bugün
- sözlüğün reisi kim anketi18
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı11
- sözlükteki her kızı öven tipler8
- hikayenin devamını getir7
- bir insanı tanımanın en iyi yolu7
- doğru karpuz seçemeyen erkek9
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması7
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır20
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir17
- oksizoron tarafından terkedilenler5
- kalp mi daha duygusal mide mi6
- istiklal mahkemeleri her 10 yılda bir kurulmalı4
- sözlüğün reisi kim14
- sözlük yazarlarının normal kombinleri16
- antipanik sizce biraz antipatik mi5
- üzümde aroma arıyorum3
- gocu'nun durgunlaşması3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- hep ileriye doğru bakmak4
- submission2
- cuma akşamı prod'a deploy atmak2
- erzurum hdp mitingi2
- kolay sıkılan bir insan olmak3
- resulün salat vakitlerinde ayetleri öğretmesi2
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi9
- aynı hikayeyi birçok kez anlatan insanlar3
- bir dilim pastaya oy veren eyitimsiz seçmen5
- true yu evlendiriyoruz kampanyası6
- market poşetlerini tekte taşıyamayan erkek4
- ütünün fişini çektim mi paranoyası5
- evde yalnızken anlamsız sesler çıkarmak3
- islamda namaz yoktur30
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- tombik4
- antipanik9
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı3
- hoşlanılan kızın kaç para mayış alıyon demesi5
- günaydın küçük ipneler9
- ineceği yeri söylemeye utanan insan3
- ilk günden aşkım diyen flört2
- ilk buluşmada amuda kalkarak tost basan kız4
- popülist lavuk3
- orta çağda amerika2
- sözlükte yaşanan evlilikler4
- en sevilen şiir dizesi2
- yanlış anlaşılmayı düzeltmeye üşenmek5
- arkadaşlar6
- farklı bir nick görünce feyk sanmak2
- sıvı yüz germe2
- müge anlı ile tatlı sert4
ÜNLÜLER BiZi ŞiŞMANLATIYOR!
Popülarite, bazen çok basit yollarla kazanılabiliyor olsa da, bunu istikrarla korumak gerçekte bir özveri gerektirir. Tıpkı sevgi gibi!
Yaşamın yozlaşmış değerleri kapsamında arenada var olmak, uzun yıllardan beridir kuru gürültü ile de mümkün!
Ulaşılması ve hak edilmesi olabildiğince güç olması gereken Star, Süper Star, Diva gibi birçok kendince liyakat, gerçekte çoğu kez gerekli nitelikleri taşımayan insanlara giydiriliyor!
Sanat ve estetik birbirini tamamlayan, birbirinden ayrılmaması gereken olgular. Bunları da kültür, adap ve zarafet tamamlar. Günümüzde artık gözden kaçırılması pek muhtemel olmayacak düzeyde abartılmış durumlar vardır. Hem halkımız, hem kendileri, hem de içinde bulundukları eylemleri bu yazımızda söz konusu olduğu için liyakati ölçü almadan, ünlü diyebileceğimiz tüm sanatçıların kilo sorunlarını ve bu konudaki yaklaşımlarını irdeleyeceğiz.
Sanat icra edenlerin çok büyük bir kısmı, nitelik açısından kesinlikle bir yetersizlik içindedir. insani açıdan baktığımızda yukarıda bizim çıplak gözle görüp sıraladığımız, sahip olunması bir gereklilikten öte, bir zorunluluk olması beklenecek değerleri gerçekten pek azı taşımaktadır. Bu maalesef yalnızca sanat alanında olmamakta, sanatçı camiasında olduğu kadar, spor camiası veya akademik alanda da; hatta bilimi temsil edenler de dahil, tıp dünyasında da aynıdır. Açıklayacağımız nedenlerle Onları kınıyor ve varlıklarını reddediyoruz!
ZERRiN ÖZER, SEDA SAYAN, CEM YILMAZ, TUĞBA ÖZAY, NADiDE SULTAN veya MEHMET ÖZ, ENDER SARAÇ, MARANKi gibi sürekli değişken isimler olacaktır. Bu sıralar da MESUT YAR, son dönem yasaklı ürünlerin reklamını yaparak ve bakıcısını denek gibi kullanma cüreti ve özrü kabahatinden beter açıklamaları ile kişiliğini, karakterini ortaya koyan IVANA SERT! veya başkaları, sırasıyla her birinin kullanarak yahut dayatarak zayıfladığını iddia ettiği ürünlerin reklamını bir de biz yapmak istemiyoruz !
Her biri çöp niteliğinde içerikleri, yüklü maddi miktarlar karşılığında, kendi isimlerini kullandırmaya göz yummak suretiyle, dolayısıyla bilimsel olması gereken %100’ün ancak ve en çok %1’ine tekabül edebilecek içerikleri kullandıklarını ifade ederek, BiR TEK BU YOL ile kilo verdiklerini lanse etmişlerdir.
Oysa her birinin girdikleri cerrahi operasyonlardan tutun, spor merkezlerinin yanı başında evler tuttuklarını, deli gibi spor yapıp, harcadıkları paralar veya yaşadıkları ve aralıklarla yaşamaya devam ettikleri travmaları, en ince ayrıntısına dek biliyoruz! Bu travmalar onlar için belki yaşamları boyunca bir kısır döngü olarak gittikçe daha içinden çıkılmaz bir rutine dönüşecektir.
‘Sibel Can’, yeni dönemde ‘Seren Serengil’ ve her albüm öncesi sözde mucizevi listelerlerle zayıflayan diğer kendince ünlüler bu duruma en güzel örnektir.
Özellikle zayıflatıcı otların, bitkisel ve kimyasal ilaçların, kremlerin, jellerin reklamını yapan ünlüler tam bir vurguna ortak olmaktadır! Halk bir umut ile, güven duyduğu, idol olarak gördüğü kimselerin yalan telkinleriyle, bir kez ve bir kez daha, sonuç alamayacağı, tamiri gittikçe imkansızlaşan derin yaraları azdıran, başarabilme inançlarının ellerinden alındığı bir çarka, bu ünlülerin eli ile bilinçlice çekilmektedir.
Diğer taraftan, en çok 2-3 liralık içerik ile ve çok KESiN VE BiLiNÇLi yazıyoruz ki ve herkese %100 kanıtlamaya hazırız ki; plasebo etkisinden başka hiçbir fiziki etkisi olmayan bu ürünleri; 29, 59, 69, 79 liralara satabilen, bu konuda; insanların hassasiyetleri ve psikolojik zaaflarını çok iyi bilerek, özellikle bilinçlice bu zaafları sonuna kadar kullanan ‘vurguncu şarlatan’ kazanırken, belli az paylarla veya peşin yeterli miktarlar karşılığında, faizini de çok değerli olarak gördüğümüz bu ünlüler almaktadır.
Bu durumun kesinlikle bireysel inisiyatiflerle reddedilmesi gerekir. Tüm halkın kendilerine bahşettiği güvenini, üç beş kuruşa satabilen ve kendi benimsedikleri asıl değerlerin ne olduğunu çok açık gösterebilen bu kendince starlar veya süper starlara verilmesi gereken dersler olmalıdır. Bu insanlar, ancak mahalle arası çığırtkanlıkta star olmayı hak edebilirler; Daha öte değerleri bu camiadan kim kaybetmiş de, onlar buluyor ki!
Bunlar kamuoyuna, halka anlatılmak zorundadır. Her biri, bizce hiç öyle olmasalar da toplumun zafiyetleri yönünde farklı yaklaşımlarıyla, ün sahibi olabilmiş bu insanların yaklaşımları birer acizlik örneğidir!
Bu durumda biz, Obezite ile Mücadele Derneği ( OMDER) olarak destek olmaya çaba gösterdiğimiz milyonlarca insanımızla, tek dilden ve kenetlenerek bu kendince pek değerli işler yaptıklarına kani ünlülerimize hak ettikleri cevabı ve tepkiyi vermek durumundayız.
Biraz gözlemlerle, fakat daha ayrıntılı ve hakikati yansıtmak için psikolojik ayrıntılara da yer vererek, biraz daha dikkatlice ifade etmeğe kalkışırsak;
-Ünlüler Bizi Şişmanlatıyor! diye geçiştirmeliyiz.
Bildiğimiz gerçeklerin bir kısmını aktarsak;
-Kendince Ünlüler Bizi Kandırıyor! diyebiliriz.
Oysa biz tüm gerçekleri olduğu gibi, kimseyi korumadan, kimseye de yaranmadan ifade etmek zorundayız ki;
Bu durumda ise; - Satılık Ünlüler Halkı Dolandırıyor! Halkı, Kendi Bedenleri Üzerinden Kandırarak Küçülüyorlar! ifadelerini kullanabiliriz…
Burada isimler de belli, temsil ettikleri ürünler de. Kimin kim olduğu önemli veya hiç de değil!
Özellikle halkın bu denli benimsediği isimler gerçeği bile bile (veya hiç bilmeyecek kadar -gerçekten aptalca!) insanların gözlerinin içine baka baka, sıkılmadan, utanmadan verdikleri kiloları üç kuruşluk çöp niteliğindeki ürünlere bağlayarak ve bunlardan medet umulmasına göz yumarak bunları halka önerecek kadar küçülüyorlar!
Hiçbir nitelikli birey böyle bir yaklaşımı sergilemeye kalkışmaz! Ünlüsünü, ünsüzünü, Starını, şunu bunu geçin; vicdanı olan, sıradan herhangi bir kimsenin bile, büyük bir kesimi kilolu veya obez olan halkın ahını almaya gönlü razı olmaz !
Ve gerçekler zamanla tüm ayrıntıları ile ortaya çıktığında, sizin sıkılmanız bizim de canımızı sıkacak dahi olsa, sizleri asla affetmeyeceğiz!
OMDER
Obezite ile Mücadele Derneği
Halil Kargulu
http://www.omder.org.tr
Popülarite, bazen çok basit yollarla kazanılabiliyor olsa da, bunu istikrarla korumak gerçekte bir özveri gerektirir. Tıpkı sevgi gibi!
Yaşamın yozlaşmış değerleri kapsamında arenada var olmak, uzun yıllardan beridir kuru gürültü ile de mümkün!
Ulaşılması ve hak edilmesi olabildiğince güç olması gereken Star, Süper Star, Diva gibi birçok kendince liyakat, gerçekte çoğu kez gerekli nitelikleri taşımayan insanlara giydiriliyor!
Sanat ve estetik birbirini tamamlayan, birbirinden ayrılmaması gereken olgular. Bunları da kültür, adap ve zarafet tamamlar. Günümüzde artık gözden kaçırılması pek muhtemel olmayacak düzeyde abartılmış durumlar vardır. Hem halkımız, hem kendileri, hem de içinde bulundukları eylemleri bu yazımızda söz konusu olduğu için liyakati ölçü almadan, ünlü diyebileceğimiz tüm sanatçıların kilo sorunlarını ve bu konudaki yaklaşımlarını irdeleyeceğiz.
Sanat icra edenlerin çok büyük bir kısmı, nitelik açısından kesinlikle bir yetersizlik içindedir. insani açıdan baktığımızda yukarıda bizim çıplak gözle görüp sıraladığımız, sahip olunması bir gereklilikten öte, bir zorunluluk olması beklenecek değerleri gerçekten pek azı taşımaktadır. Bu maalesef yalnızca sanat alanında olmamakta, sanatçı camiasında olduğu kadar, spor camiası veya akademik alanda da; hatta bilimi temsil edenler de dahil, tıp dünyasında da aynıdır. Açıklayacağımız nedenlerle Onları kınıyor ve varlıklarını reddediyoruz!
ZERRiN ÖZER, SEDA SAYAN, CEM YILMAZ, TUĞBA ÖZAY, NADiDE SULTAN veya MEHMET ÖZ, ENDER SARAÇ, MARANKi gibi sürekli değişken isimler olacaktır. Bu sıralar da MESUT YAR, son dönem yasaklı ürünlerin reklamını yaparak ve bakıcısını denek gibi kullanma cüreti ve özrü kabahatinden beter açıklamaları ile kişiliğini, karakterini ortaya koyan IVANA SERT! veya başkaları, sırasıyla her birinin kullanarak yahut dayatarak zayıfladığını iddia ettiği ürünlerin reklamını bir de biz yapmak istemiyoruz !
Her biri çöp niteliğinde içerikleri, yüklü maddi miktarlar karşılığında, kendi isimlerini kullandırmaya göz yummak suretiyle, dolayısıyla bilimsel olması gereken %100’ün ancak ve en çok %1’ine tekabül edebilecek içerikleri kullandıklarını ifade ederek, BiR TEK BU YOL ile kilo verdiklerini lanse etmişlerdir.
Oysa her birinin girdikleri cerrahi operasyonlardan tutun, spor merkezlerinin yanı başında evler tuttuklarını, deli gibi spor yapıp, harcadıkları paralar veya yaşadıkları ve aralıklarla yaşamaya devam ettikleri travmaları, en ince ayrıntısına dek biliyoruz! Bu travmalar onlar için belki yaşamları boyunca bir kısır döngü olarak gittikçe daha içinden çıkılmaz bir rutine dönüşecektir.
‘Sibel Can’, yeni dönemde ‘Seren Serengil’ ve her albüm öncesi sözde mucizevi listelerlerle zayıflayan diğer kendince ünlüler bu duruma en güzel örnektir.
Özellikle zayıflatıcı otların, bitkisel ve kimyasal ilaçların, kremlerin, jellerin reklamını yapan ünlüler tam bir vurguna ortak olmaktadır! Halk bir umut ile, güven duyduğu, idol olarak gördüğü kimselerin yalan telkinleriyle, bir kez ve bir kez daha, sonuç alamayacağı, tamiri gittikçe imkansızlaşan derin yaraları azdıran, başarabilme inançlarının ellerinden alındığı bir çarka, bu ünlülerin eli ile bilinçlice çekilmektedir.
Diğer taraftan, en çok 2-3 liralık içerik ile ve çok KESiN VE BiLiNÇLi yazıyoruz ki ve herkese %100 kanıtlamaya hazırız ki; plasebo etkisinden başka hiçbir fiziki etkisi olmayan bu ürünleri; 29, 59, 69, 79 liralara satabilen, bu konuda; insanların hassasiyetleri ve psikolojik zaaflarını çok iyi bilerek, özellikle bilinçlice bu zaafları sonuna kadar kullanan ‘vurguncu şarlatan’ kazanırken, belli az paylarla veya peşin yeterli miktarlar karşılığında, faizini de çok değerli olarak gördüğümüz bu ünlüler almaktadır.
Bu durumun kesinlikle bireysel inisiyatiflerle reddedilmesi gerekir. Tüm halkın kendilerine bahşettiği güvenini, üç beş kuruşa satabilen ve kendi benimsedikleri asıl değerlerin ne olduğunu çok açık gösterebilen bu kendince starlar veya süper starlara verilmesi gereken dersler olmalıdır. Bu insanlar, ancak mahalle arası çığırtkanlıkta star olmayı hak edebilirler; Daha öte değerleri bu camiadan kim kaybetmiş de, onlar buluyor ki!
Bunlar kamuoyuna, halka anlatılmak zorundadır. Her biri, bizce hiç öyle olmasalar da toplumun zafiyetleri yönünde farklı yaklaşımlarıyla, ün sahibi olabilmiş bu insanların yaklaşımları birer acizlik örneğidir!
Bu durumda biz, Obezite ile Mücadele Derneği ( OMDER) olarak destek olmaya çaba gösterdiğimiz milyonlarca insanımızla, tek dilden ve kenetlenerek bu kendince pek değerli işler yaptıklarına kani ünlülerimize hak ettikleri cevabı ve tepkiyi vermek durumundayız.
Biraz gözlemlerle, fakat daha ayrıntılı ve hakikati yansıtmak için psikolojik ayrıntılara da yer vererek, biraz daha dikkatlice ifade etmeğe kalkışırsak;
-Ünlüler Bizi Şişmanlatıyor! diye geçiştirmeliyiz.
Bildiğimiz gerçeklerin bir kısmını aktarsak;
-Kendince Ünlüler Bizi Kandırıyor! diyebiliriz.
Oysa biz tüm gerçekleri olduğu gibi, kimseyi korumadan, kimseye de yaranmadan ifade etmek zorundayız ki;
Bu durumda ise; - Satılık Ünlüler Halkı Dolandırıyor! Halkı, Kendi Bedenleri Üzerinden Kandırarak Küçülüyorlar! ifadelerini kullanabiliriz…
Burada isimler de belli, temsil ettikleri ürünler de. Kimin kim olduğu önemli veya hiç de değil!
Özellikle halkın bu denli benimsediği isimler gerçeği bile bile (veya hiç bilmeyecek kadar -gerçekten aptalca!) insanların gözlerinin içine baka baka, sıkılmadan, utanmadan verdikleri kiloları üç kuruşluk çöp niteliğindeki ürünlere bağlayarak ve bunlardan medet umulmasına göz yumarak bunları halka önerecek kadar küçülüyorlar!
Hiçbir nitelikli birey böyle bir yaklaşımı sergilemeye kalkışmaz! Ünlüsünü, ünsüzünü, Starını, şunu bunu geçin; vicdanı olan, sıradan herhangi bir kimsenin bile, büyük bir kesimi kilolu veya obez olan halkın ahını almaya gönlü razı olmaz !
Ve gerçekler zamanla tüm ayrıntıları ile ortaya çıktığında, sizin sıkılmanız bizim de canımızı sıkacak dahi olsa, sizleri asla affetmeyeceğiz!
OMDER
Obezite ile Mücadele Derneği
Halil Kargulu
http://www.omder.org.tr
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar