bugün
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması10
- sözlüğün kırbacı5
- tavuk pilav4
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- kafamın içindeki sesler5
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- bana gel film izleriz diyen erkek10
- pkklı anaları2
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- arkadaşlar nasılsınız2
- simko317
- victor osimhen9
- kek yiyen erkek3
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- samsunspor4
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- hewal ebo9
- sarapci koala7
- gemini2
- bir bela geliyor2
- günlük tutan erkek13
- ümit özdağ6
- nick vermeden bir yazara seslen2
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- netanyahu'dan trump'ın gazze planına ret2
- ipek erdem2
- futbol24
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- insan sevmemek3
- mohamed salah ghaly14
- ismeti kandırmaları2
- kosova da başbakana yumurta atılması2
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- tai lung16
- cansever16
- tatlı yemenin feminen bir aktivite olması2
- günde iki paket sigara içmek3
- kamos5
- 36 yaş3
- 9 ağustos 2026 arsenal dortmund maçı2
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak3
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- hesaplama2
- hababam sınıfının uyanması2
- gocu6
- sudekiray5
- kemalizmin yıkılması4
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- sözlüğün bok olduğu gerçeği3
bundan aylar önce, sadece seviyor, belki konserine gelir diye, pek dinlemediğim bir kadın sanatçının * konserine gittim.
durdum, st vincent umrumda bile değildi. gözlerim burda mı acaba diye bütün insanları deliyordu.
yoktu, benzer parfüm kokuları vardı ama o yoktu.
görmek için geldim, kafama da taktım göreceğim dedim. cesaret için içtim, aslanın oz büyücüsüne olan ihtiyacı gibi, biraz içkiye ihtiyacım vardı tabi.
sonra mesaj attım, -şu an st herhangi bir konserde misin? seni bir yerde görür gibi oldum- dedim.
hayır edip, st vincent konserinde değilim dedi.
tamam dedim, ama duramadım, onu bügün görmem lazımdı. bu ihtiyaç meselesiydi, nefes gibiydi. ama neden bu kadar görmek istediğimi de anlamıyordum.
kendim ayrılmıştım, kendi acımı kendim hazırlamıştım ama cesaretsizliğimden yine telefonda ayrılmıştım, yüzünü görmeye yüzüm yoktu sanırım.
neyse sonra evinin önüne gelsem görüşebilir miyiz? dedim. olur ama 15 20 dakika vaktim var, çok duramam dedi. olsun yeterdi, gittim, konuştum, 3 yıldır uzun olan saçlarımı kendim kesmiştim ama umrumda değildi. yokluğunda bıyıklarım daha da uzamıştı, görsün istedim. ve 20 dakika çabucak bitti, tam sarılamadım, her şey yarım yamalak oldu ve döndü evine.
bugün aradım onu, sadece ben konuşayım ve kapatayım dedim,
yol boyunca -neden o gün seni görmek istedim?-
bunu düşündüm,
konsere gitmeden önce nazan öncel - seni bugün görmem lazım dinlemiştim, tetikleyici sözleri var.
" seni bugün görmem lazım,
şöyle biraz açılmam lazım,
derdimi anlatmam gerek,
içimi dökmem lazım,
bize ne oldu bilmem lazım,
önce kendim inanmam lazım,
bunla başa çıkmam gerek,
zamanla alışmam demek,
beni biraz anlaman lazım," dediğim gibi tetikleyici ama bu asıl neden değil.
peki o zaman -neden o gün seni görmek istedim?-
düşünmeye devam ettim,
st. vincent seni hatırlatmadı değil. onun da güzel gözleri var. sonra sana benzettiğim insanlar oldu,
koku, aynı koku geldi burnuma, alkol aldım, mesaj attım.
alkol de tetikleyici, seni hatırlatan şeyler de öyle ama bunlar da nedenler değil.
o gün yüzüne fazla bakamadım fark ettiysen,
suratında 00:00 olmadan beni sevmeye devam edebilirsin yazıyordu. yani sen yazmasan da ben öyle okuyordum.
sevmemem lazım, üzülmemi istemiyorsun, bakamadım pek o yüzden.
sarılamadım da farkındaysan, durumdan rahatsız olacaksın diye düşündüm, ne tam sarılabildim, ne tam koklayabildim.
düşünmesek mutlu olacağız da, düşünmeden edemiyor insan. ya da ben edemiyorum.
sonra iyice derine indim, ne bu kadar tetikledi de - seni bugün gerçekten görmem lazım- dedim.
00:00 oldu, sen gittin, bir şey kalktı üstümden. buldum ondan sonra,
veda edemedim ya ondan. telefonda olan hiçbir şeyi sevmiyorum, senle telefondan ayrılamazdım, konuşmasak da aylardır, ayrılamamışım zaten.
ama bugün gerçekten vedalaştık sanırım, 00:00 olana kadar sevmeye devam ettim seni. last.fm'deki ilk mesajından 00:00'a kadar.
gidiyorum, çağırınca gelirim demiştim aylar önce sana, o an dediğimi unut, veda olmamış tam,
bu kadar vakit geçti, saçlarımı kendim kestim, gidiyorum, çağırdığında gelirim. sevmeye devam edebilirim, adımı unutmaya devam edebilirsin. dayanamayıp görmek isteyebilirim.
fark ettim,
o yolda öpmeye, sarılmaya alışmışım. bu sefer olmadı, yüzünde sarılmak ve öpmek yasaktır da yazıyordu, altında da ufacık veda.
kapattım telefonu sözlük.
bekliyorum, bir şey desin.
özledim desin, kıtalar ayrılmış olabilir biz ayrılmayalım desin.
etkileyici bir tip değilimdir ama
seviyorum
o yüzden her insan birazcık etkileyicidir sanırım.
sevmek etkileyicidir.
umarım öyledir sözlük. umarım.
durdum, st vincent umrumda bile değildi. gözlerim burda mı acaba diye bütün insanları deliyordu.
yoktu, benzer parfüm kokuları vardı ama o yoktu.
görmek için geldim, kafama da taktım göreceğim dedim. cesaret için içtim, aslanın oz büyücüsüne olan ihtiyacı gibi, biraz içkiye ihtiyacım vardı tabi.
sonra mesaj attım, -şu an st herhangi bir konserde misin? seni bir yerde görür gibi oldum- dedim.
hayır edip, st vincent konserinde değilim dedi.
tamam dedim, ama duramadım, onu bügün görmem lazımdı. bu ihtiyaç meselesiydi, nefes gibiydi. ama neden bu kadar görmek istediğimi de anlamıyordum.
kendim ayrılmıştım, kendi acımı kendim hazırlamıştım ama cesaretsizliğimden yine telefonda ayrılmıştım, yüzünü görmeye yüzüm yoktu sanırım.
neyse sonra evinin önüne gelsem görüşebilir miyiz? dedim. olur ama 15 20 dakika vaktim var, çok duramam dedi. olsun yeterdi, gittim, konuştum, 3 yıldır uzun olan saçlarımı kendim kesmiştim ama umrumda değildi. yokluğunda bıyıklarım daha da uzamıştı, görsün istedim. ve 20 dakika çabucak bitti, tam sarılamadım, her şey yarım yamalak oldu ve döndü evine.
bugün aradım onu, sadece ben konuşayım ve kapatayım dedim,
yol boyunca -neden o gün seni görmek istedim?-
bunu düşündüm,
konsere gitmeden önce nazan öncel - seni bugün görmem lazım dinlemiştim, tetikleyici sözleri var.
" seni bugün görmem lazım,
şöyle biraz açılmam lazım,
derdimi anlatmam gerek,
içimi dökmem lazım,
bize ne oldu bilmem lazım,
önce kendim inanmam lazım,
bunla başa çıkmam gerek,
zamanla alışmam demek,
beni biraz anlaman lazım," dediğim gibi tetikleyici ama bu asıl neden değil.
peki o zaman -neden o gün seni görmek istedim?-
düşünmeye devam ettim,
st. vincent seni hatırlatmadı değil. onun da güzel gözleri var. sonra sana benzettiğim insanlar oldu,
koku, aynı koku geldi burnuma, alkol aldım, mesaj attım.
alkol de tetikleyici, seni hatırlatan şeyler de öyle ama bunlar da nedenler değil.
o gün yüzüne fazla bakamadım fark ettiysen,
suratında 00:00 olmadan beni sevmeye devam edebilirsin yazıyordu. yani sen yazmasan da ben öyle okuyordum.
sevmemem lazım, üzülmemi istemiyorsun, bakamadım pek o yüzden.
sarılamadım da farkındaysan, durumdan rahatsız olacaksın diye düşündüm, ne tam sarılabildim, ne tam koklayabildim.
düşünmesek mutlu olacağız da, düşünmeden edemiyor insan. ya da ben edemiyorum.
sonra iyice derine indim, ne bu kadar tetikledi de - seni bugün gerçekten görmem lazım- dedim.
00:00 oldu, sen gittin, bir şey kalktı üstümden. buldum ondan sonra,
veda edemedim ya ondan. telefonda olan hiçbir şeyi sevmiyorum, senle telefondan ayrılamazdım, konuşmasak da aylardır, ayrılamamışım zaten.
ama bugün gerçekten vedalaştık sanırım, 00:00 olana kadar sevmeye devam ettim seni. last.fm'deki ilk mesajından 00:00'a kadar.
gidiyorum, çağırınca gelirim demiştim aylar önce sana, o an dediğimi unut, veda olmamış tam,
bu kadar vakit geçti, saçlarımı kendim kestim, gidiyorum, çağırdığında gelirim. sevmeye devam edebilirim, adımı unutmaya devam edebilirsin. dayanamayıp görmek isteyebilirim.
fark ettim,
o yolda öpmeye, sarılmaya alışmışım. bu sefer olmadı, yüzünde sarılmak ve öpmek yasaktır da yazıyordu, altında da ufacık veda.
kapattım telefonu sözlük.
bekliyorum, bir şey desin.
özledim desin, kıtalar ayrılmış olabilir biz ayrılmayalım desin.
etkileyici bir tip değilimdir ama
seviyorum
o yüzden her insan birazcık etkileyicidir sanırım.
sevmek etkileyicidir.
umarım öyledir sözlük. umarım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar