bugün
- mohamed salah ghaly8
- memduh bashgan14
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi22
- tuba büyüküstün7
- sözlüğün ölmek üzere olduğunu gösteren işaretler3
- nihoşun ölümü16
- sibenik2
- ev temizleyen erkek5
- asteğmen6
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı5
- dincilik2
- simko39
- rambo ariel ortega8
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
- varazdin2
- pop dinleyenlern başka müzik türlerini eleştirmesi2
- cakovec2
- uyumanın en zevkli olduğu an3
- helikopterlerin mantıksız davranması3
- sırrı süreyya önder5
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- karıncaların çok boş yapması2
- ünüversite okumanın zaman kaybı olması2
- özgür özel'in tutuklanması9
- yaz sıcağında bot giyen metalci2
- akşam yemeği2
- gram altındaki şiddetli yükseliş2
- herkes denize pikniğe giderken sizin çalışmanız6
- aptal yazarlar2
- starbucks'ın uludağ sözlük ten kalabalık olması3
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim8
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- levent üsteğmen ile çiğdem üstteğmen'in sevişmesi3
- ev temizleyen kadın2
- ekmek3
- cevap niteliğinde entry giren yazarlar2
- emret komutanım tahir yüzbaşı4
- bakara suresi 107 ayet2
- meal kuran değildir26
- insanın inanmak istediğine inanması3
- hırvatistan15
- banu alkan serpil cakmakli bulusmasi2
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık18
- mahsun alişan özcan ibo'i zzet yılmaz2
- sarp levendoğlu2
- akp vs pkk6
- euro'nun 55 tl olması4
ülke topraklarını satanın yarın neyi satacağını hepimiz bilmekteyiz uzun uzun anlatmaya gerek yoktur.
--spoiler--
oğuz han adıyla da bildiğimiz mete han, gecesini gündüzünü katarak çalışıyor, hun türklerinin devleti gittikçe güçleniyordu. ancak ne var ki, komşuları olan çinliler türklerin kuvvetlenmesinden kuşkulanmaya başlamışlardı.
mete hanla savaşmak için sebep arayan çin hükümdarı; günün birinde bir elçi göndererek onun çok sevdiği atını istetti. eski türklerde devleti ilgilendiren böyle önemli konulara hakan kendi başına karar vermediği için mete han hemen kurultayı topladı. durumu görüşen kurultay, atın düşmana verilmemesi görüşündeydi.ancak, mete han konuyla ilgili olarak söz aldı ve şunları söyledi:
- i̇stenilen bu at bana aittir. kendime ait bir mal için milletimi savaşa sürükleyemem. atım milletim için feda olsun!
at, çinden gelen elçiye teslim edildi ve gönderildi.
ancak, mete han!ın bu hareketi düşmanın cüretini arttırmıştı: yeni bir elçi göndererek mete hanın hizmetinde bulunan ve onun çok önem verdiği kadınlarından birini istediler.
durum kurultayda görüşüldü ve kadının gönderilmemesi şeklinde bir karar oluştu. son olarak mete han söz aldı ve şunları söyledi:
- evet, bu kadın benim için çok değerlidir ama, milletim için feda etmekten çekinmeme doğru olmaz. kendi menfaatim için savaşı göze almak milletin kaderiyle oynamaktır. atım gibi onu da milletime feda ediyorum!
artık çinliler iyice şımarmışlardı. mutlaka bir savaş sebebi bulmak ve daha fazla güçlenmeden hun türklerini ortadan kaldırmak istiyorlardı. elçilerini tekrar gönderdiler ve bu defa, iki ülke arasında bulunan bir toprak parçasını istediler.
mete hankonuyu kurultaya getirdi. durum görüşüldü ama bu defa farklı bir karar çıktı: daha önce mete hana mahçup olan kurultay üyeleri, verimsiz bir toprak parçasını düşmana vermekten ne çıkar görüşünü benimsediler.
bunun üzerine mete han ayağa kalktı ve şöyle haykırdı:
- ey gün görmüş ihtiyarlar! şimdiye kadar düşman tarafından istenen şeyler nefsime aitti. şimdi istedikleri toprak parçası ise milletimize aittir ve vatanımızın bir parçasıdır. söyler misiniz, kimin malını kime veriyoruz? artık savaş kaçınılmaz olmuştur. herkes bunu böylece bilsin ve hazırlığını yapsın!
kurultay üyeleri mete hana bir defa daha mahçup olmuşlardı. hemen hazırlıklara girişildi. mete han, kısa zamanda toplanan ve savaşa hazır hale gelen ordusuna şöyle seslendi:
- vatanı için her an ölmeye hazır olan kahramanlarım! artık düşmana verilecek bir şeyimiz kalmadı. şimdi onlara oklarımızla, kargılarımızla ve kılıçlarımızla cevap vereceğiz. i̇l beyleri, boy beyleri, askerlerim! hedefiniz çin ülkesidir; haydi, yürüyün!..
bu, mete hanın kurduğu dünyanın ilk düzenli ordusunun ilk büyük seferiydi. bu sefer, adına ve kumandanına yakışır bir şekilde zaferle sonuçlandı. çok geçmeden mete hanın daha önce çine gönderdiği atı ve kadını da kurtarıldı.
--spoiler--
söyleyecek başka bir şeyim yok.
--spoiler--
oğuz han adıyla da bildiğimiz mete han, gecesini gündüzünü katarak çalışıyor, hun türklerinin devleti gittikçe güçleniyordu. ancak ne var ki, komşuları olan çinliler türklerin kuvvetlenmesinden kuşkulanmaya başlamışlardı.
mete hanla savaşmak için sebep arayan çin hükümdarı; günün birinde bir elçi göndererek onun çok sevdiği atını istetti. eski türklerde devleti ilgilendiren böyle önemli konulara hakan kendi başına karar vermediği için mete han hemen kurultayı topladı. durumu görüşen kurultay, atın düşmana verilmemesi görüşündeydi.ancak, mete han konuyla ilgili olarak söz aldı ve şunları söyledi:
- i̇stenilen bu at bana aittir. kendime ait bir mal için milletimi savaşa sürükleyemem. atım milletim için feda olsun!
at, çinden gelen elçiye teslim edildi ve gönderildi.
ancak, mete han!ın bu hareketi düşmanın cüretini arttırmıştı: yeni bir elçi göndererek mete hanın hizmetinde bulunan ve onun çok önem verdiği kadınlarından birini istediler.
durum kurultayda görüşüldü ve kadının gönderilmemesi şeklinde bir karar oluştu. son olarak mete han söz aldı ve şunları söyledi:
- evet, bu kadın benim için çok değerlidir ama, milletim için feda etmekten çekinmeme doğru olmaz. kendi menfaatim için savaşı göze almak milletin kaderiyle oynamaktır. atım gibi onu da milletime feda ediyorum!
artık çinliler iyice şımarmışlardı. mutlaka bir savaş sebebi bulmak ve daha fazla güçlenmeden hun türklerini ortadan kaldırmak istiyorlardı. elçilerini tekrar gönderdiler ve bu defa, iki ülke arasında bulunan bir toprak parçasını istediler.
mete hankonuyu kurultaya getirdi. durum görüşüldü ama bu defa farklı bir karar çıktı: daha önce mete hana mahçup olan kurultay üyeleri, verimsiz bir toprak parçasını düşmana vermekten ne çıkar görüşünü benimsediler.
bunun üzerine mete han ayağa kalktı ve şöyle haykırdı:
- ey gün görmüş ihtiyarlar! şimdiye kadar düşman tarafından istenen şeyler nefsime aitti. şimdi istedikleri toprak parçası ise milletimize aittir ve vatanımızın bir parçasıdır. söyler misiniz, kimin malını kime veriyoruz? artık savaş kaçınılmaz olmuştur. herkes bunu böylece bilsin ve hazırlığını yapsın!
kurultay üyeleri mete hana bir defa daha mahçup olmuşlardı. hemen hazırlıklara girişildi. mete han, kısa zamanda toplanan ve savaşa hazır hale gelen ordusuna şöyle seslendi:
- vatanı için her an ölmeye hazır olan kahramanlarım! artık düşmana verilecek bir şeyimiz kalmadı. şimdi onlara oklarımızla, kargılarımızla ve kılıçlarımızla cevap vereceğiz. i̇l beyleri, boy beyleri, askerlerim! hedefiniz çin ülkesidir; haydi, yürüyün!..
bu, mete hanın kurduğu dünyanın ilk düzenli ordusunun ilk büyük seferiydi. bu sefer, adına ve kumandanına yakışır bir şekilde zaferle sonuçlandı. çok geçmeden mete hanın daha önce çine gönderdiği atı ve kadını da kurtarıldı.
--spoiler--
söyleyecek başka bir şeyim yok.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar