bugün
- irmik helvası vs un helvası17
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak28
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti15
- melamin tabak5
- yunanistan16
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket10
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı9
- dekolteye bakar mısınız9
- sözlüğe yeni bir hava ve dinamizm getirmek4
- ekşi bir yazar kaybetti uludağ bir yazar kazandı5
- katates ve mermi'nin sözlükten kovulması4
- türkiye nin en soğuk ili3
- türk kahvesi7
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız6
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- ketçap aromalı ruffles10
- gammaz çetesi çökertildi8
- merminin mutfağına konuk olmak4
- sözlük erkeklerinin helvaları9
- adanalı ateist10
- aykolik mehdi olsun kampanyası2
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası10
- sözlük kızının mutfağına konuk olmak istemiyoruz4
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- yan flüt3
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor3
- islamcilara sorulmasi gereken sorular9
- hiç porno izlememiş erkek9
- japonya22
- bik bikle yemek yapmak9
- üşüyen erkek12
- geceniz nasıl geçiyor8
- mehmet akif alakurt2
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- crypttech3
- mahkemeye versem seni asarlar2
- neden namaz kılmıyorsun5
- gavs darbesi4
- gelecek partisi'nin kapanması12
- inek sütü içmemize rağmen inek olmamamız2
- püf noktası3
- bir insanı unutamamak2
- antalya şu an 28 derece5
- gammaz çetelerini savunan yazarlar4
- tez yazmak5
- intel core ultra 9 285k2
- sözlük yazarlarının kombinleri7
- hababam ahmet vs sheldon cooper2
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- tulumba tatlısı ayran ikilisi2
güngör uras'ın meyve sularının ithal konsantreden yapıldıgını anlattıgı yazı da aşağıdadır.
sırf mali hesaplar nedeniyle sağlıksız içecekler tüketiyoruz.
meyve suyunun suyuna daha değinen yok ama...
--spoiler--
Bizim portakallar, limonlar dallarda kalıyor. Şeftaliden, vişneden, üzümden bol meyvemiz yok. Geliniz görününüz ki meyve suyu üreticilerimiz, yurtdışından portakal ve limon suyu konsantresi ve meyve aroması-esansı ithal ederek meyve suyu yapıyor ve bunu içeride ve dışarıda satıyor.
Meyed, Meyve Suyu Endüstrisi Derneği Başkanı Alaaddin Güçden aldığım bilgiye göre, yılda 20 bin ton meyve suyu konsantresi ithalatımız var. Bu ithalata
24 milyon dolar ödüyoruz. Buna karşılık, 151 ülkeye meyve suyu ihraç ediliyor. Meyve suyu üreticilerinin ihracatı180 milyon dolar.
Şimdilerde limonataya büyük talep var. Ne var ki, bizim limonlar, portakallar dalda çürürken, biz Brezilyadan portakal suyu konsantresi, Arjantinden limon suyu konsantre ve Brezilyadan limon aroması ithal ederek limonata yapıyoruz.
Biz dallardaki portakalları, limonları, elmaları, bağlardaki üzümleri ne yapacağımızı bilemezken acaba neden meyve suyu konsantresi ithal ediyoruz?
Türk halkı da Arjantin limon konsantresi ve Brezilya limon esansı ile yapılmış Törkiş Limonata içiyor.
Bizim tesisler kapandı
Meyve suyunu işleyecek sanayin birinci kademesi konsantre ve meyve aroması-meyve esansı tesisleri. Bunların kurulması, yaşaması ve büyümesi, düzenli ve ucuz fiyatla meyve temin etmelerine bağlı.
Dünyada bu sektörde faaliyet gösteren tesisler kendi plantasyonlarına (meyve bahçelerine) sahip. Küçük ve dağınık üreticiye güvenerek yatırım ve üretim yapılamıyor. Bu tür üretimde ekonomik ölçek-büyüklük önemli.
Dünyada portakal suyu konsantresi ve aroması pazarına Brezilya hâkim. Türkiyede meyve suyu konsantresi üreten tesislerin dünyadaki diğer tesislerle rekabet edecek kalite ve maliyette meyve üretimi yapmaları veya meyve temin etmeleri gerekiyor. ithalatın %58 gibi yüksek bir vergiye tabi olmasına rağmen, rekabet etme şansı yok. Bu nedenle yeni tesis kurmak bir yana eskiden kurulmuş tesisler dahi kapanmak zorunda kaldı.
Bu sektörde daha önce kurulmuş, çok sayıda tesis düzenli ve makul fiyat ile meyve temin edemedikleri için kapandı. Kapanan tesislerin sayıları, kapasitelerinin büyüklüğü şaşırtıcı boyutta.
Brezilyanın fiyatını yakalamalıyız
Sadece narenciye işleyen, her sezon 10 bin ila 35 bin ton arasında narenciyeyi değerlendiren meyve suyu konsantresi üreten Adanadaki Devsan, Dörtyoldaki Güneysu, Adanadaki Fruko-Tamek, Adanadaki Has grubunun Cola-Cola, Adanadaki Fruvit, Antalyadaki Ankon, izmirdeki Schweppes tesisleri artık çalışmıyor.
Koskoca Konfrut, Anadolu Etap, Meysu ve Ersu tesisleri (narenciye suyu ile ilgili) kurulu kapasitelerinin çok altında çalışıyor.
iş geliyor tarım ve teşvik politikalarına takıyor. Mevcut teşvik uygulaması ile yaş meyve ihracında ton başına 100-125 dolar teşvik primi ödeniyor. Üretici en kaliteli (iç pazarda bulunmayan) meyveleri ihraç ediyor. Kalıyor orta kalite mal. Onu Türk halkı tüketiyor. Daldaki albenisi bakımından pazara sürülemeyen meyveleri meyve suyu konsantresi yapan sanayi firmaları satın alıyor, işliyor, ihraç ediyor. Onlara meyveyle aynı oranda prim ödenmiyor. Bu uygulama var olan çok büyük ihracat potansiyelini ciddi boyutlarda kısıtlıyor. Örneğin 1 kg portakal konsantresinde en az 15 kg meyve var. Hem de albenisi bakımından (şekil, büyüklük, ham/olgun gibi) içeride tüketilemeyecek ve ihraç edilemeyecek kalitede meyve var.
Açık anlatımıyla 1 kg meyve suyu konsantresi ihraç etmek demek, 15 kg yaş meyve ihraç etmek demek. Hem de meyve suyunun konsantresi daha çok döviz getiriyor
--spoiler--
sırf mali hesaplar nedeniyle sağlıksız içecekler tüketiyoruz.
meyve suyunun suyuna daha değinen yok ama...
--spoiler--
Bizim portakallar, limonlar dallarda kalıyor. Şeftaliden, vişneden, üzümden bol meyvemiz yok. Geliniz görününüz ki meyve suyu üreticilerimiz, yurtdışından portakal ve limon suyu konsantresi ve meyve aroması-esansı ithal ederek meyve suyu yapıyor ve bunu içeride ve dışarıda satıyor.
Meyed, Meyve Suyu Endüstrisi Derneği Başkanı Alaaddin Güçden aldığım bilgiye göre, yılda 20 bin ton meyve suyu konsantresi ithalatımız var. Bu ithalata
24 milyon dolar ödüyoruz. Buna karşılık, 151 ülkeye meyve suyu ihraç ediliyor. Meyve suyu üreticilerinin ihracatı180 milyon dolar.
Şimdilerde limonataya büyük talep var. Ne var ki, bizim limonlar, portakallar dalda çürürken, biz Brezilyadan portakal suyu konsantresi, Arjantinden limon suyu konsantre ve Brezilyadan limon aroması ithal ederek limonata yapıyoruz.
Biz dallardaki portakalları, limonları, elmaları, bağlardaki üzümleri ne yapacağımızı bilemezken acaba neden meyve suyu konsantresi ithal ediyoruz?
Türk halkı da Arjantin limon konsantresi ve Brezilya limon esansı ile yapılmış Törkiş Limonata içiyor.
Bizim tesisler kapandı
Meyve suyunu işleyecek sanayin birinci kademesi konsantre ve meyve aroması-meyve esansı tesisleri. Bunların kurulması, yaşaması ve büyümesi, düzenli ve ucuz fiyatla meyve temin etmelerine bağlı.
Dünyada bu sektörde faaliyet gösteren tesisler kendi plantasyonlarına (meyve bahçelerine) sahip. Küçük ve dağınık üreticiye güvenerek yatırım ve üretim yapılamıyor. Bu tür üretimde ekonomik ölçek-büyüklük önemli.
Dünyada portakal suyu konsantresi ve aroması pazarına Brezilya hâkim. Türkiyede meyve suyu konsantresi üreten tesislerin dünyadaki diğer tesislerle rekabet edecek kalite ve maliyette meyve üretimi yapmaları veya meyve temin etmeleri gerekiyor. ithalatın %58 gibi yüksek bir vergiye tabi olmasına rağmen, rekabet etme şansı yok. Bu nedenle yeni tesis kurmak bir yana eskiden kurulmuş tesisler dahi kapanmak zorunda kaldı.
Bu sektörde daha önce kurulmuş, çok sayıda tesis düzenli ve makul fiyat ile meyve temin edemedikleri için kapandı. Kapanan tesislerin sayıları, kapasitelerinin büyüklüğü şaşırtıcı boyutta.
Brezilyanın fiyatını yakalamalıyız
Sadece narenciye işleyen, her sezon 10 bin ila 35 bin ton arasında narenciyeyi değerlendiren meyve suyu konsantresi üreten Adanadaki Devsan, Dörtyoldaki Güneysu, Adanadaki Fruko-Tamek, Adanadaki Has grubunun Cola-Cola, Adanadaki Fruvit, Antalyadaki Ankon, izmirdeki Schweppes tesisleri artık çalışmıyor.
Koskoca Konfrut, Anadolu Etap, Meysu ve Ersu tesisleri (narenciye suyu ile ilgili) kurulu kapasitelerinin çok altında çalışıyor.
iş geliyor tarım ve teşvik politikalarına takıyor. Mevcut teşvik uygulaması ile yaş meyve ihracında ton başına 100-125 dolar teşvik primi ödeniyor. Üretici en kaliteli (iç pazarda bulunmayan) meyveleri ihraç ediyor. Kalıyor orta kalite mal. Onu Türk halkı tüketiyor. Daldaki albenisi bakımından pazara sürülemeyen meyveleri meyve suyu konsantresi yapan sanayi firmaları satın alıyor, işliyor, ihraç ediyor. Onlara meyveyle aynı oranda prim ödenmiyor. Bu uygulama var olan çok büyük ihracat potansiyelini ciddi boyutlarda kısıtlıyor. Örneğin 1 kg portakal konsantresinde en az 15 kg meyve var. Hem de albenisi bakımından (şekil, büyüklük, ham/olgun gibi) içeride tüketilemeyecek ve ihraç edilemeyecek kalitede meyve var.
Açık anlatımıyla 1 kg meyve suyu konsantresi ihraç etmek demek, 15 kg yaş meyve ihraç etmek demek. Hem de meyve suyunun konsantresi daha çok döviz getiriyor
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar