bugün
- gocu'nun heykeli4
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak7
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- allah varsa beni milli yapsın4
- gocu nerede4
- bir kadının en güzel bölgesi12
- insanlığın kötülüklerini allah yok'a bağlamak2
- allah neden cinselliği yarattı2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- türklerin başarıları2
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- surströmming2
- berra ahsen uslu2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- ruhi çenet2
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi5
- memecoin2
- tron coin2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- ezgi dalgıç2
- haluk levent bahis yazışmaları3
- regl dönemi dengesizlikleri4
- fenerbahçeye 500 lira basmak2
- pelin karahan2
- dünya fenerbahçeliler günü3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- rojin kabaiş2
- jhon lucumi2
- ekrem imamoğlu3
- masaj bekleyen yazarlar3
- türklerin ileri olduğu konular21
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- vantilatörü kendine çevirmek10
- dünyanın en güzel tatlısı11
- ona bir şey söyle13
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- ayakkabıya sinen ayak kokusu3
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- iphone 17 pro max2
- eksileyen yazar ezikliği2
- pazar günü mesai yapmak3
- 17 yaşındaki kızı sevene pedofili demek2
- michael olise3
ülke ile ilgili güzel bir yazı:
konu: ispanya-arjantin mücadelesi
Ünlü, rahmetli ve Nobel'li iktisatçı Paul Samuelson ekonomik analiz ve tahminlerinde en büyük hayal kırıklığını Arjantin yüzünden yaşadığını açıklamıştı. Arjantin'in Avrupa'dan beyaz ve eğitimli insan göçü almasına kanarak, Latin Amerika'da en iyi duruma gelecek ekonominin Arjantin olacağını düşünmüştü. Arjantin geçmişte Kanada ile eş düzeyde kişi başına gelir sahibi idi ama sonraları sürüden ayrıldı, borca boğulmaya ve popülist diktatörlere teslim olmaya başladı.
Başkentte örfi idare komutanı bir subayken diktatörlüğe yükselen ve ülkeyi 1943 darbesinden 1973 yılına kadar yöneten ve tanıştığı hayat kadını Eva Duarte ile evlenen, Mussolini'nin talebesi Juan Peron adlı ulusalcı popülist diktatöre prim veren ve geceleri sokakta pelerinle dolaşıp yemek dağıtan 'Evita'yı da melek mertebesine' yükselten ülke, sonuçta ekonomisi perişan hale gelmişti. Arjantinin ulusal sporu, futbol değil 'milliyetçi popülizm' olmuştu. 1991 yılında Arjantin paranın değerini korumak ve dev enflasyonu önlemek için Merkez Bankası'nı kapatıp, eski Peronist ve yeni 'reformcu' Başkan Carlos Menem ve iktisatçı D.Cavallo yönetiminde Para Kurulu denen sabit kur sistemine dayalı ekonomik stabilizasyon yaklaşımına geçmek zorunda kaldı.
Arjantin bugünkü Yunanistan gibi, 2001 yılına kadar kemer sıkmaya dayanabildi ve hiper enflasyonu ve faizleri düşüren, işsizliği azaltan reformlardan ve para kurulundan vazgeçildi, Peronizm hortladı. Arjantin çoğu ispanyol finans kurumlarına olan 50 milyar dolar özel borcunu ve IMF'ye geri ödemeleri ödemedi, kalan 30 milyar dolarlık borcun da, ya mahkemeleri devam ediyor, belki hiç ödenmeyecek ve bir kısım borç da çok düşük faiz ve uzun vadeye bağlandı. Sonuçta fatura geldi, ülke parası hızla devalüe oldu ve Arjantin uluslararası kredi piyasalarından tamamen dışlandı. Bu kaosta 2003 yılında Nestor ve Christina Kirchner adlı pragmatik ve popülist Peronist bir çift işbaşına geldi. Koca Nestor 2010 yılında kanserden öldükten sonra da başkanlık karısı Christina'ya miras kaldı.
Global krizde iç talep canlı tutularak Arjantin'in büyüme sayıları yüzde 7 düzeyine çıkmıştı ve işsizlik de yüzde 6 oranına düşmüştü. Ama bu çok yanıltıcı bir resimdi. Devalüasyon Arjantin'de emeği çok ucuz hale getirmişti ama prodüktivite çok düşmüştü. Böylece devalüasyonun etkisi çok kısa süreli kaldı ve rekabet gücünde kalıcılık olamadı. Ülke yeniden yüksek enflasyon yaşarken ve sadece artan iç talep ile ayakta kalırken, vatandaşın tasarrufları da artan kurla yok olmuştu. Kocası iki yıl evvel ölünce işleri yönetemeyen Christina nakit sıkıntısına girince de, yeniden ve 1991 öncesi olduğu gibi bankaları ve mevduatı devlet kontroluna almaya ve ithalatı da yasaklarla frenlemeye mecbur oldu.
Sıkışan hükümet özel emeklilik sisteminde birikmiş fonlara da el koydu. Sonra Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini harcamaya başladı. Sonra da ülkenin istatistiki verilerini, aynen Venezüellalı Chavez gibi, tamamen gerçek dışı hale getirerek açıklamaya başladı. Bu arada vatandaş isyan etmesin diye de enerji fiyatlarını sabit tutarak dünya fiyatlarından kopardı. Bu ortamda kar edemeyen iç ve dış şirketlerin sanayi ve enerji yatırımı da durdu ve sanayi ve enerji üretimi de daralmaya başladı, En sonunda da iyice sıkışan 59 yaşındaki Christina nakit bulmak için geçtiğimiz pazartesi çıkan yeni bir yasayla enerji şirketlerine el koymaya girişti.
Repsol ispanya'da kurulu bir ispanyol petrol devi ve aynı zamanda Arjantin'in en büyük enerji şirketi olan YPF petrol şirketinin de ana sermayedarı. Christina geçtiğimiz hafta ispanya'ya savaş açarak, halka açık 18 milyar dolarlık YPF şirketinin kabaca yüzde 51 kadar ve 10 milyar doları aşan değeri olan hisselerine el koydu. YPF 1922 yılında devlet kontrolunda bir şirket olarak kurulmuştu ve 1993 yılında ise özelleştirilmişti. Repsol 1999 yılında şirketin kontrolunu elde etmişti ve şu anda da yüzde 57.4 hisse sahibi. Ancak Arjantin 17 yıl sonra ilk defa enerji ithal etmek zorunda kalmış bulunuyor, çünkü, devlet enerji yatırımı yapamıyor ve fiyatları da vatandaşın isyanı nedeniyle artıramadığı için de, kar edemeyen özel şirket enerji yatırımı ve arzı azalıyor.
Sonuçta Avrupa Birliği ile ispanya ve eski sömürgesi Arjantin galiba mahkemelik oluyorlar! ispanya, Arjantin'in en büyük dış yatırımcısı ve en büyük dış ticaret partneri! Bayan Kirchner çaresizlikten sola dönerken de, medya eski 'Latin solu' yaklaşımına geri dönüşün, Christina'nın oğlu 35 yaşındaki Maximo ve solcu arkadaş çevresinin, baba Nestor öldükten sonra pragmatist popülist Peroncuları uzaklaştırıp, ideolojik bir ekiple ipleri ellerine almalarından kaynaklandığını düşünüyor. Arjantin, ingiltere ile Falkland Savaşı'ndan sonra, şimdi de ispanya ile ekonomik savaşa hazırlanıyor!
kaynak deniz gökçek
konu: ispanya-arjantin mücadelesi
Ünlü, rahmetli ve Nobel'li iktisatçı Paul Samuelson ekonomik analiz ve tahminlerinde en büyük hayal kırıklığını Arjantin yüzünden yaşadığını açıklamıştı. Arjantin'in Avrupa'dan beyaz ve eğitimli insan göçü almasına kanarak, Latin Amerika'da en iyi duruma gelecek ekonominin Arjantin olacağını düşünmüştü. Arjantin geçmişte Kanada ile eş düzeyde kişi başına gelir sahibi idi ama sonraları sürüden ayrıldı, borca boğulmaya ve popülist diktatörlere teslim olmaya başladı.
Başkentte örfi idare komutanı bir subayken diktatörlüğe yükselen ve ülkeyi 1943 darbesinden 1973 yılına kadar yöneten ve tanıştığı hayat kadını Eva Duarte ile evlenen, Mussolini'nin talebesi Juan Peron adlı ulusalcı popülist diktatöre prim veren ve geceleri sokakta pelerinle dolaşıp yemek dağıtan 'Evita'yı da melek mertebesine' yükselten ülke, sonuçta ekonomisi perişan hale gelmişti. Arjantinin ulusal sporu, futbol değil 'milliyetçi popülizm' olmuştu. 1991 yılında Arjantin paranın değerini korumak ve dev enflasyonu önlemek için Merkez Bankası'nı kapatıp, eski Peronist ve yeni 'reformcu' Başkan Carlos Menem ve iktisatçı D.Cavallo yönetiminde Para Kurulu denen sabit kur sistemine dayalı ekonomik stabilizasyon yaklaşımına geçmek zorunda kaldı.
Arjantin bugünkü Yunanistan gibi, 2001 yılına kadar kemer sıkmaya dayanabildi ve hiper enflasyonu ve faizleri düşüren, işsizliği azaltan reformlardan ve para kurulundan vazgeçildi, Peronizm hortladı. Arjantin çoğu ispanyol finans kurumlarına olan 50 milyar dolar özel borcunu ve IMF'ye geri ödemeleri ödemedi, kalan 30 milyar dolarlık borcun da, ya mahkemeleri devam ediyor, belki hiç ödenmeyecek ve bir kısım borç da çok düşük faiz ve uzun vadeye bağlandı. Sonuçta fatura geldi, ülke parası hızla devalüe oldu ve Arjantin uluslararası kredi piyasalarından tamamen dışlandı. Bu kaosta 2003 yılında Nestor ve Christina Kirchner adlı pragmatik ve popülist Peronist bir çift işbaşına geldi. Koca Nestor 2010 yılında kanserden öldükten sonra da başkanlık karısı Christina'ya miras kaldı.
Global krizde iç talep canlı tutularak Arjantin'in büyüme sayıları yüzde 7 düzeyine çıkmıştı ve işsizlik de yüzde 6 oranına düşmüştü. Ama bu çok yanıltıcı bir resimdi. Devalüasyon Arjantin'de emeği çok ucuz hale getirmişti ama prodüktivite çok düşmüştü. Böylece devalüasyonun etkisi çok kısa süreli kaldı ve rekabet gücünde kalıcılık olamadı. Ülke yeniden yüksek enflasyon yaşarken ve sadece artan iç talep ile ayakta kalırken, vatandaşın tasarrufları da artan kurla yok olmuştu. Kocası iki yıl evvel ölünce işleri yönetemeyen Christina nakit sıkıntısına girince de, yeniden ve 1991 öncesi olduğu gibi bankaları ve mevduatı devlet kontroluna almaya ve ithalatı da yasaklarla frenlemeye mecbur oldu.
Sıkışan hükümet özel emeklilik sisteminde birikmiş fonlara da el koydu. Sonra Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini harcamaya başladı. Sonra da ülkenin istatistiki verilerini, aynen Venezüellalı Chavez gibi, tamamen gerçek dışı hale getirerek açıklamaya başladı. Bu arada vatandaş isyan etmesin diye de enerji fiyatlarını sabit tutarak dünya fiyatlarından kopardı. Bu ortamda kar edemeyen iç ve dış şirketlerin sanayi ve enerji yatırımı da durdu ve sanayi ve enerji üretimi de daralmaya başladı, En sonunda da iyice sıkışan 59 yaşındaki Christina nakit bulmak için geçtiğimiz pazartesi çıkan yeni bir yasayla enerji şirketlerine el koymaya girişti.
Repsol ispanya'da kurulu bir ispanyol petrol devi ve aynı zamanda Arjantin'in en büyük enerji şirketi olan YPF petrol şirketinin de ana sermayedarı. Christina geçtiğimiz hafta ispanya'ya savaş açarak, halka açık 18 milyar dolarlık YPF şirketinin kabaca yüzde 51 kadar ve 10 milyar doları aşan değeri olan hisselerine el koydu. YPF 1922 yılında devlet kontrolunda bir şirket olarak kurulmuştu ve 1993 yılında ise özelleştirilmişti. Repsol 1999 yılında şirketin kontrolunu elde etmişti ve şu anda da yüzde 57.4 hisse sahibi. Ancak Arjantin 17 yıl sonra ilk defa enerji ithal etmek zorunda kalmış bulunuyor, çünkü, devlet enerji yatırımı yapamıyor ve fiyatları da vatandaşın isyanı nedeniyle artıramadığı için de, kar edemeyen özel şirket enerji yatırımı ve arzı azalıyor.
Sonuçta Avrupa Birliği ile ispanya ve eski sömürgesi Arjantin galiba mahkemelik oluyorlar! ispanya, Arjantin'in en büyük dış yatırımcısı ve en büyük dış ticaret partneri! Bayan Kirchner çaresizlikten sola dönerken de, medya eski 'Latin solu' yaklaşımına geri dönüşün, Christina'nın oğlu 35 yaşındaki Maximo ve solcu arkadaş çevresinin, baba Nestor öldükten sonra pragmatist popülist Peroncuları uzaklaştırıp, ideolojik bir ekiple ipleri ellerine almalarından kaynaklandığını düşünüyor. Arjantin, ingiltere ile Falkland Savaşı'ndan sonra, şimdi de ispanya ile ekonomik savaşa hazırlanıyor!
kaynak deniz gökçek
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar