bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- lale13
- gemini3
- kader4
- hatay usulü soslu döner3
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- var olmak için ne yaptınız12
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- asla evlenilmeyecek erkekler3
- kuş5
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- billie eilish'in memeleri7
- fil9
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- kaplan17
- evi ev yapan şeyler14
- at6
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- gece gece sinirlenmek4
- aslan15
- medine2
- bileklik19
- mavi4
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- sevgili nedir7
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- brezilya7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- gül7
- yogartiksen39
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- flamingo3
- z kusagi4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- rüzgar türbini2
- kötüyü alaşağı etmek4
- ankara8
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- galatasaray19
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- pıtı atma4
- kim kimi neden sevmiyor14
- anın görüntüsü22
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
bundan aylar önce, sadece seviyor, belki konserine gelir diye, pek dinlemediğim bir kadın sanatçının * konserine gittim.
durdum, st vincent umrumda bile değildi. gözlerim burda mı acaba diye bütün insanları deliyordu.
yoktu, benzer parfüm kokuları vardı ama o yoktu.
görmek için geldim, kafama da taktım göreceğim dedim. cesaret için içtim, aslanın oz büyücüsüne olan ihtiyacı gibi, biraz içkiye ihtiyacım vardı tabi.
sonra mesaj attım, -şu an st herhangi bir konserde misin? seni bir yerde görür gibi oldum- dedim.
hayır edip, st vincent konserinde değilim dedi.
tamam dedim, ama duramadım, onu bügün görmem lazımdı. bu ihtiyaç meselesiydi, nefes gibiydi. ama neden bu kadar görmek istediğimi de anlamıyordum.
kendim ayrılmıştım, kendi acımı kendim hazırlamıştım ama cesaretsizliğimden yine telefonda ayrılmıştım, yüzünü görmeye yüzüm yoktu sanırım.
neyse sonra evinin önüne gelsem görüşebilir miyiz? dedim. olur ama 15 20 dakika vaktim var, çok duramam dedi. olsun yeterdi, gittim, konuştum, 3 yıldır uzun olan saçlarımı kendim kesmiştim ama umrumda değildi. yokluğunda bıyıklarım daha da uzamıştı, görsün istedim. ve 20 dakika çabucak bitti, tam sarılamadım, her şey yarım yamalak oldu ve döndü evine.
bugün aradım onu, sadece ben konuşayım ve kapatayım dedim,
yol boyunca -neden o gün seni görmek istedim?-
bunu düşündüm,
konsere gitmeden önce nazan öncel - seni bugün görmem lazım dinlemiştim, tetikleyici sözleri var.
" seni bugün görmem lazım,
şöyle biraz açılmam lazım,
derdimi anlatmam gerek,
içimi dökmem lazım,
bize ne oldu bilmem lazım,
önce kendim inanmam lazım,
bunla başa çıkmam gerek,
zamanla alışmam demek,
beni biraz anlaman lazım," dediğim gibi tetikleyici ama bu asıl neden değil.
peki o zaman -neden o gün seni görmek istedim?-
düşünmeye devam ettim,
st. vincent seni hatırlatmadı değil. onun da güzel gözleri var. sonra sana benzettiğim insanlar oldu,
koku, aynı koku geldi burnuma, alkol aldım, mesaj attım.
alkol de tetikleyici, seni hatırlatan şeyler de öyle ama bunlar da nedenler değil.
o gün yüzüne fazla bakamadım fark ettiysen,
suratında 00:00 olmadan beni sevmeye devam edebilirsin yazıyordu. yani sen yazmasan da ben öyle okuyordum.
sevmemem lazım, üzülmemi istemiyorsun, bakamadım pek o yüzden.
sarılamadım da farkındaysan, durumdan rahatsız olacaksın diye düşündüm, ne tam sarılabildim, ne tam koklayabildim.
düşünmesek mutlu olacağız da, düşünmeden edemiyor insan. ya da ben edemiyorum.
sonra iyice derine indim, ne bu kadar tetikledi de - seni bugün gerçekten görmem lazım- dedim.
00:00 oldu, sen gittin, bir şey kalktı üstümden. buldum ondan sonra,
veda edemedim ya ondan. telefonda olan hiçbir şeyi sevmiyorum, senle telefondan ayrılamazdım, konuşmasak da aylardır, ayrılamamışım zaten.
ama bugün gerçekten vedalaştık sanırım, 00:00 olana kadar sevmeye devam ettim seni. last.fm'deki ilk mesajından 00:00'a kadar.
gidiyorum, çağırınca gelirim demiştim aylar önce sana, o an dediğimi unut, veda olmamış tam,
bu kadar vakit geçti, saçlarımı kendim kestim, gidiyorum, çağırdığında gelirim. sevmeye devam edebilirim, adımı unutmaya devam edebilirsin. dayanamayıp görmek isteyebilirim.
fark ettim,
o yolda öpmeye, sarılmaya alışmışım. bu sefer olmadı, yüzünde sarılmak ve öpmek yasaktır da yazıyordu, altında da ufacık veda.
kapattım telefonu sözlük.
bekliyorum, bir şey desin.
özledim desin, kıtalar ayrılmış olabilir biz ayrılmayalım desin.
etkileyici bir tip değilimdir ama
seviyorum
o yüzden her insan birazcık etkileyicidir sanırım.
sevmek etkileyicidir.
umarım öyledir sözlük. umarım.
durdum, st vincent umrumda bile değildi. gözlerim burda mı acaba diye bütün insanları deliyordu.
yoktu, benzer parfüm kokuları vardı ama o yoktu.
görmek için geldim, kafama da taktım göreceğim dedim. cesaret için içtim, aslanın oz büyücüsüne olan ihtiyacı gibi, biraz içkiye ihtiyacım vardı tabi.
sonra mesaj attım, -şu an st herhangi bir konserde misin? seni bir yerde görür gibi oldum- dedim.
hayır edip, st vincent konserinde değilim dedi.
tamam dedim, ama duramadım, onu bügün görmem lazımdı. bu ihtiyaç meselesiydi, nefes gibiydi. ama neden bu kadar görmek istediğimi de anlamıyordum.
kendim ayrılmıştım, kendi acımı kendim hazırlamıştım ama cesaretsizliğimden yine telefonda ayrılmıştım, yüzünü görmeye yüzüm yoktu sanırım.
neyse sonra evinin önüne gelsem görüşebilir miyiz? dedim. olur ama 15 20 dakika vaktim var, çok duramam dedi. olsun yeterdi, gittim, konuştum, 3 yıldır uzun olan saçlarımı kendim kesmiştim ama umrumda değildi. yokluğunda bıyıklarım daha da uzamıştı, görsün istedim. ve 20 dakika çabucak bitti, tam sarılamadım, her şey yarım yamalak oldu ve döndü evine.
bugün aradım onu, sadece ben konuşayım ve kapatayım dedim,
yol boyunca -neden o gün seni görmek istedim?-
bunu düşündüm,
konsere gitmeden önce nazan öncel - seni bugün görmem lazım dinlemiştim, tetikleyici sözleri var.
" seni bugün görmem lazım,
şöyle biraz açılmam lazım,
derdimi anlatmam gerek,
içimi dökmem lazım,
bize ne oldu bilmem lazım,
önce kendim inanmam lazım,
bunla başa çıkmam gerek,
zamanla alışmam demek,
beni biraz anlaman lazım," dediğim gibi tetikleyici ama bu asıl neden değil.
peki o zaman -neden o gün seni görmek istedim?-
düşünmeye devam ettim,
st. vincent seni hatırlatmadı değil. onun da güzel gözleri var. sonra sana benzettiğim insanlar oldu,
koku, aynı koku geldi burnuma, alkol aldım, mesaj attım.
alkol de tetikleyici, seni hatırlatan şeyler de öyle ama bunlar da nedenler değil.
o gün yüzüne fazla bakamadım fark ettiysen,
suratında 00:00 olmadan beni sevmeye devam edebilirsin yazıyordu. yani sen yazmasan da ben öyle okuyordum.
sevmemem lazım, üzülmemi istemiyorsun, bakamadım pek o yüzden.
sarılamadım da farkındaysan, durumdan rahatsız olacaksın diye düşündüm, ne tam sarılabildim, ne tam koklayabildim.
düşünmesek mutlu olacağız da, düşünmeden edemiyor insan. ya da ben edemiyorum.
sonra iyice derine indim, ne bu kadar tetikledi de - seni bugün gerçekten görmem lazım- dedim.
00:00 oldu, sen gittin, bir şey kalktı üstümden. buldum ondan sonra,
veda edemedim ya ondan. telefonda olan hiçbir şeyi sevmiyorum, senle telefondan ayrılamazdım, konuşmasak da aylardır, ayrılamamışım zaten.
ama bugün gerçekten vedalaştık sanırım, 00:00 olana kadar sevmeye devam ettim seni. last.fm'deki ilk mesajından 00:00'a kadar.
gidiyorum, çağırınca gelirim demiştim aylar önce sana, o an dediğimi unut, veda olmamış tam,
bu kadar vakit geçti, saçlarımı kendim kestim, gidiyorum, çağırdığında gelirim. sevmeye devam edebilirim, adımı unutmaya devam edebilirsin. dayanamayıp görmek isteyebilirim.
fark ettim,
o yolda öpmeye, sarılmaya alışmışım. bu sefer olmadı, yüzünde sarılmak ve öpmek yasaktır da yazıyordu, altında da ufacık veda.
kapattım telefonu sözlük.
bekliyorum, bir şey desin.
özledim desin, kıtalar ayrılmış olabilir biz ayrılmayalım desin.
etkileyici bir tip değilimdir ama
seviyorum
o yüzden her insan birazcık etkileyicidir sanırım.
sevmek etkileyicidir.
umarım öyledir sözlük. umarım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar