bugün

beşiktaş

Türkiye'deki 4 büyük takımdan biridir. Ben zaten quaresma'nın simao'nun oynayabildiği bir anadolu kulübü görmedim. Taraftar baskısıyla, aldığı digitürk sayısıyla ve bu sayede medya itelemesiyle, rakip takımı kötüleyerek değil 89-90larda lige koyduğu ambargolarla aldığı 13 şampiyonluğuyla ligin büyüklerindendir. Hatta bir zamanlar dediğimiz gibi 2 büyük vardır. Biri Beşiktaş diğeride 70'lik rakı. * 2 şampiyonluğumuz için atıp tutmaya başlamak isteyenler içinde şöyle birşey paylaşalım

--spoiler--
1957 ve 58 yillarinin sampiyonu, 1959'dan hic farki olmamasina ragmen "turkiye federasyon kupasi sampiyonu" olarak nitelendirilmistir. oysa 57 ve 58'de duzenlenen lig, mahalli (veya yerel) bir organizasyon degildir. bunun kaniti olarak, her iki sezonda da siyah beyazli takimin "avrupa sampiyon kulupler kupasi"na katilma hakki kazanmis olmasi gosterilebilir.

1957'de federasyon, uefa'nin cagrisini yanitlamada gec kalmis ve bu gecikme dolayisiyla besiktas, o yil avrupa'da turkiye'yi temsil edememistir. ancak 1958'de real madrid'le unutulmaz maclar cikarmis, istanbul'da aldigi 1-1'lik beraberligin ardindan ispanya'da rakibine 2-0 maglup olarak sanssiz bir sekilde elenmistir.

uefa'nin sampiyon kulupler kupasi ar$ivinde bile bulunan bu bilgileri anlamak istemeyip kabul etmemis gibi gorunmek komik degil midir?

besiktas'in sampiyonluk sayisi, 2002-2003 yilinda kazanilan ile birlikte 12'ye yukselmi$tir. golge du$urmek isteyenlere saygiyla duyurulur.
--spoiler--

Rahmetli cenk koray sağolsun bu konunun üstünde durarak hakettiğimiz 2 şampiyonluğuda kulübümüze kazandırdı. Nur içinde yatsın.
© copyright 2005 - 2026