bugün

behzat ç.

genel yorum yapmak gerekirse;

şunu en baştan söyleyeyim. gelmiş geçmiş en iyi 2 diziden biridir behzat ç. ama şunu söylemeden geçemicem. yabancı dizilerdeki o muhteşem kurgular gibi yapacaz diye dizinin bokunu çıkardılar 2. sezonda. arkadaş kurgu böyle olmaz. tamam anladık biz türkiyede en iyiyiz, yabancı dizilerdeki gibiyiz demeye çalışıyonuz ama olmuyo. sıçıp sıvıyosunuz. bu sezon bu bağlamlar dışında bi sikim yoktu. hükümetle cebelleşmekten diziyi siklemiyo adamlar. 1. sezon her türlü siker atar 2. sezonu. çünkü 1. sezon doğaldı, 2. sezon mesaj göndere göndere bi hal oldu. sikerim mesajını amk. hükümete mesaj yollayacaksan git mektup yaz, gazetelere röportaj ver, dizi film festivallerinde konuş, benim izlediğim bölümlerde niye yolluyon. ben bilmiyom mu amk devlet hükümet yürütme yargı ne bok yiyo.

yine başta belirttiğim gibi kurgu yapacaz diye boku çıkıyor. klişe ötesi olmaktan kurtulmuyor. kurtlar vadisine bok atıyoruz polat alemler 9mm su tabancasıyla en özel eğitimli israil komandolarını çat çat alnından vuruyo diye. aha behzat ç.deki klişeler daha da beter. hiç olmazsa polat bi kahraman rolünde.

67. bölüme gelirsek;

kesinlikle hassiktir falan çekmedim. bilinen şeylerdi zaten. ama bölüm bittiğinde bi tuhaf olduğumu söyleyebilirim. sanki o kadar şeyi ben yaşamışım gibi hissettim helal olsun adamlara. bunu bi de fringe'de hissediyorum. bu karışıklık ercümentin ortaya çıkmasıyla yoluna girecek ve diziden daha bi hızlanacak ve merak ettirecektir diye düünüyorum. bu bölüm sonu itibariyle hiç bişi merak ettirmeyen bi bölüm oldu. la bişi bırakın ki nolcak amk diyelim. bu diziyi izleme sebebi yine dönüp dolaşıp harun akbaba ve hayalete geliyor. seviyorum piçleri.
© copyright 2005 - 2026