bugün

fenerbahçe

taraftarı "bakın fenerbahçenin başarıları ve kupaları bunlar bunlar o yüzden en büyük fenerbahçe" deyip orgazma ulaştığı kulüp.

canım benim o halde gir galatasaray'ın başarılarını oku ya da ben de aynı şekilde galatasaray'ın başarılarını ve kupalarını tek tek yazıp koyayım ve galatasaray bu ülkenin en büyük kulübü diyeyim. hoş, öyle de yapıyorum.

geçen gün bir göztepe taraftarıyla konuştum, akıllı mantıklı bir adam. ısrarla göztepe'nin türkiye'nin en büyük kulübü olduğunu iddia ediyordu, ne diyeceğimi bilemedim. 1998 yılında 30 kişiye top oynayan altay'ın taraftarının "türkiye'nin en şerefli kulübüyüz" ısrarınada...

ben her zaman aziz yıldırım'ın başkanlığını taktir ettim, adam ticaret adamı, pazarlamayı iyi biliyor, iyi de yapıyor. şimdi sen kalkıp son 10 yılda aziz yıldırım'ın ticari zekasıyla oluşturduğu bir şablonu gösterip "bak bizim kartlarımız bu kadar satılıyor" dersen bu kelime oyunundan başka bir şey değildir. bir fenerbahçe taraftarına 3 yıl önce galatasaray store'da ürün çizimlerini yapan kişilerin "çift katlı atkı" nın ne olduğunu bilmediğini anlatmıştım. bu da bizim liseli alaylı kavgamızın bir örneği, eleştirisiydi.

bu ülkede 531 yıldır galatasaray'ın ismi duruyorken sen kalkıp "bu ülkenin en büyük kulübü fenerbahçe'dir" diyemezsin. ülker el atmadan önce basketbol şubesinden haberdar olmayan bir kulüpten bahsediyoruz. biz kendi basketbol takımlarımıza "yenilmez armada" derken...

diyorlar ki, bizim bayan taraftarlarımız 50 bin kişi stada giderken diğerleri hayal bile edemiyorlardı. niye etsinler? galatasaray taraftarı bu yıl bir kez olsun ceza almadı. ayrıca o stadın tüm zorluklarına rağmen, saatlerce çekilen eziyete rağmen maç başı ortalaması 34.635 olup, 2011-2012 sezonunda en çok taraftar toplayan kulübün galatasaray'dır.

sen kalkıp işgal kuvvetleri dönemindeki maçları sayarsan benim burada sayacağım maçları sen gördüğünde dudakların uçuklar, lokman hekim gelse o uçuk tedavi edilmez bunu bilesin.

diyorlar ki, medyada şöyle raiting böyle raiting... biz o medyanın fenerbahçe'ye nasıl çalıştığını çok iyi biliyoruz, yıllarca passat medyası diye bir tabir vardı. hoş, şike davasında aziz yıldırım'ın galatasaray aleyhine ve fenerbahçe lehine yaptırdığı (yalan) haberleri tek tek okuduk biz, böyle raiting'in amına koyayım çok afedersin.

velhasıl; böyle madde madde uzatırsam sabaha kadar yazarım burada. o yüzden herkes kendi kulübünün en büyük kulüp olduğunu düşünebilir, bir sorun yok bu konuda... ben de ve tüm galatasaray taraftarı da galatasaray'ın bu ülkenin en büyük kulübü olduğunu düşünüyoruz.

senin o borsada işlem gören kağıtlarını ben elimdeki sadece bir tane araziyi satarak bütün kağıtlarını toplayacak sermayeye ulaşırım, o yüzden kendine gel. *
sizin farkınız maalesef bu. rakibinizin üstünlüklerini hiçbir zaman görmez, inkar edersiniz. ben bir galatasaray'lı olarak, yukarıda galatasaray'ın büyüklüğünü anlatırken galatasaray'ın eksilerinden de bahsettim, fenerbahçe'nin artılarından da. zira olması gereken buydu. ama kalkıp, yok herkes bize düşman, herkes bizi yenmek istiyor, zirvede hep biz varız, piyasa değeri şudur budur dersen biride çıkıp sana "hoooop" der.

bugün girin galatasaray'ın başlığına, yüzlerce kişi galatasaray'ın türkiye'nin en büyük kulübü olduğunu söylemiştir. ama rakibini aşağılayıcı ya da rakibiyle mukayese edici örnekler verenlerin sayısı nadirdir. genellikle kendi başarılarını ortaya koyar, kendi tarihiyle övünür.

aramızdaki fark da budur.
© copyright 2005 - 2026