bugün
- ağlamamak için kendini tutmak12
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- en iyi simit hangi şehirdedir18
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- güneş gözlüğü3
- yalnız yaşamak5
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- sigortalı bir iş bul çalış4
- ctrlx22
- chatgpt ile dertleşmek3
- toksik insanlar2
- aslında hayatta yapayalnız olmamız2
- alman atasözleri2
- gürcistan22
- e'e f e5
- öldürme arzusu2
- intihar3
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- beleş sigarayı öksürtüyor diyerek reddeden keriz4
- içim yanıyor be sözlük7
- parcalandim toparlanamiyorum5
- paranın üstüne instagram adresini yazan sığır2
- hewal ebo18
- mutfağına konuk olunan yazarın işine karışmak3
- lahmacunu elle yiyen kız14
- cem gürdap2
- geçmişe özlemle bakmak3
- usualsuspectss3
- şimdi arkadaşlar3
- memelerini okşarken kız nasıl inler4
- kuran da namaz yok21
- güneş4
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın5
- hiç tadın tuzun olmaması3
- ilgi isteyen kız16
- türk düşmanları4
- insanların akıl vermesinden yorulmak2
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- sözlükte kesme işareti olmaması3
- judas2
- ismail alpen'in yazılımcı olduğu gerçeği3
- asansörde kalmak7
- hatay suriye nindir diyen esad yanlısı5
- hoşlanılan kızın sevgilisi olduğunu öğrenmek3
- borcunu ödemeyen insan3
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- güzel yüzlü kadınlar2
- sevilen kızın zort diye ossurması4
- sözlükte kavga etmek6
- türkçedeki garip kelimeler2
Tiyatroda Sansür, "Ahlaka Mugayir" Diziler ve Başbakandan inciler
"SANAT iÇiN SANAT MI, TOPLUM iÇiN SANAT MI?"
sinan karasu
http://mimesis-dergi.org/...r-ve-basbakandan-inciler/
bir parça:
istanbul Büyükşehir Belediyesinin Şehir Tiyatrolarına sansür ve balans ayarı girişimi, başbakan Erdoğan'ın konuşmaları (yaftalamaları) ve dizilerin "ahlaka mugayir", "Türk aile yapısı"na zararlı niteliği vb. propagandasıyla birleşince, kamuoyunda bir süredir sanatın toplumsal işlevine ilişkin bir tartışma yürütülmeye başladı. Bu tartışma "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" ikiliği etrafında çok eskilere dayansa da, tartışmadaki tarafların konumlanışları bakımından ilginç bir hal almıştır.
Öncelikle, tartışmanın gerek tarihsel gerek güncel açıdan kendi terimleri olduğunu ve gerek başbakanın gerekse de onunla aynı tarafta yer alan sağcı, muhafazakâr, popülist, devletçi vb. kesimlerin bu ince çizgiyi istismar ettiklerini söylemek gerekiyor.
Örneğin başbakan Erdoğan tiyatro yönetmeliğini meşrulaştırmaya çalışırken "toplum için sanat" demekte ve "bunlar sanatı toplum için yapmazlar, sanatı sanat için yaparlar" diye "dekadanlık eleştirisi" yapmaktadır! Veya Türkiye'deki en aykırı dizi olan ve "Türk aile yapısı"nı ve "Türkiye'nin nadide kurumları"nı rencide ettiği iddia edilen Behzat Ç.'nin sosyalist senaristi Emrah Serbes, televizyondaki "dizi" tartışmasında, mealen, "ben sanatımı yaparım, gerisi beni ilgilendirmez" derken, karşısındaki muhafazakâr popülistler (AKP'li vekilinden "psikolog"una kadar) sanatın toplumu eğitmesi, topluma yararlı olması gerektiğini savunmaktadır! Sağcıların ayrı telden çalarken, solcuların sanatın toplumsal işlevlerinden bahsetmesi gerekmez mi?!
Kuşkusuz öyle. Bunun neden böyle görünmediğini ise "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" (bundan sonra, SiS-TiS?) tartışmasının köklerine ve bu tartışmanın kapitalizmin gelişim tarihiyle ilişkisine odaklanarak anlayabiliriz.
"SANAT iÇiN SANAT MI, TOPLUM iÇiN SANAT MI?"
sinan karasu
http://mimesis-dergi.org/...r-ve-basbakandan-inciler/
bir parça:
istanbul Büyükşehir Belediyesinin Şehir Tiyatrolarına sansür ve balans ayarı girişimi, başbakan Erdoğan'ın konuşmaları (yaftalamaları) ve dizilerin "ahlaka mugayir", "Türk aile yapısı"na zararlı niteliği vb. propagandasıyla birleşince, kamuoyunda bir süredir sanatın toplumsal işlevine ilişkin bir tartışma yürütülmeye başladı. Bu tartışma "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" ikiliği etrafında çok eskilere dayansa da, tartışmadaki tarafların konumlanışları bakımından ilginç bir hal almıştır.
Öncelikle, tartışmanın gerek tarihsel gerek güncel açıdan kendi terimleri olduğunu ve gerek başbakanın gerekse de onunla aynı tarafta yer alan sağcı, muhafazakâr, popülist, devletçi vb. kesimlerin bu ince çizgiyi istismar ettiklerini söylemek gerekiyor.
Örneğin başbakan Erdoğan tiyatro yönetmeliğini meşrulaştırmaya çalışırken "toplum için sanat" demekte ve "bunlar sanatı toplum için yapmazlar, sanatı sanat için yaparlar" diye "dekadanlık eleştirisi" yapmaktadır! Veya Türkiye'deki en aykırı dizi olan ve "Türk aile yapısı"nı ve "Türkiye'nin nadide kurumları"nı rencide ettiği iddia edilen Behzat Ç.'nin sosyalist senaristi Emrah Serbes, televizyondaki "dizi" tartışmasında, mealen, "ben sanatımı yaparım, gerisi beni ilgilendirmez" derken, karşısındaki muhafazakâr popülistler (AKP'li vekilinden "psikolog"una kadar) sanatın toplumu eğitmesi, topluma yararlı olması gerektiğini savunmaktadır! Sağcıların ayrı telden çalarken, solcuların sanatın toplumsal işlevlerinden bahsetmesi gerekmez mi?!
Kuşkusuz öyle. Bunun neden böyle görünmediğini ise "sanat için sanat mı, toplum için sanat mı?" (bundan sonra, SiS-TiS?) tartışmasının köklerine ve bu tartışmanın kapitalizmin gelişim tarihiyle ilişkisine odaklanarak anlayabiliriz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar