bugün
- mehdinin bir anda gelecek olması9
- gammaz çetesi büyük bir operasyon planlıyor5
- sms onayı olmadan kartla alışveriş yapmak4
- haftanın gammazları listesi8
- 13 ağustos 2026 kolombiya depremi11
- gammazların hain planlarının yine tutmaması7
- domuz çikolatası6
- sözlük yolunda kemikle deri kalmak4
- avanos ta çömlek yapmayı denemek4
- hala akp diyenler7
- transparan çorap giyen erkek yazar istemiyoruz4
- yarın sabah erken teker döner4
- almanyadan nussnucker getiren akraba4
- yeni parti premium üyelik4
- korkak insan3
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar9
- bilinçaltımızın derin dondurucu olması5
- bilgi içerikli entry giren yazar3
- kanal ayarcı geldi hanıııımmm2
- mehdinin sünneti3
- pforzheim den talimat alan yazarlar3
- ışıklı ayakkabı3
- gözyaşı kapıları4
- uludağ sözlükte gündemin hep üyeler olması3
- kıymadan döner olmaz3
- sivasa turist olarak gitmek2
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki3
- çerçeve yasa35
- guinness birası7
- 15 mayıs gecesi3
- kredi kartı borcu2
- siber istihbaratta analatik olgunluk3
- avanostaki taş kule2
- dusan vlahovic6
- nehşehir de havanın 22 derece olması2
- youtube kamp videoları2
- pforzheim de havanın 22 derece olması2
- allah reisimizi başımızdan eksik etmesin6
- liderimiz recep tayyip erdoğandır5
- kevserden çeşni veren buzzz gibi kola2
- yeni partinin kürt meselesine yaklaşımı3
- akpkk4
- zorunlu eğitim12
- perdeyi açarken caarrrt diye yırtılması2
- sözlükte kavga olacak hissi5
- hazret ktc3
- ahbap derneğine para kaptırıp elfida dinlemek5
- sadece 4 kez sakso çekmiş kızla evlenilir mi2
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- vatanseverleri cezalandıran haindir2
çocukluğun bağımlılık yapan maddesi
sekiz yaşımdayın.havada ki nemin caddeleri boğduğu bi temmuz akşamı.dakikalar boyunca tavanda dönen pervaneye bakıyorum.üzerimde düğmeleri iliklenmemiş bi gömlek.içim sıkılıyor.birden telefon çaldı."seni bekliyoruz.hadi."sırlarının yarısı dökülmüş aynada, zar zor saçlarımı geriye yatırıyorum.ruganlarımı giyip, kendimi 65 model impala'nın içine atıyorum.bu gece bizim gecemiz.
alt katında el arabalarının, kürek ve malaların olduğu terk edilmiş inşaatın kapısından girerken burnuma kesif sidik kokusu geliyor.önümde duran iki çam yarması zenciyle üst kata çıkıyoruz.kulağında ki kulaklığa bir şeyler fısıltadıktan sonra, arka masaya gitmemi söylüyor.pistte ki birbirine karışmış insan yumağını hızla yarıp, bizimkilerin olduğu masaya varıyorum.piç ali, birinci sınıftan arkadaşım taner, imamın oğlu ömer.haftanın belli günleri sadece bu iş için buluşmamıza rağmen, hayatta birbirimize güvenmekten başka seçeneğimiz yok.
müziğin sesinden, kendi seslerimizi duyamıyoruz.kendinden geçmiş koreli iş adamları, tayvanlı onlarca konsamatrist, ardarda yanıp sönen disko ışıklarında sadece dişlerini görebildiğim afrikalı dansçılar.iki mexikalı taşıyıcı masamıza oturuyor.bozuk aksanlarıyla ingilizce bir kaç cümle fısıldadılar, taner'e.onlarla el sıkışmamızı söyledi.bunlar şimdilik dostlarımız.
montunun altına sakladığı özensiz kese kağıdını kucağına bıraktı ömer'in.aramızda leblebi tozundan en iyi anlayan oydu.belinden çıkarttığı gümüş işlemeli bıçağıyla, ufak bi çentik açtı torbada.serçe parmağını iki kez daldırıp, tozu dişlerine, damaklarına sürüyor.taşıyıcılar merakla yüzüne bakıyor.kendinden emin bi şekilde "bu zamanda birinci sınıf çorum malı bulmak gerçekten zor.beyler.sizi kutlarım.iyi bir iş çıkartmışsınız."mexikalılar tebessüm ediyor.tecrübelerim beni yanıltmaz.bu övgü, kafalarında ki fiyatı iki katına çıkartıp, pazarlığa öyle başlayacakları anlamını taşır.onların bu hamlesini kesmek için tekrar lafa başlıyor."ancak nişasta oranı gereğinden fazla."
kese kağıdına sarılmış onaltı paket leblebi tozunu onbin gibi bi paraya almayı başarıyoruz.bu alış-verişten onlarda memnun kaldıklarını belirtmek için hediye olarak yanında üç paket kıvam arttırıcı toz şeker veriyorlar.dikkat çekmemek için biraz daha kalmamız gerekiyor.sekiz yaşındayım ve yarım saatliğinede olsa buram buram baharat, tütsü ve ter kokan bi hintli partnerle eğleniyormuş gibi gözükmem lazım.müziğin ritmine bırakıyoruz kendimizi.umarsızca..
kolumdan tutup çekip alıyor beni adını dahi hatırlayamayacağım iki bangledeşlinin kollarından ali."hadi!" diyor."gitmeliyiz.birazdan baskın var!"hızla iniyoruz merdivenleri.taner'in 78 model manda kasa bisikletine biniyoruz.diğer ikisi benim impala'ya.var gücümüzle oradan ayrılmamız lazım.ona kenara çekmesini söylüyorum.fiyaka yapmanın zamanı değil.teker ile çamurluğun arasına sıkıştırdığı ezilmiş pet şişeyi söküp alıyorum yerinden.bas gaza.
imamın oğlu ömer'in evinde alıyoruz soluğu.halıfilex kaplı merdivenleri hızla geçip terasa çıkıyoruz.elektriğin, duvarlarda sıvasının olmadığı, sadece kaçak güvercin ticareti için kullandığı ofisiydi burası.yayları kırılmış üçlü kanepeye atıyoruz kendimizi.önümüzdeki sehpaya döküyorum tozları.kredi kartıyla çentikler atıyorum üstüne.taner pipetleri getiriyor.bu gece şanslıyız çocuklar.toz şekerimiz de var.başlıyoruz çekmeye.kendimizden geçiyoruz.hepimiz buradayız.hepimiz farklı alemlere.damarlarımızda dolaşıyor tüm kahpeliğiyle leblebi tozu.şişede ki son fruko'yu fondip yapıyorum.sekiz yaşındayım.boğazıma kadar turbo sakızlardan çıkan araba resimlerine, sıktırınca su fışkırtan şaka yüzüklerine batmışım.
sabah iniltiye uyanıyorum.taner altın vuruş yapmış.leblebi tozu kaplı dudaklarıyla "yusuf, yusuf" demeye çalışıyor.bi çırpıda fırladım yerimden."lanet olsun, sus!"kendini ölümün şevkatli kollarına bırakırken iki kelime fısıldıyor kulaklarıma."yuffuf, yufuf.."
sekiz yaşımdayın.havada ki nemin caddeleri boğduğu bi temmuz akşamı.dakikalar boyunca tavanda dönen pervaneye bakıyorum.üzerimde düğmeleri iliklenmemiş bi gömlek.içim sıkılıyor.birden telefon çaldı."seni bekliyoruz.hadi."sırlarının yarısı dökülmüş aynada, zar zor saçlarımı geriye yatırıyorum.ruganlarımı giyip, kendimi 65 model impala'nın içine atıyorum.bu gece bizim gecemiz.
alt katında el arabalarının, kürek ve malaların olduğu terk edilmiş inşaatın kapısından girerken burnuma kesif sidik kokusu geliyor.önümde duran iki çam yarması zenciyle üst kata çıkıyoruz.kulağında ki kulaklığa bir şeyler fısıltadıktan sonra, arka masaya gitmemi söylüyor.pistte ki birbirine karışmış insan yumağını hızla yarıp, bizimkilerin olduğu masaya varıyorum.piç ali, birinci sınıftan arkadaşım taner, imamın oğlu ömer.haftanın belli günleri sadece bu iş için buluşmamıza rağmen, hayatta birbirimize güvenmekten başka seçeneğimiz yok.
müziğin sesinden, kendi seslerimizi duyamıyoruz.kendinden geçmiş koreli iş adamları, tayvanlı onlarca konsamatrist, ardarda yanıp sönen disko ışıklarında sadece dişlerini görebildiğim afrikalı dansçılar.iki mexikalı taşıyıcı masamıza oturuyor.bozuk aksanlarıyla ingilizce bir kaç cümle fısıldadılar, taner'e.onlarla el sıkışmamızı söyledi.bunlar şimdilik dostlarımız.
montunun altına sakladığı özensiz kese kağıdını kucağına bıraktı ömer'in.aramızda leblebi tozundan en iyi anlayan oydu.belinden çıkarttığı gümüş işlemeli bıçağıyla, ufak bi çentik açtı torbada.serçe parmağını iki kez daldırıp, tozu dişlerine, damaklarına sürüyor.taşıyıcılar merakla yüzüne bakıyor.kendinden emin bi şekilde "bu zamanda birinci sınıf çorum malı bulmak gerçekten zor.beyler.sizi kutlarım.iyi bir iş çıkartmışsınız."mexikalılar tebessüm ediyor.tecrübelerim beni yanıltmaz.bu övgü, kafalarında ki fiyatı iki katına çıkartıp, pazarlığa öyle başlayacakları anlamını taşır.onların bu hamlesini kesmek için tekrar lafa başlıyor."ancak nişasta oranı gereğinden fazla."
kese kağıdına sarılmış onaltı paket leblebi tozunu onbin gibi bi paraya almayı başarıyoruz.bu alış-verişten onlarda memnun kaldıklarını belirtmek için hediye olarak yanında üç paket kıvam arttırıcı toz şeker veriyorlar.dikkat çekmemek için biraz daha kalmamız gerekiyor.sekiz yaşındayım ve yarım saatliğinede olsa buram buram baharat, tütsü ve ter kokan bi hintli partnerle eğleniyormuş gibi gözükmem lazım.müziğin ritmine bırakıyoruz kendimizi.umarsızca..
kolumdan tutup çekip alıyor beni adını dahi hatırlayamayacağım iki bangledeşlinin kollarından ali."hadi!" diyor."gitmeliyiz.birazdan baskın var!"hızla iniyoruz merdivenleri.taner'in 78 model manda kasa bisikletine biniyoruz.diğer ikisi benim impala'ya.var gücümüzle oradan ayrılmamız lazım.ona kenara çekmesini söylüyorum.fiyaka yapmanın zamanı değil.teker ile çamurluğun arasına sıkıştırdığı ezilmiş pet şişeyi söküp alıyorum yerinden.bas gaza.
imamın oğlu ömer'in evinde alıyoruz soluğu.halıfilex kaplı merdivenleri hızla geçip terasa çıkıyoruz.elektriğin, duvarlarda sıvasının olmadığı, sadece kaçak güvercin ticareti için kullandığı ofisiydi burası.yayları kırılmış üçlü kanepeye atıyoruz kendimizi.önümüzdeki sehpaya döküyorum tozları.kredi kartıyla çentikler atıyorum üstüne.taner pipetleri getiriyor.bu gece şanslıyız çocuklar.toz şekerimiz de var.başlıyoruz çekmeye.kendimizden geçiyoruz.hepimiz buradayız.hepimiz farklı alemlere.damarlarımızda dolaşıyor tüm kahpeliğiyle leblebi tozu.şişede ki son fruko'yu fondip yapıyorum.sekiz yaşındayım.boğazıma kadar turbo sakızlardan çıkan araba resimlerine, sıktırınca su fışkırtan şaka yüzüklerine batmışım.
sabah iniltiye uyanıyorum.taner altın vuruş yapmış.leblebi tozu kaplı dudaklarıyla "yusuf, yusuf" demeye çalışıyor.bi çırpıda fırladım yerimden."lanet olsun, sus!"kendini ölümün şevkatli kollarına bırakırken iki kelime fısıldıyor kulaklarıma."yuffuf, yufuf.."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar