bugün
- sözlük kürdü39
- simko323
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- ırkçılık yapmayın12
- ermenilerin kürtleri katlettiği gerçeği10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler17
- etnik köken20
- ctrlx6
- doğu da bir evet git açım de9
- sigara6
- nervio24
- türkçe yazıp okuyabilmek ama anlayamamak3
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif11
- hangi ülke de doğmak isterdin15
- kürtlüğü gündeme getirerek dikkat çekmek6
- kürt kızına baban terörist mi demek6
- kürt olayının özeti5
- hangi yazara aşıksınız8
- en iyi çizgi filmler9
- güçlü türkiye için ak parti diyoruz4
- ben her sene ülkeme gelip döviz sokuyorum4
- hepimiz türkiyeliyiz4
- kadın sürücüye evine git yemek yap diyen sürücü6
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar7
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- sözlükteki zengin yazarlar9
- sen ümit özdağ editleri izlesene3
- osman pamukoğlu3
- türk kürt kardeş değildr kürt de türklüğe dahildir3
- dünyadaki en kolay meslek7
- erzurum3
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı8
- amedspor22
- karıya gitmek4
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- neye gülüyorsun2
- karton toplayan çocuk5
- anın görüntüsü26
- kemeraltı alageyik sokağı3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- müzik haram mıdır7
- arap gel oğlum kuçu kuçu4
- karton reis nerdesin2
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- tavuk döner 1 lira yanında ayran bedava4
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- sözlükte kim kime yürüyor5
- erken secim2
bayağı eğlendik konserde, avazımız çıktığı kadar şarkılara eşlik ettik.
konserin sonuna gelmek üzereydik. sırtı bana doğru dönük durumda iki kolumun arasındaydı.
kürek kemikleri göğsüme batıyordu arkasına yaslandığında.
yüzünün önüne düşen saçları yanlara doğru topluyordum ara sıra, bazen de yüzümü sigara kokusu sinmiş saçlarına yaslıyordum. saçlarının yanaklarımda bıraktığı o doku çok hoşuma gidiyordu. yanağına, boynuna, ensesine, omuzlarına, çıplak gördüğüm her yerine öpücükler konduruyordum aralıklarla.
ilginçtir, dudaklarını öpmek istemiyordum, yüzünü görmek de.
onun yerinde başkasının olmasını istiyordum herhalde.
yüzünü görünce ya da dudaklarının tadını alınca o olmadığını anlayacaktım belki de.
konser bitti ve dışarı çıktık.
buz gibi ankara havasında birer sigara yaktık.
beni evime bırakır mısın dedi.
yalandan bir soruydu bu, ikimizde biliyorduk eve gitmek istemediğini.
"st.patrick almıştım dün, onu tüketelim bence" dedim, kırmızı şaraba hayır diyemeyeceğini bilerek.
"bir kadeh ama söz di mi, sonra evime bırakacaksın beni".
güldüm sadece, bir şey demedim.
kız olmak zor gerçekten diye düşündüm sadece.
gerçek hislerini hep onun zıttı şeylere refere ederek anlatmaya çalışmak.
tüm arzularını belli belirsiz işaretlerle etrafa salmak.
işaretlerden anlıyorsanız, tüm erkek cinsi içerisinde çok farklı bir yerde oluyorsunuz hiç şüphesiz. kadınların dilinden anlamayan tonlarca hemcinsiniz, şu an dertli dertli rakının gözüne vurmuşken, siz türünün en güzellerinden birinin şu an yanında, birazdan üzerinde, daha sonra da arkasında ama hep içinde olabiliyorsunuz. erkeklik gururunu bundan daha fazla okşayan bir durum olabilir mi?
neyse, eve geldik işte.
kocaman, pofuduk minderlerin üstüne attık kendimizi.
şarabı içerken ilk kez gözlerine dikkatli baktım.
neden daha önce gözlerine bakmaktan kaçındığım da dank etti o zaman kafama.
tüm yaşadıklarına rağmen hala bir erkeğe güvenmek istiyordu. sarılsın sımsıkı bırakmasın vesaire vesaire.
sonra gelecek bir kaç hafta boyunca yaşayacaklarımızı düşündüm.
az sonra öpüşeceğiz, on dakika sonra yataktayız.
sabah uyandığımızda "aşkım" demeye başlayacağız birbirimize.
öyle hissedip hissetmediğimizi bildiğimiz halde "seni seviyorum" diyeceğiz.
iki hafta sonra aslında yanında olmak istediğimiz insanın başkası olduğunu anlamaya başlayacağız ve sırf bunun yarattığı sinirden birbirimizi yiyip duracağız. yine bir kaç hafta sevişmeye devam edeceğiz, yanında olmak istediğimiz insanın yerine koyarak birbirimizi.
sonra birimiz çekip gidecek ve diğeri yine tüm karşı cinse olan tüm güvenini, umudunu kaybedecek.
erkeklere zaten çok az kalmış olan güveni yerinde kalsın dedim içimden.
yaklaştım hafifçe yüzüne, dudakları hafif aralıktı, gözleri kısık, nefes alış verişi hızlanmaya başlamıştı. dudakları yerine saçlarına gitti dudaklarım. yanaklarımı yasladım birazcık daha saçlarına, kulağına eğildim ve "seni evine bırakayım, geç oldu" dedim.
yanımdan uzaklaştı hafif, ilk kez gözlerini dikti bana, sanki düşmanıymışım gibi.
"kendim giderim" dedi ve çantasını aldı, kapıyı vurdu ve gitti.
düşmanı zannettiği adam karşı cinsten tek kurtarıcısıydı hayatı boyunca rastlayabileceği, ama anlamadı bunu elbette.
kırılmış gururunu başka erkekleri memnun ederek tamir etmeye çalıştı yine.
her seferinde gururunun da kalbinin de daha da yaralandığını fark etmeden.
günümüz kızlarının durumunu anlatmaktadır.
konserin sonuna gelmek üzereydik. sırtı bana doğru dönük durumda iki kolumun arasındaydı.
kürek kemikleri göğsüme batıyordu arkasına yaslandığında.
yüzünün önüne düşen saçları yanlara doğru topluyordum ara sıra, bazen de yüzümü sigara kokusu sinmiş saçlarına yaslıyordum. saçlarının yanaklarımda bıraktığı o doku çok hoşuma gidiyordu. yanağına, boynuna, ensesine, omuzlarına, çıplak gördüğüm her yerine öpücükler konduruyordum aralıklarla.
ilginçtir, dudaklarını öpmek istemiyordum, yüzünü görmek de.
onun yerinde başkasının olmasını istiyordum herhalde.
yüzünü görünce ya da dudaklarının tadını alınca o olmadığını anlayacaktım belki de.
konser bitti ve dışarı çıktık.
buz gibi ankara havasında birer sigara yaktık.
beni evime bırakır mısın dedi.
yalandan bir soruydu bu, ikimizde biliyorduk eve gitmek istemediğini.
"st.patrick almıştım dün, onu tüketelim bence" dedim, kırmızı şaraba hayır diyemeyeceğini bilerek.
"bir kadeh ama söz di mi, sonra evime bırakacaksın beni".
güldüm sadece, bir şey demedim.
kız olmak zor gerçekten diye düşündüm sadece.
gerçek hislerini hep onun zıttı şeylere refere ederek anlatmaya çalışmak.
tüm arzularını belli belirsiz işaretlerle etrafa salmak.
işaretlerden anlıyorsanız, tüm erkek cinsi içerisinde çok farklı bir yerde oluyorsunuz hiç şüphesiz. kadınların dilinden anlamayan tonlarca hemcinsiniz, şu an dertli dertli rakının gözüne vurmuşken, siz türünün en güzellerinden birinin şu an yanında, birazdan üzerinde, daha sonra da arkasında ama hep içinde olabiliyorsunuz. erkeklik gururunu bundan daha fazla okşayan bir durum olabilir mi?
neyse, eve geldik işte.
kocaman, pofuduk minderlerin üstüne attık kendimizi.
şarabı içerken ilk kez gözlerine dikkatli baktım.
neden daha önce gözlerine bakmaktan kaçındığım da dank etti o zaman kafama.
tüm yaşadıklarına rağmen hala bir erkeğe güvenmek istiyordu. sarılsın sımsıkı bırakmasın vesaire vesaire.
sonra gelecek bir kaç hafta boyunca yaşayacaklarımızı düşündüm.
az sonra öpüşeceğiz, on dakika sonra yataktayız.
sabah uyandığımızda "aşkım" demeye başlayacağız birbirimize.
öyle hissedip hissetmediğimizi bildiğimiz halde "seni seviyorum" diyeceğiz.
iki hafta sonra aslında yanında olmak istediğimiz insanın başkası olduğunu anlamaya başlayacağız ve sırf bunun yarattığı sinirden birbirimizi yiyip duracağız. yine bir kaç hafta sevişmeye devam edeceğiz, yanında olmak istediğimiz insanın yerine koyarak birbirimizi.
sonra birimiz çekip gidecek ve diğeri yine tüm karşı cinse olan tüm güvenini, umudunu kaybedecek.
erkeklere zaten çok az kalmış olan güveni yerinde kalsın dedim içimden.
yaklaştım hafifçe yüzüne, dudakları hafif aralıktı, gözleri kısık, nefes alış verişi hızlanmaya başlamıştı. dudakları yerine saçlarına gitti dudaklarım. yanaklarımı yasladım birazcık daha saçlarına, kulağına eğildim ve "seni evine bırakayım, geç oldu" dedim.
yanımdan uzaklaştı hafif, ilk kez gözlerini dikti bana, sanki düşmanıymışım gibi.
"kendim giderim" dedi ve çantasını aldı, kapıyı vurdu ve gitti.
düşmanı zannettiği adam karşı cinsten tek kurtarıcısıydı hayatı boyunca rastlayabileceği, ama anlamadı bunu elbette.
kırılmış gururunu başka erkekleri memnun ederek tamir etmeye çalıştı yine.
her seferinde gururunun da kalbinin de daha da yaralandığını fark etmeden.
günümüz kızlarının durumunu anlatmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar