bugün
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı13
- erector dedemiz5
- hoşgörü dini islam10
- ameliyat olmak12
- kemalistler15
- ümmetçiler3
- fatır suresi 41 ayet3
- velvet52
- ateist dövmek10
- velvet hanımkızımız8
- kadir mısıroğlu'nun soyu20
- iremga3
- usualsuspect'in istemeyeceği en son durum3
- 0 0 719
- kürtler sizden nefret ediyor6
- ona bir cümle bırak9
- türk kahvesi eşlikçisi6
- sevgililer nerede seks yapıyor9
- yürüyüş flörtü6
- aşure vs waffle8
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması10
- gözde celep4
- sarapci koala3
- yakışıklı olmanın faydaları4
- tai lung6
- fildişi sahili5
- milli mücadele döneminde cemaatler2
- akepede kliklerin savaşı11
- apolitik olmak2
- donsuz bedevi6
- klavyenizde ben aslında yazdıktan sonra ne çıkıyor7
- pandela16
- ulusalcılar2
- ciguli kral9
- ahmet burak erdoğan7
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı4
- abur gel de yaz buraya3
- eliz gürler2
- bik bik'e hediye edeceğim mutfak4
- şeyhin götüne priz sokmak4
- kylie jenner3
- dindar nesil projesi patladı3
- ismet gürbüz ile berlin gece hayatına akmak4
- seni ne mutlu eder sorusu3
- norveç4
- true'nun yine online olması2
- filistin in ermeni soykırımını tanıması35
- hergün dondurma yenir mi3
- allah11
- mıknatısların sevişgen olması3
Ücra ormanlarda bir haz vardır;
Issız kıyılarda mest olurum;
Kimsenin rahatsız etmediği
Bir çevre vardır,
Derin denizlerde
Ve uğultusunda bir şarkı vardır:
insanı daha az sevmem ama
Doğayı ondan çok severim...
Lord Byron
Ünlü şairden bir alıntıyla başlayan filmde, dönüp arkamıza baktığımızda çok azını yaşayabileceğimiz bir varoluş öyküsünü izliyoruz.
70lerin hippilerinden kalan kırıntıların doyuruculuğunu değil, başarılı genç bir adamın, hayatın gerçeğini aramak için vazgeçtiklerini ve kazandıklarını izletiiyor film.
sean penn'in yönetmen koltuğuna oturduğu filmde, kitap uyarlamasının başarılı bir örneği izleniyor. yönetmen, gerçek bir hikayeyi anlattığı filmde , roman kahramınından daha gerçek bir adamın hikayesini anlatırken, seyircinin hayalgücünü kısatlamayan bir yol hikayesi kurgulamıştır.
--spoiler--
5 bölümde izlenilen filmde, doğum, ergenlik, erkeklik, aile ve bilgeliğin yollarda geçen bir ömürde ne kadar yoğun yaşandığı görülüyor. Kahramanımız Alex Süperberduş, başarılı bir öğrenci, gelecek vaad eden genç bir adamdır. ama ailesinin ondan beklediği gelecek ile Alex in yaşamak istediği gelecek, iki kutup noktası kadar uzaktır ve Alex kendi kutup noktasını seçerek, Alaska'ya hiç bir özel mülkiyeti olmadan (araba, bavul, para,..vs) sade yolculuğu sırasında verdiği molalarda çalışıp kazandığı parayla gitmeye çalışmaktadır...
Yaşadığı toplumun değer yargılarının yanlışlığına, okuduğu kitapların etkisiyle ve sorunlu ailesinden ilham alarak baş kaldırmayı seçmiştir. Genç bir ergenin gerçeği ararken, içinde bitiremediği hesaplaşmalarının doğurduğu öfkesi ve onu hayatta herşeyi yapabilecek güce sahip olduğuna inandıran çocuk kalmayı başarmış ruhu ve ergen hormanlarından aldığı enerji ile, toplum düzeninden kendini kurtarıp, hayal ettiği ortak yaşam adına kendi mutluluğunu aramıştır. Filmin özellikle beşinci bölümündeki(bilgeliği anlatan bölüm) ihtiyar adamla yaptığı baba-oğul sevgisinin hissedildiği konuşmada, dünyanın sadece insan ilişkilerindeki sevgi var olmadığını, mutluluğun, tanrının yarattığı her canlıda aranması gereken bir güç olduğuna inanmaktadır. Alex'e göre insan ilişkileri, sevgiyi anlamakta yeterli değildir.
insan, hayatı, kurallara sığdıracak kadar dikkatli yaşamamalı, olasalıkların zenginliğinde hayatı aramalıdır. mesajı veren filmde, Alex için var olmak, hayatın anlamını araken varmak istediği noktadır.Ve yalnızlaşarak, insan sevgisinden "arınarak" alaska'ya ulaştığında yolculuğunun son noktasında yakaladığı bilgelik onu adeta, 'simyacı'* gibi en baştaki noktaya ulaştırmak istemiştir ve alexin başlangıç noktası; mutluluk sadece paylaşıldığında gerçektir...
--spoiler--
yönetmen sean penn imzası taşıyan filmde, doğaya bakış açımızı genişletecek görüntüler kadar, filmin soundtrack i de dikkat çekmektedir. Alex' in yolculuğunun rüzgarını kulaklarda hissettiren şarkılar, gitarın sakinliği ve sözlerin hayat üzerine düşündüren anlamlarıyla, kum fırtınasındaki toz parçaları kadar özgür ve bir o kadar da birbirimize benzer olduğumuzu hissettirmektedir
Issız kıyılarda mest olurum;
Kimsenin rahatsız etmediği
Bir çevre vardır,
Derin denizlerde
Ve uğultusunda bir şarkı vardır:
insanı daha az sevmem ama
Doğayı ondan çok severim...
Lord Byron
Ünlü şairden bir alıntıyla başlayan filmde, dönüp arkamıza baktığımızda çok azını yaşayabileceğimiz bir varoluş öyküsünü izliyoruz.
70lerin hippilerinden kalan kırıntıların doyuruculuğunu değil, başarılı genç bir adamın, hayatın gerçeğini aramak için vazgeçtiklerini ve kazandıklarını izletiiyor film.
sean penn'in yönetmen koltuğuna oturduğu filmde, kitap uyarlamasının başarılı bir örneği izleniyor. yönetmen, gerçek bir hikayeyi anlattığı filmde , roman kahramınından daha gerçek bir adamın hikayesini anlatırken, seyircinin hayalgücünü kısatlamayan bir yol hikayesi kurgulamıştır.
--spoiler--
5 bölümde izlenilen filmde, doğum, ergenlik, erkeklik, aile ve bilgeliğin yollarda geçen bir ömürde ne kadar yoğun yaşandığı görülüyor. Kahramanımız Alex Süperberduş, başarılı bir öğrenci, gelecek vaad eden genç bir adamdır. ama ailesinin ondan beklediği gelecek ile Alex in yaşamak istediği gelecek, iki kutup noktası kadar uzaktır ve Alex kendi kutup noktasını seçerek, Alaska'ya hiç bir özel mülkiyeti olmadan (araba, bavul, para,..vs) sade yolculuğu sırasında verdiği molalarda çalışıp kazandığı parayla gitmeye çalışmaktadır...
Yaşadığı toplumun değer yargılarının yanlışlığına, okuduğu kitapların etkisiyle ve sorunlu ailesinden ilham alarak baş kaldırmayı seçmiştir. Genç bir ergenin gerçeği ararken, içinde bitiremediği hesaplaşmalarının doğurduğu öfkesi ve onu hayatta herşeyi yapabilecek güce sahip olduğuna inandıran çocuk kalmayı başarmış ruhu ve ergen hormanlarından aldığı enerji ile, toplum düzeninden kendini kurtarıp, hayal ettiği ortak yaşam adına kendi mutluluğunu aramıştır. Filmin özellikle beşinci bölümündeki(bilgeliği anlatan bölüm) ihtiyar adamla yaptığı baba-oğul sevgisinin hissedildiği konuşmada, dünyanın sadece insan ilişkilerindeki sevgi var olmadığını, mutluluğun, tanrının yarattığı her canlıda aranması gereken bir güç olduğuna inanmaktadır. Alex'e göre insan ilişkileri, sevgiyi anlamakta yeterli değildir.
insan, hayatı, kurallara sığdıracak kadar dikkatli yaşamamalı, olasalıkların zenginliğinde hayatı aramalıdır. mesajı veren filmde, Alex için var olmak, hayatın anlamını araken varmak istediği noktadır.Ve yalnızlaşarak, insan sevgisinden "arınarak" alaska'ya ulaştığında yolculuğunun son noktasında yakaladığı bilgelik onu adeta, 'simyacı'* gibi en baştaki noktaya ulaştırmak istemiştir ve alexin başlangıç noktası; mutluluk sadece paylaşıldığında gerçektir...
--spoiler--
yönetmen sean penn imzası taşıyan filmde, doğaya bakış açımızı genişletecek görüntüler kadar, filmin soundtrack i de dikkat çekmektedir. Alex' in yolculuğunun rüzgarını kulaklarda hissettiren şarkılar, gitarın sakinliği ve sözlerin hayat üzerine düşündüren anlamlarıyla, kum fırtınasındaki toz parçaları kadar özgür ve bir o kadar da birbirimize benzer olduğumuzu hissettirmektedir
Gündemdeki Haberler