bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı86
- gülşen in memeleri14
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam22
- mika raun vardı nerede şimdi6
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- ese dezze13
- nar taneleyen gelin adayı3
- caitlin worthington3
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- hızlı ve çok okumak4
- ağlayarak muhallebi yemek3
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- hamas denince akla gelenler11
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- uludağ sözlük ai bot2
- müslüman5
- kamos3
- erlik5
- karton fabrikasında sigara içmek2
- gammazlayıp entry sildirme2
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- ben geldim naneler5
- doçent maaşı vs işçi maaşı3
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- kim cha eon9
- ilk defa vurduracak kız heyecanı4
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- miss turkey 2026 başvuruları3
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- kartoncu chpden ilçe başkanıymış2
- okuduklarımız nereye gidiyor2
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- tanga üstüne dar kot pantolon giyen kadın5
- miss universe 20266
- kasım ayını romantizm vakti sanmak2
- tinto brass7
- hamlet'in mezarlık sahnesi3
- başkomutan recep tayyip erdoğan7
- terapi niteliğindeki şeyler13
- sobaları hazırlayın7
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi6
- travestiden dayak yemek3
- afganistan2
- kablolu kulaklık2
- miss international 20262
- bim vs a1013
- mel mel bakan gibson tarzı entry girmek2
- note aura silk ruj 07 classy nude2
rusya, çin, iran, türkiye gibi üçüncü dalgada bulunan devletlerin kapital sistemin büyüme düzeyinin, ülke içi tarihsel ve toplumsal dinamiklerle nesnel-evrensel tandansların karşılıklı olarak birbiriyle kesiştiği bir zeminde biçimlenmiş olmasıyla açığa çıkan devrimdir. birinci (ingiltere, fransa) ve ikinci (almanya, italya) dalgalara baktığımız zaman bu devrimlerin üçüncü dalgada gerçekleştirilen devrimlerden çok daha baskıcı olduğunu görüyoruz. çünkü birinci dalgada bulunan burjuva sınıfının muhalif tabanı gerektiği kadar olgunlaşmadığı için bu burjuva sınıfının da ideolojik anlamda olgunlaşmadığını görüyoruz. bu da bize bu devrimlerin demokratik anlamda sadece kitleleri seferber etmesiyle sınırlı kaldığını gösteriyor.
kendi ülkemize gelecek olursak;
türk devrimi de burjuvazist bir devrimdir. çünkü türk devriminin öncü kadrosunun sınıfsal kökenlerine baktığımız zaman bu ittihatçıların oluşturduğu asker-sivil küçük zümrelerden oluşan aydın ekibi olduğunu görürüz. devrim sürecini bu kadro şekillendirdi. bu aydın sınıfın hepsi aydınlanmacı, genç, laik ve burjuva ideolojisine sahip insanlardı. ayrıca makedonya, selanik, istanbul gibi kapitalizmin geliştiği kentlerde yetişmişlerdir. atatürk siyasi strateji gereği aydınlanmacı, laik ve buna bağlı bir ideolojiyle şekillenecek olan ulus devlet projesini her ne kadar çok gizli tutmuş olsa da bunun olacağı çok açıktı. devrimin savaş koşulları içinde başlaması devrime her ne kadar başarı şansı kazandırsa da bu durum yeni kurulacak devletin ve sonraki kararların alınmasında ve uygulanmasında birçok zaaflığı beraberinde getirdi. çünkü savaşanlar için kurtarılacak kutsal varlıklar arasında saltanat ve hilafet makamları da vardı. yukarıda da bahsettiğim atatürk'ün siyasi stratejisi bunun gereğiydi. bu farklı sınıfların oluşturduğu ittifak devrimin uzak hedefleri bakımından çok büyük bir zaaftı. çünkü bu ittifakın sonunda ve cumhuriyet devrimi sırasında devrimi yavaşlatan ve ona tamamen karşı çıkan bir muhalefet yaratacaktı.
bu öncü kadroya tekrar gelecek olursak, kurtuluş savaşı'nı sınıfsal olarak toprak ve mülk sahipleri yani eşraf ve ağa ittifakı içinde gerçekleştirmişti. burjuva devrimini gerçekleştiren öncü kadronun yerel iktidar odaklarıyla kurduğu bu ittifak doğal olarak devrimlerin sürekliliğinde ve hızında bir çekingenlik yaratacaktı. çünkü en başından beri kurulan bu ittifakın ideolojik dayanağı ağa ve eşrafa halifelik makamını kurtarma vaadinin verilmesiydi. bunun yanı sıra türkiye'de devrimin tamamlanması teorik olarak iki temel unsurun gerçekleşmesine de bağlıydı. bunlardan birincisi toprak reformu ile feodal düzenin ekonomik temelini oluşturan toprağın geniş köylü yığınlarına dağıtılmasına bağlıydı. ancak pratikte büyük toprak mülkiyetinin tasfiyesi için bazı ön koşulların bulunması gerekiyordu. bunlar; işletme sermayesi, tarımsal teknoloji ve toprağı işletecek yeter sayıda nüfusun varlığıydı. bu koşullar yerine getirilmediği sürece toprak reformu da tek başına feodal yapıları çözmekte yeterli bir araç olmayacaktı. feodal yapıların tasfiyesinde ikinci seçenek ise sanayi devrimi ile ağa ve eşraf sınıfının egemenliğine son verip ekonomik egemenliği ticaret burjuvazisine geçirmek ve ticaret burjuvazisini sanayi burjuvazisine dönüştürerek kırsal göçü işçileştirip kentlileştirmekti.
sonuç olarak devlet öncülüğünde hızlı sanayileşme politikası yürütüldü. bu politika ikinci dünya savaşı'na kadar uygulandı fakat toprak reformu yapılamadı. bunun temel nedeni ise kurtuluş savaşı'nda eşraf desteğinden kaynaklanmaktaydı. bu nedenle iktidar halkı değil eşrafı tercih etmişti. 1950'li yıllarda bile chp il ve ilçe başkanlarının çoğu yörenin ayan ve eşrafından oluşmaktaydı.
kendi ülkemize gelecek olursak;
türk devrimi de burjuvazist bir devrimdir. çünkü türk devriminin öncü kadrosunun sınıfsal kökenlerine baktığımız zaman bu ittihatçıların oluşturduğu asker-sivil küçük zümrelerden oluşan aydın ekibi olduğunu görürüz. devrim sürecini bu kadro şekillendirdi. bu aydın sınıfın hepsi aydınlanmacı, genç, laik ve burjuva ideolojisine sahip insanlardı. ayrıca makedonya, selanik, istanbul gibi kapitalizmin geliştiği kentlerde yetişmişlerdir. atatürk siyasi strateji gereği aydınlanmacı, laik ve buna bağlı bir ideolojiyle şekillenecek olan ulus devlet projesini her ne kadar çok gizli tutmuş olsa da bunun olacağı çok açıktı. devrimin savaş koşulları içinde başlaması devrime her ne kadar başarı şansı kazandırsa da bu durum yeni kurulacak devletin ve sonraki kararların alınmasında ve uygulanmasında birçok zaaflığı beraberinde getirdi. çünkü savaşanlar için kurtarılacak kutsal varlıklar arasında saltanat ve hilafet makamları da vardı. yukarıda da bahsettiğim atatürk'ün siyasi stratejisi bunun gereğiydi. bu farklı sınıfların oluşturduğu ittifak devrimin uzak hedefleri bakımından çok büyük bir zaaftı. çünkü bu ittifakın sonunda ve cumhuriyet devrimi sırasında devrimi yavaşlatan ve ona tamamen karşı çıkan bir muhalefet yaratacaktı.
bu öncü kadroya tekrar gelecek olursak, kurtuluş savaşı'nı sınıfsal olarak toprak ve mülk sahipleri yani eşraf ve ağa ittifakı içinde gerçekleştirmişti. burjuva devrimini gerçekleştiren öncü kadronun yerel iktidar odaklarıyla kurduğu bu ittifak doğal olarak devrimlerin sürekliliğinde ve hızında bir çekingenlik yaratacaktı. çünkü en başından beri kurulan bu ittifakın ideolojik dayanağı ağa ve eşrafa halifelik makamını kurtarma vaadinin verilmesiydi. bunun yanı sıra türkiye'de devrimin tamamlanması teorik olarak iki temel unsurun gerçekleşmesine de bağlıydı. bunlardan birincisi toprak reformu ile feodal düzenin ekonomik temelini oluşturan toprağın geniş köylü yığınlarına dağıtılmasına bağlıydı. ancak pratikte büyük toprak mülkiyetinin tasfiyesi için bazı ön koşulların bulunması gerekiyordu. bunlar; işletme sermayesi, tarımsal teknoloji ve toprağı işletecek yeter sayıda nüfusun varlığıydı. bu koşullar yerine getirilmediği sürece toprak reformu da tek başına feodal yapıları çözmekte yeterli bir araç olmayacaktı. feodal yapıların tasfiyesinde ikinci seçenek ise sanayi devrimi ile ağa ve eşraf sınıfının egemenliğine son verip ekonomik egemenliği ticaret burjuvazisine geçirmek ve ticaret burjuvazisini sanayi burjuvazisine dönüştürerek kırsal göçü işçileştirip kentlileştirmekti.
sonuç olarak devlet öncülüğünde hızlı sanayileşme politikası yürütüldü. bu politika ikinci dünya savaşı'na kadar uygulandı fakat toprak reformu yapılamadı. bunun temel nedeni ise kurtuluş savaşı'nda eşraf desteğinden kaynaklanmaktaydı. bu nedenle iktidar halkı değil eşrafı tercih etmişti. 1950'li yıllarda bile chp il ve ilçe başkanlarının çoğu yörenin ayan ve eşrafından oluşmaktaydı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar