bugün
- beyaz pasta8
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum5
- ruffles ketçaplı7
- üniversiteli kızlar5
- 2008 ekonomik krizi6
- bir kadın tarafından domine edilmek5
- ilişkide lider olmayı seven kadın5
- anın görüntüsü12
- giysi fiyatlarının uçması5
- lüks araba istemeyen erkek5
- salon erkeği4
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu11
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk4
- izlenmiş bir filmi tekrar izlemek6
- şeker hastalığı3
- ayrıldıktan sonra deccale dönen kadın4
- lüks araba isteyen türk kızları4
- hayattaki en kötü duygu4
- silme dolu sürahi2
- ters takılmış tuvalet kağıdı2
- ekşi sözlük6
- ölmeden önce son isteğiniz sorulsa4
- lüks arabam var diyen erkeğin arabası2
- giresunlu olmanın zorlukları10
- 2017 ekonomik krizi2
- dalaman çayı3
- bir sözlük kızının lüks arabasına binmek2
- github copilot'un kod tamamlama oranı2
- amedspor9
- ilker başbuğ2
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- yallah arabistan a diyen tip11
- muslettin amca3
- kuranı arapça okuyup anlamını bilmemek5
- esra'yı aç esra'yı5
- türbanlı bir kadınla evlenmek istiyorum2
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor7
- şaka maka her şeyin çok pahalanması2
- trabzonspor17
- vajinaya limon sıkıp emmek7
- ese dezze4
- karışık kızartma7
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak18
- halloween kutlayan dejenere tip7
- sürü psikolojisi2
- yemek yedikten sonra nabzın yükselmesi5
- enver altaylı2
- evrensel dil türkçe olsaydı olacaklar2
- asperger sendromu8
- ioçk'un meyveli sodayı bırakması3
Türkiye'de Hayrettin Karaca adı, doğa ve çevreyi korumayla eş anlamlıdır. Worldwatch Enstitüsü Başkanı Lester Brown "Eğer günün birinde bir çevre azizi olacaksa, bu sıfatı alacak ilk kişi Hayrettin Karaca olacaktır" demektedir.
Hayrettin Karaca, 1926'da istanbul'un güneyinde, Marmara denizi kıyısındaki Bandırma ilçesinde doğdu. Babası Hocazade Halil Efendi, annesi Zehra Hanımdır. Liseyi bitirdikten sonra ailesinin triko-örme işinin başına geçip, onu ülkenin en başarılı sanayi kuruluşlarından biri haline getirdi. Karaca firması Türkiye'de ihracatın liderliğini yapmış, üstelik bunu diğer kuruluşlardan neredeyse 20 yıl önce gerçekleştirmiştir. Hayrettin Bey şöyle der: "Ben sanayici olmak istemiyordum. istediğim edebiyatla ilgilenip kalan zamanımı doğayla iç içe geçirmekti. Fakat o günlerde babamıza karşı çıkmak söz konusu değildi."
Hayrettin Karaca'nın doğa sevgisi gençlik yıllarında başladı. Konforlu evinden ayrılıp, çevre köylere gider ve hasat zamanı köylüye yardım ederdi. "Mısır soyar, harmanda döven kullanır, tarla bekçiliği yapardım; bilabedel."diyerek anılarını dile getirir kendisi.
Ellili yaşlarında, Türkiye'nin ilk özel arboretumunu kurdu. Yurtiçi ve yurtdışında gezdiği her yerden tohumlar topladı, botanik bahçelerini gezdi, bağlantılar kurdu. Bugün Yalova'daki Karaca Arboretum, dünyanın her yerindeki botanikçiler tarafından bilinmektedir. Yılda iki kez yayınlanan Arboretum Magazin'i bilimadamlarının araştırma ve görüşlerinin yayınlandığı bir forumdur. 14.000 türü barındıran arboretum aynı zamanda ülkenin tehlikedeki türleri için bir gen koruma merkezidir. Hanoover Üniversitesi'nden Ekoloji profesörü Franz H. Meyer Hayrettin Karaca'dan "Şimdiye kadar hiç böylesine kişisel çıkar gütmeden, kendini insanlığın yararına çalışmaya adamış birine rastlamadım."diye bahsediyor.
Hayrettin Karaca yurt içindeki gezilerinde Türkiye'nin anıtsal ağaçlarının fotoğraflarını çekti, onların korunması yönünde çalışmalar başlattı ve yetkilileri habitat ve biyolojik çeşitliliğin karşı karşıya bulunduğu tehlikelere karşı uyardı. Bu geziler sırasında Türkiye'de insan etkisinden kaynaklanan hızlı bir çölleşme tehdidinin de farkına vardı. Bitki türlerinin yok olduğunu gördü, harap olmuş meralara, kuruyan şelalelere, yangınlar yüzünden veya tarla açmak üzere köylüler tarafından kesilmiş ormanlara rastladı.
Gözlemlediği felaket karşısında sessiz kalamayacağını hisseden bu kendi kendini yetiştirmiş botanist, 70 yaşında yeni bir meslek edindi; Türkiye'deki çevre çalışmalarının liderliğini üstlendi. Sanayici arkadaşı Nihat Gökyiğit'le birlikte 1992 yılında TEMA'yı, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı'nı kurdu.
O zamanlar çevresel konular Türkiye için birinci derecede önem taşımıyordu, daha çok zengin ülkelerin tartışmalarına konu olabilecek, onların ekonomik gündeminde yer alabilecek bir lüks olarak algılanıyorlardı. Çevresel bozulmanın sosyo-ekonomik bedelinin farkında olan bilimadamları ve uzmanlar yok değildi elbette. Fakat Hayrettin Karaca konuya el atana kadar bunlar sessiz bir azınlıktılar. Hayrettin Bey bu konuları açıklamak için bir kez kürsüye çıktı, bir daha da inmedi. Yapılan uluslararası bir araştırmanın sonuçlarına göre Türkler arasında çevresel konulara duyulan ilgi TEMA'nın kurulduğundan bu güne %12'den %51'e yükselmiş bulunuyor.
ister bir köy kahvesinde 5-6 kişi, isterse akademisyenler ve hükümet görevlilerinden oluşan bir bilimsel konferans olsun, dinleyici kitlesi ve sayısı ne olursa olursun Hayrettin Bey konuşmaktan ve çevre bilincinin oluşması için çalışmaktan vazgeçmedi.
Avrupa Parlamentosu'nun çevreci üyelerinden olan Hollanda'lı Doeke Eisma, vakfın Türkiye'deki kırsal kalkınma projelerinden birkaçını gördükten sonra TEMA'ya üye oldu. Hollanda gazetelerine gönderdiği bir yazısında şöyle der: "insanlar onunla tanışmak ve konuşmasını dinlemek için yollara dökülüyor. Çiftçilerin karşısındaki mütevazi tavrı, Gandi'nin haline benziyor. O da Gandi gibi hizmet ettiği dava uğruna kendi kişiliğini adeta silmiş."
Hayrettin Karaca sınırsız gelişme ve artan üretim ve tüketimin etkili çevresel korumayla birlikte var olamayacağına inanmaktadır. Çevre konusundaki çalışmalarından dolayı, Hayrettin Karaca'nın 5 Türk üniversitesinden almış olduğu fahri doktorluk ünvanı bulunuyor. Ödülleri: UNEP "Global 500 Roll of Honor", Uluslararası Olimpiyat Komitesi Çevre Ödülü, Lions Club "Melvin Jones Ödülü", Çevre Bakanlığı "En Büyük Hizmet Ödülü", Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülü, ve diğerleri Hayrettin Karaca pekçok bilimsel topluluğun üyesi olmanın yanı sıra Uluslararası Dendroloji Topluluğu'nun da başkan yardımcılığını yapmıştır.
http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=659
Hayrettin Karaca, 1926'da istanbul'un güneyinde, Marmara denizi kıyısındaki Bandırma ilçesinde doğdu. Babası Hocazade Halil Efendi, annesi Zehra Hanımdır. Liseyi bitirdikten sonra ailesinin triko-örme işinin başına geçip, onu ülkenin en başarılı sanayi kuruluşlarından biri haline getirdi. Karaca firması Türkiye'de ihracatın liderliğini yapmış, üstelik bunu diğer kuruluşlardan neredeyse 20 yıl önce gerçekleştirmiştir. Hayrettin Bey şöyle der: "Ben sanayici olmak istemiyordum. istediğim edebiyatla ilgilenip kalan zamanımı doğayla iç içe geçirmekti. Fakat o günlerde babamıza karşı çıkmak söz konusu değildi."
Hayrettin Karaca'nın doğa sevgisi gençlik yıllarında başladı. Konforlu evinden ayrılıp, çevre köylere gider ve hasat zamanı köylüye yardım ederdi. "Mısır soyar, harmanda döven kullanır, tarla bekçiliği yapardım; bilabedel."diyerek anılarını dile getirir kendisi.
Ellili yaşlarında, Türkiye'nin ilk özel arboretumunu kurdu. Yurtiçi ve yurtdışında gezdiği her yerden tohumlar topladı, botanik bahçelerini gezdi, bağlantılar kurdu. Bugün Yalova'daki Karaca Arboretum, dünyanın her yerindeki botanikçiler tarafından bilinmektedir. Yılda iki kez yayınlanan Arboretum Magazin'i bilimadamlarının araştırma ve görüşlerinin yayınlandığı bir forumdur. 14.000 türü barındıran arboretum aynı zamanda ülkenin tehlikedeki türleri için bir gen koruma merkezidir. Hanoover Üniversitesi'nden Ekoloji profesörü Franz H. Meyer Hayrettin Karaca'dan "Şimdiye kadar hiç böylesine kişisel çıkar gütmeden, kendini insanlığın yararına çalışmaya adamış birine rastlamadım."diye bahsediyor.
Hayrettin Karaca yurt içindeki gezilerinde Türkiye'nin anıtsal ağaçlarının fotoğraflarını çekti, onların korunması yönünde çalışmalar başlattı ve yetkilileri habitat ve biyolojik çeşitliliğin karşı karşıya bulunduğu tehlikelere karşı uyardı. Bu geziler sırasında Türkiye'de insan etkisinden kaynaklanan hızlı bir çölleşme tehdidinin de farkına vardı. Bitki türlerinin yok olduğunu gördü, harap olmuş meralara, kuruyan şelalelere, yangınlar yüzünden veya tarla açmak üzere köylüler tarafından kesilmiş ormanlara rastladı.
Gözlemlediği felaket karşısında sessiz kalamayacağını hisseden bu kendi kendini yetiştirmiş botanist, 70 yaşında yeni bir meslek edindi; Türkiye'deki çevre çalışmalarının liderliğini üstlendi. Sanayici arkadaşı Nihat Gökyiğit'le birlikte 1992 yılında TEMA'yı, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı'nı kurdu.
O zamanlar çevresel konular Türkiye için birinci derecede önem taşımıyordu, daha çok zengin ülkelerin tartışmalarına konu olabilecek, onların ekonomik gündeminde yer alabilecek bir lüks olarak algılanıyorlardı. Çevresel bozulmanın sosyo-ekonomik bedelinin farkında olan bilimadamları ve uzmanlar yok değildi elbette. Fakat Hayrettin Karaca konuya el atana kadar bunlar sessiz bir azınlıktılar. Hayrettin Bey bu konuları açıklamak için bir kez kürsüye çıktı, bir daha da inmedi. Yapılan uluslararası bir araştırmanın sonuçlarına göre Türkler arasında çevresel konulara duyulan ilgi TEMA'nın kurulduğundan bu güne %12'den %51'e yükselmiş bulunuyor.
ister bir köy kahvesinde 5-6 kişi, isterse akademisyenler ve hükümet görevlilerinden oluşan bir bilimsel konferans olsun, dinleyici kitlesi ve sayısı ne olursa olursun Hayrettin Bey konuşmaktan ve çevre bilincinin oluşması için çalışmaktan vazgeçmedi.
Avrupa Parlamentosu'nun çevreci üyelerinden olan Hollanda'lı Doeke Eisma, vakfın Türkiye'deki kırsal kalkınma projelerinden birkaçını gördükten sonra TEMA'ya üye oldu. Hollanda gazetelerine gönderdiği bir yazısında şöyle der: "insanlar onunla tanışmak ve konuşmasını dinlemek için yollara dökülüyor. Çiftçilerin karşısındaki mütevazi tavrı, Gandi'nin haline benziyor. O da Gandi gibi hizmet ettiği dava uğruna kendi kişiliğini adeta silmiş."
Hayrettin Karaca sınırsız gelişme ve artan üretim ve tüketimin etkili çevresel korumayla birlikte var olamayacağına inanmaktadır. Çevre konusundaki çalışmalarından dolayı, Hayrettin Karaca'nın 5 Türk üniversitesinden almış olduğu fahri doktorluk ünvanı bulunuyor. Ödülleri: UNEP "Global 500 Roll of Honor", Uluslararası Olimpiyat Komitesi Çevre Ödülü, Lions Club "Melvin Jones Ödülü", Çevre Bakanlığı "En Büyük Hizmet Ödülü", Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülü, ve diğerleri Hayrettin Karaca pekçok bilimsel topluluğun üyesi olmanın yanı sıra Uluslararası Dendroloji Topluluğu'nun da başkan yardımcılığını yapmıştır.
http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=659
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar