki muhafazakâr popülistler (AKP'li vekilinden "psikolog"una kadar) sanatın toplumu eğitmesi, topluma yararlı olması gerektiğini savunmaktadır! Sağcıların ayrı telden çalarken, solcuların sanatın toplumsal işlevlerinden bahsetmesi gerekmez mi?!
Kuşkusuz öyle. Bunun neden böyle görünmediğini ise "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" (bundan sonra, SiS-TiS?) tartışmasının köklerine ve bu tartışmanın kapitalizmin gelişim tarihiyle ilişkisine odaklanarak anlayabiliriz.
"SANAT iÇiN SANAT MI, TOPLUM iÇiN SANAT MI?"
sinan karasu
http://mimesis-dergi.org/...r-ve-basbakandan-inciler/
bir parça:
istanbul Büyükşehir Belediyesinin Şehir Tiyatrolarına sansür ve balans ayarı girişimi, başbakan Erdoğan'ın konuşmaları (yaftalamaları) ve dizilerin "ahlaka mugayir", "Türk aile yapısı"na zararlı niteliği vb. propagandasıyla birleşince, kamuoyunda bir süredir sanatın toplumsal işlevine ilişkin bir tartışma yürütülmeye başladı. Bu tartışma "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" ikiliği etrafında çok eskilere dayansa da, tartışmadaki tarafların konumlanışları bakımından ilginç bir hal almıştır.
Öncelikle, tartışmanın gerek tarihsel gerek güncel açıdan kendi terimleri olduğunu ve gerek başbakanın gerekse de onunla aynı tarafta yer alan sağcı, muhafazakâr, popülist, devletçi vb. kesimlerin bu ince çizgiyi istismar ettiklerini söylemek gerekiyor.
Örneğin başbakan Erdoğan tiyatro yönetmeliğini meşrulaştırmaya çalışırken "toplum için sanat" demekte ve "bunlar sanatı toplum için yapmazlar, sanatı sanat için yaparlar" diye "dekadanlık eleştirisi" yapmaktadır! Veya Türkiye'deki en aykırı dizi olan ve "Türk aile yapısı"nı ve "Türkiye'nin nadide kurumları"nı rencide ettiği iddia edilen Behzat Ç.'nin sosyalist senaristi Emrah Serbes, televizyondaki "dizi" tartışmasında, mealen, "ben sanatımı yaparım, gerisi beni ilgilendirmez" derken, karşısındaki muhafazakâr popülistler (AKP'li vekilinden "psikolog"una kadar) sanatın toplumu eğitmesi, topluma yararlı olması gerektiğini savunmaktadır! Sağcıların ayrı telden çalarken, solcuların sanatın toplumsal işlevlerinden bahsetmesi gerekmez mi?!
Kuşkusuz öyle. Bunun neden böyle görünmediğini ise "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" (bundan sonra, SiS-TiS?) tartışmasının köklerine ve bu tartışmanın kapitalizmin gelişim tarihiyle ilişkisine odaklanarak anlayabiliriz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar