bugün
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları5
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- zallın fake hesabı var mı4
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- mor semsiyeli yabanci21
- anın görüntüsü20
- silivri belediyesi ne operasyon5
- muharrem ince haklıydı3
- clydeless bonnie4
- kinci bir insan olmak4
- vatan hainleri3
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi6
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- değer bilmeyene yapılması gereken4
- meksika5
- atmasyon eğlenceli şarkı söylüyoruz2
- donuzlanan bayan yuzırlar2
- tai lung12
- 90lara damga vuran türk dizileri2
- afrika'ya kurban bağışı furyası5
- savaşta haklı olmak yetmez yenen haklıdır4
- chp'nin hali ne olacak49
- araba yerine bisikletle çıkmak3
- kavga çıkarmaya çalışan partner3
- siz hepiniz biz türkiye marşı2
- kızların erkeklere göre daha güzel kokması3
- yusuf güney dinleyen insan2
- türkiye12
- sözlük kalitesinin düşmesi4
- tekerin patlaması2
- shakira nın taş gibi hatun olması3
- bilecik te çelik fabrikasında patlama2
- içki içtikten sonra yeterince su içmeden uyumak2
- sigara içen kızla öpüşülür mü14
- ona bir şey söyle13
- rıhtım hamalı amca2
- 40 yaşında bekar kadın5
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo2
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler17
- ai analizin tavsiyelerine kulak vermek2
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı5
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- cilgincapkin219
- birbirlerinin nick altına şiir yazan yazarlar2
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek18
- kabuksuz kaplumbaga8
- recep tayyip erdoğan5
- amerikalıların yazın bot giymesi2
özellikle otomatik bir harekete sahip olmayan eşyaların içinde bulunmak zorunda oldukları durumdur.
bisküvinin ambalajına bakıyorum. tecavüz edilmiş ve köşesine pusmuş bir kurban gibi delik deşik bir köşeye atılmış, buruşuk ve tamamen sessiz. ilk anda bir an önce eylemsizliğine kavuşmak isterken yaptığı devinimler ne kadar dokunaklı, ah...ya köşede, kolilerin hemen dibinde yere saçılı biçimde duran kasetlere ne demeli. oturup birer ruh taşıyıp taşımadıklarını düşünmek isteyeceğim neredeyse. çocukken, işe yaramaz bir kasetin içlerindeki uzun ince kahverengi bandı çıkartır, sanki üzerlerinde şarkıları, sesleri görmek istercesine incelerdim. çok zaman önce seferlerini tamamlamış trenler gibi geçmiş zamanda kalabalık ve gürültülü duruyorlar. onları çoğaltan makinelerin nefesleri üzerlerine sinmiş gibi. beni, onları biriktirdiğim yıllara götürmüyorlar mı bir de, ah...ya kolilerin üstündeki elbise fırçası. muntazaman bir ceket giymek gibi tiyatrolu zamanlarımdan yadigâr. o hep bir dolabın naftalin kokulu yalnızlığını biriktirmiş, az kullanılmış elbiselerimin tozlarına evsahibi, işine hazır bir görev nesnesi.
o kadar sessizler ki...insan konuşmak istiyor onların güneş görmeyen sessizlikleriyle. insanın bazen bir kapı gibi canı kilitleniyor kendi üstüne. odada yalnızken onları küçümseyemezsiniz. sessizlikleriyle bir olur birşeyler anlatırlar size. otomatik bir harekete sahip olmayanları, özellikle. saatler mi? onlar akar. ve dilleri vardır, anlarsanız eğer. bazen öyle çığlık atarlar ki kıskanırsınız başıbozukluklarını.
eşyalar...aslında konuşuyorlar. duruyorlar konuşup konuşup. insan bu, susmak istiyor onların güneş görmeyen geçiciliklerine. eşyaların sessiz dünyası bazen hiç kimseye anlatamadığın bir kuşkudur.
bisküvinin ambalajına bakıyorum. tecavüz edilmiş ve köşesine pusmuş bir kurban gibi delik deşik bir köşeye atılmış, buruşuk ve tamamen sessiz. ilk anda bir an önce eylemsizliğine kavuşmak isterken yaptığı devinimler ne kadar dokunaklı, ah...ya köşede, kolilerin hemen dibinde yere saçılı biçimde duran kasetlere ne demeli. oturup birer ruh taşıyıp taşımadıklarını düşünmek isteyeceğim neredeyse. çocukken, işe yaramaz bir kasetin içlerindeki uzun ince kahverengi bandı çıkartır, sanki üzerlerinde şarkıları, sesleri görmek istercesine incelerdim. çok zaman önce seferlerini tamamlamış trenler gibi geçmiş zamanda kalabalık ve gürültülü duruyorlar. onları çoğaltan makinelerin nefesleri üzerlerine sinmiş gibi. beni, onları biriktirdiğim yıllara götürmüyorlar mı bir de, ah...ya kolilerin üstündeki elbise fırçası. muntazaman bir ceket giymek gibi tiyatrolu zamanlarımdan yadigâr. o hep bir dolabın naftalin kokulu yalnızlığını biriktirmiş, az kullanılmış elbiselerimin tozlarına evsahibi, işine hazır bir görev nesnesi.
o kadar sessizler ki...insan konuşmak istiyor onların güneş görmeyen sessizlikleriyle. insanın bazen bir kapı gibi canı kilitleniyor kendi üstüne. odada yalnızken onları küçümseyemezsiniz. sessizlikleriyle bir olur birşeyler anlatırlar size. otomatik bir harekete sahip olmayanları, özellikle. saatler mi? onlar akar. ve dilleri vardır, anlarsanız eğer. bazen öyle çığlık atarlar ki kıskanırsınız başıbozukluklarını.
eşyalar...aslında konuşuyorlar. duruyorlar konuşup konuşup. insan bu, susmak istiyor onların güneş görmeyen geçiciliklerine. eşyaların sessiz dünyası bazen hiç kimseye anlatamadığın bir kuşkudur.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar