bugün
- insanlık nasıl geliştirilebilir10
- sözlüğün yeni tasarımı14
- hayatın anlamı ne7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- iyi menemenin sırrı18
- kötüye bir şey olmaz3
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- gece gelen açlık7
- muslettin amca23
- fatma betül sayan kaya9
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- alexander nübel7
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- kendimi intihar edeceğim4
- sigara içmek8
- yeraltı varlıkları7
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- aşk bir yemek olsaydı8
- sözlüğe ne oldu5
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- pankek7
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi4
- mehmet şimşek5
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- gülşen in memeleri14
- arabayı satıp akülü araba almak3
- vincenzo italiano3
- beşiktaş4
- ucanpembekoala5
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- gülden karaböcek3
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- boykot arabaları2
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- caligula'nın korkusu5
- memeliler kaça ayrılır3
- üniversite yıllarını özlemek4
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- futbol16
- hangi yemek nerede yenir4
- michael myers3
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- hamas denince akla gelenler11
Hayatini tek kelime ile ozetle diyenlere vermedigim, ama icten ice beynimde çan sesi gibi yankilanan cevap, yalnizlikti. Tam bu saatlerin birindeyken, rastlanti ya, halowed be thy name caliyordu arkada. Ben ne istedigimi bile bilmiyordum. Hayattan bir beklentim kalmamisti. Gunleri tuketmeye ve anlik mutluluklara odakli hayatimda kayda deger hic bir sey yoktu. Evet, bir hedefim vardi. Ama sanirim bu da, ona ulasmam icin bekleyen degil, hayata tutunmam icin var olan bir hedefti. O da olmasa, yiyip icen, iseyip sican, ise gidip gelen, bu surec icinde de bir takim kadinlarla vakit geciren bir adamdim. Bir de motorum vardi. Bir de gitarim demek isterdim ama, bir hevesle aldigim gitarimi da bir sure sonra kenara ativermistim.
Ben asklara inanan bi adam degildim. Anlik kalp carpintilarina meyleden, guzelse ve cekiciyse gerisi muhim olmayan, birlikte oldugu kadindan alacagini aldiktan sonra posasiyla ugrasmayan bir adamdim.
Sonra nehir geldi. Ve ben ona asik oldum. Hem de 23 saniyede. Pembe bir hirka vardi uzerinde. Saclarini topluyordu. Dil cikariyordu. Hirkasinin kollarini cekistiriyordu. El salliyordu. Opucuk atiyordu. Guluyordu, ama dislerini gostermiyordu. Saclari uzundu. Siyahti. Gozleri zeytin gibi kapkaraydi. Hayatimda gordugum en guzel kiz degildi belki, ama en tatlisiydi. O cok masumdu. Hayatimda bu kadar beyaz, bu kadar masum, bu kadar temiz birini gormemistim.
O gun onunla evlenecegimi soyledim ona. Daha tanistigimiz ilk gun olmasina ragmen, ne der diye dusunmeden, ne yapiyorum lan ben diye dusunmeden, hayatimda verdigim en dogru kararmis gibi soyledim. O gun ciddiye bile almadi beni. Ama cok keyifli bir sekilde muhabbet ediyordu benimle. Sanirim komik gelmistim. Ve ciddi oldugumu dusunmuyordu. Hayatimi ve hayatini muhurleyecek karari verdigimi bilmiyordu...
siyah ve beyaza kacan tonlardan olusan hayatimi bir anda renklendirdi nehir. Oyle ki, gunumun alti saatini onunla gecirmezsem rahatsiz olur hale geldim. Hayatimin orta noktasinda. Hayatim onun icin. Varligim da onun icin.
Aramizda sehirler, ulkeler, kitalar var. Ama bu onemli degil. Onemli olan, gozlerini baska bir yone cevirirken bir gozunun diger gozunden daha gec donmesi : ) goz tembelligi deniyormus buna. Halku ki o kadar asigim ki buna. Bir insan, goz tembelligini dusunup aglar mi? Aglar. Bos yataga, bos koltuga, bos mutfaga, bos banyoya bakarak agliyorsa, aglar. Yerde uzun bir sac teli goruyorsa aglar. O pembe hirkasina parfumunu sıkıp sıkıp koklar ve aglar. Yastiga burnunu dayayip kokusunu icine ceker ve hickira hickira aglar. Ve yedi ay oncesine kadar hayatinda bes kere bile aglamamis olmasina sasirmaz bile... Tam bu saatlerin birindeyken, rastlanti ya, black calar arkada..
"Seni seviyorum" der, bir ses. "gercekten mi?" diye sorar daha incesi ve daha tatlisi. "en cok neden?"
"cunku benimsin." der ilki.
Ve perde kapanir..
Ben asklara inanan bi adam degildim. Anlik kalp carpintilarina meyleden, guzelse ve cekiciyse gerisi muhim olmayan, birlikte oldugu kadindan alacagini aldiktan sonra posasiyla ugrasmayan bir adamdim.
Sonra nehir geldi. Ve ben ona asik oldum. Hem de 23 saniyede. Pembe bir hirka vardi uzerinde. Saclarini topluyordu. Dil cikariyordu. Hirkasinin kollarini cekistiriyordu. El salliyordu. Opucuk atiyordu. Guluyordu, ama dislerini gostermiyordu. Saclari uzundu. Siyahti. Gozleri zeytin gibi kapkaraydi. Hayatimda gordugum en guzel kiz degildi belki, ama en tatlisiydi. O cok masumdu. Hayatimda bu kadar beyaz, bu kadar masum, bu kadar temiz birini gormemistim.
O gun onunla evlenecegimi soyledim ona. Daha tanistigimiz ilk gun olmasina ragmen, ne der diye dusunmeden, ne yapiyorum lan ben diye dusunmeden, hayatimda verdigim en dogru kararmis gibi soyledim. O gun ciddiye bile almadi beni. Ama cok keyifli bir sekilde muhabbet ediyordu benimle. Sanirim komik gelmistim. Ve ciddi oldugumu dusunmuyordu. Hayatimi ve hayatini muhurleyecek karari verdigimi bilmiyordu...
siyah ve beyaza kacan tonlardan olusan hayatimi bir anda renklendirdi nehir. Oyle ki, gunumun alti saatini onunla gecirmezsem rahatsiz olur hale geldim. Hayatimin orta noktasinda. Hayatim onun icin. Varligim da onun icin.
Aramizda sehirler, ulkeler, kitalar var. Ama bu onemli degil. Onemli olan, gozlerini baska bir yone cevirirken bir gozunun diger gozunden daha gec donmesi : ) goz tembelligi deniyormus buna. Halku ki o kadar asigim ki buna. Bir insan, goz tembelligini dusunup aglar mi? Aglar. Bos yataga, bos koltuga, bos mutfaga, bos banyoya bakarak agliyorsa, aglar. Yerde uzun bir sac teli goruyorsa aglar. O pembe hirkasina parfumunu sıkıp sıkıp koklar ve aglar. Yastiga burnunu dayayip kokusunu icine ceker ve hickira hickira aglar. Ve yedi ay oncesine kadar hayatinda bes kere bile aglamamis olmasina sasirmaz bile... Tam bu saatlerin birindeyken, rastlanti ya, black calar arkada..
"Seni seviyorum" der, bir ses. "gercekten mi?" diye sorar daha incesi ve daha tatlisi. "en cok neden?"
"cunku benimsin." der ilki.
Ve perde kapanir..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar